Senden Kalan Son Kırıntıları Topluyorum Bu Gece
Senden Kalan Son Kırıntıları Topluyorum Bu Gece
Senden kalan son kırıntıları topluyorum bu gece, sehpanın üzerinde senden parçalar, bardaklar, bodrumdan aldığımız kırık nazar boncuğu, bende unuttuğun penye, sarılacakları kâğıtları bekliyorlar, sıkıca sarmaya başlıyorum kırık nazar boncuklarını, sanki sarılacak yeri kalmış gibi ve o bardaklar.. Niye hala korumacıyım ben bu sevdada hıı.. Ve niye hala seni,senden kalanları köpüklere gazete kâğıtlarına sarıp saklıyorum..
Yarın sabah ikince el eşya ticareti yapan birilerini çağırıp boşalttıracağım bu evi.. kaç liraya alırsınız? ne zaman ödersiniz filan diye sormadan, sana dokunan tüm eşyalar gidecek yarın.. Sadece minik bir karton koli kalacak bende, nazar boncuğu, bardaklar, birlilikte aldığımız cd ve kitaplar, haa yandıklarında güzel kokuyormuş diye aldığın ve asla kokmayan mumlar, seni ne çok kandırıyorlar.. Haa sakın ha bir daha şarjım bitti deme diyerek bıraktığın şarj cihazı, sadece sen geldiğinde kullanılan çakmak ve çook sevdiğin kalp yastık.. bütün bunlar bütün bunların hepsi bir karton kutudan sen olarak bakacaklar bana bundan böyle..
Bu evi bu evi ilk temizlediğin gün geldi aklıma şimdi, yerleri, duvarları, camları, böyle çıldırasıya bir tempoyla sildiğin halin gözümün önünde, nasılda hırslıydın, sanki kirli bir hayattan temize geçiş gayreti gibi umutluuu samimiii sonra, sonra ne oldu da bu ev anlamını yitirdi ne oldu da sana mektuplar yazıyorum artık,, pufffffffffffff.. neyse gelenin, gidenini kalanın hesabını yapmak istemiyorum ben bu gece, sensizlik ve iş birlikçileri damarlarıma yayılmaya başladı, kanımın çook promil haykırması yakındır artık.. senden kalan son kırıntıları topluyorum bu gece.. artık.. artık ayrılığın hasat zamanı.........
Senden kalan son kırıntıları topluyorum bu gece, sehpanın üzerinde senden parçalar, bardaklar, bodrumdan aldığımız kırık nazar boncuğu, bende unuttuğun penye, sarılacakları kâğıtları bekliyorlar, sıkıca sarmaya başlıyorum kırık nazar boncuklarını, sanki sarılacak yeri kalmış gibi ve o bardaklar.. Niye hala korumacıyım ben bu sevdada hıı.. Ve niye hala seni,senden kalanları köpüklere gazete kâğıtlarına sarıp saklıyorum..
Yarın sabah ikince el eşya ticareti yapan birilerini çağırıp boşalttıracağım bu evi.. kaç liraya alırsınız? ne zaman ödersiniz filan diye sormadan, sana dokunan tüm eşyalar gidecek yarın.. Sadece minik bir karton koli kalacak bende, nazar boncuğu, bardaklar, birlilikte aldığımız cd ve kitaplar, haa yandıklarında güzel kokuyormuş diye aldığın ve asla kokmayan mumlar, seni ne çok kandırıyorlar.. Haa sakın ha bir daha şarjım bitti deme diyerek bıraktığın şarj cihazı, sadece sen geldiğinde kullanılan çakmak ve çook sevdiğin kalp yastık.. bütün bunlar bütün bunların hepsi bir karton kutudan sen olarak bakacaklar bana bundan böyle..
Bu evi bu evi ilk temizlediğin gün geldi aklıma şimdi, yerleri, duvarları, camları, böyle çıldırasıya bir tempoyla sildiğin halin gözümün önünde, nasılda hırslıydın, sanki kirli bir hayattan temize geçiş gayreti gibi umutluuu samimiii sonra, sonra ne oldu da bu ev anlamını yitirdi ne oldu da sana mektuplar yazıyorum artık,, pufffffffffffff.. neyse gelenin, gidenini kalanın hesabını yapmak istemiyorum ben bu gece, sensizlik ve iş birlikçileri damarlarıma yayılmaya başladı, kanımın çook promil haykırması yakındır artık.. senden kalan son kırıntıları topluyorum bu gece.. artık.. artık ayrılığın hasat zamanı.........