Seni Babama Söylerim !!!

Konusunu Sadefan`da Görüntülemektesiniz!..

Seni Babama Söylerim !!!, konusunda bu İçerik Seni Babama Söylerim !!! hakkında en yeni bilgileri, yorumları ve detaylı paylaşımı keşfedin.

Seni Babama Söylerim !!!

- Sadefan.com | Seni Babama Söylerim !!! paylaşımı

HaZaL

VIP Üye

Seni Babama Söylerim !!!

Seni Babama Söylerim !!!

Seni Babama Söylerim !!!

Çınarlı köyün muhatarı Hasan dayı civar köylere haber saldı acele köyün ihtiyacı olan çoban için, fakat bir haftadır hala çoban bulunamadığından köylü muhtar Hasan dayı için söylenmeye başlamıştı.Bu duruma en çok Muhtar Hasan dayı öfkeleniyordu.Bazen televiyondaki ana haber bültenini köy kahvesinde köylü ile dinlerdi, en fazlada işsizlik çoğaldı haberlerini kızardı kendi kendine birde işsizlik varmış, köye bir çoban bile bulamadık yahu ! diye öfkesinden söylenirdi.
Derken komşu köyden çoban bulundu yeni askerden gelmiş küçük yaştan beri öksüz büyüyen Musatafa Çınarlı köyüne bir yıllığına çoban durmuştu.Çok yakışıklı delikanlıydı Mustafa, daha ilk günden Çınarlı köyünün kızları Mustafanın yakışlılığından etkilenmiş Mustafayı çok beğeniyorlardı hatta Muhtar Hasan dayının kızı Ayla ile aza Ali dayının kızı Nurcan Mustafa için kavga bile etmişti .Yok benim sevgilim yok senin sevgilim diye inatlaşmışlar bu inatlaşma kavgaya dönüşmüştü,Bütün bu olup bitenlerden çoban Mustafanın haberi yoktu fakat Aylanın babası Hasan dayı bu durumu azda olsa fark ediyordu ,Köylünün iline düşmekten bu işi nasıl hallederim diyordu çünki köy sakinleri çok fitne fesat ve dedikoducu idiler.
Bir gün kızı Aylayı çağırdı her şeyi anlattı kızı Ayşe Mustafayı sevdiğini söyledi babası Hasan dayıya peki dedi Hasan dayı o zaman Mustafaya söyle seni istesin bu işin adını koyalım nişan düğün ne icap ediyorsa yapalım yoksa ben köylünün diline bu yaştan sonra düşmek istemiyorum dedi,Ayla bu işe çok sevinmişti sonunda Musatafa ile evlenecekti zaten Mustafada Aylaya karşı ilgisiz değildi kısa zamanda nişanlanop bir kaç ay sonrada evlendiler.
Mustafa il Ayla evliliklerinin ilk aylarında çok mutlu idiler fakat aradan bir yıl geçmiş Aylanın davranışları çok değişmişti Musatafaya karşı vara vara Allahın çobanına vardım ,babam olmasa aç kalırsın gibi sözler Musatafayı çok gücendiriyodu ama ne yapsın yeni cocukları olmuştu adını ise Musatafının yıllar önce ölen annesinin adı olan Ayşe koymuşlardı Mustafa kızını her kucağına aldığı zaman Aylanın sözylediği o acı sözleri unutuyordu gelir geçer diyordu ama Aylanın değişeceği yoktu hep aynı sözleri her gün söylüyordu.
O gün Muhtar Hasan dayı elinde bir kağıt olmaz böyle şey köylü ne yapacak diye söyleniyordu çünki Muhtarın elindeki kağıt Valilikten gelmişti köy orman bölgesi olduğu için köylü bundan böyle keçi hayvanını bakamıyacak diye emir gelmişti ,köylü kızsada söylensede bu emir uygulandı ama bu iş en çok Mustafaya zarar vermişti çünki işsiz kalmıştı ,Fakat kayın pederi Hasan dayı onu işsiz bırakmayacağını düşünmemişti okulun hademesi işi bırakmış yerine damadı Mustafayı hademe olarak almıştı .
Ogün yaz tatili bitmiş okul yeni öğretim yılına başlıacaktı Mustafa ın içi kıpır kıpırdı çünki kızı Ayşe ilkokula başlıyacaktı nasıl . seviniyordu Mustafa sevinçten nerede ise oynıyacaktı cocuklar gibi .İlk defa kızı Ayşeyi okul önlüğünle görünce gözleri doldu birden çok dugulanmıştı.İlk dersin tenefüsü çalmıştıki bir kaç dakika sonra okulun bahçesinden çığlıklar duyuluyordu oan hademe Mustafanın sanki içi yanmıştı koşarak okulun bahçesine geldiğinde biricik kızı Ayşe okulun dibindeki yolda yatıyordu yüzü gözü . kan içinde araba çarpmıştı Ayşeye ,çarpan arabada Ayşenin dayısı İsmaildi Ayşenin o andaki halini gören İsmail üzüntüden bayılmıştı ,Ayşeye yapacak bir şey yoktu son nefesini vermişti inanması zordu ama Musatafa için biricik evladı Ayşe ölmüştü .
Aradan bir kaç gün geçmiştiki karısı Ayla bu seferde kızımıza sahip olmadın sen ne ilgisiz adamsın bir işe yaramaz hizmetçi gibi sözler ediyordu ilk defa karısına O gün el kaldırmıştı Mustafa oda Aylanın sözleri çok ağrına gitmişti kızı Ayşe in hatrı için eskiden bir şey demiyordu .
Aradan bir kaç gün geçmişti yine erkenden okulun temizliğini yapmış okulun bahçesinde siğara içiyordu Mustafa, aynı köyden iki . yıl önce trafik kazasında ölen bakkal Mustafa ın kızı Ayşe okulun kapısından içeriye girdi Mustafa Ayşeye dikkatlice bakınca kendi kızı Ayşe aklına geldi öyle dalıp gitmişti Ayşe günaydın Mustafa amca demesi ile Mustafa kendine geldi günaydın kızım daha erken dersin başlamasına yarım saat var olsun dedi Ayşe beklerim cocukları çok severdi Mustafa onlar için cebinde sürekli şeker taşırdı cebinden çıkardığı şekeri Ayşeye uzattı -adın ne bakayım senin benim adım Ayşe amca - kaça gidiyon sen beşe Maşallah dedi. Musatafa Ayşe kızın ismi olduğu için o an duygulanmış Ayşenin başını okşamıştı O sırada okulun öğretmeni Murat onları karşıdan seyrediyordu ogünlerde yazılı ve gösel basında cocuklara karşı şiddet haberlerini çok fazla izlediğindenmidir ? aklına başka şeyler geldi hemen Mustafanın yanına giderek-Musatafa efendi lütfen işinize bakarmısınız -tabi dedi Musatafa Allah Allah dedi içinden öğretmen bey neden öfkelendi acaba bana diye düşündü.
Mustafa ın gün geçtikçe eşi Ayla ile arası dahada açılıyordu bir gün iyi oluyorlar üç gün kötü Musatafa ın moreli çok bozuluyordu ama yapacak bir şey yoktu.
Yine o akşam tartışmalar başlamıştı Ayla sürekli iğnleleyici laflar konuşuyordu sen diyor ne pısırık adamsın hep böyle hizmetçi kalacaksın tartışma uzadıkça uzamıştı Mustafa evden çıkıp bağa bahçeye dolaşmaya gitti akşam akşam yoksa evde dursa elinden kaza çıkacaktı.
Ertesi gün sabah erken okulun temizliğine başladı Osırada kolay gelsin Mustafa amca sesiyle arkasına baktı - ooo! Ayşe senmi geldin sağ ol --erkencisin senden erken okula gelen yok .Ayşe bilmem ben fazla uykuyu sevmemde -Mustafa ile Ayşe ders saatine beş on dakikaya kalan dek koyu bir sohbete koyuldular ,Ayşe ona babası ın kokusunu bile çok özlediğini babasızlık çok zor olduğunu Anlattıkça Mustafa ın gözleri dolmuştu ne acı tesadüfki Ayşenin ölen babasının adı Mustafa olması Mustafa nında trafik kazasında ölen kızının adının Ayşe olması Ayşe babasını anlatırken Mustafada Ayşenin saçlarını okşuyor ağlama yavrum diye teselli veriyordu ama kendide ağlıyordu Öğretmen Murat daha önceden şüphelendiğinden gizli gizli camdan onları seyrediyordu.Aklınca öğretmen Murat kendine göre haklı çıkıyordu sınıfın kapısını hızlıca açtı sapıkmısın ! ulan sen süpyancı sapık ! Hemen okuldan çık def ol git !- Ayşe kızım sana birşey yaptımı bu adam ,-Yok hayır dedi Ayşe o benim amcam ,yalan diyorsun korkudan dimi bilirim ben böylelerini .
Öğretmen Tüm köye bu olayı anlattı baştan kimse inanmadı ama milletin içine kurt düştü bir kere köyde kimse Musatafa ile konuşmuyordu hele karısı Hamile olmasına rağmen babası Hasan dayıyı bile dinlemden danışmadan -def ol git bu köyden sapıksın sen -Peki dedi Musatafa insanın karısı bile inanıp güvenmiyorsa elaleme ne kalmış burada duramam giderim dedi eşylarını toplayıp bavulunu eline aldı ve köyden ayrıldı.
Musatafa küçük yaştan beri çok kadersiz olduğunu düşünüyordu ,yolda giderken nereyede gideceğini de aslında bilmiyordu otobüs kasabaya gidiyordu aklına asker arkadaşı Osman geldi ama Osman kasabada değildi Vilayette idi Osmanın işleri iyidi kendine ait süper marketi vardı ,otobüsten inip Vilyete gitmek için şehirler arası terminale geldi ,bilet alıp Vilayete gitti ,sora sora asker arkadaşı Osmanı buldu -- Vay vay Musaftafa hoş geldin _Mustafa hoş bulduk arkadaşım -Osman eee söyle bakalım hangi rüzgar attı seni buralara kaç yıl oldu askerlik biteli tam tamına on iki yıl tertip dedi -Osman o kadar oldumu yav -Mustafa ee tertip yıllar su gibi akıyor farkına varmıyor insan.Askerliği güney doğuda yapmışlardı hele bir operasyonda Osman ayağından vurulmuş ,vurulduğu yerden Mustafa taşımıştı Osmanı askerlik bittiğinden beri Vefa bocunu nasıl öderim diye düşünüyordu fırsat ayağına kadar gelmişti herşeyi anlattı Musatafa köyde olanları Osman -Sıkma canın tertipbim sen bak sana iftira edenler senden tek tek özür dileycek göreceksin işte buraya yazıyorum .
-Önce sana markette ne iş yaparsın ona bakarım koca market elbet sanada bir ekmek çıkar dostum -Mustafa ben dedi çobanlık ve temizlikten başka bir şeyden anlamamki diyecekti -Osman sen dedi kendi değerini kendin bilmessin oğlum askerdede öyleydin bir sürü okul mektep görmüş adam varken bölük komutanı seni neden Çavuş yaptı -Mustafa bilmemki diye cevap verdi.-Osman sen bilirsinde söylemessin bu marketin benden sonra Sorumlu müdürü sensin anlaştıkmı? -Anlaştık dedi Mustafa -Osman anlaştık demekle olmaz kaç para istersin müdür bey -Mustafa dalga geçme benle Osman -ne dalgası sana binbeşyüz lira maaş yatermi ?- Mustafa çok o kadar para bana binlira bile yeter-Osman ben patronsam binbeşyüz lira variyorum ayrıca seni yüzde on ortağım yaptım.Osman güvenilecek adam arıyordu zaten çünki başka işler peşinde koşturuyordu otomobil işine başlamıştı tanınmış bir otomobil markasının bölge bayiliğini almıştı.
Aradan iki yıl geçmiş Osman marketi Mustafaya devretmişti iki yılda marketin üç tane daha şübesi olmuştu Çoban Mustafa patron olmuştu kendi kendine hey gidi günler diye içlendi ! Nerden nereye hayat ona bir kez olsun gülen yüzünü göstermişti nerden baksan dört tane süper marketi vardı altında lüks arabası evi bile olmuştu acaba Ayla ne yapıyor diye düşündü iki yıldır köyden ne haber vardı nede selam .
Markette ofisinde hesaplara göz atıyordu o sırada telefon çaldı arıyan marketin şefi kader hanımdı -Mustafa efendim Kader dedi telefona -Kader Mustafa bey Öğrencileri koruma derneğinden Murat öğretmen gelmiş sizinle görüşmek istiyor -Gönder gelsin Kader .
Musatafa her zaman yeni tanışacağı kişilere karşı ofisinde bilgisayarına doğru dönerdi yani görüşeceği kişiye yüzünü yarım gösterirdi.
Kapı çalındı - Mustafa buyurun gelin Kapı açıldı tesadüfki köyde iftira ona iftira atan Murat öğretmenin ta kendisi idi sesini iki yılda geçse unutmamıştı arkası dönüktü -Kusura bakmayın çok az işim var bir kaç dakika beklermisiniz -tabiki dedi Murat öğretmen siz işinize bakın -Mustafa siz bu arada konuyu anlatabilirsiniz kulağım sizde -Murat öğretmen biz okumak için maddi imkanı olmıyan öğrencilere karşılıksız burs veriyoruz bu sebeple sizde bizim üyemiz olurmusunuz ?bizlere yarımcı olursanız seviniriz dedi. -Mustafa yirmi bin liralık çek yazdı buyurun yeterlimi ? -Murat öğretmen . rakama bakınca şaşırdı efendim yanlışlıkla ikibin lira olmasın bu -Patron Mustafa hayır dedi yirmi bin lira yanlız tek şartım var sizden -Murat öğretmen nedir diye sordu ? Patron Mustafa okulunuızdaki hademe ve hizmetçiler hakkında aslını astarını bilmediğiniz mevzular hakkında yalan yanlış iftira etmezseniz ! size her ay yardımcı olurum .Murat öğreten şok olmuştu adeta Musatafa yüzünü ona dönünce --Neden şaşırdın Murat bey dedi -Murat öğretmen mahçup olmuştu siz dedi evet ben hademe Mustafa şaşırmayın hayat bu .
O gün Murat öğretmenle uzun uzun sohbet ettiler- Murat öğretmen siz köyden gittikten sonra Ayşe tüm köyü hane hane dolaşıp senin sapık olmadığını kızının adında Ayşe olduğunu bu yüzden onu sevdiğini herkese anlattı sen pes edip köyden gittin ama o kücük yüreğinle seni akladı Musatafa bey Mustafı nın gözleri doldu -Seni bile affettim öğretmen bey bana bu haberi verdin ya çok sağ ol sen dedi.- Mustafa Peki ya Ayşe şimdi nerde Öğretmen bey - Ayşemi ilkokulu bitirip polis okulunu sınavla kazandı burada polis okulunda okuyor -Musatafa ozaman hadi ona gidelim öğretmen bey -Murat öğretmen neden olmasın sizi götüreyimde benim arabam yok -sorun değil dedi Mustafa benim arabamla gideriz .
Ofisten çıkıp polis okula gittiler ziyaretçi işlemlerinden sonra karşıdan Ayşe göründü Öğrencilik ünüformasıda çok yakışmıştı Ayşeye karşısında çok sevdiği Mustafa yı görünce nasıl bağırıyordu Mustafa amcaaaa sanki öz babasına sarılır gibi sarıldı Mustafaya biraz hasret giderdiler o arada Murat öğretmen çok mahçup olmuştu Mustafa bir iki laf söyliyecektiki söylemedi boş ver dedi kendi kendine Murat öğretmen -ikinizdende çok özür dilerim dedi -Mustafa benim tarafımdan . affedildin öğretmen bey ama Ayşe affedermi? seni ona sor !! o sırada Ayşe -bir şartım var köye beraber gidecez bu özürünü tüm köylünün yanında dileyeceksin -Mustafa çok güzel fikir -Murat Öğretmen köşeye sıkıştı tamam söz tüm köylünün yanında özür dileyeceğim .-Mustafa O zaman bu hafta sonu köye gidiyoruz anlaştıkmı dedi . Ertesi gün hafta sonuydu .
O gün sabah olmamıştı Mustafaya köye gidecekti Aylaya ne kadar kırdgında olsa hala seviyordu ,İşin aksi tarafı Aylada kocası Mustafayı çok özlemişti mahçuptu ona karşı çıkıp gelse diye dua ederdi hergün.
Hele oğlundan bile haberi yoktu kocasının haberi olsaydı nerde olsa çıkar gelir diye düşünüyordu adınıda kocasının adını koymuştu küçük Mustafa iki buçuk yaşına yeni basmış tek tük konuşuşmayı öğreniyordu gel babası gel en çok o sözcükleri konuşuyordu .
Ertesi gün sabahı Musatafa köyden getirdiği elbiselerini giydi üç beş gün olmuştu sakal tıraşını olmayalı o günde olmadı hemen Murat öğretmeni ve Ayşeyi alıp köyün yolunu tutular Mustafa yolda Murat öğretmene ve Ayşeye köyün girişinde arabayı Murat öğretmen sen süreceksin kimseye belli etimiyeceksiniz benimle geldiğinizi anlaştıkmı? diye tembih etti ikisde anlaştık dediler , iki saat yolculuktan sonra Çınarlı köyüne geldiler köyün girişinde Mustafa arabadan indi ,Ayla ile berber yaşadıkları Muhtar Hasan dayının evine köyün içine girmeden tarları aşarak vardı kapıyı tıklattı .
- Ayla kapıya geldim geldim diye açtığında Karşısında kocasını gördü Mustafaaaaam !!! diye öyle bir sarıldıki Musatafada şaşırdı bu duruma bundan iki üç yıl önceki karısı değildi sanki onu küçümsiyen sanki başka eski Aylanın yerine başkası gelmişti -Ayla evine hoş geldin kocacığım dedi -Musataf hoş bulduk dedi içeriden cocuk ağlaması geliyordu bu oğulları küçük Musatafa idi uyunamıştı hem ağlıyor hemde gel babası gel diyordu -Ayla sen gittiğinde biliyorsun ben hamile idim senin Mustafadan haberin yok dimi bak oğlumuz Mustafa koşarak girdi sanki içeriye Kocası Mustafa evlat kokusu cennet kokusu gibi derlerya kucağına aldı Mustafayı . nasıl kokluyordu görmeliydiniz iki gözü iki çeşme ağlıyordu --Affet beni kocacığım diyordu -Mustafa ben dedi bir işe yaramaz çoban Mustafayım hizmetçi Mustafayım -Ayla olsun dedi sen gittikten sonra anladım kıymetini sen yanımda olda ben razıyım çoban Mustafama hizmetçi Mustafama .
O gün Aylanın pişmanlığına emin olmuştu Mustafa o sırada Öğretmen . Murat ve Ayşede evin önüne geldi Murat öğretmen arabanın kornasını ötürüyordu Ayla bunlarda kim dedi Murat kapıyı açtı bak bakalım kimmiş onlar -Ayla tanımıştı Öğretmen Murat ve Ayşeyi kızarak Murat öğretmen için bunun ne işi var burada!!! Mustafa Sonra anlatırım sana .
Ayşe Muhatarlıkta Hasan dayıya her şeyi anlattı biraz sonra caminin minaresinden İmam-Çınarlı köyü sakinleri yarımsaat içinde köy meydanında toplanmanızı rica ederiz Çınarlı köyü Muhtarlığı diye anons geçti.
Yarım saat sonra köy meydanında tüm köy sakinleri toplandı Muhtar Hasan dayı mikrofonu eline aldı --- Saygı değer köy sakinlerim size Köyümüzde Öğretmenlik yapan Murat öğretmenin söyliyecekleri var Murat öğretmeni kürüye davet ediyorum birde damadım Mustafa yı .
--Murat öğretmen mikrofonu eline aldı --Sayın çınarlı köyü sakinleri buraya iki yıl önce yaptığım hatayı düzeltmek vicdanen rahatlamak için karşınıza geldim ben ilk görevimi sizin köyünüzde yaptım çok cahildim ve bu cahilliğim yüzünden insanlara acı çektirdim Huzurunuzda Mustafa beyden çok özür dilerim onu yanlış anladığım ve sizlere yanlış anlatığım için evlat acısı yaşarken birde böyle bir iftira ile kendisini üzdüğüm için çok özür diliyorum beni büğüklük yapıp bağışlamalarını diliyorum sizden ona saygı ve hürmetlerinizi göstermenizi rica ediyorum Ayrıca öğrencim Ayşeyede çok teşekür ederim ondanda çok özür diliyorum deyince meydan alkış sesleriyle çınladı .
Mustafa kürsüye gelip bundan böyle Ayşe benim manevi kızımdır herkese teşekür ederim dedi çok dugulandığından uzun uzun konuşmadı
Mustafa dan tüm köylü tek tek özür diledi ,O arada asker arkadaşı Osmanın sözleri geldi - gün gelecek hepsi senden özür dileyecek arkadaşım göreceksin demişti.Ona bir tek Osman destek olmuştu o zamanlar.
Sonra meydan dağıldı Öğretmen Murat çağırdığı taksi ile geri döndü,Mustafa yanına Ayşeyide alıp eve gitti Kayın pederi Hasan dayı-Hoş geldin oğlum nasılsın iyimisin -Mustafa iyiyim baba siz nasılsınız bende iyiyim evladım sen geldin ya gayri ölsemde gam yemem.
Küçük Mustafa dedesi Hasan dayıya baba baba baba sesleniyordu yarım yangalak konuşması ile sebebide annesi Ayla dedesine baba desmesiydi belkide babası Mustafanın bu durum komiğine gitmişti.
Küçük Mustafayı kucağına aldı babası -Mustafa kayın pederini gösterek bak oğlum o senin deden ! ben baban neymiş oğlum o deden ben baban - Küçük Mustafa babasının yanaklarını sıkıp yüzünüde karartıp işaret parmağı ile dedesini gösterek Babası Mustafaya Seni babama söylerim demesiyle evde bulunan herkez gülme krizine girdiler.
 
Seni Babama Söylerim !!! yaşam hikayeleri ve deneyimler, Seni Babama Söylerim !!! ile kullanıcılar ilham verici öykülere ulaşabilir.
Geri
Üst