AloneLord
Genel Sorumlu
Osmanlı Madeni Paralarında Düzeltmeler
Osmanlı Madeni Paralarında Düzeltmeler
Osmanlı Madeni Paralarında Düzeltmeler
Osmanlı Madenî Paralarında zamanla ve çeşitli zaruretlerle yapılan ayar, ağırlık ve şekil değişiklikleri ile yabancı memleketlerden gelen taklit paralar yüzünden ortaya çıkmış olan pek karışık durum, esaslı olarak Sultan Abdülmecid zamanında düzeltilmiştir. 1839 yılında tahta çıkan Sultan Abdülmecid ertesi sene (26 Safer 1256) tarihli fermanı ile Darphane-i Âmire Nezaretine Meskukâtı nakdiyenin tashihi emrini vermiştir. Bu arada, yeniden bastırılacak paraların esasları tespit edilmiş ve mevcut eski aletlerle bunlar istenildiği kadar muntazam ve ucuza bastırılamayacağından İngiltere'den getirtilecek makinelerle yeni bir Darphane kurulması karar altına alınmıştır.
Yeni paralar için tespit edilen ilk ölçüler şöyledir:
Kıymeti Ayarı Cinsi Ağırlığı
Dirhem Kırat
100 kuruş 22 Altın 2 4
50 kuruş 22 Altın 1 2
20 kuruş 90 Gümüş 7
10 kuruş 90 Gümüş 3 8
5 kuruş 90 Gümüş 1 12
Ayrıca halka kolaylık olması için beş kuruşluğun yarısı olarak yüz paralık.
Bir taraftan Darphane-i Amire'de yeni daireler inşasına başlanmış diğer taraftan da Londra Darphanesine o zamanın en son sistem makineleriyle aletleri ve takımları sipariş edilmiştir. Aynı zamanda yine Londra Darphanesinden mühendis ve ustabaşılar gibi kimseler Türkiye'ye davet edilmiştir. Bu kimselere 20'den 40 İngiliz Lirasına kadar maaş verilmiştir. Yalnız Paris Darphanesinden getirilen Çeşnicibaşıya 50 İngiliz Lirası maaş ödenmiştir. Yeniden kurulan Darphane için de yüz bin lira kadar masraf olmuştur. Bu yeni ve son sistem Darphanede ilk olarak 1843 yılı sonlarına doğru para basılmaya başlanmıştır.
Başlangıçta elli kuruşluktan aşağı altın basılmamasına karar verilmiş iken, 11 sene sonra, 1855 de (2 Haziran 1271) yirmi beş kuruşluk da çıkarılmıştır. 1856 tarihinde (18 Şubat 1272) iki buçukluk ve beşibiryerde altınlar basılmaya başlanmıştır.
Gümüş paraların basılmasına başlamadan evvel yapılan tecrübeler sırasında ayarının 90 yerine 83 olması daha uygun bulunmuş ve buna göre değiştirilmiştir. Aynı zamanda yüz paralık gümüş basılmasından vazgeçilmiştir. Buna mukabil 1845 (5 Kasım 1261) de ikilik, 1845 (17 Aralık 1261)'te kuruşluk ve nihayet 1848 (8 Mart 1264)'de de yirmi paralık gümüşler bastırılarak tedavüle çıkarılmıştır.
Bu suretle netice olarak, yeni Osmanlı Madenî Paralarının ayar ve ölçüleri aşağıdaki şekilleri almıştır:
Altın Sikke Kıymeti İsmi Ağırlığı Kuturları
100 kuruş Mecidiye altını 7,126 gr. 22,5 m/m
250 kuruş İki buçuk Mecidiye altını 18,041 gr. 27,2 m/m
500 kuruş Beşlik Mecidiye altını 36,082 gr. 35 m/m
50 kuruş Yarım Mecidiye altını 3,608 gr. 18 m/m
25 kuruş Çeyrek Mecidiye altını 1,804 gr. 14,75 m/m
Mecidiye altınları 22 ayardır. Yani binde 916.5 halis altındır.
Gümüş Sikke Kıymeti İsmi Ağırlığı Kuturları
20 kuruş Mecidiye 24,055 gr. 37 m/m
10 kuruş Yarım Mecidiye 12,027 gr. 27,25 m/m
5 kuruş Çeyrek Mecidiye 6,013 gr. 24 m/m
2 kuruş İkilik 2,405 gr. 18,75 m/m
1 kuruş Kuruşluk 1,202 gr. 15 m/m
20 paralık (yarımlık) 20 Paralık 0,601 gr 13,75 m/m
Gümüş sikkelerin esası olan 20 kuruşluğa Sim Mecidiye, Beyaz Mecidiye veya sadece Mecidiye denilmiştir. Mecidiyenin ayarı binde 830 halis gümüştür.
Bakır Sikke Ağırlıkları Kuturları
40 paralık 21,349 gr. 37 m/m
20 paralık 10,674 gr. 30 m/m
10 paralık 5,212 gr. 27 m/m
5 paralık 2,606 gr. 22 m/m
1 paralık 0,952 gr. 14 m/m
Bakır sikkelerin ayarı yüzde 95 saf bakırdır.
Sultan Abdülmecid'den sonra Sultan Abdülaziz, Sultan V. Murad, Sultan II. Abdülhamid, Sultan Mehmed Reşad, ve Sultan Mehmed Vahidüddin zamanlarında bastırılan paralarda daima aynı esaslara uyulmuştur. Yalnız, Sultan Abdülaziz'in sikkelerinde tuğranın sağ tarafındaki çiçek resmi kaldırılarak yeri boş bırakılmıştır. Sultan V. Murad'ın sikkelerinde tuğranın bulunduğu tarafın yukarısındaki yıldızın altına bir ay resmi ilâve edilmiştir. Sultan II. Abdülhamid'in sikkelerinde tuğranın sağ tarafına bir gül resmi ve cülusunun yedinci senesinden sonra da Elgazi kelimesi konulmuştur. Sultan Mehmed V Reşad'ın sikkelerinde ise tuğranın sağ tarafına Reşad ismi ve cülusunun yedinci yılından itibaren de Elgazi unvanı yazılmıştır.
Osmanlı Madeni Paralarında Düzeltmeler
Osmanlı Madenî Paralarında zamanla ve çeşitli zaruretlerle yapılan ayar, ağırlık ve şekil değişiklikleri ile yabancı memleketlerden gelen taklit paralar yüzünden ortaya çıkmış olan pek karışık durum, esaslı olarak Sultan Abdülmecid zamanında düzeltilmiştir. 1839 yılında tahta çıkan Sultan Abdülmecid ertesi sene (26 Safer 1256) tarihli fermanı ile Darphane-i Âmire Nezaretine Meskukâtı nakdiyenin tashihi emrini vermiştir. Bu arada, yeniden bastırılacak paraların esasları tespit edilmiş ve mevcut eski aletlerle bunlar istenildiği kadar muntazam ve ucuza bastırılamayacağından İngiltere'den getirtilecek makinelerle yeni bir Darphane kurulması karar altına alınmıştır.
Yeni paralar için tespit edilen ilk ölçüler şöyledir:
Kıymeti Ayarı Cinsi Ağırlığı
Dirhem Kırat
100 kuruş 22 Altın 2 4
50 kuruş 22 Altın 1 2
20 kuruş 90 Gümüş 7
10 kuruş 90 Gümüş 3 8
5 kuruş 90 Gümüş 1 12
Ayrıca halka kolaylık olması için beş kuruşluğun yarısı olarak yüz paralık.
Bir taraftan Darphane-i Amire'de yeni daireler inşasına başlanmış diğer taraftan da Londra Darphanesine o zamanın en son sistem makineleriyle aletleri ve takımları sipariş edilmiştir. Aynı zamanda yine Londra Darphanesinden mühendis ve ustabaşılar gibi kimseler Türkiye'ye davet edilmiştir. Bu kimselere 20'den 40 İngiliz Lirasına kadar maaş verilmiştir. Yalnız Paris Darphanesinden getirilen Çeşnicibaşıya 50 İngiliz Lirası maaş ödenmiştir. Yeniden kurulan Darphane için de yüz bin lira kadar masraf olmuştur. Bu yeni ve son sistem Darphanede ilk olarak 1843 yılı sonlarına doğru para basılmaya başlanmıştır.
Başlangıçta elli kuruşluktan aşağı altın basılmamasına karar verilmiş iken, 11 sene sonra, 1855 de (2 Haziran 1271) yirmi beş kuruşluk da çıkarılmıştır. 1856 tarihinde (18 Şubat 1272) iki buçukluk ve beşibiryerde altınlar basılmaya başlanmıştır.
Gümüş paraların basılmasına başlamadan evvel yapılan tecrübeler sırasında ayarının 90 yerine 83 olması daha uygun bulunmuş ve buna göre değiştirilmiştir. Aynı zamanda yüz paralık gümüş basılmasından vazgeçilmiştir. Buna mukabil 1845 (5 Kasım 1261) de ikilik, 1845 (17 Aralık 1261)'te kuruşluk ve nihayet 1848 (8 Mart 1264)'de de yirmi paralık gümüşler bastırılarak tedavüle çıkarılmıştır.
Bu suretle netice olarak, yeni Osmanlı Madenî Paralarının ayar ve ölçüleri aşağıdaki şekilleri almıştır:
Altın Sikke Kıymeti İsmi Ağırlığı Kuturları
100 kuruş Mecidiye altını 7,126 gr. 22,5 m/m
250 kuruş İki buçuk Mecidiye altını 18,041 gr. 27,2 m/m
500 kuruş Beşlik Mecidiye altını 36,082 gr. 35 m/m
50 kuruş Yarım Mecidiye altını 3,608 gr. 18 m/m
25 kuruş Çeyrek Mecidiye altını 1,804 gr. 14,75 m/m
Mecidiye altınları 22 ayardır. Yani binde 916.5 halis altındır.
Gümüş Sikke Kıymeti İsmi Ağırlığı Kuturları
20 kuruş Mecidiye 24,055 gr. 37 m/m
10 kuruş Yarım Mecidiye 12,027 gr. 27,25 m/m
5 kuruş Çeyrek Mecidiye 6,013 gr. 24 m/m
2 kuruş İkilik 2,405 gr. 18,75 m/m
1 kuruş Kuruşluk 1,202 gr. 15 m/m
20 paralık (yarımlık) 20 Paralık 0,601 gr 13,75 m/m
Gümüş sikkelerin esası olan 20 kuruşluğa Sim Mecidiye, Beyaz Mecidiye veya sadece Mecidiye denilmiştir. Mecidiyenin ayarı binde 830 halis gümüştür.
Bakır Sikke Ağırlıkları Kuturları
40 paralık 21,349 gr. 37 m/m
20 paralık 10,674 gr. 30 m/m
10 paralık 5,212 gr. 27 m/m
5 paralık 2,606 gr. 22 m/m
1 paralık 0,952 gr. 14 m/m
Bakır sikkelerin ayarı yüzde 95 saf bakırdır.
Sultan Abdülmecid'den sonra Sultan Abdülaziz, Sultan V. Murad, Sultan II. Abdülhamid, Sultan Mehmed Reşad, ve Sultan Mehmed Vahidüddin zamanlarında bastırılan paralarda daima aynı esaslara uyulmuştur. Yalnız, Sultan Abdülaziz'in sikkelerinde tuğranın sağ tarafındaki çiçek resmi kaldırılarak yeri boş bırakılmıştır. Sultan V. Murad'ın sikkelerinde tuğranın bulunduğu tarafın yukarısındaki yıldızın altına bir ay resmi ilâve edilmiştir. Sultan II. Abdülhamid'in sikkelerinde tuğranın sağ tarafına bir gül resmi ve cülusunun yedinci senesinden sonra da Elgazi kelimesi konulmuştur. Sultan Mehmed V Reşad'ın sikkelerinde ise tuğranın sağ tarafına Reşad ismi ve cülusunun yedinci yılından itibaren de Elgazi unvanı yazılmıştır.