serapmisali
Super Üye
Parma Manastırı - Henri Beyle Stendhal
Parma Manastırı - Henri Beyle Stendhal
Parma Manastırı - Henri Beyle Stendhal
Parma Manastırı Kitap Özet - Henri Beyle Stendhal Kitapları - Parma Manastırı Kitap Tanıtım
Kitap detayı
General Bonaparte, 15 Mayıs 1796'da Lodi Köprüsü'nü aşan o genç ordusunun başında Milano'ya girdi, İskender'le, Sezar'a
bunca yüzyıl sonra bir halef çıktığını dünyaya gösterdi. Daha Fransızların gelişinden sekiz gün önceye dek Milanolular
onları bir haydut çetesinden başka şey saymıyorlardı...
Ortaçağda, Cumhuriyetçi Lombardiyalılar, Fransızlarınkine eşit bir yiğitlik göstermişler, bu nedenle de şehirlerinin
Alman imparatorlarınca taş taş üstünde kalmamacasına yıkıldığım görmeyi hak etmişlerdi. O günden sonra da sadık uyruklar
haline gelmişlerdi. Soylu ya da zengin bir ailenin kızı evlenince pembe taftadan küçücük mendiller üzerine maniler
basmak da başlıca işleri olmuştu. Hayatındaki bu büyük olaydan iki, üç yıl sonra bu kız bir erkek arkadaş edinirdi.
Kimi zaman kocanın ailesince seçilen bu arkadaşın adı nikâh sözleşmesinde önemli yer tutardı. Çok geçmeden yeni ve
tutkulu alışkanlıklar boy gösterdi. Avusturya alayının gidişiyle birlikte canım tehlikeye atmak moda oldu. Yüzlerce
yıl süren yavan duygulardan soma yurdunu gerçek bir sevgiyle sevmek, yiğitçe işler peşinde koşmak gerektiğini
herkes anladı. V. Carlos'un, II. Felipe'nin zorbalık idaresinin sürüp gitmesi yüzünden, halk derin karanlıklara
gömülmüştü. İkisinin de heykelleri alaşağı edildi.
(Tanıtım Bülteninden)
http://i.imgur.com/zQW4HX6.jpg
Sayfa Sayısı: 306
Baskı Yılı: 2014
Dili: Türkçe
Yayınevi: Gece Kitaplığı
Parma Manastırı - Henri Beyle Stendhal
Parma Manastırı Kitap Özet - Henri Beyle Stendhal Kitapları - Parma Manastırı Kitap Tanıtım
- Parma Manastırı Kitap Fiyatı - Parma Manastırı Ön Okuma
Kitap detayı
General Bonaparte, 15 Mayıs 1796'da Lodi Köprüsü'nü aşan o genç ordusunun başında Milano'ya girdi, İskender'le, Sezar'a
bunca yüzyıl sonra bir halef çıktığını dünyaya gösterdi. Daha Fransızların gelişinden sekiz gün önceye dek Milanolular
onları bir haydut çetesinden başka şey saymıyorlardı...
Ortaçağda, Cumhuriyetçi Lombardiyalılar, Fransızlarınkine eşit bir yiğitlik göstermişler, bu nedenle de şehirlerinin
Alman imparatorlarınca taş taş üstünde kalmamacasına yıkıldığım görmeyi hak etmişlerdi. O günden sonra da sadık uyruklar
haline gelmişlerdi. Soylu ya da zengin bir ailenin kızı evlenince pembe taftadan küçücük mendiller üzerine maniler
basmak da başlıca işleri olmuştu. Hayatındaki bu büyük olaydan iki, üç yıl sonra bu kız bir erkek arkadaş edinirdi.
Kimi zaman kocanın ailesince seçilen bu arkadaşın adı nikâh sözleşmesinde önemli yer tutardı. Çok geçmeden yeni ve
tutkulu alışkanlıklar boy gösterdi. Avusturya alayının gidişiyle birlikte canım tehlikeye atmak moda oldu. Yüzlerce
yıl süren yavan duygulardan soma yurdunu gerçek bir sevgiyle sevmek, yiğitçe işler peşinde koşmak gerektiğini
herkes anladı. V. Carlos'un, II. Felipe'nin zorbalık idaresinin sürüp gitmesi yüzünden, halk derin karanlıklara
gömülmüştü. İkisinin de heykelleri alaşağı edildi.
(Tanıtım Bülteninden)
http://i.imgur.com/zQW4HX6.jpg
Sayfa Sayısı: 306
Baskı Yılı: 2014
Dili: Türkçe
Yayınevi: Gece Kitaplığı