Zekat ve Fitre
Zekat ve Fitre
Zekat ve fitre üzerine - zekat ve fitre hakkında
(Nur, 56) لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
Değerli Mü’minler,
Yüce Dinimiz İslam’ın temel şartlarından birisi de ‘Zekat’tır. Zekat, dinen zengin sayılan, ergenlik çağına ulaşmış, akıl sahibi Müslümanların, her yıl mallarının kırkta birini, başka bir ifadeyle yüzde iki buçuğunu (%2,5) fakir Müslümanlara vermesine denir. Zekat, şartlarını taşıyan her Müslümana farzdır. Çünkü Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de “Namazı kılın, zekatı verin
Yüce Rabbimizin Kur’an-ı Kerim’de 34 yerde namazla birlikte, 28 yerde ise müstakil olarak zekattan bahsetmesi bu ibadetin önemini ortaya koymaktadır.
Allah Taâla, Mu’minûn Suresi 1-4 ayetlerde, kurtuluşa eren mü’minlerin özelliklerini sayarken onların zekat veren kimseler olduklarını, Ahzab Suresi 35. ayette ise zekat veren mü’minlerin bağışlanacaklarını ve büyük bir mükafata nail olacaklarını müjdelemektedir.
Öte yandan zekat, Müslümanların Allah sevgisini mal ve mülk sevgisinden daha üstün tuttuklarının bir göstergesidir. Aynı zamanda zekat, geçici olan dünya malını, kalıcı yapmanın da en güzel yoludur. Bu konuda Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanoğlu `malım, malım` der durur. Halbuki senin malın; sadece yiyip tükettiğin veya giyip eskittiğin yada sadaka olarak verip kalıcı yaptığındır
Bunların yanında zekatın maddi manevi pek çok faydası vardır:
Zekat, kişiyi günahlardan temizlemeye ve malın bereketlenerek artmasına sebep olur
Zekat, kişinin, cimrilik, bencilik gibi kötü huylardan arınmasına, cömertlik duygularının gelişmesine vesile olur.
Zekat, zengin ile fakir arasındaki ekonomik düzey farkının uçuruma dönüşmemesine, toplumdaki gerilimin, kutuplaşmanın, kin ve düşmanlık duygularının ortadan kaldırılmasına yardımcı olur. Aynı zamanda toplumdaki servetin atıl halde bekletilmesini önleyerek ekonomik hayata da canlılık getirir.
Zekat, malın başkalarının hakkından temizlenmesini sağlar. Zira Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah, zenginin malında fakirin hakkının bulunduğunu bildirmektedir.
Buna rağmen zekat vermemek hem fakirin hakkını gasbetmektir, hem Allah’ın emrine karşı gelmektir ve hem de kıyamet günü hesabı verilmesi çok zor olan bir vebal üstlenmektir.
Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de, Peygamber Efendimiz (s.a.s) de pek çok hadis-i şerifinde zekatını vermeyenlerin kıyamet gününde ağır bir şekilde cezalandırılacaklarını bildirmektedir
Muhterem Müslümanlar !
Ramazan ayında sorumlu olduğumuz mali ibadetlerden birisi de halkımız arasında ´Fitre` diye meşhur olan Fıtır Sadakasıdır.
Fıtır Sadakası, Ramazan ayını yaşamanın, onun mükafat ve bereketinden istifade etmenin bir şükran ifadesidir. Ayrıca Fıtır Sadakası, meydana gelmesi muhtemel günahlara keffaret olmasının yanında sevinç günümüz olan Bayramda fakirleri hatırlamamıza, bir nebze de olsa onların ihtiyaçlarının karşılanmasına katkıda bulunmamıza vesile olmaktadır
Bu itibarla Fıtır Sadakasını zengin-fakir her müslümanın en geç Bayram namazı vaktine kadar ödemesi gerekmektedir.
Aziz Müslümanlar !
Zekat ve Fitre sorumluluklarımızı yerine getirirken, riya ve gösterişten uzak, fakirin onurunu zedelemeyecek şekilde olmasına özellikle dikkat etmeliyiz. Aksi takdirde bunlardan herhangi bir sevap elde edilemeyeceğini bilmemiz gerekir
Zekat ve Fitrelerimizi verdiğimiz takdirde malımızın azalacağı endişesine kapılmadan Zekat ve Fitrelerimizi verelim.
Almanya şartlarında 2008 yılı için en düşük fitre miktarı 10 Euro olarak tespit edilmiştir. Zekat ve Fitrelerimizi -camimizde de mevcut olan-makbuzlar karşılığı Diyanet Vakfına vererek gerçek hak sahiplerine, zamanında ulaşmasını sağlayabiliriz.
Bugün sahip olduğumuz mal ve servetin elimizde emanet olarak bulunduğunu, bunların gerçek sahibinin Yüce Rabbimiz olduğunu, yapacağımız her türlü yardımın malımıza bereket katacağını, yuvalarımıza huzur getireceğini asla unutmayalım.
Murat OSMANOĞLU
Zekat ve fitre üzerine - zekat ve fitre hakkında
(Nur, 56) لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
Değerli Mü’minler,
Yüce Dinimiz İslam’ın temel şartlarından birisi de ‘Zekat’tır. Zekat, dinen zengin sayılan, ergenlik çağına ulaşmış, akıl sahibi Müslümanların, her yıl mallarının kırkta birini, başka bir ifadeyle yüzde iki buçuğunu (%2,5) fakir Müslümanlara vermesine denir. Zekat, şartlarını taşıyan her Müslümana farzdır. Çünkü Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de “Namazı kılın, zekatı verin
Yüce Rabbimizin Kur’an-ı Kerim’de 34 yerde namazla birlikte, 28 yerde ise müstakil olarak zekattan bahsetmesi bu ibadetin önemini ortaya koymaktadır.
Allah Taâla, Mu’minûn Suresi 1-4 ayetlerde, kurtuluşa eren mü’minlerin özelliklerini sayarken onların zekat veren kimseler olduklarını, Ahzab Suresi 35. ayette ise zekat veren mü’minlerin bağışlanacaklarını ve büyük bir mükafata nail olacaklarını müjdelemektedir.
Öte yandan zekat, Müslümanların Allah sevgisini mal ve mülk sevgisinden daha üstün tuttuklarının bir göstergesidir. Aynı zamanda zekat, geçici olan dünya malını, kalıcı yapmanın da en güzel yoludur. Bu konuda Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyurmuştur: “İnsanoğlu `malım, malım` der durur. Halbuki senin malın; sadece yiyip tükettiğin veya giyip eskittiğin yada sadaka olarak verip kalıcı yaptığındır
Bunların yanında zekatın maddi manevi pek çok faydası vardır:
Zekat, kişiyi günahlardan temizlemeye ve malın bereketlenerek artmasına sebep olur
Zekat, kişinin, cimrilik, bencilik gibi kötü huylardan arınmasına, cömertlik duygularının gelişmesine vesile olur.
Zekat, zengin ile fakir arasındaki ekonomik düzey farkının uçuruma dönüşmemesine, toplumdaki gerilimin, kutuplaşmanın, kin ve düşmanlık duygularının ortadan kaldırılmasına yardımcı olur. Aynı zamanda toplumdaki servetin atıl halde bekletilmesini önleyerek ekonomik hayata da canlılık getirir.
Zekat, malın başkalarının hakkından temizlenmesini sağlar. Zira Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah, zenginin malında fakirin hakkının bulunduğunu bildirmektedir.
Buna rağmen zekat vermemek hem fakirin hakkını gasbetmektir, hem Allah’ın emrine karşı gelmektir ve hem de kıyamet günü hesabı verilmesi çok zor olan bir vebal üstlenmektir.
Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de, Peygamber Efendimiz (s.a.s) de pek çok hadis-i şerifinde zekatını vermeyenlerin kıyamet gününde ağır bir şekilde cezalandırılacaklarını bildirmektedir
Muhterem Müslümanlar !
Ramazan ayında sorumlu olduğumuz mali ibadetlerden birisi de halkımız arasında ´Fitre` diye meşhur olan Fıtır Sadakasıdır.
Fıtır Sadakası, Ramazan ayını yaşamanın, onun mükafat ve bereketinden istifade etmenin bir şükran ifadesidir. Ayrıca Fıtır Sadakası, meydana gelmesi muhtemel günahlara keffaret olmasının yanında sevinç günümüz olan Bayramda fakirleri hatırlamamıza, bir nebze de olsa onların ihtiyaçlarının karşılanmasına katkıda bulunmamıza vesile olmaktadır
Bu itibarla Fıtır Sadakasını zengin-fakir her müslümanın en geç Bayram namazı vaktine kadar ödemesi gerekmektedir.
Aziz Müslümanlar !
Zekat ve Fitre sorumluluklarımızı yerine getirirken, riya ve gösterişten uzak, fakirin onurunu zedelemeyecek şekilde olmasına özellikle dikkat etmeliyiz. Aksi takdirde bunlardan herhangi bir sevap elde edilemeyeceğini bilmemiz gerekir
Zekat ve Fitrelerimizi verdiğimiz takdirde malımızın azalacağı endişesine kapılmadan Zekat ve Fitrelerimizi verelim.
Almanya şartlarında 2008 yılı için en düşük fitre miktarı 10 Euro olarak tespit edilmiştir. Zekat ve Fitrelerimizi -camimizde de mevcut olan-makbuzlar karşılığı Diyanet Vakfına vererek gerçek hak sahiplerine, zamanında ulaşmasını sağlayabiliriz.
Bugün sahip olduğumuz mal ve servetin elimizde emanet olarak bulunduğunu, bunların gerçek sahibinin Yüce Rabbimiz olduğunu, yapacağımız her türlü yardımın malımıza bereket katacağını, yuvalarımıza huzur getireceğini asla unutmayalım.
Murat OSMANOĞLU