Kizilay
Bilgin Üye
Kuş Gribi Avian Influenza
Kuş Gribi (Avian Influenza)
Kuş Gribi (Avian Influenza)
Kuş gribinin ölümcül tehlikesi nereden gelmektedir?
Ocak 2004 yılında Tayland ve Vietnam sağlık otoriteleri A/H5N1 kuş gribi virüsü ile meydana gelen ilk insan kuş gribi vakalarını bildirmişlerdir. İnsanlarda oluşan enfeksiyon, 2003 yılı Aralık ayı ortalarında Kore’de ortaya çıkan ve 7 Asya ülkesine yayılan, kümes hayvanlarında görülen enfeksiyonla direkt olarak bağlantılıdır. Şu ana kadar Vietnam ve Tayland dışında bir ülkeden insanlarda enfeksiyona neden olan kuş gribi vakası bildirilmemiştir.
Kuş gribi salgınının endişe yaratmasının tarihsel bir nedeni vardır. Zamanlaması tam olarak bilinememekle birlikte dünya çapında grip salgınları yaklaşık 10-40 yıl gibi düzensiz aralıklarla ortaya çıkan ve her seferinde çok sayıda insanın hayatını kaybetmesine, sosyal karmaşaya ve ekonomik kayıplara neden olan bir tablo çizmektedir. Geçtiğimiz yüzyılda üç büyük dünya çapında salgın yaşanmış ve bunların içinde en büyüğü olan 1918-1919 yıllarındaki dünya çapındaki salgında yaklaşık 40 milyona yakın insan hayatını kaybetmiş ve bu salgın insanlık tarihinin en ölümcül hastalık hikayesini oluşturmuştur.
Tarihsel olarak incelendiğinde 20. yüzyılda 9-39 yıl arayla antijen kayması sonucu ortaya çıkan yeni virus alt tiplerine bağlı dört ya da beş grip pandemisi olmuştur. 1918-1919 yıllarındaki H1N1 pandemisinin 40-50 milyon kişinin ölümüne neden olduğu tahmin edilmektedir. Ardından 1957-1958 (H2N2), 1968-1969 (H3N2) ve 1977-1978 (H1N1) pandemileri olmuştur. Halen dünya üzerinde H3N1 ve H1N1 virusları birlikte dolaşmaktadır.
Bundan sonra da yeni pandemilerin olması kaçınılmaz gibi görünmektedir. Uğradıkları sık ve kalıcı antijen değişmeleri nedeniyle, dünya üzerindeki influenzavirus aktivitesi sürekli olarak izlenmekte ve grip aşılarının bileşiminde her yıl ayarlamalar yapılması gerekmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bu amaçla 1947’de başlattığı Küresel Grip Programı’nı uygulamaktadır.
Geçtiğimiz yüzyıla kıyasla içinde bulunduğumuz yüzyılda dünya çapındaki salgınların başlamasında rol oynayan faktörler daha iyi anlaşılmıştır. Griple ilgili araştırmalar 1997’de Hong Kong’da ortaya çıkan ilk kuş gribi salgını ile hız kazanmıştır. Bu salgında ilk kez bir kuş gribi virüsü önce başka bir memeli canlıda değişim geçirmeden direkt olarak insanlara atlamış ve ciddi hastalığa neden olmuştur. 18 kişide enfeksiyon gelişmiş ve bunların 6’sı hayatını kaybetmiştir. 3 gün içinde Hong Kong’daki salgın sırasında üç gün içinde tüm tavuklar kesilerek salgın durdurulmuştur.
Aynı kuş gribi virüsü 2003 yılında Hong Kong’ta tekrar ortaya çıkmış ve birisi ölümle sonuçlanan iki vakaya neden olmuştur. Bazı uzmanlar 1997 yılındaki Hong Kong salgınında olduğu gibi tüm dünyada yaygın bir izlem ağı ile ortaya çıkabilecek yeni bir virüsün hızlı olarak tespiti ve vakaların karantinası ile yeni bir dünya çapında salgının önlenebileceğini düşünmektedir.
Kümes hayvanları çiftliklerinde ortaya çıkan salgın ekonomiyi zayıflatmış ve yiyecek güvenliği ile ilgili etkilerine rağmen esas olarak insanlarda dünya çapında bir salgını başlatabilmesi ihtimali nedeniyle endişe oluşturmuştur. Dünya çapında bir salgının başlaması için gerekli olan faktörlerden üçü araştırmalar sonucunda tanımlanmıştır. Bunlardan birincisi genel toplumun bağışıklık kazanmamış olduğu ve ona karşı etkin bir aşının bulunmadığı yeni bir grip virüsünün ortaya çıkmasıdır. İkincisi yeni virüsün insanlarda çoğalabilme ve hastalığa neden olma yeteneğine sahip olmasıdır. Üçüncüsü yeni virüsün etkin bir şekilde bir insandan diğerine geçebiliyor olmasının ve topluma yayılması gerekliliğidir. Şu anda ilk iki faktör gerçekleşmiş durumdadır.
Şu anda hayvanlardaki bu kadar büyük ve yaygın bir kuş gribi salgınının yanında insan vakalarının sayısının kısıtlı kalması kuş gribi virüsünün kümes hayvanlarından insanlara geçişinin çok kolay gerçekleşmediğini göstermektedir. Ayrıca bugüne kadar yapılan araştırmalar henüz insandan insana etkin bir geçiş olduğunu göstermemiştir. Ancak bununla birlikte virüs iki mekanizma ile kolaylıkla ve hızla insandan insana geçme yeteneği kazanabilir. Bunlardan birincisi insanlarda gelişen kuş gribi enfeksiyonu sırasında halihazırda insanlarda dolaşan insan gribi virüsleri ile aynı anda enfeksiyon olması durumunda her iki grip virüsü genetik etkileşim geçirip daha önce insanlar arasında geçme yeteneği kazanmış olan insan grip virüsünden rahatlıkla insandan insana geçiş özelliğini alabilir. İkinci mekanizma ise insanda enfeksiyona neden olan kuş gribi mutasyona uğrayıp yine insandan insana bulaşma yeteneğine kazanabilir. Uzmanlar virüsün bu yeteneği kazanabilmesi için sadece ufak bir değişiklik geçirmesinin yeterli olacağına inanmaktadır.
Hiç kimse dünya çapında bir salgının gelişmesi için gerekli olan 3 faktörden sonuncusunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini veya ne zaman gerçekleşebileceğini önceden tahmin edemez. Ancak gerçekleşme ihtimali kümes hayvanlarındaki salgının yaygınlığının artmasıyla, salgının kontrol edilmesinin zorluğuyla ve insana bulaşma ve insanda enfeksiyona neden olma ihtimalinin artmasıyla birlikte artmaktadır. Bu koşullar şu andaki durumu, dünya çapında bir salgına hazırlık planının hızlandırılması için, yeterince ciddi yapmaktadır.
Dünya çapında salgına neden olan faktörlerin anlaşılması gerçekçi bir şekilde gerekli önlemlerin alınması için fayda sağlamıştır. Bu önlemler; dünya çapında salgının önlenmesi için; insanlardaki salgının önlenmesi ve daha fazla yayılımın olmasını önlemek; daha iyi hazırlık yapabilmek ve cevap verebilmek amacıyla kuş gribi virüsüne karşı aşı üretilmesi de dahil olmak üzere araştırma yapılmasını içermektedir. Dünya çapında salgını durdurmaya yönelik ilk önlem virüsün barındığı hayvanları yok etmektir, böylece virüsün insanlara bulaşma ve enfeksiyona neden olma ihtimali azaltılabilmektedir. Bu amaca yönelik müdahale hasta kümes hayvanlarının hızlı bir şekilde kesilerek imhası, karantinaya alınması, dezenfeksiyonu ve çiftliklerde katı biyo-güvenlik önlemlerinin alınmasıdır. Kuş gribi virüsü ile karşılaşma ihtimali çok yüksek olan çiftlik çalışanlarının her yıl hazırlanan grip aşılarıyla aşılanmaları özellikle önemlidir çünkü hem insan grip virüsü hem de kuş gribi virüsü aynı kişide enfeksiyon oluşturursa genetik yapılarını değiştirme ihtimalleri yüksektir.
İnsanlarda salgınların kontrol edilmesi, yaygın ve etkin bir tarama ve vaka tespitine, uluslar arası standartlarda laboratuar teşhisine ve vakaların artmaması için enfeksiyonun kontrolüne bağlıdır. Bu hastalıkla ilgili klinik deneyimler henüz yetersizdir ve bu salgında etkili olan kuş gribi virüsü ile oluşan salgınlarda vaka ölüm oranları çok yüksektir.
Yeni kuş gribi ile oluşabilecek salgında antiviral kullanımı sorun olabilme ihtimali taşımaktadır. Yeni kuş gribi zaten halihazırda iki tip antiviral ilaçtan birine karşı dirençli bulunmuştur. Eğer bu virüs insanların solunum yolunun dışında da çoğalabiliyorsa ki bazı bilim adamları bundan şüphelenmektedir, o zaman ikinci tip antiviralde etkisiz kalacaktır.
Bütün bu endişelere cevap olarak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) dünya çapında bir grip salgınına hazırlık için teknik konsültasyon yapmak amacıyla 16-18 Mart 2004 tarihleri arasında toplanmıştır. 100’ün üzerinde uzman DSÖ’nün önerdiği önlemlerin yaygınlığı, uygulanabilirliği ve etkinliğini; ulusal otoriteler ise gribin ülke içinde ve ülkeler arasında yayılımını yavaşlatmak ve neden olabileceği hastalık, ölüm ve sosyal karmaşayı azaltmak için alınması gereken önlemleri değerlendirmiştir.
Yüksek oranda hastalık ve ölümlerin oluşmasını önlemede ilk sıradaki savunma yöntemi olan aşı temini dünya çapında bir salgının başlangıç döneminde ve uluslar arası ilk yayılım dalgasında büyük oranda yetersiz kalacaktır. Üretim kapasitesi limitlidir ve üretim ve stoklamada da kısıtlamalarla karşılaşılabilecektir. Üretim kapasitesinin kısıtlı kalması özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika’da eşitsiz dağılım problemi daha da büyütebilecektir. Dr. Meric Altinoz
Avian influenza, halk arasında tavuk vebası veya kuş gribi olarak da bilinen, klasik grip influenza A grubu virüslerinin alt tiplerinin neden olduğu bir hastalıktır.
İnfluenza A virüsleri yüzey proteinlerine göre alt tiplere ayrılırlar. Bilinen 15 tane alt tipi vardır. İnfluenzavirus A, hemaglütinin ve nöraminidaz yüzey glikoproteinlerine göre alt tiplere ayrılır. Bilinen 15 hemaglütinin alt tipi ve 9 nöraminidaz alt tipi vardır. Kuşlarda tüm alt tipler bulunabilir. İnsanlar arasında dolaşanlar ise yalnız 3 hemaglütinin (H1, H2 ve H3) ve 2 nöraminidaz alt tipidir (N1 ve N2).
Virus suşunun yüzey glikoproteinlerindeki nokta mutasyonlarının birikmesi, önceden toplumda dolaşanla benzerliği olan, ancak ondan farklı bir suş ortaya çıkarır. Buna antijen sürüklenmesi (“antigenic drift”) denir. Toplumun kış aylarında sahneye çıkan böyle farklı suşlara karşı duyarlı olmasından dolayı, her yıl grip salgınları görülür. Yüzey glikoproteinlerinde büyük bir değişme olursa, ya yalnız yeni bir hemaglütinini ya da hem yeni bir hemaglütinini hem de yeni bir nöraminidazı olan, tümüyle “yeni” bir virus ortaya çıkar. Buna antijen kayması (“antigenic shift”) denir. Böyle virusların pandemi potansiyeli vardır.
İnfluenzavirus A’nın diğer önemli bir özelliği de farklı türlere özgü alt grupların, birbirinden genetik materyal alışverişine açık ve böylece farklı bir virusun oluşmasına son derece elverişli olmasıdır. Oluşan yeni virus, insana özgü bir influenza virustan gen alırsa, insandan insana bulaşma özelliği de kazanabilir. Memeli ve kuş virusları için özgül hücre reseptörlerinin olduğu gösterilmiş olan domuzlar, hem kuş hem de insan ve diğer memeli viruslarıyla oluşabilecek infeksiyonlara duyarlıdır. Bu nedenle de insan ve kuş viruslarına ait genetik materyalin birbirine karıştığı bir “hamur teknesi” görevi yaparak yepyeni bir alt tipin ortaya çıkmasını sağlayabilirler. Son bulgular, insanların da kuş topluluklarında dolaşan kimi influenzavirus alt tipleri için benzer bir rolünün olabileceğini göstermektedir.
Dünyada gribe neden olan virüsler genel olarak A,B,C olarak kategorize edilmekte olup A tipinin kanatlı hayvanlarda Avian adı verilen bir çeşit gribe neden olduğu bilinmektedir. Kanatlı hayvanlarda %100 ölüme neden olan bu virüs şimdilerde insan sağlığını da tehdit ediyor. Hastalığın kümes hayvanları ve göçmen kuşlar tarafından taşınması salgınların en önemli nedenidir.Her salgınla insanlarda görülen hastalığın şiddeti daha da artmaktadır ve hastalık insan sağlığı için ciddi bir tehdit haline gelmektedir.
Düzenli sürveyans çalışmaları, göçmen kuşlarda son derece geniş bir influenzavirus A havuzu olduğunu göstermektedir. İnfluenza virusların 15 hemaglütinin alt tipinin hepsi, kuşları infekte edebilir. Kuşlara özgü bu denli çok sayıda influenzavirus olması, bunlar arasında gerçekleşen gen transferi ve yeniden eşleşme (“reassortment”) sonucunda ortaya çıkan yeni alt tiplerin, insan influenza viruslarındakinden çok daha sık olduğunu düşündürmektedir.
Su kuşları virusların doğadaki sürekliliğini sağlar. İnfeksiyon, yabanıl kuş topluluklarından kümes hayvanları gibi evcil kuşlara yayılabilir ve bu durum ciddi sonuçlar doğurabilir.
Kümes hayvanlarını infekte eden influenzavirus A, hastalığa neden olma yeteneğine göre ikiye ayrılır. [a] Çok virülan viruslar, patojenitesi yüksek olan kuş gribine (HPAI) yol açar ki bunun bir kuş sürüsündeki mortalitesi %100’ü bulabilir. Kuşlar ilk belirtilerin başladığı gün içinde bile ölebilirler. Bu tablolardan sorumlu viruslar H5 ve H7 alt tiplerindendir. Ancak bu alt tiplerdeki virusların hepsi, patojenitesi yüksek olan kuş gribine yol açmaz. Diğer viruslar ise çok daha hafif bir hastalığa neden olurlar. Patojenitesi düşük kuş gribi (LPAI) geçiren hayvanlarda tüyler kabarır ve yumurta üretimi azalır; hafif solunum yolu hastalığı ve depresyon görülür.
Patojenitesi yüksek olan kuş gribi viruslarının yabanıl kuş topluluklarında bulunmadığı; H5 ya da H7 alt tipindeki patojenitesi düşük olan kuş gribi viruslarının, kümes hayvanları arasında yayıldıktan sonra geçirdikleri mutasyonlarla yüksek patojenite kazandıkları kabul edilmektedir. Dr. Meric Altinoz meric.altinoz@gmail.com
Kuş Gribi (Avian Influenza)
Kuş gribinin ölümcül tehlikesi nereden gelmektedir?
Ocak 2004 yılında Tayland ve Vietnam sağlık otoriteleri A/H5N1 kuş gribi virüsü ile meydana gelen ilk insan kuş gribi vakalarını bildirmişlerdir. İnsanlarda oluşan enfeksiyon, 2003 yılı Aralık ayı ortalarında Kore’de ortaya çıkan ve 7 Asya ülkesine yayılan, kümes hayvanlarında görülen enfeksiyonla direkt olarak bağlantılıdır. Şu ana kadar Vietnam ve Tayland dışında bir ülkeden insanlarda enfeksiyona neden olan kuş gribi vakası bildirilmemiştir.
Kuş gribi salgınının endişe yaratmasının tarihsel bir nedeni vardır. Zamanlaması tam olarak bilinememekle birlikte dünya çapında grip salgınları yaklaşık 10-40 yıl gibi düzensiz aralıklarla ortaya çıkan ve her seferinde çok sayıda insanın hayatını kaybetmesine, sosyal karmaşaya ve ekonomik kayıplara neden olan bir tablo çizmektedir. Geçtiğimiz yüzyılda üç büyük dünya çapında salgın yaşanmış ve bunların içinde en büyüğü olan 1918-1919 yıllarındaki dünya çapındaki salgında yaklaşık 40 milyona yakın insan hayatını kaybetmiş ve bu salgın insanlık tarihinin en ölümcül hastalık hikayesini oluşturmuştur.
Tarihsel olarak incelendiğinde 20. yüzyılda 9-39 yıl arayla antijen kayması sonucu ortaya çıkan yeni virus alt tiplerine bağlı dört ya da beş grip pandemisi olmuştur. 1918-1919 yıllarındaki H1N1 pandemisinin 40-50 milyon kişinin ölümüne neden olduğu tahmin edilmektedir. Ardından 1957-1958 (H2N2), 1968-1969 (H3N2) ve 1977-1978 (H1N1) pandemileri olmuştur. Halen dünya üzerinde H3N1 ve H1N1 virusları birlikte dolaşmaktadır.
Bundan sonra da yeni pandemilerin olması kaçınılmaz gibi görünmektedir. Uğradıkları sık ve kalıcı antijen değişmeleri nedeniyle, dünya üzerindeki influenzavirus aktivitesi sürekli olarak izlenmekte ve grip aşılarının bileşiminde her yıl ayarlamalar yapılması gerekmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bu amaçla 1947’de başlattığı Küresel Grip Programı’nı uygulamaktadır.
Geçtiğimiz yüzyıla kıyasla içinde bulunduğumuz yüzyılda dünya çapındaki salgınların başlamasında rol oynayan faktörler daha iyi anlaşılmıştır. Griple ilgili araştırmalar 1997’de Hong Kong’da ortaya çıkan ilk kuş gribi salgını ile hız kazanmıştır. Bu salgında ilk kez bir kuş gribi virüsü önce başka bir memeli canlıda değişim geçirmeden direkt olarak insanlara atlamış ve ciddi hastalığa neden olmuştur. 18 kişide enfeksiyon gelişmiş ve bunların 6’sı hayatını kaybetmiştir. 3 gün içinde Hong Kong’daki salgın sırasında üç gün içinde tüm tavuklar kesilerek salgın durdurulmuştur.
Aynı kuş gribi virüsü 2003 yılında Hong Kong’ta tekrar ortaya çıkmış ve birisi ölümle sonuçlanan iki vakaya neden olmuştur. Bazı uzmanlar 1997 yılındaki Hong Kong salgınında olduğu gibi tüm dünyada yaygın bir izlem ağı ile ortaya çıkabilecek yeni bir virüsün hızlı olarak tespiti ve vakaların karantinası ile yeni bir dünya çapında salgının önlenebileceğini düşünmektedir.
Kümes hayvanları çiftliklerinde ortaya çıkan salgın ekonomiyi zayıflatmış ve yiyecek güvenliği ile ilgili etkilerine rağmen esas olarak insanlarda dünya çapında bir salgını başlatabilmesi ihtimali nedeniyle endişe oluşturmuştur. Dünya çapında bir salgının başlaması için gerekli olan faktörlerden üçü araştırmalar sonucunda tanımlanmıştır. Bunlardan birincisi genel toplumun bağışıklık kazanmamış olduğu ve ona karşı etkin bir aşının bulunmadığı yeni bir grip virüsünün ortaya çıkmasıdır. İkincisi yeni virüsün insanlarda çoğalabilme ve hastalığa neden olma yeteneğine sahip olmasıdır. Üçüncüsü yeni virüsün etkin bir şekilde bir insandan diğerine geçebiliyor olmasının ve topluma yayılması gerekliliğidir. Şu anda ilk iki faktör gerçekleşmiş durumdadır.
Şu anda hayvanlardaki bu kadar büyük ve yaygın bir kuş gribi salgınının yanında insan vakalarının sayısının kısıtlı kalması kuş gribi virüsünün kümes hayvanlarından insanlara geçişinin çok kolay gerçekleşmediğini göstermektedir. Ayrıca bugüne kadar yapılan araştırmalar henüz insandan insana etkin bir geçiş olduğunu göstermemiştir. Ancak bununla birlikte virüs iki mekanizma ile kolaylıkla ve hızla insandan insana geçme yeteneği kazanabilir. Bunlardan birincisi insanlarda gelişen kuş gribi enfeksiyonu sırasında halihazırda insanlarda dolaşan insan gribi virüsleri ile aynı anda enfeksiyon olması durumunda her iki grip virüsü genetik etkileşim geçirip daha önce insanlar arasında geçme yeteneği kazanmış olan insan grip virüsünden rahatlıkla insandan insana geçiş özelliğini alabilir. İkinci mekanizma ise insanda enfeksiyona neden olan kuş gribi mutasyona uğrayıp yine insandan insana bulaşma yeteneğine kazanabilir. Uzmanlar virüsün bu yeteneği kazanabilmesi için sadece ufak bir değişiklik geçirmesinin yeterli olacağına inanmaktadır.
Hiç kimse dünya çapında bir salgının gelişmesi için gerekli olan 3 faktörden sonuncusunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini veya ne zaman gerçekleşebileceğini önceden tahmin edemez. Ancak gerçekleşme ihtimali kümes hayvanlarındaki salgının yaygınlığının artmasıyla, salgının kontrol edilmesinin zorluğuyla ve insana bulaşma ve insanda enfeksiyona neden olma ihtimalinin artmasıyla birlikte artmaktadır. Bu koşullar şu andaki durumu, dünya çapında bir salgına hazırlık planının hızlandırılması için, yeterince ciddi yapmaktadır.
Dünya çapında salgına neden olan faktörlerin anlaşılması gerçekçi bir şekilde gerekli önlemlerin alınması için fayda sağlamıştır. Bu önlemler; dünya çapında salgının önlenmesi için; insanlardaki salgının önlenmesi ve daha fazla yayılımın olmasını önlemek; daha iyi hazırlık yapabilmek ve cevap verebilmek amacıyla kuş gribi virüsüne karşı aşı üretilmesi de dahil olmak üzere araştırma yapılmasını içermektedir. Dünya çapında salgını durdurmaya yönelik ilk önlem virüsün barındığı hayvanları yok etmektir, böylece virüsün insanlara bulaşma ve enfeksiyona neden olma ihtimali azaltılabilmektedir. Bu amaca yönelik müdahale hasta kümes hayvanlarının hızlı bir şekilde kesilerek imhası, karantinaya alınması, dezenfeksiyonu ve çiftliklerde katı biyo-güvenlik önlemlerinin alınmasıdır. Kuş gribi virüsü ile karşılaşma ihtimali çok yüksek olan çiftlik çalışanlarının her yıl hazırlanan grip aşılarıyla aşılanmaları özellikle önemlidir çünkü hem insan grip virüsü hem de kuş gribi virüsü aynı kişide enfeksiyon oluşturursa genetik yapılarını değiştirme ihtimalleri yüksektir.
İnsanlarda salgınların kontrol edilmesi, yaygın ve etkin bir tarama ve vaka tespitine, uluslar arası standartlarda laboratuar teşhisine ve vakaların artmaması için enfeksiyonun kontrolüne bağlıdır. Bu hastalıkla ilgili klinik deneyimler henüz yetersizdir ve bu salgında etkili olan kuş gribi virüsü ile oluşan salgınlarda vaka ölüm oranları çok yüksektir.
Yeni kuş gribi ile oluşabilecek salgında antiviral kullanımı sorun olabilme ihtimali taşımaktadır. Yeni kuş gribi zaten halihazırda iki tip antiviral ilaçtan birine karşı dirençli bulunmuştur. Eğer bu virüs insanların solunum yolunun dışında da çoğalabiliyorsa ki bazı bilim adamları bundan şüphelenmektedir, o zaman ikinci tip antiviralde etkisiz kalacaktır.
Bütün bu endişelere cevap olarak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) dünya çapında bir grip salgınına hazırlık için teknik konsültasyon yapmak amacıyla 16-18 Mart 2004 tarihleri arasında toplanmıştır. 100’ün üzerinde uzman DSÖ’nün önerdiği önlemlerin yaygınlığı, uygulanabilirliği ve etkinliğini; ulusal otoriteler ise gribin ülke içinde ve ülkeler arasında yayılımını yavaşlatmak ve neden olabileceği hastalık, ölüm ve sosyal karmaşayı azaltmak için alınması gereken önlemleri değerlendirmiştir.
Yüksek oranda hastalık ve ölümlerin oluşmasını önlemede ilk sıradaki savunma yöntemi olan aşı temini dünya çapında bir salgının başlangıç döneminde ve uluslar arası ilk yayılım dalgasında büyük oranda yetersiz kalacaktır. Üretim kapasitesi limitlidir ve üretim ve stoklamada da kısıtlamalarla karşılaşılabilecektir. Üretim kapasitesinin kısıtlı kalması özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika’da eşitsiz dağılım problemi daha da büyütebilecektir. Dr. Meric Altinoz
Avian influenza, halk arasında tavuk vebası veya kuş gribi olarak da bilinen, klasik grip influenza A grubu virüslerinin alt tiplerinin neden olduğu bir hastalıktır.
İnfluenza A virüsleri yüzey proteinlerine göre alt tiplere ayrılırlar. Bilinen 15 tane alt tipi vardır. İnfluenzavirus A, hemaglütinin ve nöraminidaz yüzey glikoproteinlerine göre alt tiplere ayrılır. Bilinen 15 hemaglütinin alt tipi ve 9 nöraminidaz alt tipi vardır. Kuşlarda tüm alt tipler bulunabilir. İnsanlar arasında dolaşanlar ise yalnız 3 hemaglütinin (H1, H2 ve H3) ve 2 nöraminidaz alt tipidir (N1 ve N2).
Virus suşunun yüzey glikoproteinlerindeki nokta mutasyonlarının birikmesi, önceden toplumda dolaşanla benzerliği olan, ancak ondan farklı bir suş ortaya çıkarır. Buna antijen sürüklenmesi (“antigenic drift”) denir. Toplumun kış aylarında sahneye çıkan böyle farklı suşlara karşı duyarlı olmasından dolayı, her yıl grip salgınları görülür. Yüzey glikoproteinlerinde büyük bir değişme olursa, ya yalnız yeni bir hemaglütinini ya da hem yeni bir hemaglütinini hem de yeni bir nöraminidazı olan, tümüyle “yeni” bir virus ortaya çıkar. Buna antijen kayması (“antigenic shift”) denir. Böyle virusların pandemi potansiyeli vardır.
İnfluenzavirus A’nın diğer önemli bir özelliği de farklı türlere özgü alt grupların, birbirinden genetik materyal alışverişine açık ve böylece farklı bir virusun oluşmasına son derece elverişli olmasıdır. Oluşan yeni virus, insana özgü bir influenza virustan gen alırsa, insandan insana bulaşma özelliği de kazanabilir. Memeli ve kuş virusları için özgül hücre reseptörlerinin olduğu gösterilmiş olan domuzlar, hem kuş hem de insan ve diğer memeli viruslarıyla oluşabilecek infeksiyonlara duyarlıdır. Bu nedenle de insan ve kuş viruslarına ait genetik materyalin birbirine karıştığı bir “hamur teknesi” görevi yaparak yepyeni bir alt tipin ortaya çıkmasını sağlayabilirler. Son bulgular, insanların da kuş topluluklarında dolaşan kimi influenzavirus alt tipleri için benzer bir rolünün olabileceğini göstermektedir.
Dünyada gribe neden olan virüsler genel olarak A,B,C olarak kategorize edilmekte olup A tipinin kanatlı hayvanlarda Avian adı verilen bir çeşit gribe neden olduğu bilinmektedir. Kanatlı hayvanlarda %100 ölüme neden olan bu virüs şimdilerde insan sağlığını da tehdit ediyor. Hastalığın kümes hayvanları ve göçmen kuşlar tarafından taşınması salgınların en önemli nedenidir.Her salgınla insanlarda görülen hastalığın şiddeti daha da artmaktadır ve hastalık insan sağlığı için ciddi bir tehdit haline gelmektedir.
Düzenli sürveyans çalışmaları, göçmen kuşlarda son derece geniş bir influenzavirus A havuzu olduğunu göstermektedir. İnfluenza virusların 15 hemaglütinin alt tipinin hepsi, kuşları infekte edebilir. Kuşlara özgü bu denli çok sayıda influenzavirus olması, bunlar arasında gerçekleşen gen transferi ve yeniden eşleşme (“reassortment”) sonucunda ortaya çıkan yeni alt tiplerin, insan influenza viruslarındakinden çok daha sık olduğunu düşündürmektedir.
Su kuşları virusların doğadaki sürekliliğini sağlar. İnfeksiyon, yabanıl kuş topluluklarından kümes hayvanları gibi evcil kuşlara yayılabilir ve bu durum ciddi sonuçlar doğurabilir.
Kümes hayvanlarını infekte eden influenzavirus A, hastalığa neden olma yeteneğine göre ikiye ayrılır. [a] Çok virülan viruslar, patojenitesi yüksek olan kuş gribine (HPAI) yol açar ki bunun bir kuş sürüsündeki mortalitesi %100’ü bulabilir. Kuşlar ilk belirtilerin başladığı gün içinde bile ölebilirler. Bu tablolardan sorumlu viruslar H5 ve H7 alt tiplerindendir. Ancak bu alt tiplerdeki virusların hepsi, patojenitesi yüksek olan kuş gribine yol açmaz. Diğer viruslar ise çok daha hafif bir hastalığa neden olurlar. Patojenitesi düşük kuş gribi (LPAI) geçiren hayvanlarda tüyler kabarır ve yumurta üretimi azalır; hafif solunum yolu hastalığı ve depresyon görülür.
Patojenitesi yüksek olan kuş gribi viruslarının yabanıl kuş topluluklarında bulunmadığı; H5 ya da H7 alt tipindeki patojenitesi düşük olan kuş gribi viruslarının, kümes hayvanları arasında yayıldıktan sonra geçirdikleri mutasyonlarla yüksek patojenite kazandıkları kabul edilmektedir. Dr. Meric Altinoz meric.altinoz@gmail.com