Leyla İle Mecnun Mesnevisi 1-2-3

Konusunu Sadefan`da Görüntülemektesiniz!..

Leyla İle Mecnun Mesnevisi 1-2-3, konusunda bu İçerik Leyla İle Mecnun Mesnevisi 1-2-3 hakkında en yeni bilgileri, yorumları ve detaylı paylaşımı keşfedin.

Leyla İle Mecnun Mesnevisi 1-2-3

- Sadefan.com | Leyla İle Mecnun Mesnevisi 1-2-3 paylaşımı

Cemsari

Bilgin Üye

Leyla İle Mecnun Mesnevisi 1-2-3

Leyla İle Mecnun Mesnevisi 1-2-3

Leyla İle Mecnun Mesnevisi 1

Leyla ve Mecnun öyküsü Arap, Fars, Urdu ve Türk edebiyatlarında pek cok sanatci tarafindan mesnevilerine konu olarak ele alinmistir.
Leyla ve Mecnun’un kökeni eski Arap halk öykülerine dayanmaktadir. Öykünün ilk dogusu ile ilgili cesitli görüsler vardir. Bunlardan birisine göre Mecnun 689 yilinda öldügü ve adinin Kays bin Mülevvah el-Âmiri oldugu kabul edilen bir saire baglanmaktadir. Leyla ise bir rivayete göre ayni kabileye mensup birisi ve bir baska rivayete göre Mecnun’un amcasinin kizi olan Leyla binti Mehdi el-Âmiriyye’dir. Baska bir görüste ise Leyla ve Mecnun mesnevisinin amcasinin kizina asik olup da bunu aciklamak istemeyen Emevi ailesine mensup olan bir genc tarafindan söylenilmis siir ve öykülerin biraraya getirilmesi ile olustugu iddia edilmektedir.
Leyla ve Mecnun öyküsünün kökeni konusunda en ilginc görüs ise eski uygarliklardan birisi olan Asur devleti(Yikilisi: M.Ö. 612) zamaninda dogdugunun vars***lmasidir.
Leyla ve Mecnun’un, mesnevi nazim biciminin özelliklerine uygun olarak düzenlenmesini Iran edebiyatinda Nizami-i Gencevi(Ö. 1204) gerceklestirmistir.
Iran edebiyatinda eserlerinin nüshasi su anda elde bulunan yirmi ayri sair Leyla ve Mecnun mesnevisini kaleme almistir. Ayrica Iran edebiyatinda Leyla ve Mecnun mesnevisi yazdigi bilinen ama eserlerinin nüshasina henüz tesadüf edilmeyen yirmi üc ayrı sair daha vardir. Urdu edebiyatinda sekiz ayri sairin Leyla ve Mecnun adli eseri oldugu bilinmektedir. Türk edebiyatında ise on üc ayri sairin Leyla ve Mecnun adli eseri bulunmaktadir. Ayrica yirmi iki ayri sairin Leyla ve Mecnun mesnevisi yazdigi bilinmekte ise de eserlerinin nüshalarina henüz tesadüf edilmemistir.
Leyla ve Mecnun mesnevisi nicin bu kadar sair tarafindan yeniden yazilma geregi duyulmustur?
Kuskusuz Divan edebiyatinda bu durum sadece Leyla ve Mecnun mesnevisi icin gecerli degildir. Diger mesneviler de ayni bicimde ayri sairler tarafindan yeniden yazilmistir. Divan siirinde bu gelenege nazire adi verilmektedir. Bati uluslarinin edebiyatlarinin klasik dönemlerinde oldugu gibi Dogu uluslarinin Islam dini etkisi altindaki edebiyatlarinda büyük bir sanatcinin isledigi bir konunun bir baska sanatci tarafindan yeniden yazilmasi yaygin bir gelenektir. Sanatci konunun özünü koruyarak ayrintilarda yaptigi birtakim degisikliklerle ve dili kullanmakta gösterdigi hünerle özgünlügü yakalamaya calismaktadir. Bu gelenegin her zaman degisikligi ve yeniligi arayan cagdas insan icin sIkIcI bir anlama geldigi aciktir. Ama ilgili dönemlerin edebiyatlarinda bu bir sanat ilkesiydi ve herkes de bu durumu dogal karsilamaktaydi. Sanatcinin sanatini ancak usta bir sanatcinin eserine nazire yazmakla gelistirebilecegine inanilirdi. Nazirenin degeri de usta sanatcinin eseriyle karsilastirmak yoluyla anlasilirdi.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Leyla İle Mecnun Mesnevisi 1-2-3 hikayeler ve güzel yazılar, Leyla İle Mecnun Mesnevisi 1-2-3 ile kullanıcılar ilham verici içerikleri okuyabilir.
Leyla ve Mecnun mesnevisi 2

Leyla ve Mecnun mesnevisinin(ayrica bütün diger mesnevilerin ve nazire olan tüm eserlerin) nicin bu kadar cok sanatci tarafindan yeniden yazilma geregi duyuldugu sorusunu bu calismamizin sonucundan cikarilabilecek bir degerlendirmeyle de yanitlayabiliriz. Fuzuli, Leyla ve Mecnun mesnevisinde kendi öz yasamini ve ic dünyasini anlatmaktadir. Derindeki metinde cocuklugunu, En üstteki metinde ise genclik veya olgunluk yillarini konu almaktadir. Bu eserde Yüzeydeki metin her ne kadar Leyla ve Mecnun’un asklarini konu alsa da Derindeki metinde ve En üstteki metinde sairin öz yasami ve ic dünyasi islenmektedir. Eseri inceleme yöntemimiz olan metin kirilmasi calismamiz boyunca görülecegi üzere cogu kez Yüzeydeki metindeki olay ve olgulardaki ayrintilarda gerceklesmektedir. Eserde nazire olarak yazilan esere göre farkli veya özgün bir bicimde yer alan bir sözcük veya sözcük gurubu bazen Derindeki metini veya En üstteki metini ortaya cikarabilmektedir. Bu acidan bunca sanatcilar eserlerini her ne kadar Leyla ve Mecnun adiyla yazsa da sairlerin bu eserlerinin Yüzeydeki metinlerinde yaptiklari en ufak özgün bir ayrinti veya bir kücük degisiklik Derindeki metin ile En üstteki metinin konularini degistirmeye veya farkli bir yolda bicimlendirmeye yeterli olabilmektedir. Her sairin yasam öyküsü ve ic dünyasi birbirinden farkli olduguna göre bunun Yüzeydeki metine yansimasi ayrintilardaki özgünlük ve alt konularda kücük degisiklik biciminde olmaktadir. Nazire gelenegi icerisinde usta bir sairin eserine karsilik olarak yazilan Leyla ve Mecnun mesnevisinin bu ayrintilarindaki özgünlügü ve alt konularindaki kücük bir degisikligi ile sanatci kaynaginiöz yasamindan ve ic dünyasindan alan sanatinin kudretini ve büyüsünü sunmak istemektedir.
Fuzuli Leyla ve Mecnun mesnevisini Nizami-i Gencevi’nin Leyla ve Mecnun mesnevisine nazire olarak yazmistir.
Eser, yazildigi tarihten bu calismamiza degin hep Yüzeydeki metini ile degerlendirildi. Eser hakkinda bu yönüyle pek cok arastirma, inceleme ve elestiri yapildi.
Leyla ve Mecnun, bir ask öyküsüdür. Iki sevgilinin birbirlerine olan sevgileri Mecnun’un ilahi aska ulasmasiyla farkli bir boyut kazanir.
Okuyucunun Yüzeydeki metinle baglantisinin kopmamasi icin Yüzeydeki metinin calismanin bütününe dagilmis ayrintili bir özeti bulunmakla birlikte alintilanan beyitlerin Türkce nesir diliyle sadelestirilmeleri ile de bu ilgi korunmaya calisilmistir. Yine de okuyucunun Yüzeydeki metine hakim olmasi ve onu bir bütün olarak degerlendirebilmesi icin burada Yüzeydeki metinin pek ayrintili olmayan bir özetinin verilmesi yararli olacaktir:
Mecnun’un babasi bir kabile reisidir. Ama arkasinda yerine birakacagi bir varisi yoktur. Allah(c.c.) bir gün onun dualarini kabul eder ve bir oglu dünyaya gelir. Cocuga Kays adini takarlar. On yasina ulasinca sünnet edip okula yollarlar.
Kays okulda kendisi gibi bir ögrenci olan Leyla’yi görür. Bir bakista birbirlerine asik olurlar. Kays’ın Leyla’ya karsi olan yakindan ilgisi okulda dedikoduya yol acar. Leyla’nin annesi dedikodulari duyunca kizini azarlar ve bir daha okula göndermez. Kays okula gelip Leyla’yi göremeyince büyük bir üzüntü yasar ve günlerce aglar. Adi Kays iken Mecnun olur.
Mecnun’un arkadaslari güzel bir bahar gününde kir gezintisi yapmak isterler. Gönlü üzüntüyle dolu Mecnun’u eglendirmek, neselendirmek icin yola koyulurlar. Konak yerine geldiklerinde Leyla onlardan önce arkadaslariyla oraya gelmis ve orada cadirini kurmus bulunmaktadir. Iki sevgili göz göze geldiklerinde b***lip yere düserler. Kiz arkadaslari Leyla’yi ***ltip hemen evine götürürler. Arkadaslari tarafindan ***ltilan Mecnun eve dönmek istemez.
Mecnun cölde tek basina kalir. Arkadaslari olan biteni gidip Mecnun’un babasina anlatirlar. Ihtiyar, oglu icin cöllere düser. Mecnun’u buldugu zaman, Leyla bizim evde seni bekliyor, diye kandirip eve getirir. Evde annesi Mecnun’a ögütler verir. Ögütler kar etmeyince babasi, Leyla’yi babasindan istemek icin yola koyulur.
Leyla’nın babasi Mecnun’un deliligini gerekce göstererek kizini vermez. Sayet deliligi iyilesirse bu kararindan dönecegini, o zaman kizini Mecnun’la evlendirebilecegini belirtir. Ihtiyar evine eli bos dönünce oglunun iyilesmesi icin her söyleneni yerine getirir. Ihtiyara en son care olarak oglunu Kabe’ye götürmesi ögütlenir. Ihtiyar oglunu bir tahtirevana yerlestirerek bir umutla Kabe’nin yolunu tutar.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
LeyLa ile Mecnun Mesnevisi 3

Mecnun Kabe’de ask hastaligindan kurtulma yerine bunun daha da artirilmasi yönünde Allah’a(c.c.) duada bulunur. Bu duruma tanik olan ihtiyar caresiz bir bicimde ortada kalir. Mecnun babasindan ayrilarak cölün yolunu tutar.
Mecnun yolda rastgeldigi bir daga gönül derdini acar. Bir gün avcinin elinden bir ceylan yavrusunu bir baska gün de bir güvercini avciya bedellerini ödeyerek kurtarir.
Leyla babasinin evinde caresizdir. Gönül derdini sirasiyla muma, pervaneye, aya, melteme, buluta acar; ama bunlardan gönül derdine bir deva bulamaz.
Leyla bir gün yolda Ibni Selam adli zengin bir adamla karsilasir. Ibni Selam bir görüste Leyla’ya asik olur. Adam yoll***p Leyla’yi babasindan istetir. Leyla Ibni Selam’la nisanlanir.
Araplar arasinda Nevfel adli bir yigit vardir. Bu kisi kahramanligi ve cesareti ile söhret bulmus bir komutandir. Bir mecliste Mecnun’un siirlerini duyar, onun acikli ask öyküsünü de dinleyince Mecnun’a acir ve yardim etmeye karar verir. Mecnun’u cölde ar***p bulur, ona makaminda bir yer verir.
Nevfel, Leyla’nın babasina bir ültimatom yollayarak, Mecnun ile Leyla’nin evlendirilmesi konusundaki emrini bildirir. Leyla’nın babasinin mensup oldugu kabile, bu istege savasla karsilik verir.
Mecnun, savasta kendisi icin carpisan Nevfel’in tarafini tutmasi gerekirken Leyla’nin babasinin mensup oldugu kabilenin askerlerinin galip gelmesini ister. Bu yüzden hicbir savasta yenilmemis olan Nevfel bu savasta bir türlü galip gelemez. Bu durum Nevfel’e bildirilir. Nevfel Mecnun’a yardim etmekten vazgecer, onurunu kurtarmak icin düsmanina bir kez daha saldirir. Bu sefer muzaffer olur. Ama yeminini yerine getirerek Leyla ile Mecnun’u evlendirmez.
Mecnun sevgilisini görmek icin dilenci kiligindaki bir ihtiyarla anlasarak kendisini zincire vurup sevgilisinin bulundugu yere gider. Bir baska kez de gözlerini bagl***p “Ben körüm, düny*** göremiyorum.” diyerek bu bahaneyle sevgilisinin bulundugu yere gidip gizlice onu seyreder.
Ibni Selam Leyla ile evlenir. Ama Leyla gerdek gecesi uydurdugu bir öykü ile İbni Selam’i kandirip korkutur. Onunla iliskiye girmez.
Mecnun’un Zeyd adli vefali bir arkadasi vardir. Zeyd de Mecnun gibi bir güzele, Zeyneb adli birisine a******. Zeyd Mecnun’a Ibni Selam’la Leyla’nin evlendigi haberini getirir. Mecnun sevgilisine sitem dolu bir mektup yazar. Zeyd, Ibni Selam’a muskaci oldugunu, Leyla’nın derdine deva bulacagini söyleyerek ondan Leyla ile basbasa kalma iznini alir. Zeyd, Mecnun’un mektubunu Leyla’ya verir. Leyla da yazdigi yanit mektubunda Ibni Selam’la halvet etmediklerini ve gönlünün hala Mecnun’da oldugunu söyleyerek sevgilisini rahatlatmaya calisir.
Birgün Mecnun’un babasina söyle bir aci haberi iletirler: Leyla’nin babasi, kizini dillere doladigi icin Mecnun’u kabile reisine sikayete gitmis ve Mecnun’un öldürülmesini istemistir. Ihtiyar, bu aci haberi isitince Mecnun’u bulmak icin cöllere düser.
Mecnun babasinin eve dönme istegini reddeder. Babasi Mecnun’daki bazi olaganüstü halleri görünce ona nasihat etmekten vazgecerek onu kendi haline birakir.
Evine yalniz basina dönen ihtiyar, kisa zamanda bu dünyaya gözlerini kapar. Mecnun vefasiz bir avcidan babasinin ölüm haberini duyar, mezarina giderek gözyaslarini döker.
Birgün Mecnun cölde gezerken kendisi ile Leyla’nin resimlerinin cizili oldugu bir levha görür. Hemen Leyla’nin resmini siler, kendi resmini birakir. Bu duruma tanik olan birisi bunu yadirgar. Mecnun seven ile sevilen arasinda bir ikiligin bulunamayacagini, sevgilinin ruh, kendisinin ise ona vücut oldugunu söyleyerek kendisini savunur.
Mecnun cölde yabani ******larla arkadasligin ötesinde bir iliski kurar. Adeta onlari yöneten bir hükümdardir.
Mecnun karanlik bir gecede sirasiyla Merkür’e, Merih’e ve Allah’a(c.c.) yalvararak onlardan gönül derdine bir care bulmalarini ister. O gecenin sabahinda en yakin arkadasi Zeyd onu ziyarete gelir ve ona Ibni Selam’in ölüm haberini getirir. Mecnun rakibi olan Ibni Selam’in ölüm haberini isitince aglamaya baslar. Zeyd, bu duruma sasirir; onun sevinmesi gerekirken üzülmesine bir anlam veremez. Mecnun Zeyd’e her ikisinin de Leyla’ya asik olduklarini ama Ibni Selam’in canini verip sevgiliye kavusmasini kiskandigini belirterek aglamasina bir gerekce gösterir.
Leyla esi Ibni Selam’in ölümünden sonra baba evine döner. Orada Ibni Selam’i bahane ederek asil aski, yani Mecnun icin gözyasi döker.
Leyla’nin kabilesinde bir gece göc cani calar. Herkes alelacele yola koyulur. Leyla da üzerinde mahmeli olan bir deveye biner. Gönül derdini deveye anlatmaya basladigi sirada deve kervandan ayrilir, cölün yolunu tutar. Gün agarip Leyla uyaninca kervandan ayri düstügünü anlar. Cölde yol iz bilen birisini aramaya baslar. Farkinda olmadan Mecnun’la karsilasir. Yabancinin Mecnun oldugunu ögrenince cok sevinir. Kavusmanin sevinciyle kendisini Mecnun’a sunar. Ama Mecnun bu ask teklifini reddeder. Cünkü tuttugu ask yolunda olgunlasmis, mecazi asktan ilahi aska ulasmistir. Leyla sevgilisinin bu yeni halini önce yadirgadiysa da sonra anl***sla karsilar. Kendisini aramaya cikmis kervan bekcisi ile kabilesine döner.
Leyla evine döndügünde onulmaz ask yarasi yüzünden hastalanir, yataga düser. Ölüm kapisini calmak üzere iken gönül derdini annesine acar. Ona bu sevdada Mecnun’un hicbir sucunun olmadigini söyler. Sevgilisini temize cikardiktan sonra dünyaya gözlerini kapar.
Leyla’nin ölüm haberini Zeyd’den ögrenen Mecnun onunla Leyla’nin mezarina gider. Mezari kucaklar ve Leyla diyerek ruhunu orada teslim eder. Mecnun’u Leyla’nin mezarina defnederler. Zeyd mezarligi türbe haline getirerek o kutsal mekanin bekciligini üstlenir.
Zeyd bir gece mezarin topragina dayanmis vaziyette uyudugunda rüyasinda Leyla ile Mecnun’u cennette görür.
 
Geri
Üst