Spor haberleri

Konusunu Sadefan`da Görüntülemektesiniz!..

Spor haberleri, konusunda bu İçerik Spor haberleri hakkında en yeni bilgileri, yorumları ve detaylı paylaşımı keşfedin.

Spor haberleri

- Sadefan.com | Spor haberleri paylaşımı
Futbol tarihine geçen transfer

Futbol tarihine geçen transfer
İngiliz Kulübü Manchester United, Portekizli oyuncu Ronaldo'yu Real Madrid'e 131 milyon dolara vermeyi kabul etti.

Real Madrid 27 yaşındaki Brezilyalı futbolcu Kaka'yla da geçtiğimiz günlerde 67,5 milyon Euro'ya sözleşme imzalamıştı.

Bu transferden önceki en pahalı ilk 10 transfer şöyleydi:

1. Zinedine Zidane (FRA) Juventus'tan Real Madrid'e (2001) - 75 milyon Euro

2. Kaka (BRA) Milan'dan Real Madrid'e [2009] - 67.5 milyon Euro

3. Luis Figo (POR) Barcelona'dan Real Madrid'e (2000) - 61 milyon Euro

4. Hernan Crespo (ARG) Parma'dan Lazio'ya (2000) - 56 milyon Euro

5. Gaizka Mendieta (ESP) Valencia'dan Lazio'ya (2001) - 48 milyon Euro

6. Rio Ferdinand (ENG) Leeds United'dan Manchester United'a (2002) - 47 milyon Euro

7. Andrei Shevchenko (UKR) Milan'dan Chelsea'ye [2006] - 46 milyon Euro

8. Juan-Sebastian Veron (ARG) Lazio'dan Manchester United'a (2001) - 46 milyon Euro

9. Ronaldo (BRA) Inter Milan'dan Real Madrid'e (2002) - 45 milyon Euro

10. Manuel Rui Costa (POR) Fiorentina'dan Milan'a (2001) - 43 milyon Euro
11.Haziran.2009 12:23:48
 
Milyon derken sanki bizim eski turk liralari gibi konusuyolar ya bunlar :(
Bu ne hirs bu ne manyak para harcama allah sonumuzu hayir etsin
 
Mehmet topuz imajini zedeledi

'Mehmet Topuz karizmayı çizdi'
Mehmet Topuz olayı NTV'de yayınlanan Doğru Transfer programında değerlendirildi.
http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/5/4/7/7/154770.jpg
Sergen Yalçın, Hakan Ünsal ve Ceylan Çalışkan, Mehmet Topuz olayını Doğru Transfer programında değerlendirdiler.

Futbolda 2009-2010 sezonu 1. transfer döneminin resmen başlamasıyla yayın hayatına başlayan Doğru Transfer programı’nın konukları Sergen Yalçın, Hakan Ünsal ve menajer Ceylan Çalışkan’dı.

Güntekin Onay’ın sunduğu programda Beşiktaş ve Fenerbahçe’yi birbirine düşüren Mehmet Topuz transferi masaya yatırılırken, NTV Spor yorumcuları Sergen Yalçın ve Hakan Ünsal ile menajer Ceylan Çalışkan, Fenerbahçe’ye imza atan Mehmet Topuz’la ilgili görüşlerini aktardılar.

HAKAN ÜNSAL: İMAJI YERLE BİR

"Futbol açısından Mehmet Topuz özellik itibariyle Fenerbahçe’nin yararlanabileceği, kuvvetli, orta yapan, şut atan bir oyuncu. Deivid ve Kazım’dan beklenenlerin üstüne çıkabilecek bir oyuncu.

Olayın diğer tarafında ise maliyet konusunda eksiye doğru geçiş olduğunu düşünüyorum. Bu bonservis bedelindeki bir oyuncunun sıradan bir oyuncu olmaması gerekiyor. Topuz Kayseri’de takımın lideriydi, Fenerbahçe’de ise öyle olmayacak, sıradan bir oyuncu gibi olacak.

Sıkıntılı bir dönem de yaşadı. Bursdan nasıl geçiş yapacağı önemli. Beşiktaş’tan Fenerbahçe’ye dönmesi birşeyleri göstermek adına konsantre edecektir, ama mutlaka bir zorluk yaşayacak.

Mehmet Topuz, Türkiye’de transfer edilebilecek bir numaralı oyuncuydu, ancak bu noktadan sonra futbolculuk imajı yerle bir oldu. Artık dalga geçilecek bir konuma geldi maalesef. Aziz Yıldırım da bu imajı düzeltmek adına Roberto Carlos’tan sonra bir futbolcuya statta imza attırıyor.

Bu olaylı transferde Mehmet Topuz’un menajerinde de çok yanlış var. Mehmet, bu lafları söyleyebilecek bir kültüre, mantaliteye sahip olmayabillir. Dolayısıyla doğru bir menajeri olsaydı Mehmet Topuz’un, olay bu noktalara varmayabilirdi."

SERGEN YALÇIN: GÖZDEN DÜŞTÜ

"İlk etapta bu paranın altında ezilip ezilmeyeceği önemli bir soru. 15 milyon Euro civarında bir maliyeti oldu.

Kayserispor’un maçlarına baktığımızda istediği gibi oynayabilen kafasına göre oyunu yönlendirebilen bir oyuncuydu. Fenerbahçe’de öyle olmayacak, burada ondan daha önemli yıldızlara tabi olacak.

Bu olay gösterdi ki, hala çok amatörüz. Transferde koskoca iki camia Beşiktaş ve Fenerbahçe, Mehmet Topuz için bu kadar curcuna çıkarmamalıydılar. Çünkü Topuz bir büyük takım için olmazsa olmaz bir isim değil, bu maliyet çok yüksek. Yurt içinde hiçbir oyuncu bu kadar etmez. Ama Aziz Yıldırım’a da hak vermek lazım, kötü bir sezonun arından başarı için yüksek maliyeti göze almak zorunda kaldı.

Beşiktaş taraftarının yada başkanının üzülmesi gibi birşey söz konusu olmaz bence. Bu bütçe Beşiktaş’ı zaten çok aşan bir bütçe. Ben bir Beşiktaş taraftarı olarak transferin gerçekleşmediğine mutlu olmuyor değilim. Bu paraya bonservisi olmayan çok daha kaliteli, Avrupa çapında bir oyuncu alınabilir.

Bu olaylarda Mehmet Topuz’un cahilliği var. Bonservisi alınmadan, transfer garanti olmadan ‘Ben Beşiktaş’tan başka forma giymem’ cümlesinin sarf edilmemesi lazımdı. Bunlar Mehmet Topuz’a her türlü zarar verecek. Bu lafları edip Fenerbahçe’ye imza attıktan sonra, çoğu insanın da gözünden düştü. Çünkü futbolda böyle konuşmalar, böyle mantalite olmaz. Bu konuda tek suçlu futbolcu bence. Ne Fenerbahçe ne de Beşiktaş. Önce Fenerbahçe’yi sonra Beşiktaş’ı arıyor futbolcu. Burada başkanların fazla yanlışı yok."

CEYLAN ÇALIŞKAN: OLMAYACAK İŞLER OLDU
"Türkiye’de bazı şeyler çok ilerledi. Kulüpler kurumsallaştı, bütçeleri arttı, statlar güzelleşti, ancak mantalite hala aynı. Bu transferde de öyle inanlmaz yanlışlar yapıldı ki, Avrupa’da bir ülkede olsa bunlar, kulüpler ve futbolcu ceza alırdı.

Birincisi Beşiktaş, futbolcunun kulübünden yazılı izin almadan transfer görüşmesi yapamaz.Burada inanılmaz bir kural hatası var. İkincisi; Fenerbahçe diyor ki, ‘oyuncunun bonservisini aldım, oyuncu benim.’ Bu mümkün değildi. Çünkü oyuncuyla anlaşmamışsın. Üçüncüsü de milli takım seviyesinde bir oyuncu kulübünden habersiz başka bir takıma imza atıyor. Neresinden bakarsanız bakın olmayacak bir transfer olayı. İki kulübün de ve futbolcunun da yaptığı yanlış. Burada anlaşılmayan bir konu da, Kayserispor’un ‘Ya Fenerbahçe’ye gidecek ya da bize gelecek’ açıklaması. Belki Beşiktaş daha fazla verecekti. Onlarla niye görüşmüyorsun. Bu da yanlış aslında."

NTV
 
Müzmin sakat isveçli futbolcuya son şans

http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/5/4/7/6/154766.jpg

Linderoth takımda kaldı
2 yıldır sakatlık yaşayan ve kendisinden bir türlü bekleneni veremeyen, geçen sezonda da sözleşmesinin feshedilip gönderilmesi düşünülen Galatasaray'ın İsveçli futbolcusu Tobias Linderoth'a bir şans daha verilecek.

İsveçli yıldızın neredeyse bir yıl süren sakatlığının ardından tedavisinin tamamlandığı, büyük bir ciddiyetle çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi.

Galatasaray ile bir yıl daha sözleşmesi bulunan Linderoth'un, sarı kırmızılı yöneticilerle yaptığı görüşmelerde, "Size borçluyum. Sakatlıklar yüzünden takıma faydalı olamadım. Ama artık iyi durumdayım. Önümüzdeki dönem Galatasaray'la olmak istiyorum. Bana bir şans daha verin" dediği öğrenildi.

Sarı kırmızılı yöneticiler de sözleşmesini feshetmeye yanaşmayan Linderoth'u Almanya kampına götürmeye ve kampta göstereceği performansa göre kalıp kalmayacağını teknik direktör Rijkaard'ın belirlemesine karar verdi.

BAŞKAN POLAT, TEKNİK DİREKTÖR RIJKAARD İLE TOPLANTI YAPTI

Bu arada başkan Adnan Polat, teknik direktör Rjikaard ile bugün Florya Metin Oktay Tesisleri'nde toplantı yaptı. Toplantıya Galatasaray Futbol A.Ş Genel Müdürü Adnan Sezgin ve futbol şube sorumlularından Murat Yalçındağ da katıldı. Yapılan görüşmede, Galatasaray'ın kamp programı, transfer politikası ve Florya Metin Oktay Tesisleri ile ilgili bazı düzenlemelerin yapılması tartışıldı

DHA
15.Haziran.2009 10:57:21
 
Teklifi geri çevirmiş

http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/5/4/7/6/154761.jpg


Kral Fenerbahçe'den teklif almış
Galatasaray'ın efsane oyuncusu Hakan Şükür, Aziz Yıldırım'ın başkan olduğu bir dönemde Fenerbahçe'den teklif aldığını ve bu teklifi geri çevirdiğini söyledi.

Hakan ayrıca, Galatasaray Başkanı Adnan Polat'ın kendisine "Seni futbolcu olarak düşünmüyoruz" yerine "Sana bir televizyon kanalından çok iyi bir teklif var" dediğini ve bu sözlere çok şaşırdığını açıkladı.

İşte eski futbolcu Hakan Şükür'ün, Serhat Ulueren'le son nokta programında söylediklerinden bazı başlıklar:

- Dönemin Fenerbahçe yöneticisi Hakan Bilal Kutlualp bana teklif yapmıştı. O dönem çok kızgındım. Rakam da çok yüksekti. Babam da baskı yapmıştı. O dönem bu transferi ciddi ciddi düşünmüştüm. Başkan da Aziz Yıldırım'dı. Ama kibarca reddettim. Gitmedim.

-Adnan Polat bana git demedi ama sana TV'den çok iyi bir teklif var dedi. Şok oldum. Çok şaşırdım.

- Heykelimin dikilmesini kabul etmedim. Bunu ben istemedim. Yurt dışında hala Galatasaray deyince Hakan Şükür diyorlar. Bu benim için en büyük heykeldir.

- Son dönemde Fatirh Terim'e kırkıngılığım oldu. EURO 2008'e çağırılmadığım için kırılmıştım. Ama Terim'le çalışırken çok keyif almıştım. Bir de Marcello Lippi ile...

- Galatasaray'da başkan olmak isterim. İlerleyen zamanlarda bu yönde bir çalışmam olabilir. Kongre üyesi olmak isterim.

- Benim için şu an en yakın olan teknik adamlık... Önümüzdeki sene için takım çalıştırmayı düşünmüyorum ama ondan sonraki sene olabilir.

- Veliahtım olarak gördüğüm bir oyuncu yok. Özgürcan ve Batuhan çok önemli oyuncular.

- Rijkaard, Türkiye'nin en iyi kadrosuna geldi. Ama geçen sene de böyle diyorduk, Galatasaray ligi 5. bitirdi. Hep beraber göreceğiz. Bana göre geçen sene bu kadroyla en büyük hayal kırıklığını Galatasaray yaşadı. Bu kadronun çok açık ara şampiyon olması gerekiyordu.
15.Haziran.2009 10:45:35
 
Ispanya, yeni zelanda'yi 5 - 0 yendi

Son şampiyon ilk maçta fark attı
Son Avrupa şampiyonu ve yenilmezlik ünvanını sürdüren İspanya, Konfederasyon Kupası'nda Yeni Zelanda'yı 5 - 0 yendi.


Dünyanın en formda milli takımı olarak gösterilen İspanya, Konfederasyon Kupası'na da müthiş başladı. Turnuvadaki ilk maçında Yeni Zelanda ile karşılaşan İspanya, ilk yarıdaki golleriyle farka koştu ve 90 dakika sonrasında sahadan 5 - 0 galip ayrıldı.

Son oynadığı maçta Azerbaycan'ı 6-0'la geçen İspanya, Güney Afrika'daki Konfederasyon Kupası mücadelesinin ilk maçına golle başlayan ekip oldu. Fernando Torres, 6. dakikada takımını öne geçiren isim olurken, Liverpoollu golcü, 14 ve 17'de iki gol daha atarak hattrickini 11 dakikada tamamlamış oldu. İlk yarının sonucunu ise geçen hafta kampta başından yaralanan Arsenal'in yıldızı Cesc Fabregas 24. dakikada belirledi ve İspanya, devre arasına 4-0'la girdi.

İkinci yarının başında Torres'in getirdiği topta Yeni Zelanda savunması büyük bir hata yapınca transferin gözde isimlerinden Villa, skoru 5-0'a taşıdı. Mücadeleden 5-0 galip ayrılan İspanya yenilmezlik serisini 33 maça çıkarmış oldu.

İspanya grupta kalan iki maçını da kazanırsa, dünya rekorunu 35 maçla elinde bulunduran Brezilya'yı yakalamış olacak.

Vicente Del Bosque'nin talebeleri, en son 2007 yılının şubat ayında deplasmanda İngiltere'ye yenilmişti. (CİHAN)
14.Haziran.2009 23:46:11
 
Son şampiyon cevat hoca artik yok

http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/5/4/7/0/154701.jpg


Galatasaray'da üzen ayrılık
Galatasaray'da sözleşmeleri sona eren antrenörler Cevat Güler ile yollar ayrıldı.

Galatasaray'ın teknik direktörlük görevine getirilen Rijkaard'ın, yardımcısı Neeskens'in İstanbul'a geldiği gün, Galatasaray vefakar hocasıyla yollarını ayırdı.

Cevat Güler 2007-2008 sezonununda, Karl Heinz Feldkamp'ın yerine geçici olarak altı haftalığına Galatasaray'ın başına geçmiş ve 6'da 6 yaparak Galatasaray'ı şampiyon yapmış, hem tarihe geçmiş hem de Galatasaraylı taraftarların gönlünde taht kurmuştu.

spordabugun.com
14.Haziran.2009 21:04:06
 
Hamit de gelecek mi? Işte cevabi...

http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/5/4/6/7/154675.jpg


Galatasaray, Halil Altıntop ile anlaştı
Galatasaray, Halil Altıntop ve kulübü Schalke 04 ile anlaşma sağladı.

Sarı kırmızılılar, milli yıldızın bonservisi için 4 milyon euro ödeyecek. Hamit Altıntop ise, "Bu yıl olmaz ama seneye sizdeyim" diye söz verdi.

İKİZ HAMİT SENEYE GELECEK

Hamit ve Halil Altıntop kardeşleri renklerine bağlamak için yoğun çabalar sarf eden Galatasaray, Halil'i bitirirken Hamit'ten "söz" aldı. Antalya'da tatil yapan "ikizler"le bizzat masaya oturan yönetici Haldun Üstünel, uzun süren pazarlıklar sonrasında Halil'le her konuda anlaşmaya vardı. Ancak Hamit, Bayern Münih ile olan 1 yıllık sözleşmesini öne sürerek, önümüzdeki sezona randevu verdi. Halil'i ikna eden Haldun Üstünel, daha sonra yıldız futbolcunun kulübüyle de görüşerek, bonservisi konusunda kıran kırana pazarlığa girişti. Yapılan görüşmelerde ortaya 4 milyon euroluk binservis bedeli çıktı.

SPONSORLAR SAĞOLSUN

Rakamı önce yüksek bulan Üstünel'in Adnan Polat'ı telefonla bilgilendirdiği, başkanın ise "olur" cevabı verdiği öğrenildi. Polat, Halil'in transferini gerçekleştirebilmek için hemen sponsorlarla temasa geçerken, aranan kaynak da kısa sürede bulundu. Riva arazininin inşaatı için prensip anlaşmasına varılan PAG İnşaat'ın ortaklarından Suat Donay'ın devreye girmesiyle sorun çözüldü. Donay'ın iş ortaklığı yaptığı İzmir'deki Uğur Şenel Otomotiv'den Halil Altıntop için gerekli olan 4 milyon euroluk kaynak sağlandı ve transfer mutlu sonla noktalandı.

HABERTÜRK
14.Haziran.2009 17:42:29
 
Demiroreni çildirtacak haber

http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/5/4/5/9/154595.jpg

Demirören'i çıldırtacak sözler
Aziz Yıldırım öyle söz söyledi ki... Yıldırım Demirören'i çıldırtacak cinsten..

Fenerbahçe Başkanı’nın önceki gece yarısı ani bir operasyonla Kayseri’den İstanbul’a getirdiği Mehmet Topuz dün de Sarı-Lacivertli formayı giyerek imzayı attı. Bu hamleyle taraftarını mutlu eden başkanın yakın çevresine, “Demirören’e benzemem. Söylediğimi yaparım” dediği öğrenildi.

Fenerbahçe, Mehmet Topuz transferine son noktayı yıldız futbolcuya attırdığı imzayla koydu. Başkan Aziz Yıldırım, önceki gece yarısı Kayseri'den İstanbul'a özel uçakla getirdiği Mehmet Topuz konusunda Beşiktaş'a adeta son dakika golü atarken camianın da takdirini kazandı. Yaklaşık 10 gün önce bonservisini Kayserispor'dan aldıkları Mehmet Topuz'un Beşiktaş'la anlaştığını açıklaması üzerine sıkıntılı bir dönem geçiren Yıldırım, Mehmet'in Antalya'dan Kayseri'ye dönmesiyle önceki gece "Kelebek” adlı operasyonu düzenledi.

ŞiMDi KONUŞSUN

Topuz'u İstanbul'a getiren ve Fenerbahçe Konuk Evi'ne yerleştiren Yıldırım, kendisini arayıp tebrik eden dostlarına, “Ben Aziz Yıldırım’ım, kimseye benzemem. Yıldırım Demirören'e hiç benzemem. Bir şey söylediysem yaparım. Yıldırım Demirören şimdi çıkıp televizyonlarda konuşsun bakalım” dediği öğrenildi. Beşiktaş Başkanı Demirören’in “Beşiktaşlı olduğunu söyleyen birini almaya çalışmak ezikliktir” sözlerinden sonra bir de Kanaltürk televizyonunki Telegol programında, “Mehmet Topuz bizi istedi, bize geldi. Mehmet önümüzdeki sezon Beşiktaş forması giyecek” demesi Yıldırım’ı çileden çıkarmış, Başkan Yıldırım da Telegole bağlanıp, “Bu işin peşini bırakmam. Mehmet ya bize imza atacak ya da ceza alacak” ifadelerini kullanmıştı.

3 YILLIK İMZAYI ATTI

Özellikle Demirören’in “Ezik” sözüne çok kızan Yıldırım’ın “Topuz, onur meselesi olmuştu. Ben Aziz Yıldırım'ım” dediği öğrenildi. Ve dün olaya son nokta kondu. Mehmet Topuz, FBTV’den yayınlanan törenle 3 yıllık sözleşmeye imza attı. Tecrübeli yıldız yarın sabah 11:30’da Şükrü Saracoğlu Stadı’nda düzenlenecek törenle de basının karşısına çıkacak.
 
Transfer haberlerini okuma rehberi

http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/5/4/5/7/154574.jpg

Ronaldinho Fener'de Deco Cimbom'da !
Bugünlerde spor sayfalarında her gün yeni bir yıldızın adı Türkiye'deki dört büyüklerle anılıyor.

Yazılanların yüzde 90'ının yalan olduğunu yazan da okuyan da biliyor. Yanlış ta olsa bu haberleri nasıl okuyacağınızı bilirseniz sorun yok.. Hatta bırakın sorunu keyif almak bile mümkün. Peki nasıl olacak bu?... Bunun için transfer haberlerinin sizi, kulüpleri, futbolcuları ve kulüp yöneticilerini ilgilendiren yönlerini bilmeniz gerekiyor... Bunlar neler mi? Buyurun birlikte okuyalım...

KAKA'YI DA, RONALDİNHO'YU DA ALMAK MÜMKÜN?

Ronaldinho Fenerbahçe'de, Eto'o Beşiktaş'ta, Drogba Galatasaray'da oynar mı? Eğer onları transfer edecek olanlar üç büyüklerin yöneticileri değilse mümkün. Bu futbolcuların Türkiye'de yeşil sahalarında oynamaları için futbol Hayatlarının son dönemlerini beklemek gerekir. Ancak iyi bir playstation oyuncusuysanız durum değişir. Playstation meraklıları yakından bilir. Yeterince puan toplarsanız istediğiniz takıma istediğiniz oyuncuyu transfer edebilirsiniz. Dolayısıyla da her gün, hatta her saat dünyaca ünlü bir yıldızı satın alabilirsiniz...

EĞLENCE OLARAK GÖRÜN

Sabah abone olduğunuz yada bayiden aldığınız gazeteyi okumaya başladınız. Birinci sayfadaki siyasi haberlerin sıkıcılığı, ekonomi saylarındaki kriz haberleri, dış dünya ile ilgili karmaşık bilgiler, cinayetler, hırsızlıklar derken spor sayfalarına gelinceye kadar ne kadar bunaldığınızı düşünün. Adana'daki vahşetin yerine daha önce defalarca izleyip hayran kaldığınız dünyanın tanıdığı bir futbolcunun tutuğunuz takıma transfer olacağını okuyorsunuz. Bunun ne kadar muhteşem bir duygu olduğunu düşünün. Yalan da olsa günlük hayatın ve gazete haberlerinin sıkıntısını geçici süre de olsa unutursunuz. Birkaç dakikalığına da olsa hayalinizdeki oyuncunun sizin takımın formasını giyecek olmasının getireceği mutluluğu yaşamak ta güzel olsa gerek...

SPOR SAYFALARININ BOŞ ÇIKMASI MÜMKÜN DEĞİL

Bizdeki spor anlayışı neredeyse futbolla sınırlı olduğu için sezon bitince doğal olarak biz gazeteciler için en sıkıntılı dönem başlar. Antrenman yok, maç öncesi yorumlar, iddialı demeçler yok. Ama 16 sayfalık spor gazetelerimiz yada 5-6 sayfası spora ayrılmış gazetelerimiz var. Okur da sezon boyunca futbola alışkın olduğu için başka branşlarda haber yapmak ta zor. Üstelik genel kanı bu haberlerin okunmadığı yönündedir. Dolayısıyla bu sayfalar bir şekilde doldurulacak ve okura sunulacak. Durum böyle olunca da biz gazetecilerin her gün yeni isimler transfer etmemiz gerekir.

KULÜP YÖNETİCİLERİ 'KARİZMA' YAPIYOR

Günlük transfer yalanları aslında spor kulüplerini de memnun ediyor. En azından rahatsız etmiyor. Yalandan da olsa dünyaca ünlü yıldız futbolcuların transfer dedikoduları kulüp yöneticilerinin reytingini de artırıyor. Düşünsenize Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım Ronaldinho'yu alıyor. Yada Galatasaray Başkanı Adnan Polat Deco'yu getiriyor. Veya Yıldırım Demirören Luca Toni'nin peşinde... Bir hayalden öteye geçmese de kulüp yöneticilerinin star bir yıldızı transfer edebileceği ihtimalinin konuşuluyor, yazılıyor olmasından yöneticiler memnun olmaz mı? Siz olsanız bundan rahatsız olur muydunuz?

YERLİ FUTBOLCULAR 'PİYASA' YAPIYOR

Transfer dönemlerinde spor sayfalarını en sadık okurları futbolcular olsa gerek. Futbolcuların isimlerini üç büyüklerin transfer listesinde geçtiğini görmekten mutlu olmadığını düşünmek mümkün mü? 20-22 yaşındaki bir gencin Türkiye'nin gündemini günlerce meşgul etmesi, önceki aylarda olmadığı kadar resimlerinin yayınlanması... Sahi bunu hangi futbolcu istemez... Büyük kulüplerin Türkiye'den alacakları futbolcu sayısı iki elin parmağını geçmez... Bunların dışında kalan futbolcular da transfer borsasında isimlerinin dolaşmasını ister, bekler...

ZAMAN
13.Haziran.2009 21:21:13
 
Milli futbolcuya fransiz kancasi

Marsilya'nın Servet ısrarı sürüyor
Fransa'nın Marsilya takımının, Galatasaray'ın ve milli takımın başarılı futbolcusu Servet Çetin'e olan ilgisi gün geçtikçe artıyor.

Fransız kulübünün ısrarlı teklifleri karşısında önceleri geri adım atan Sarı-kırmızılı kulüp, başarılı savunma oyuncusunu satmak üzere.
Fransız kulübün günlerdir süren transfer teklifini bir çok defa reddeden Sarı-kırmızılılar, Marsilya'nın önerdiği bonservis bedelini 6 milyon Euro'nun üzerine çıkarmasıyla bu teklifi daha da ciddiye düşünmeye başladılar.
Öte yandan Servet'in satılmasıyla elde edilecek gelir ile en az iki yabancı stoper almayı planlayan Sarı-kırmızılı kulüp, bir ya da iki gün içerisinde Servet'in bonversini Marsilya'ya vereceği öğrenildi.

http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/5/4/8/6/154865.jpg
 
Mehmet topuz transferi geçmişi hatirlatti

http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/5/4/9/4/154943.jpg

MEHMET TOPUZ TRANSFERİ GEÇMİŞİ HATIRLATTI
Türk futbolunun hayırsız transferleri
Aksiyon Dergisi, yılan hikâyesine dönen Mehmet Topuz'un transferini yazdı.


Tıpkı Hasan Vezir, Tanju Çolak, Tarık Daşgün, Nesim Özgür ve Fatih Akyel'in futbol hayatlarını kâbusa döndüren transferleri gibi.

Transfer sezonu hızlı başladı. G.Saray, Barcelona'nın eski teknik direktörü Frank Rijkard ile anlaşarak ilk bombayı patlattı. Beşiktaş ve F.Bahçe'nin ise ilk bomba ellerinde patladı. Sıcakların iyice arttığı şu günlerde Kayserisporlu Mehmet Topuz her iki kulübün yöneticilerini hem birbirine düşürdü hem de iyice bunalttı.Sonunda gülen taraf Fenerbahçe oldu. Topuz, kendisini sarı lacivertli renklere bağlayan imzayı attı.

Kısaca, Türkiye'de 'Bir transfer nasıl yapılmamalı?' sorusunun uygulamalı örneği yaşandı. Beşiktaş Başkanı Demirören'in sözleşmesi devam eden oyuncu ile görüşüp anlaşması, sözleşmesi devam eden oyuncunun kulübünün onayı olmadan bir başka takımın formasını giymesi, Kayserispor'un sözleşmesi devam eden oyuncusunun bonservisini, oyuncunun haberi olmadan F.Bahçe'ye vermesi... Neresinden bakarsanız bakın tam bir komedi gibi yaşananlar.

İki büyük kulübümüzü birbirine düşüren bu transfer Türkiye'de ne ilkti ne de bu gidişle son olacak. Geçmişte de buna benzer transfer hikâyeleri yaşandı. Futbolcu kaçırmalardan tutun da uzun süre tatile göndermelere kadar... İşte size yakın tarihimizde yaşanan ve kulüpleri birbirine düşüren transferlerden bir demet.

VEZİR'LİK CİM BOM'A GİDENE KADARDI

Unutulmaz transfer hikâyeleri denince akla hiç şüphesiz Hasan Vezir'in başından geçenler gelir. Hasan Vezir; Trabzonspor, F.Bahçe ve G.Saray'da top oynayıp bu camialara mal olamamak gibi bir kadere sahip bir oyuncu. Trabzonspor'un son şampiyonluğuna şahit olan, F.Bahçe'nin 103 gol atarak rekor kırdığı sezon Sarı-Lacivertli formayla 19 gol kaydeden, G.Saray'ın kaçırarak renklerine bağladığı ve bu trajik transfer sebebiyle futbol hayatı zehir olan Hasan Vezir'in yaşadıkları Mehmet Topuz'a ders olacak cinstendi.

O, Rize'de futbola başlar. Trabzon'a transfer olur. Trabzonspor'da 4 sene oynar. Tekrar Rize'ye döner ve İstanbul macerası işte bu noktada başlar. Rize'den F.Bahçe'ye geçer. Her transferi olaydır; ancak asıl hikâye bundan sonra başlar. F.Bahçe'nin 103 gol atarak rekor kırdığı 1988-89 sezonunda 19 gol atar.

Hasan Vezir'in anlaşması tek yıllıktır. G.Saray da bunun farkındadır. Cim Bom, Hasan'a transfer teklifinde bulunur. O ise 'önce kulübümle görüşeyim' diyerek bu teklifi geri çevirir. F.Bahçe; Oğuz, Aykut ve Rıdvan'a 850 milyon lira veriyordur. Takımda 35 milyona oynayan Hasan'a ise 550 milyon lira teklif edilir. Hâliyle Hasan bu paraya itiraz eder: "Nişanlanmıştım. Düğün yapacak, ev alacaktım. Çok iyi bir sezon geçirmiştim. Üstelik G.Saray bana 1 milyarın üzerinde para öneriyordu. Galatasaray Adası'nda da düğünümü yapacaklardı. Transfer görüşmelerini Metin (Aşık) abiyle yapıyorduk. Ona bunları anlattım. Sonra da 750 milyon lira istedim. Çünkü Fenerbahçe'de devam etmek arzusundaydım."

Metin Aşık, Hasan'ı dinledikten sonra fiyatı 650'ye çıkarır. Ama yine netice değişmez. Bir sonraki buluşmada Metin Aşık, 'Kararını verdin mi?' diye sorar. Hasan 'Kararımı daha önce size söyledim.' diye cevap verir. Metin Aşık da 'Kim sana daha fazlasını veriyorsa oraya git.' diyerek görüşmeyi sona erdirir. Hasan da siz bilirsiniz diyerek yazıhaneden çıkar. Bir gün sonra Galatasaraylı yöneticiler Ergun Gürsoy ve Yurdaşen Karahasan ona haber gönderir. Hasan da onlarla Küçükyalı'da buluşur. Yanında abisi de vardır. Galatasaraylı yöneticiler abisine "Sen buradan ayrıl, biz Hasan'ı eve bırakırız." derler. Ve Hasan'ı Bursa'ya Özhan Canaydın'ın tekstil fabrikasına götürürler. Yolda Hasan durumun ciddiyetini anlar: "Ergun abi diyorum, 'Ne yapıyoruz? Benim kupa maçım var." "Yok, bir şey olmaz." der Ergun Gürsoy ve ekler: "Biz seni kaçırıyoruz. Artık dönüşü yok bunun." Bursa'ya uğrarlar, oradan da Fethiye'ye tatil köyüne giderler.

Fenerbahçe'nin Beşiktaş ile yapacağı finalin rövanş maçında Hasan oynayamaz. Dahası, maçtan üç gün sonra düğünü de vardır. Hasan, Ergun Gürsoy'a 'Abi izin verin maçta oynayayım.' dese de Gürsoy, her defasında 'Bir şey olmaz. Seni gönderirsek bu transfer yatabilir.' diyerek Hasan'ı ikna eder. Hasan ertesi gün sarsılır. Gazeteler Hasan'ı 'hain'likle suçlayan başlıklar atmıştır çünkü. Bazıları 'kaçırıldığını' yazar: "Sıkıntıdan dudaklarım yara oldu. Üç gün Fethiye'de kaldım. İnsan düşünemiyor. Böyle olacağını bilemiyorsun. Sonuçta imzayı attım. Ama ondan sonra büyük sıkıntılar beraberinde geldi."

Sokağa çıkamaz Hasan. Bu imza öyle bir gün, iki gün değil, neredeyse 3-4 sene sürecek bir işkencenin başlangıcıdır onun için. Galatasaray'da 2 sene, sonra gittiği Bakırköy'de de 2 sene oynayacaktır. Ve her maçta ona tepki olacak, F.Bahçe seyircisi Hasan'ın aleyhinde tezahürat yapacaktır. Çünkü F.Bahçe taraftarı Hasan'ı çok sevmiştir ve bu sevgi büyük bir nefrete dönüşmüştür. İmzadan hemen sonra Galatasaray Adası'nda gerçekleşen düğününde başlar tacizler. Ada'nın etrafında tekne kiralayarak tur atan Fenerbahçe taraftarları Hasan'a sözlü sataşmalarda bulunur. Düğününe eski takım arkadaşlarının hiçbiri gelmez. Hatta Rizeli Hakan Tecimer bile... Fenerbahçe ile oynadıkları ilk maçta da Fenerbahçeli arkadaşları ona 'merhaba' bile demez. Tribünler o maçta "Hasan'a merhaba diyen bizden değildir" diye tezahürat yapar.

Ama asıl olay, G.Saray'ın Fenerb.ahçe'yi son dakikada Hasan Vezir'in attığı golle 1-0 yendiği maçtan sonra yaşanır. Hasan o sırada Kozyatağı'nda oturmaktadır. Eşiyle akşam yemeğine çıkar. Eve döndüğünde karşısında kapıcının eşini ağlamaklı hâlde bulur. 15-20 tane Fenerbahçe taraftarı siteye gelmiş, Hasan'ı aramış, 'Hasan evde yok' diyen kapıcıyı önce dövmüş sonra da falçatayla yaralayarak yakındaki konteynırın içine atmışlardır. Bu olay Hasan'ı çok üzer. Neyse ki kapıcıya bir şey olmaz. Bütün bunlar Hasan'ın performansına olumsuz yansır. Zaten lig başında 3 maç ceza almıştır, sezon bitmeden imza attığı için. Lig sonu geldiğinde ise G.Saray forması altında sadece 13 gol atar: "Yaşadığım sıkıntıları hiçbir futbolcu yaşamamıştır Türkiye'de. Sokağa çıkamıyordum. İdmandan eve, evden idmana. Florya'ya da taşınamadım bir türlü."

AVRUPA GOL KRALI'NIN HİKÂYESİ

Tanju Çolak, Avrupa Gol Kralı olmuş tek Türk futbolcusu. Onun bugün Türkiye'de hiçbir camiaya ait olamamasının belki de tek sebebi yanlış transferiydi.

Bu toprakların bağrından çıkmış sıra dışı bir yetenekti Tanju Çolak. Son vuruş ustasıydı. Kral'dı. Altın, gümüş, bronz ayakkabı sahibiydi. Futbola Samsun'da başlayan Tanju, 1987-88 sezonunda G.Saray'a transfer olur. Cim-Bom'da altın çağını yaşar. Tanju, 1991-92 sezonunda G.Saray'dan F.Bahçe'ye gider. Ve bu transfer onun için âdeta sonun başlangıcıdır.

Bu transferin perde arkasını onun ağzından dinleyelim: "G.Saray Başkanı Alp Yalman ile 3 milyara anlaşmıştım. Hatta imzadan 15 gün önce Yalman bana takım kaptanlığını verdiğini söyledi. Yapmayı düşündüğü transferlerle ilgili fikrimi bile aldı. Sonra 3 milyara el sıkıştık. İmza için kulübe geldim. Alp Başkan, 'Sana bir iyi, bir de kötü haberim var. Önce hangisini söyleyeyim?' dedi. Ben fark etmez deyince, 'Seni Marsilya istiyor, ne diyorsun?' dedi. Ben de G.Saray'da kalmak istiyorum, dedim. Sonra, biz sana vermeyi düşündüğümüz 3 milyarı 2'ye düşürdük, dedi. Düşünün, Erdal ve yeni yeni oynamaya başlayan Bülent'e teklif ettikleri fiyattı bu. Ben ise gol kralıydım. Başkan dedim, 3 gün evvel böyle konuşmamıştık. Bana dün dündür, bugün bugündür dedi. Şoke oldum. Biraz düşüneyim dedim. 'İstediğin kadar düşün dedi. Akşam oldu. Yurdaşen Karahasan ile Ökkeş Polat yanıma geldi. Ben onlara üçten iki buçuğa ineyim dedim. O sırada beni F.Bahçe Başkanı Metin Aşık aradı. 4 milyar teklif etti. Yurdaşen Bey bunu duyunca Alp Yalman'ı aradı. Durumu ona anlattı. Başkana bana yapılan teklifi söyledi ve benimle konuşmasını istedi. Ama başkan benimle konuşmadı. Beni yıkan o oldu. Ben de F.Bahçe'ye imza attım."

Tanju, Fenerbahçe'ye imza atar ama burada aradığı sevgi ortamını bulamaz. Hâliyle Galatasaraylı Tanju olduğu için Fenerbahçe'de tutunamaz. Soluğu İstanbulspor'da alır. Ve Türk futbolundan sessiz sedasız elini ayağını çeker.

TARIK'I DA KAÇIRDILAR AMA...

Olaylı transfer deyince Tarık Daşgün'ü unutmak mümkün mü? 1993'te G.Birliği'nden F.Bahçe'ye transfer olan Tarık Daşgün'ün hikâyesi de Türk filmlerini aratmayacak cinstendi. Sergilediği futbol ve tekniği ile F.Bahçe'nin dikkatini çeken Tarık, birçok büyük takımın transfer tekliflerine rağmen F.Bahçe'yi tercih etti.

O, G.Birliği'nde tesadüfen şans buldu. Takımın yabancıları Moshoeu, Kushe ve Kona yedikleri yemekten zehirlendikleri için, TSYD Kupası maçında zorunlu olarak forma giydi. O turnuvada en teknik futbolcu seçildi ve çıkışı bu şekilde başladı. Birçok takımdan transfer teklifi aldı. F.Bahçe de bu takımlardan biriydi. Devre arası F.Bahçe'yle bir protokol imzaladı. Sezon sonu da F.Bahçe başka bir takıma gitmesini engellemek için onu dönemin yöneticilerinden Şadan Kalkavan'a ait Büyükada'daki yazlıkta 15-20 gün rehin tuttu. O dönem üst düzey yöneticilerden siyasetçilere kadar herkesin telefonlarından bunalmıştı Tarık. Aşırı anlam yüklendi ona. Kurtarıcı olarak görüldü. Ancak ona yeni takımında ağabeylik yapacak kimse yoktu. F.Bahçe'deysem demek ki iyiyim ve başarırım, diye düşündü. Parreira, Lazaroni, Bariç ve Veselinoviç ile çalıştı. Medya, maçlardan önce ve sonra tümüyle ona yoğunlaştı. Hocalara hep o soruldu. Antipatikleşti. Oynatılsa problem, oynatılmasa problemdi. Otto Bariç döneminde onun deyimiyle kişiliğini kaybetti, basitleşti. Kadroya giremiyordu. Bir nevi idman topçusu oldu. Bir gün idman bitimi gençlerden bir futbolcu ile çalışıyordu. Bir röveşata hareketi sonrası yaklaşık 10 saniye yerde dinlenmek için kaldı. Ertesi günün gazete manşetleri şöyleydi: 'Dün âlem yapan Tarık antrenmanda bayıldı'. İşte bu, onun takımdan kopuşunu tetikleyen olay oldu. Ertesi gün Rüştü'nün düğünü vardı. O gece tüm yöneticilerin masalarını tek tek dolaşarak vedalaştı. Antalyaspor ile anlaştı. Yurt dışından dönen Başkan Ali Şen köpürdü. 'Benden habersiz nasıl böyle bir şey yapar' diye. Sonra onu Moshoeu ile takas ederek Kocaelispor'a verdi.

İNTİHAR GETİREN TRANSFER

İki kulübün birbirine düştüğü transfer hikâyelerinden en hüzünlüsü hiç kuşkusuz Nesim Özgür'ün başından geçti. Bu oyuncu için F.Bahçe ve G.Saray kapışıyordu. Bu kapışmaya oyuncunun babası dayanamayacak ve intihar edecekti.

Futbola 10 yaşında Bulgaristan'da başlar Nesim. 1989'daki toplu göçle İstanbul'a gelir ve Zeytinburnu'na yerleşir. Zeytinburnuspor'un PAF Takımı'na girer. Bir yıl orada futbol oynadıktan sonra F.Bahçe'nin profesyonel takımı ile antrenmanlara çıkmaya başlar. Fenerbahçe'nin profesyonel takımı ile bir yıl antrenmanlara çıktıktan sonra Galatasaray ona kancayı takar ve Nesim'i kaçırır. O zamanlar bilinçli olmadığı ve prosedürleri bilmediği için acemice davranır ve G.Saray'a imza atar. Büyük takımda oynayacaktır ve büyük hayalleri vardır. Futbol Federasyonu, iki takıma da imza attığı için ona bir yıl futbol yasağı cezası verir. Ceza bitince de Futbol Federasyonu onun Galatasaray'da oynaması gerektiği yönünde karar verir (Mayıs 1992).

G.Saray ile F.Bahçe arasındaki çekişme bu kadarla kalsa iyiydi. Nesim'in Bulgaristan'dan göç eden ailesi maddi sıkıntı içindeydi. Babası işsizdi. O çift imzadan dolayı ceza alınca, zaten maddi yönden sıkıntısı had safhada olan babası intihar etti. Aile bir yılda kendisini zor toparladı. Nesim, G.Saray'a da yar olamadan İstanbulspor'a transfer oldu. 6 sezon bu takımda ter döktü. Trabzonspor, Malatyaspor, Bursaspor ve Lokomotif Plovdiv takımlarında oynadıktan sonra futbolu bıraktı.

FENER'İN FATİH'İ OLAMADI

2000'li yıllarda Türk futboluna damga vuran G.Saray'ın yıldız oyuncularından biri de Fatih Akyel'di. UEFA ve Süper Kupa'yı kazanan kadrolarda yer aldı. 2001-02 sezonunda İspanya'nın Real Mallorca takımına transfer oldu. Bu takımda dikiş tutturamadı. Öyle ki hiçbir maçta forma giyemedi. Devre arası yeniden Türkiye'ye dönmesi gündeme geldi. Galatasaraylı yöneticilerle sıkı görüşmeler yaptı. Herkes yeniden yuvaya dönmesini beklerken o son anda devreye giren F.Bahçe'ye gitti. F.Bahçe'de üç buçuk sezon kaldı, fakat sadece 60 maçta forma giyebildi. Ondan sonra da oradan oraya savruldu gitti. Yanlış transferin kurbanı olmuştu.

BEHRAM KILIÇ- AKSİYON


16.Haziran.2009 13:28:28
 
Aurelio'yu düşünebiliriz ancak...

http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/5/4/9/3/154932.jpg

Aurelio'yu düşünebiliriz ancak...
Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu, gündeme damgasını vuracak açıklamalarda bulundu.

Radyospor'da "Özgür Sancar'la Haber Özel Programı"na katılan Mosturoğlu, "Mehmet Topuz yaşananlardan dolayı motivasyon kaybına uğramaz ve bize faydalı olur"dedi. Transfer çalışmalarıyla ilgili de açıklamada bulunan Mosturoğlu, Volkan ve Guiza kesin olarak takımda kalacak. Aurellio bonservis yükünden kurtulur ise kendisiyle ilgileniriz" şeklinde konuştu.

"TOPUZ MOTİVASYON SIKINTISI YAŞAMAZ"

Mehmet Topuz, Fenerbahçe'ye tam anlamıyla faydalı olacak. Yaşadıklarından kurtulmak için tatile gidecek. Daha sonra takımla birlikte olacak. Ben Mehmet Topuz'un Fenerbahçe'nin yükünü kaldırabilecek fizik ve mental yeterlilikte olacağını düşünüyorum.

BARIŞ ORTAMI İÇİR ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ

Fenerbahçe, "Türk futbolunun katmadeğerinin, marka değerinin arttırılması yönünde çalışmalar yapacak" demiştik. Hiçbir karşılık vermeden dostluk ortamının geliştirilmesi için elimizden geleni yapacağız. Ama bunun karşılık da bulması gerekiyor.

AURELLİO'YLA SERBEST KALIR İSE İLGİLENİRİZ

Aurellio için bize herhangi bir mesaj gelmiş değil. Yalnız futbolcunun menajeri Bayram Tutumlu'yla var olan hukuki süreçle ilgili temaslarımız oluyor. Ama sonuç itibariyle Marco bizim takımımızın futbolcusuydu. Real Betis kendisini serbest bırakır ise düşünebiliriz. Şu an Marco'yla ilgili bir davamız var. Bu davanın sonuçlanmasını bekliyoruz. Bizim Marco'yla ilgili Real Betis'e ya da menajerine herhangi bir başvurumuz olmadı. Aynı şekilde bize gelen herhangi bir mesaj ya da teklif de olmadı.

VOLKAN, TAKIMDA KALACAK

Aragones'in sözleşmesinin feshi konusunda çalışmalarımız devam ediyor. Çalışmalar noktalanınca bu konuda ve tabii ki Daum'la ilgili gerekli açıklamayı yapacağız. Volkan, takımda kalacak. Bir kaç küçük teknik ayrıntı dışında bir sorun yok. Volkan iyi bir Fenerbahçe'li büyük ihtimalle takımda kalacak.

KOCAMAN GÖREVE RESMEN BAŞLADI

Aykut Kocaman, görevine resmen başladı. Sportif direktör olarak görev yapacak ve takımla ilgili transfer çalışmalarında kendisi gerekli açıklamaları yapacak. Basın mensubu arkadaşlarım bundan sonra sayın Kocaman'dan bilgi alabilirler.

GUİZA KESİN OLARAK TAKIMDA KALACAK

Guiza için olağanüstü bir teklif alsak da kabul etmeyeceğiz. Kendisi kesin olarak takımda kalacak. Sayın Aziz Yıldırım, her yıl Şampiyonlar Ligi'nde oynayacak ve iddialı olacak bir kadro oluşturma vaadinde bulundu. Bunu düşündüğümüzde Fenerbahçe'nin Guiza gibi önemli bir silahını bırakması söz konusu olamaz.
16.Haziran.2009 12:32:46
 
'beşiktaşliyim diyen futbolcuyu alamiyorsan beceriksizsin'

'BEŞİKTAŞLIYIM DİYEN FUTBOLCUYU ALAMIYORSAN BECERİKSİZSİN'
http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/5/5/0/7/155076.jpg

Ali Şen: Beşiktaş'ın yaptığı beceriksizlik
Fenerbahçe’nin efsane başkanlarından Ali Şen, gündemdeki konularla ilgili açıklamalarda bulundu.

Beşiktaş'ı, "Beşiktaş’ın yaptığı beceriksizliktir" diye eleştiren Ali Şen, Mehmet Topuz için de, "Mehmet Topuz’un bu sözleri söylemesi de normal bana göre ama sonra sözünden dönmesi iyi değil. Bizim memlekette ona bir şey derler." dedi.

“SPORTİF DİREKTÖRLÜĞÜ İLK BİZ GETİRDİK”

Aykut Kocaman, Fenerbahçe’ye sportif direktör olarak geldi herkes “ilk kez yapılan bir uygulama” diyor. Bunu bilmiyorlar. Bunu ilk kez biz yaptık zamanında. 28 yıl önce Rauch’u bizim takımın başına getirdiğimiz zaman onun üzerine birini koyarım da “başkan karışıyor” demesinler dedik. O mevkiye Necdet Niş’i getirdik. İstediğin futbolcuyu al, gönder dedik. Sonra bize gelip bilgi verirsin diye de söyledik. “Sezon sonunda biz seni çağıracağız, hesap soracağız” dedik. Sportif direktörlüğün daniskasını biz getirdik.

“EŞOFMANLI MI, TAKIM ELBİSELİ Mİ?”

İkincisini de biz yaptık. Rıdvan’la. O da bana sormuştu “ben eşofmanla mı takım elbiseyle mi yapacağım işimi?” diye. Bu ne demek? Eşofmanla yaparsan İngiltere’deki gibi takımın başına olursun. Takım elbiseli olunca da Almanya’daki gibi olursun. Kulübede olursun ama teknik direktörün içine karışmazsın.

“AZİZ YILDIRIM, AYKUT’A NE YETKİ VERDİ?”

Aziz Yıldırım, Aykut’a ne yetki verdi bilmiyorum. Benim, Necdet Niş’e verdiğim yetkiyi verdiyse, Aykut, Daum’u gönderebilir tek başına. Aziz Yıldırım sonraki gün gazetelerden okur bunu. Bu yetkiyi verdi mi bilmiyorum. Ben o yetkiyi vermiştim.

“BEN FUTBOLCU AYKUT’U İSTEMEMİŞTİM”

Ben futbolcu Aykut Kocaman’ı istemedim Fenerbahçe’de, o’nu göndermiştim. Şimdi sportif direktör olan Aykut Kocaman var. Benim zamanında Necdet’e verdiğim yetkiler verildiyse ne kadar altından kalkar bakıp, görmek lazım. Ben Aykut Kocaman’a karşı güvensiz, umutsuz değilim yanlış anlaşılmasın.

“MEHMET TOPUZ BAŞKANI MAHCUP ETMESİN”

Bizim başkan tuttuğunu koparır. Mehmet Topuz da aynaya bakınca der ki “ben neymişim” ağabey. Şov yaptı Aziz Yıldırım, gayet iyi. Mehmet Topuz’un işi zor bayağı. Fenerbahçe taraftarı bugün başkanı alkışlar ama Mehmet Topuz iyi hazırlansın başkanını da mahcup etmesin. Mehmet Topuz’un bu takımda başarısız olma şansı olmama şansından daha zor. Tüm gözler onda, büyük paralar aldı. Çok dikkatli olması lazım o yüzden.

“BİZ BAŞKANIMIZA GÜVENİYORUZ!”

Fenerbahçe taraftarı olarak beni ne Mehmet Topuz ne Daum ne Aykut Kocaman ne de gelecek futbolcular ilgilendirmiyor. Ben başkanıma inanırım. O’nun dediği lafa güvenirim. Başkanımız bize 3 yıl üst üste şampiyonluk sözü verdiği için biz rahat rahat tatil yapıyoruz. Başkaları Rijkaard almış, yıldız almış bizi ilgilendirmez. Biz başkanımızın laflarına inanıyoruz, güveniyoruz. Bunlar olmazsa ne olur? Kasım ayında olağanüstü kongre olur. Ben bunu Aziz Yıldırım’a da söylemiştim.

“BU ÜLKE ÇOK ANTRENÖRLER GÖRDÜ”

Aragones’i feshederler. O gider yani. Bugün olmaz, yarın olur. Fenerbahçe’nin antrenörünün Daum olduğu kesin. Diğer kulüpler de ciddi çalışma içerisinde. Frank Rijkaard’ın gelmesi çok önemli bir olay Türkiye için. Bu ülke çok antrenörler gördü. Dünya Şampiyonu Parreira’yı getirdik. Rauch, Çarşamba günü UEFA Kupası kazandı, Cuma günü bize geldi.

“DÜNYADA BU KADAR EDECEK FUTBOLCU YOK”

Kaka, Ronaldo falan dünyada bu kadar para edecek futbolcu yok. Real Madrid’in yapısı budur. O yüzden onlarda normal ama başka kulüplerde bu olmaz. Hele Türkiye’de hiç olmaz. Kayseri stadyum yaptı 6–7 bin kişi gidiyor o maça. Almanya’da kim kiminle oynasa 40–50 bin kişiye oynuyor. Stat kaç kişilikse o kadar taraftar oluyor. İngiltere’de de öyle oluyor. Türkiye’de bu seyirci olmadığı için futbol kar etmiyor, inanılmaz boş paralar harcanıyor. Mehmet Topuz’a bu kadar para neden veriliyor mesela? Tamam, şov falan ama ciddi endişelerim var.

“BEŞİKTAŞ’IN YAPTIĞI BECERİKSİZLİKTİR”

Beşiktaş’ın yaptığı beceriksizliktir. Madem ki futbolcu “ben Beşiktaşlıyım, Beşiktaş’ta oynamak istiyorum” diyor, sen onu alamıyorsan beceriksizsindir. Mehmet Topuz’un bu sözleri söylemesi de normal bana göre ama sonra sözünden dönmesi iyi değil. Bizim memlekette ona bir şey derler. Mehmet Topuz’u şimdi bağrına basar Fenerbahçe taraftarı ama Mehmet Topuz kötü oynadıkça bu sözler insanların kafasında dolanmaya başlayacak. Mehmet Topuz’un işi zor.

“TRABZONSPOR’A YAKIŞTIRAMIYORUM”

Trabzonspor’un teknik direktör bulamamasını yakıştıramıyorum onlara. Sadri Şener, “alo” diyecek, gidecek, alacak, gelecek. Trabzon’daki insan nasıl yaşıyorsa İstanbul’daki de öyle yaşıyor bugün. Eskisi gibi farklar yok şehirler arasında. Ben teknik direktörlerin onu bahane ettiğine de inanmıyorum. Trabzon’un kadrosu iyi. Güzel bir teknik direktör bulsunlar sadece.

HÜRRİYET
17.Haziran.2009 10:48:25
 
8 milyon euro'ya marsilya'ya veriyorlar

8 MİLYON EURO'YA MARSİLYA'YA VERİYORLAR

http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/5/5/0/2/155021.jpg

Rijkaard onay verdi, gidiyor...
Avrupa'dan bir çok oyuncuyla görüşmelerini sürdüren Galatasaray'ın, sürpriz bir kararla en önemli isimlerinden biri olan Servet Çetin'i satma kararı aldı.

Sarı - kırmızılı yönetim Meira'yı sezon ortasında 6.5 milyon Euro'ya Zenit'e satmıştı. Bu kez de Servet'i Marsilya'ya 8 milyon Euro karşılığında vermeye hazırlanan yönetimin teknik direktör Rijkaard'tan da onay aldığı belirtiliyor. Ligtv.com.tr'de yeralan habere göre, Fransız kulübünün 8 milyon Euro bonservis bedeli teklifi karşısında daha önce düşünmek için süre isteyen Sarı - kırmızılıların, teknik direktör Frank Rijkaard'ın da onayını aldıktan sonra teklifi kabul etti.

Hollandalı teknik adamın futbol şubesi yöneticilerine, ''Servet çok kaliteli bir isim ama söz konusu Galatasaray'ın menfatleri ise ve 8 milyon Euro'luk ciddi bir rakam konuşuluyorsa Servet'i verebilirsiniz. Benim böyle bir kaliteli ismin yokluğunda B planım hazır bir iki takviye ile bu boşluğu dolduruz.'' ifadelerini kullandığı belirtildi.

Sarı - kırımızılı yöneticilerin önümüzdeki günlerde Fransız yetkililer ile bir kez daha masaya oturacağı ve Servet transferinin 19 Haziran Cuma gününe kadar netlik kazanacağı bildirildi. Futbol şubesi yöneticilerinin Servet'in Marsilya'ya transfer olması halinde defansa biri yabancı biri yerli olmak üzere iki takviye yapacağı, bu oyunculardan birinin spor'un stoperi Ediz olduğu ifade edildi.

CİHAN
16.Haziran.2009 23:26:32
 
Galatasaray'da iken yedek birakmişti

GALATASARAY'DA İKEN YEDEK BIRAKMIŞTI

http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/5/5/0/1/155016.jpg

Ümit Karan'ı şaşırtan teklif
Galatasaray'ın teknik direktörüyken kulübede bıraktığı Ümit Karan'ı yeni takımında görmek istiyor.

Galatasaray'ın eski teknik direktörü Michael Skibbe'yi takımın başına getiren Bundesliga ekibi Eintracht Frankfurt'un sarı kırmızılı ekibin golcü ismi Ümit Karan için resmi teklifte bulunduğu öğrenildi.

Lig TV'nin haberine göre; konuyu öğrenen Ümit Karan şaşkınlığını gizleyemedi. Golcü oyuncu, sarı kırmızılı ekipteyken kendisini oynatmayan Alman hocanın böyle bir teklifte bulunacağını düşünmediğini de ifade etti.
16.Haziran.2009 22:57:06
 
Flaş...Gökhan Zan Galatasaray’da Flaş...Gökhan Zan Galatasaray’da

GALATASARAY'DAN ÖNEMLİ TRANSFER
Flaş...Gökhan Zan Galatasaray’da
Galatasaray, Beşiktaşlı futbolcu Gökhan Zan'ı renklerine bağladı.http://resim.samanyoluhaber.com//haber/1/5/5/8/6/155862.jpg

Galatasaray Kulübü'nden yapılan resmi açıklamada, "Kulübümüz milli futbolcu Gökhan Zan ile iki yıllığına anlaşmaya varmıştır. Bu transfer hakkında detaylı bilgiler resmi sitemiz Galatasaray.org'da yayınlanacaktır." denildi.
Gökhan Zan Kimdir…http://resim.samanyoluhaber.com/resim/zan003.jpg

7 Eylül 1981 Hatay doğumlu olan Gökhan Zan, futbola da Hatayspor’da başladı. Gökhan Zan buradaki performansı sonrasında 2000 yılında Çanakkale Dardanelspor’a transfer oldu. Üç sezon Çanakkale Dardanel forması giyen Gökhan Zan, 2003-2004 sezonunda Beşiktaş'a transfer oldu.

İlk sezonunda Beşiktaş’ta sadece dört maçta forma giyen Zan, 2004-2005 sezonunda Beşiktaş tarafında Gaziantepspor'a kiralandı. 2005-2006 sezonu başında ise Beşiktaş'a dönerek tekrar kendine kadroda yer buldu. Son dört sezondur istikrarlı bir şekilde Beşiktaş’ta forma giyen Gökhan Zan, 2007-08 sezonunda 20 lig maçında sahaya çıkarken, geçtiğimiz sezonsa 19 lig maçında görev yaptı.

1,92 metre boyu ile Süper Lig'deki en uzun futbolculardan biri. olan Gökhan Zan, iri ve güçlü fiziği ile öne çıkmaktadır.

İlk kez 2000 yılında Ukrayna ile oynanan özel maçta A Milli Takım kadrosuna davet edilen Gökhan Zan, 45 kez de A Milli Takım forması giydi.

22.Haziran.2009 16:34:30
 
Gülderen'le güldük gerisi hüsran

Gülderen'le güldük gerisi hüsran

http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/539420090630033928211.jpg

16. Akdeniz Oyunları'nda bugün başlayan karate müsabakalarında, bayanlar 50 kiloda Gülderen Çelik altın madalya kazandı. Gülderen'den sonrası tam anlamıyla hüsrandı


Febo Spor Salonu'nda yapılan karşılaşmalarda ilk olarak tatamiye çıkan Çelik, ilk maçında Sırbistan'dan Biljana Stojovic'i zorlanmasına rağmen 1-1 biten maçta, hakem kararı ile mağlup etti. Gülderen Çelik, daha sonra Yunanlı Evdoxia Kosmidou'yu 2-1 yenerek finale çıkarken, finalde de Avrupa şampiyonu İtalyan Sara Cardin'i aynı sonuçla 2-1 mağlup ederek altın madalyaya ulaştı.

-SONRASI HÜSRAN-

Gülderen Çelik'in ardından tatamiye çıkan 3 Türk sporcusu da şanssız bir şekilde elendi.

Erkeklerde 60 kiloda mücadele eden İlyas Demir, ilk maçında Fransız Johan Lopes'e 4-1 mağlup olarak elendi.

67 kiloda Ömer Kemaloğlu ise ilk maçında Libyalı Samer El Zein'i 8-0 yendi. İkinci maçında Mısırlı Mostafa El Sembwiy'e 3-3 biten maçta hakem kararı ile yenilen Kemaloğlu, bronz madalya yolunda çıktığı repesaj maçında ise Fransız William Rolle'ye 2-1 yenilerek elenmekten kurtulmadı.

Bayanlar 55 kiloda ise Serap Özçelik, Sırbistan'dan Katarina Strika'yı 3-0 yendikten sonra, Fransız rakibi Maeva Samy'e hakemlerin çok kötü bir yönetim gösterdiği maçta 8-1 yenilerek elendi.

Karate Fedarasyonu Başkanı Esat Delihasan, bu maçın hakemi Pietro Anthonochi'nin 9 puanlarını çaldığını iddia etti.

(aa)

Etiketler: 16. akdeniz oyunları karate müsabaka bayanlar 50 kiloda gülderen çelik altın madalya
 
Futbolcu taraftarı öldürdü

Futbolcu taraftarı öldürdü
http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/200977/79071.jpg
Futbolcu kaçırmalar, tehdit ve şantajlarla adından söz ettiren Kolombiya futbolunda bu kez bir futbolcu kendisine sataşan bir taraftarı öldürdü.
Apertura şampiyonluğu finalinde Atletico Junior ile Once Caldas karşı karşıya geldi. İlk maçı sahasında 2-1 kazanan Caldas rövanşta da rakibini deplasmanda 3-1 yenerek zafere ulaştı. Bu yenilgiyi içlerine sindiremeyen Junior takımının taraftarları takımın Kolombiyalı futbolcusu Javier Florez’in evinin yakınında toplanarak futbolcuyu protesto etti. Bu sırada aracıyla evine girmekte olan Florez, kendisine “işe yaramaz” diyerek hakaret eden 27 yaşındaki Israel Castillo’yu öldürdü.

Taraftar olay yerinde hayatını kaybederken, kaçan Florez pazar günü polise teslim oldu.
 
Geri
Üst