Gripin
VIP Üye
Sekiz Cennet Kapısı
Sekiz Cennet Kapısı
Sekiz Cennet Kapısı
peygamberimizin güzel duaları - cennet müjdeleyen dualar - peygamberimizin okuduğu dualar
Abdest almakla, dünyevî ve uhrevî birçok fazilet ve güzellikler elde edilir. Hz. Peygamber (s.a.s.) abdestle ilgili olarak şöyle buyururlar:
Abdesti güzel alıp abdest duasını okuyan kişiye, 8 (sekiz) cennet kapısının açılacağı
“Kim abdestini güzelce alır ve sonunda; 'Eşhedü en lâ ilahe illallahu vahdehû la şerîke leh ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve rasülühü. Allahümecalnî minettevvabîne, vecalnî minel mutetahhirîn' derse kendisine Cennetin sekiz kapısı açılır ve dilediği kapıdan içeri girer." (bk. Tirmizi, Tahare 41, Nesâî, Tahare 109; İbn Mâce, Tahare 60)
Hadiste geçen duanın anlamı:
"Allah’ım; senden başka ibadete layık olmadığına, senin eşin ve ortağın olmadığına Hz. Muhammed (s.a.v) senin kulun ve resulün olduğuna şahitlik ederim. Allah'ım sen beni sıkça tevbe edenlerden, hata ve kirlerden iyice arınıp temizlenenlerden eyle."
Böyle bir müjdeyi Resulullah (a.s.m) verdiğine göre, onda elbette şüphe yoktur. Şunu unutmamak gerekir ki, bu müjde bir genel beşarettir, bazı istisnaları olabilir; kapsamı geniştir, bu çerçevenin dışına çıkanlar olabilir; muhtevası mutlaktır, İslam’ın diğer emir ve yasaklarına uyma kaydıyla mukayyettir. Bu nedenle bu müjdenin şartlarına uyan her kişi için geçerlidir.
Fakat, kul yaptığı bu şahadetini ve zikrini devam etmezse, manasını hayatının bir parçası haline getirmezse, bu cümlelerle ilan ettiği sözünde durmazsa, fiilleriyle söylediklerini tekzip ederse, müjdeyi kaybedebilir ve tabii ki, sorumluluk da kendisine ait olur
Sekiz Cennet Kapısı
peygamberimizin güzel duaları - cennet müjdeleyen dualar - peygamberimizin okuduğu dualar
Abdest almakla, dünyevî ve uhrevî birçok fazilet ve güzellikler elde edilir. Hz. Peygamber (s.a.s.) abdestle ilgili olarak şöyle buyururlar:
Abdesti güzel alıp abdest duasını okuyan kişiye, 8 (sekiz) cennet kapısının açılacağı
“Kim abdestini güzelce alır ve sonunda; 'Eşhedü en lâ ilahe illallahu vahdehû la şerîke leh ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve rasülühü. Allahümecalnî minettevvabîne, vecalnî minel mutetahhirîn' derse kendisine Cennetin sekiz kapısı açılır ve dilediği kapıdan içeri girer." (bk. Tirmizi, Tahare 41, Nesâî, Tahare 109; İbn Mâce, Tahare 60)
Hadiste geçen duanın anlamı:
"Allah’ım; senden başka ibadete layık olmadığına, senin eşin ve ortağın olmadığına Hz. Muhammed (s.a.v) senin kulun ve resulün olduğuna şahitlik ederim. Allah'ım sen beni sıkça tevbe edenlerden, hata ve kirlerden iyice arınıp temizlenenlerden eyle."
Böyle bir müjdeyi Resulullah (a.s.m) verdiğine göre, onda elbette şüphe yoktur. Şunu unutmamak gerekir ki, bu müjde bir genel beşarettir, bazı istisnaları olabilir; kapsamı geniştir, bu çerçevenin dışına çıkanlar olabilir; muhtevası mutlaktır, İslam’ın diğer emir ve yasaklarına uyma kaydıyla mukayyettir. Bu nedenle bu müjdenin şartlarına uyan her kişi için geçerlidir.
Fakat, kul yaptığı bu şahadetini ve zikrini devam etmezse, manasını hayatının bir parçası haline getirmezse, bu cümlelerle ilan ettiği sözünde durmazsa, fiilleriyle söylediklerini tekzip ederse, müjdeyi kaybedebilir ve tabii ki, sorumluluk da kendisine ait olur