Yüzme yarışları niçin dört ayrı stilde yapılıyor?

Konusunu Sadefan`da Görüntülemektesiniz!..

Yüzme yarışları niçin dört ayrı stilde yapılıyor?, konusunda bu İçerik Yüzme yarışları niçin dört ayrı stilde yapılıyor? hakkında en yeni bilgileri, yorumları ve detaylı paylaşımı keşfedin.

Yüzme yarışları niçin dört ayrı stilde yapılıyor?

- Sadefan.com | Yüzme yarışları niçin dört ayrı stilde yapılıyor? paylaşımı

HaZaL

VIP Üye

Yüzme yarışları niçin dört ayrı stilde yapılıyor?

Yüzme yarışları niçin dört ayrı stilde yapılıyor?

Yüzme yarışları niçin dört ayrı stilde yapılıyor?

Yüzme yarışları
serbest (kravl), kelebek, kurbağalama ve sırtüstü olmak üzere dört ayrı
kategoride yapılır. Ancak 'kelebek' gibi her insanın kolay kolay yüzemeyeceği
bir sitilin niçin yarışmalara alındığı pek bilinmez. Aslında bütün stillerin
orijini kur-bağalamadır. Uluslararası yüzme federasyonu kurulmadan önce başka
ilginç kategoriler de vardı.

Örneğin 1900 yılında Fransa'da Sen nehrinde
yapılan 200 metre engelli yarışında, yüzücüler sudaki direklere çıkıyor,
sandalların altlarından geçiyorlardı. Bilmen en eski yüzüş şekli kurbağalamadın
Az enerji harcanması nedeni ile bu stil suda hayat kurtarmada ve keyif için
yüzmede de kullanılır. İki kolun ileri uzatılıp, suyun ellerle iki yandan geri
çekilmesi, bu arada bacakların da senkronize hareket etmesi, kurbağaların
yüzüşüne benzediğinden bu adı almıştır.

İlk zamanlarda kulaç
tamamlandığında, nefes de kol hareketi başlamadan önce alındığı için, bu arada
hız da çok azaldığından dura dura yü-zülüyormuş gibi görünürdü. Gittikçe gelişen
bu stilde şimdilerde nefes kolun geri çekiliş hareketinin tamamlanmasından az
önce alınmakta, yüzücüler de duraksamadan yüzmektedirler.Kelebek stilin
kurbağalamadan asıl farkı kol hareketleridir. Kollar ileri hareketlerini suyun
üstünden yaparlar. 1933 yılında ABD'de yapılan bir yarışta Henry Myers adlı bir
yarışmacı kurbağalama stili ile yüzüşün kurallara uygun olduğu konusunda ısrar
etmiş ve sonuçta yarışa kabul edilmiştir.

Sonradan kelebek stili ayrı
bir dal olarak yarışmalara alınmıştır. Başlangıçta yüzücüler ayaklarını
kurbağalamada olduğu gibi yana hareket ettirirlerken sonra yunusun kuyruğu gibi
çırpmağa başlamışlardır.. Aslına bakarsanız yunusiama olması gereken bu stilin
adı herhalde kelebeklerin uçuşuna benzetildiğinden olacak kelebek (İngilizce'de
butterfly) olarak kabul görmüştür.

Sırtüstü yüzüş şekli ise 20. yüzyılın
başında gelişmeye başladı. Bunda da başlangıçta kol ve ayak hareketleri
kurbağalamaya benziyordu. ABD'li Harry Hebner kravl sitile benzer kol ve ayak
hareketlerini geliştirdi ve bu şekilde yüzdüğü ilk yarışta kurallara uymadığı
gerekçesiyle diskalifiye edildi. Yapılan itirazlar sonunda kurallarda sırtüstü
bulunma dışında bir kısıtlama olmadığı ve bu stilin sırtüstü yüzme hızını daha
da geliştirdiği anlaşılarak resmi olarak kabul edildi ve Harry'nin madalyası
verildi.

Serbest stil de denilen kravl yüzüşün, yüksek dalgalarla
mücadele edebilmek için Güney Pasifik yerlileri tarafından geliştirildiği
sanılıyor. Bütün yüzüş şekilleri arasında en hızlısı olan bu stil 1902 yılında
Avustralyalılar tarafından Avrupa'ya taşındı. Stil Amerika'ya ulaşınca ayaklar
her kulaçta önce 4 kez, sonra 1917 yılında iki kadın tarafından daha da
geliştirilerek 6 kez çırpılmaya başlandı ve sürat arttıkça arttı.
 
Yüzme yarışları niçin dört ayrı stilde yapılıyor? bunları biliyor muydunuz?, Yüzme yarışları niçin dört ayrı stilde yapılıyor? ile kullanıcılar ilginç bilgiler ve merak edilen konulara ulaşabilir.
Geri
Üst