KlaS
Admin
Sınırlarda Rehindi Aşk
Sınırlarda Rehindi Aşk
Sınırlarda Rehindi Aşk
Kadın mutluluğun renklerini hapsetmek ister gibi
Soluk alışlarına nefesini katıyordu adamın
Evcilik oynayan çocuklara eşlik ediyordu zamanı geri çevirip
Gün aralarken kapılarını
Dağınık duygularını topluyor
Geçmiş manzaraların tozunu alıyordu
İçini kanatan yanlarını suda bekletip
Yıkıyor yıkıyordu hafızasında
Güneşi bulduğu andan beri adamın ruhundaki sancağının altında
Düşlerinin vatan iniltisi dinmiş
İçindeki kimsesizlik iltica etmişti sevgilinin gözlerindeki kalabalıklara
Her kuytusuna ulaşabilen suydu
İçinde ılık ılık yol alan
Kutuplaşmış yanları bile koy sığ oluyordu dalgakırandı ruhunu esir alan
Kadın adamım avuçlarında dağılırken tortusuz korkusuzca
Erişilmez surları
Dokunulamaz
El değmemiş duygularıyla karşılamıştı kadının kırıntılarını
Sustukça büyüyordu korkular
Topraktan bulutlara yükselen lavdı kadının içine hükmeden
Öncesi boşluğa asılı takvimlerdeki tuvalde yarım bir resimdi kadın
Zamanda bitmeyen gelgitlere sermişti döşeğini
Masallar anlatıyordu dili
Uyutmak için etrafındaki her şeyi
Gözlerinden öpüyordu
Dudaklarındaki son tebessümler sevdiklerini
Üstündeki solmuş umudun hırkasını soyunup
Örtmüştü üzerlerine
İyi uykular sizlere
Odanın karanlığına siniyordu susmayan yüreği baykuş edasıyla
Yorgundu
Bitkindi beyninde her ücra
Üşüyen özüne armağandı siyah kurdeleli geçmişten gönderilmiş yalnızlığı
Birde sol yanına iliklediği yürek sızısı
Sedanur
Sınırlarda Rehindi Aşk
Kadın mutluluğun renklerini hapsetmek ister gibi
Soluk alışlarına nefesini katıyordu adamın
Evcilik oynayan çocuklara eşlik ediyordu zamanı geri çevirip
Gün aralarken kapılarını
Dağınık duygularını topluyor
Geçmiş manzaraların tozunu alıyordu
İçini kanatan yanlarını suda bekletip
Yıkıyor yıkıyordu hafızasında
Güneşi bulduğu andan beri adamın ruhundaki sancağının altında
Düşlerinin vatan iniltisi dinmiş
İçindeki kimsesizlik iltica etmişti sevgilinin gözlerindeki kalabalıklara
Her kuytusuna ulaşabilen suydu
İçinde ılık ılık yol alan
Kutuplaşmış yanları bile koy sığ oluyordu dalgakırandı ruhunu esir alan
Kadın adamım avuçlarında dağılırken tortusuz korkusuzca
Erişilmez surları
Dokunulamaz
El değmemiş duygularıyla karşılamıştı kadının kırıntılarını
Sustukça büyüyordu korkular
Topraktan bulutlara yükselen lavdı kadının içine hükmeden
Öncesi boşluğa asılı takvimlerdeki tuvalde yarım bir resimdi kadın
Zamanda bitmeyen gelgitlere sermişti döşeğini
Masallar anlatıyordu dili
Uyutmak için etrafındaki her şeyi
Gözlerinden öpüyordu
Dudaklarındaki son tebessümler sevdiklerini
Üstündeki solmuş umudun hırkasını soyunup
Örtmüştü üzerlerine
İyi uykular sizlere
Odanın karanlığına siniyordu susmayan yüreği baykuş edasıyla
Yorgundu
Bitkindi beyninde her ücra
Üşüyen özüne armağandı siyah kurdeleli geçmişten gönderilmiş yalnızlığı
Birde sol yanına iliklediği yürek sızısı
Sedanur