serapmisali
Super Üye
Sahnede Ölüm - Pascal Mercier
Sahnede Ölüm - Pascal Mercier
Sahnede Ölüm - Pascal Mercier
Sahnede Ölüm Kitap Özet - Pascal Mercier Kitapları - Sahnede Ölüm Kitap Tanıtım
Kitap detayı
"Altı yıl önce o gün, yatağın kenarındaki varlığını hissedince nasıl uyandığımı asla unutamam. Beni
uyandıran, yatağın kenarına oturman değildi. Yakınlığındı, bakışındı ve o çok hafif, belli belirsiz sabun
ve parfüm kokusuydu. Kısacık bir an yanıma gelmek istediğini sandım ve kollarımı sana doğru uzatmaya
hazırlandım. Ama sonra şafak vaktinin solgun ışığında üzerinde yol kıyafeti olduğunu gördüm... Ellerin
kucağında dimdik oturuyordun. Bu duruşunda insanı korkutan bir kesinlik vardı, bakışlarındaki kararlılık
hiçbir itiraza yer bırakmıyordu. "Adieu" demekle yetindin. Yumruk yemiş gibi kendimi tekrar yastığa
bıraktım. Gözyaşlarımı gördüğünde kararlılığın bir an sarsılmış gibi geldi bana, iradene yeniden kavuşmak
için gözlerini kapadın. Gözlerini açmadan ansızın üzerime eğildin, alnımdan öptün."
Lizbona Gece Treninin yazarından insan ilişkilerinin bilinmezliğine dair derinlikli, çok katmanlı bir
roman. Tanınmış bir piyano akortçusunun ikiz çocukları olan Patrice ile Patriciayı, taşıyamayacakları
kadar ağır bir sır birbirine bağlamaktadır. Birbirleriyle görüşmedikleri altı yıldan sonra ailede yaşanan
korkunç bir olay onları zorunlu olarak yeniden bir araya getirir. Bu olayla birlikte kendileriyle ilgili
başka sırlar da peş peşe açığa çıkacak, yolları altı yıl önce ayrılan iki kardeş anneleriyle babalarını
ne kadar az tanıdıklarını anlayacaklardır.
(Tanıtım Bülteninden)
http://i.imgur.com/Pua6f9T.jpg
Sayfa Sayısı: 472
Baskı Yılı: 2013
Dili: Türkçe
Yayınevi: Kırmızı Kedi
Sahnede Ölüm - Pascal Mercier
Sahnede Ölüm Kitap Özet - Pascal Mercier Kitapları - Sahnede Ölüm Kitap Tanıtım
- Sahnede Ölüm Kitap Fiyatı - Sahnede Ölüm Ön Okuma
Kitap detayı
"Altı yıl önce o gün, yatağın kenarındaki varlığını hissedince nasıl uyandığımı asla unutamam. Beni
uyandıran, yatağın kenarına oturman değildi. Yakınlığındı, bakışındı ve o çok hafif, belli belirsiz sabun
ve parfüm kokusuydu. Kısacık bir an yanıma gelmek istediğini sandım ve kollarımı sana doğru uzatmaya
hazırlandım. Ama sonra şafak vaktinin solgun ışığında üzerinde yol kıyafeti olduğunu gördüm... Ellerin
kucağında dimdik oturuyordun. Bu duruşunda insanı korkutan bir kesinlik vardı, bakışlarındaki kararlılık
hiçbir itiraza yer bırakmıyordu. "Adieu" demekle yetindin. Yumruk yemiş gibi kendimi tekrar yastığa
bıraktım. Gözyaşlarımı gördüğünde kararlılığın bir an sarsılmış gibi geldi bana, iradene yeniden kavuşmak
için gözlerini kapadın. Gözlerini açmadan ansızın üzerime eğildin, alnımdan öptün."
Lizbona Gece Treninin yazarından insan ilişkilerinin bilinmezliğine dair derinlikli, çok katmanlı bir
roman. Tanınmış bir piyano akortçusunun ikiz çocukları olan Patrice ile Patriciayı, taşıyamayacakları
kadar ağır bir sır birbirine bağlamaktadır. Birbirleriyle görüşmedikleri altı yıldan sonra ailede yaşanan
korkunç bir olay onları zorunlu olarak yeniden bir araya getirir. Bu olayla birlikte kendileriyle ilgili
başka sırlar da peş peşe açığa çıkacak, yolları altı yıl önce ayrılan iki kardeş anneleriyle babalarını
ne kadar az tanıdıklarını anlayacaklardır.
(Tanıtım Bülteninden)
http://i.imgur.com/Pua6f9T.jpg
Sayfa Sayısı: 472
Baskı Yılı: 2013
Dili: Türkçe
Yayınevi: Kırmızı Kedi