AloneLord
Genel Sorumlu
Ortalık karışık
Ortalık karışık
Ortalık karışık
Şu anki görüntü, Yalman'ın kesin aday olduğu ve Helvacı'nın kendisini yarışta yalnız bırakmayacağı. Faruk Süren ve Ali Dürüst gibi isimler toplantı üstüne toplantı yapıyor. Ama ben Aysal'dan da sürpriz bekliyorum!
http://i.imgur.com/BLs75s3.jpg
Galatasaray’ı uzaktan takip edenler düğümün çözüldüğüne inanabilirler ama asla her şey göründüğü gibi değildir bu kulübün içinde. İsterseniz önceki gün başladığımız ve hep doğruya ulaştığımız beyin jimnastiğine devam edelim.
Ne dediysek o!
Başkan Ünal Aysal yönetimiyle beraber istifa etti ve 25 Ekim tarihine seçim belirledi. Herkes devam derken Fanatik Gazetesi “Bırakacak” dedi. Ve Aysal bir daha aday olmayacağını önceki gece yarısını geçen bir saatte büyük bir kompozisyonla canlı yayında ilan etti. Ondan bir gün önce de eski başkanlardan Alp Yalman adaylığını açıklamıştı ki Fanatik okuyucuları bu gelişmeyi de herkesten önce öğrenmişti.
Bu görüntü aldatabilir
Şu andaki görüntü; Yalman’ın kesin aday olacağı ve eski ikinci başkanlardan Mehmet Helvacı’nın da kendisini başkanlık yarışında yalnız bırakmayacağı şeklinde. Ama bence her şey göründüğü gibi değil. Bu yazıyı şu anda Galatasaray Kulübü’nün doğduğu ocaktan, Galatasaray Lisesi’nin bahçesinden yazıyorum. Şu anda bahçede eski bir top peşinde koşan belki de Galatasaray’ın 40-50 sene sonraki yöneticilerinin ya da başkanlarının arasından. Tabii atmosferin de etkisiyle, “Galatasaray’ı anlayabilmek için onun havasını teneffüs etmek gerekir, her şey göründüğü gibi olmayabilir” kuşkuculuğu beynimi kemiriyor.
Peki şimdi ne olacak!
İnsanın içinden her ne kadar kırıldığını deklare etse de Ünal Aysal’ın bu kadar kolay pes eseceğini düşünmek gelmiyor. Ayrıca “Aday olmayacağım” derken ağzından çıkan “Herhalde” kelimesine takılmamak da elde değil. 2 Ekim’e kadar bu ortamdaki atmosferi daha derin içine çekenler neler olabileceğinin farkına varabilirler. Her yerde toplantılar yapılıyor; Faruk Süren, Ali Dürüst, Mehmet Helvacı ve ismini saymakla bitiremeyeceğimiz birçok isim günde birkaç kez bir araya gelerek geleceği planlamaya çalışıyorlar. Eminim ki bu kadar camiayı tanıyan ve akıllı insan ana çıkış kapısını bulacaktır. Konuşulan ise, “Başkan acele bir karar verdi ve başladığı işi yarım bırakmamalı, taahhütlerini tamamlamalı” şeklinde.
Hiç kimse şaşırmasın
Taraftarlar da “Bırakma bizi Başkan” turlarına başladılar. Önümüzdeki günlerde Ünal Aysal’ın tekrar aday olduğunu, adaylıkla uzaktan yakından ilgilenmeyenlerin de yarışa girdiklerini duyarsak şaşırmayalım. 25 Ekim seçimleri belki de Galatasaraylılar’ı birbirine zamkla yapıştıracak bir milat olacaktır.
Ortalık karışık
Şu anki görüntü, Yalman'ın kesin aday olduğu ve Helvacı'nın kendisini yarışta yalnız bırakmayacağı. Faruk Süren ve Ali Dürüst gibi isimler toplantı üstüne toplantı yapıyor. Ama ben Aysal'dan da sürpriz bekliyorum!
http://i.imgur.com/BLs75s3.jpg
Galatasaray’ı uzaktan takip edenler düğümün çözüldüğüne inanabilirler ama asla her şey göründüğü gibi değildir bu kulübün içinde. İsterseniz önceki gün başladığımız ve hep doğruya ulaştığımız beyin jimnastiğine devam edelim.
Ne dediysek o!
Başkan Ünal Aysal yönetimiyle beraber istifa etti ve 25 Ekim tarihine seçim belirledi. Herkes devam derken Fanatik Gazetesi “Bırakacak” dedi. Ve Aysal bir daha aday olmayacağını önceki gece yarısını geçen bir saatte büyük bir kompozisyonla canlı yayında ilan etti. Ondan bir gün önce de eski başkanlardan Alp Yalman adaylığını açıklamıştı ki Fanatik okuyucuları bu gelişmeyi de herkesten önce öğrenmişti.
Bu görüntü aldatabilir
Şu andaki görüntü; Yalman’ın kesin aday olacağı ve eski ikinci başkanlardan Mehmet Helvacı’nın da kendisini başkanlık yarışında yalnız bırakmayacağı şeklinde. Ama bence her şey göründüğü gibi değil. Bu yazıyı şu anda Galatasaray Kulübü’nün doğduğu ocaktan, Galatasaray Lisesi’nin bahçesinden yazıyorum. Şu anda bahçede eski bir top peşinde koşan belki de Galatasaray’ın 40-50 sene sonraki yöneticilerinin ya da başkanlarının arasından. Tabii atmosferin de etkisiyle, “Galatasaray’ı anlayabilmek için onun havasını teneffüs etmek gerekir, her şey göründüğü gibi olmayabilir” kuşkuculuğu beynimi kemiriyor.
Peki şimdi ne olacak!
İnsanın içinden her ne kadar kırıldığını deklare etse de Ünal Aysal’ın bu kadar kolay pes eseceğini düşünmek gelmiyor. Ayrıca “Aday olmayacağım” derken ağzından çıkan “Herhalde” kelimesine takılmamak da elde değil. 2 Ekim’e kadar bu ortamdaki atmosferi daha derin içine çekenler neler olabileceğinin farkına varabilirler. Her yerde toplantılar yapılıyor; Faruk Süren, Ali Dürüst, Mehmet Helvacı ve ismini saymakla bitiremeyeceğimiz birçok isim günde birkaç kez bir araya gelerek geleceği planlamaya çalışıyorlar. Eminim ki bu kadar camiayı tanıyan ve akıllı insan ana çıkış kapısını bulacaktır. Konuşulan ise, “Başkan acele bir karar verdi ve başladığı işi yarım bırakmamalı, taahhütlerini tamamlamalı” şeklinde.
Hiç kimse şaşırmasın
Taraftarlar da “Bırakma bizi Başkan” turlarına başladılar. Önümüzdeki günlerde Ünal Aysal’ın tekrar aday olduğunu, adaylıkla uzaktan yakından ilgilenmeyenlerin de yarışa girdiklerini duyarsak şaşırmayalım. 25 Ekim seçimleri belki de Galatasaraylılar’ı birbirine zamkla yapıştıracak bir milat olacaktır.