HaZaL
VIP Üye
Renk Körlüğü
Renk Körlüğü
Renk Körlüğü
Renk Körlüğü
Renk körlüğü çoğunlukla doğuştan gelen bir bozukluktur ve retina tabakasındaki (ağtabaka) konik elemanların metabolizma bozukluklarından kaynaklanır. En fazla görülen bozukluklar kırmızı ve yeşile karşı duyarlı olan konik elemanları etkiler ve kırmızı turuncu, sarı ve yeşil gibi renk çeşitlerini ayırt edememe sonucunu doğurur. Böylece kişinin tüm renk algılaması değişir. Renk körü olanların, gri tonlarları yer değiştirmiş olan kırmızı ve yeşil dışındaki bütün renkleri görebildikleri iddiası doğru değildir.
Renk körlüğü önemli bir kusur olmamakla birlikte, çocuklarda doğabilecek psikolojik sorunları önlemek için erken teşhisi gerekir. Bu nokta, ilkokullardaki eğitimin renkli ders araçlarına dayandığı göz önüne alınırsa, daha da önem kazanır.
Göz Kapakları ve Konjunktiva
Göz kapakları kenarlarının veya konjunktivin iltihaplanması (blefarit, konjunktivit) gibi rahatsızlıklar gözün ön kısmında görülür. Göz kapağı kenarındaki yağbezinin iltihaplanması demek olan arpacık en çok karşılaşılan rahatsızlıklardandır. Yağ bezinin kronik olarak iltihaplanması sert ve ağrısız bir tümör olan kalazyon'a yol açabilir. Kirpiklerin göz kapağına batması şeklinde ortaya çıkan entropiyon sıkıntı veren bir rahatsızlıktır. Göz kapağındaki bu biçim bozukluğu saydam tabakaya zarar verebilir.
Göz kapaklarının kenarları dışa doğru dönebilir. Yaşlanma ile birlikte göz kapakları esnekliklerini yitirirler. Böylece kapaklar göz kürelerinden ayrılabilir; gözyaşları, gözyaşı kanalına akmayıp gözün kenarlarından süzülür. Bu durumun başka bir nedeni, entropiyonda olduğu gibi iltihaplanma ya da yaralanma da olabilir. Basit bir ameliyatla bu bozukluk düzeltilebilir. Çoğunlukla alerji ve enfeksiyon nedeniyle ortaya çıkan ödem göz kapaklarının şişmesine yol açabilir. Göze gelen bir darbe göz kapaklarında ve konjunktivitte endişe verici bir görünüme yol açan kanamalara neden olabilir.
Göz Yuvarlağı
Göze giren zerrecikler, tahriş edici kimyasal sıvı damlaları ve yakıcı etkiler nedeniyle saydam tabakadaki iltihaplanmalar (keratit) ya da ülserler (kornea aşınması) bu tabakada nedbe oluşmasına ve sonuçta buğulanmaya ve görme keskinliğinde azalmaya yol açar. Şiddetli kornea nedbesinde, bir ölüden nakledilecek saydam tabaka, görme yeteneğini yeniden kazandırabilir. Göz merceğinin dumanlanmasına (katarakt) metabolizma bozuklukları neden olur. Retina (ağ tabaka) bozuklukları çok ciddidir ve körlüğe yol açabilir. Retina, doktorun aletteki ufak bir delikten görebileceği şekilde retinaya ışık düşüren oftalmoskop (göz aynası) ile muayene edilir. Retina hastalıklarına retinopati denir. Gözün, koroid tabakasının kan damarlarının sertleşmesi, kanın pıhtılaşması ve bir kan pıhtısının damarı tıkaması ani körlüğe veya görüşün kısmen kaybolmasına yol açabilir. Uzun zaman süren yüksek tansiyon ya da şeker hastalığı nedeniyle damar zedelenmesi sonucu görme bozuklukları ortaya çıkabilir. Göz yuvarlağı içindeki sıvıda basınç artışı retinayı zedeleyebilir (glokom). Basit bir muayenede bu basınç, ufak bir ağırlığın etkisiyle göz yuvarlağının ne kadar basılabildiğini ölçen bir alet olan tonometre ile saptanır. Retinanın ayrılmasında, retina ile koroid tabaka arasındaki bağ bölgesel olarak ayrılır ve bu kısımda oksijen yetersizliğine neden olur. Retinoblastoma diye bilinen habis bir retina tümörü bazen çocuklarda görülür.
Renk Körlüğü
Renk Körlüğü Tedavisi - Renk Körlüğü Tanısı - Renk Körlüğü Belirtileri
Renk Körlüğü
Renk körlüğü çoğunlukla doğuştan gelen bir bozukluktur ve retina tabakasındaki (ağtabaka) konik elemanların metabolizma bozukluklarından kaynaklanır. En fazla görülen bozukluklar kırmızı ve yeşile karşı duyarlı olan konik elemanları etkiler ve kırmızı turuncu, sarı ve yeşil gibi renk çeşitlerini ayırt edememe sonucunu doğurur. Böylece kişinin tüm renk algılaması değişir. Renk körü olanların, gri tonlarları yer değiştirmiş olan kırmızı ve yeşil dışındaki bütün renkleri görebildikleri iddiası doğru değildir.
Renk körlüğü önemli bir kusur olmamakla birlikte, çocuklarda doğabilecek psikolojik sorunları önlemek için erken teşhisi gerekir. Bu nokta, ilkokullardaki eğitimin renkli ders araçlarına dayandığı göz önüne alınırsa, daha da önem kazanır.
Göz Kapakları ve Konjunktiva
Göz kapakları kenarlarının veya konjunktivin iltihaplanması (blefarit, konjunktivit) gibi rahatsızlıklar gözün ön kısmında görülür. Göz kapağı kenarındaki yağbezinin iltihaplanması demek olan arpacık en çok karşılaşılan rahatsızlıklardandır. Yağ bezinin kronik olarak iltihaplanması sert ve ağrısız bir tümör olan kalazyon'a yol açabilir. Kirpiklerin göz kapağına batması şeklinde ortaya çıkan entropiyon sıkıntı veren bir rahatsızlıktır. Göz kapağındaki bu biçim bozukluğu saydam tabakaya zarar verebilir.
Göz kapaklarının kenarları dışa doğru dönebilir. Yaşlanma ile birlikte göz kapakları esnekliklerini yitirirler. Böylece kapaklar göz kürelerinden ayrılabilir; gözyaşları, gözyaşı kanalına akmayıp gözün kenarlarından süzülür. Bu durumun başka bir nedeni, entropiyonda olduğu gibi iltihaplanma ya da yaralanma da olabilir. Basit bir ameliyatla bu bozukluk düzeltilebilir. Çoğunlukla alerji ve enfeksiyon nedeniyle ortaya çıkan ödem göz kapaklarının şişmesine yol açabilir. Göze gelen bir darbe göz kapaklarında ve konjunktivitte endişe verici bir görünüme yol açan kanamalara neden olabilir.
Göz Yuvarlağı
Göze giren zerrecikler, tahriş edici kimyasal sıvı damlaları ve yakıcı etkiler nedeniyle saydam tabakadaki iltihaplanmalar (keratit) ya da ülserler (kornea aşınması) bu tabakada nedbe oluşmasına ve sonuçta buğulanmaya ve görme keskinliğinde azalmaya yol açar. Şiddetli kornea nedbesinde, bir ölüden nakledilecek saydam tabaka, görme yeteneğini yeniden kazandırabilir. Göz merceğinin dumanlanmasına (katarakt) metabolizma bozuklukları neden olur. Retina (ağ tabaka) bozuklukları çok ciddidir ve körlüğe yol açabilir. Retina, doktorun aletteki ufak bir delikten görebileceği şekilde retinaya ışık düşüren oftalmoskop (göz aynası) ile muayene edilir. Retina hastalıklarına retinopati denir. Gözün, koroid tabakasının kan damarlarının sertleşmesi, kanın pıhtılaşması ve bir kan pıhtısının damarı tıkaması ani körlüğe veya görüşün kısmen kaybolmasına yol açabilir. Uzun zaman süren yüksek tansiyon ya da şeker hastalığı nedeniyle damar zedelenmesi sonucu görme bozuklukları ortaya çıkabilir. Göz yuvarlağı içindeki sıvıda basınç artışı retinayı zedeleyebilir (glokom). Basit bir muayenede bu basınç, ufak bir ağırlığın etkisiyle göz yuvarlağının ne kadar basılabildiğini ölçen bir alet olan tonometre ile saptanır. Retinanın ayrılmasında, retina ile koroid tabaka arasındaki bağ bölgesel olarak ayrılır ve bu kısımda oksijen yetersizliğine neden olur. Retinoblastoma diye bilinen habis bir retina tümörü bazen çocuklarda görülür.