Sıra geldi Evliliğe

Konusunu Sadefan`da Görüntülemektesiniz!..

Sıra geldi Evliliğe, konusunda bu İçerik Sıra geldi Evliliğe hakkında en yeni bilgileri, yorumları ve detaylı paylaşımı keşfedin.

Sıra geldi Evliliğe

- Sadefan.com | Sıra geldi Evliliğe paylaşımı

EbruLi

Tecrübeli Üye

Sıra geldi Evliliğe

Sıra geldi Evliliğe

Sıra geldi Evliliğe
http://vaktileyl.com/media/k2/items/cache/ddbd51c6174319adf1ea9a6d30392812_L.jpg

Evlilik için ön şart büyüme ve olgunlaşmadır denilebilir. Büyüme vücut olarak gelişmeyi, olgunlaşma ise ruhen evliliğe hazır olmayı ifade ediyor.

Her canlı büyür de her canlı olgunlaşır mı sorusu önemli bir mesele olarak karşımıza çıkıyor.
Derin konulara girmeden, hemen kısa öz tavsiyelere girecek olursak, 18–22 yaşlarındaki evlilik isteyen adayların gözlerini dört açmalarını, 22–28 yaş diliminde olanların gözlerini normal olarak açmalarını ve 28 üstü yaş diliminde bulunanların ise bir gözlerini kapatmalarını istemek yaş dilimi açısından en pratik tavsiyedir diyebilirim. 18–22 yaş diliminde evlenen kalmadı diyecektim ama TÜİK’nun evlilik konusunda TBMM’ne sunduğu son raporda (15.03.2011) evlenenlerin %56’sının 18 ve 18 altı yaş gurubunda olduğunu öğrenmiş bulunmaktayım.

Niye 28 yaş üstü bir gözünü kapatacakmış diye itiraz edilebilir. Buna cevabım olgunlaşmanın fazlasının zararlı olabileceğidir. Bu yaş diliminde her iki cinste de seçiciliğe bağlı olarak karar verme güçlükleri ortaya çıkıyor. Eskilerin deyimiyle, armudun sapı var, üzümün çöpü var misali bir sürü etken işin içine giriveriyor. Ayrıca demirde tavında dövülürmüş, bunu da hesaba katmak da fayda var.

Günümüzdeki sosyal değişim neticesinde, iş bulduk, askerliği bitirdik gibi meseleler nedeniyle pek erken yaşlarda evlilik yapılamıyor. Nüfusumuzun %17’si 26 yaş ve üstünde evlenebiliyor. Erken yaşlarda evlilik yapılmasında da ayrıca sakınca olduğunu savunan ve bunu topluma pompalayanlar da var. Onlarla da kavga edecek halim yok. Zaten ekonomik ve sosyal şartlar erken denebilecek yaşlarda evliliği gençlere yasaklamış durumda. Her iki durumun da kendi içinde sakıncaları yok değil, bunu tartışmanın çok da verim kattığı söylenemez.

Yaş dilimi meselesine cevap verdiğimize göre, geldik işin nasıl olacağına. Görücü usulü mü? Flört ederek mi? İnternet sitesi veya televizyon vasıtasıyla mı? Âşık olarak mı? Mantık evliliği mi? Gördüğünüz gibi soruları çoğaltmak mümkün.

Bir seçim yapmak demek, diğer tercihleri elemek demek değil mi? Evlilik gibi bir meselede, illa da şöyle böyle olacak diye katı tutum takınmaya da gerek yok. Peki, seçim nasıl olmalı? Bu benim için uygun bir insan mı?

Hangi usulde olursa genel geçer şartları ve olması gerekenleri konuşalım. Evlenecek insanlara ilk tavsiyem, kalplerinin onay makamına danışmaları olacaktır. Şimdiki gençler medyanın da katkısıyla, buna elektrik almak diyorlar. Evet, kalbin onaylaması olmazsa olmaz şartlardandır.

Kalbin kabul edip etmeyeceğini belirlemek için bir süre arkadaşlık (flört) etmemiz gerekir mi? Gerekebilir, ancak bunun usulü dairesince olması, her iki tarafı da yaralanmaması için gerekli. Birbirimizi tanımak için ne kadar bir süre lazım? Valla, istersen kıyamete kadar arkadaşlık et, tam anlamıyla ne sen onu ne de o seni tanıyamaz. Tam tanıma evlilikle beraber başlar. Arkadaşlık devresinde, sen de o da daha nazik, daha içten, daha dikkatli davrandığınız için sorunlar çıkmaz.

Aile devamlı olarak gelişen ve büyüyen bir yapıdır. İlk başta iki kişinin kurduğu düzen, çocukların gelmesiyle, onların büyümesi, okula başlaması gibi nedenlerle dışa açılarak büyür. Hiç yeri işi yokken, çocuğun okula başlamasıyla, okul ve öğretmen aileye dâhil olur. Ebeveynler, Kayınpeder ve kayınvalideler aileye müdahil olmak için kolları sıvalı hazırda bekliyorlar.

Neyse bunlara daha sonraki yazılarımda ayrıca dönmek istiyorum. İlk şart kalbin onay vermesi, sevmesi ve hoşlanması dedik. İkinci tavsiyemiz, denklik ve ortak kültürün olması. Denkliği okunmuş okulla, ekonomik kazançla karşılaştırmaktan bahsetmiyorum. Bunlar bir yere kadar etkilidir, sınırlı etkenlerdir. Ben denklikten daha çok kafa yapısının benzer olmasını kast ediyorum. Veya eşlerin birbirine uyum yapabilme kabiliyeti olarak tanımlanabilir denklik.

Pay ve paydayı da bu şekilde eşitledikten sonra, evlilik denen toplama işlemine geçebiliriz. Üçüncü tavsiyemiz, hayattan beklentilerin örtüşüp örtüşmediğinin araştırılması olacak. Nasıl bir hayat bekliyorsun sorusu önemli. Klasik cevap olmuş bizim cenahta, Kur’an ve sünnet üzere bir hayat bekliyorum deniyor. Bu cevabı veren her evlilik adayının ciddi miyim sorusunu kendisine bir kez daha sormasını da ısrarla tavsiye ederim.
Gördüğünüz gibi eş seçim noktası çok da aydınlık değil. Biraz puslu ve görüş mesafesi yetersiz. Sabahın olmasını beklemek bir seçim olabilir ama bazen kanalık yol almak daha iyidir. Gece karanlığında uçurum ve virajlar çok korkutamaz insanı. Zaten atalarımız söylenecek söz bırakmamışlar ve bir cümleyle sayfalarca açıklama gerektirecek konuları anlatmışlar. At ve avrat yiğidin bahtınaymış. Bahtınız açık olsun…

Halil İbrahim Aktaş
 
Sıra geldi Evliliğe kadın, erkek, evlilik ve aile konuları, Sıra geldi Evliliğe ile forum üyeleri ilişkiler ve aile hakkında bilgi edinebilir.
Geri
Üst