Kuduz

Konusunu Sadefan`da Görüntülemektesiniz!..

Kuduz, konusunda bu İçerik Kuduz hakkında en yeni bilgileri, yorumları ve detaylı paylaşımı keşfedin.

Kuduz

- Sadefan.com | Kuduz paylaşımı

Kizilay

Bilgin Üye

Kuduz

Kuduz] Etken
Lyssavirüs cinsinden bir rhabdovirüs olan kuduz virüsü
Bulaşma Yolu
Kuduz hastalığı, birçok evcil ve yabani hayvanı (yarasalar da dahil) etkileyen zoonotik bir hastalıktır. Enfeksiyon; enfekte bir hayvanın insanı ısırmasıyla meydana gelir. Virüs tükürükte bulunur. Kuduz virüsünün ciltten içeriye girdiği her temas çok dikkatli bir şekilde tedavi edilmelidir. Gelişmekte olan ülkelerde hastalık köpekler yoluyla bulaşır. İnsandan insana bulaşma henüz kayıtlara geçmemiştir.
Hastalığın Seyri
Kesinlikle ölümcül olan akut viral bir ensefalomiyelittir. Korku duygusu, baş ağrısı, ateş, halsizlik ve ısırık bölgesinin etrafında duyu değişimleri ilk belirtilerdendir. Kolay uyarılabilme, halüsinasyonlar ve hava korkusu sık görülür; bunu bazı vakalarda, yutkunma kasları spazmı yüzünden sudan kokma durumu takip eder. Bu olay, birkaç gün içinde çıldırma, kasılma ve ölüme yol açar. Felç eden kuduz, daha nadir görülen bir türdür ve duyu kaybı, güçsüzlük, ağrı ve felç ile karakterizedir.
Hastalığın Kuluçka Süresi yani virusun vücuda girmesinden ilk hastalık belirtilerinin görülmesine kadar geçen zaman, bu güne kadar yayınlanan literatüre göre 4 gün gibi kısa bir süre ile birkaç yıl gibi çok uzun bir süre arasında değişmektedir. Ancak vakaların %95'inde bu süre bir yıldan daha azdır ve ortalama olarak 20-90 gündür. Kuluçka süresi, ısırık yerinin beyine yakınlığı, ısırığın şiddeti, ısırık yerinin sinir uçlarından zenginliği ve vücuda giren virus miktarı ile ilgilidir. Beyine yakın, özellikle kafadan ve ağır ısırılmalarda Kuluçka Süresi kısalırken kol ve bacaklardan ve hafif ısırıklarda uzamaktadır.
Hayvanların virusu bulaştırıcılık süresi de değişkenlik göstermektedir. Kedi ve köpekler klinik semptomların başlamasından 3 ile 10 gün öncesine kadar virusu bulaştırabilirler. Çok nadir olarak bu süre daha da uzayabilir. Hayvanlarda başlangıç belirtileri olarak davranış değişiklikleri ve özellikle saldırganlık görülürken daha ileri safhalarda felçler, diğer beyin iltihabı bulguları ve ölüm görülür.
İnsanlarda ise başlangıç semptomları genellikle çok tipik değildir ve iştahsızlık, kırgınlık, yorgunluk, ateş görülür. Hastaların yaklaşık % 50 sinde ısırık bölgesinde ağrı ve duyu kaybı görülür ki kuduza özgü ilk belirti budur. Daha sonra huzursuzluk, aşırı korku hali, saldırganlık, uykusuzluk, psikiyatrik bozukluklar ve depresyon ve bunlara eşlik eden öksürük, boğaz ağrısı, titreme, karın ağrısı, bulantı-kusma, ishal görülebilir.
Nörolojik semptomlar ise, hiperaktivite, oryantasyon bozukluğu, hayal görmeler, sara krizleri, tuhaf davranışlar, ense sertliği, hızlı ve sık nefes alıp verme, salya artımı ve felçler olarak ortaya çıkar.
Hiperaktivite atakları karakteristik olarak 1-5 dakika süreyle ve aralıklı olarak meydana gelmekte ve kendisini saldırganlık, kendi kendine ve etrafındakilere vurma, koşma, ısırma şeklinde göstermektedir. Hiperaktif ataklar kendiliğinden ya da görsel ve işitsel bir uyarı sonucu ortaya çıkabilmektedir. Işık gibi görsel uyarıların hiperaktif atakları başlatabilmesi kişilerde fotofobi (ışıktan korkma) gelişmesine neden olmaktadır. Hastaların yaklaşık olarak yarısı ataklar döneminde su içmek istemekte ve su içme teşebbüsü sırasında boğaz kaslarının kasılması nedeniyle kişide tıkanma, boğulma hissi ortaya çıkmaktadır ve bu nedenle hastalarda hidrofobi (sudan korkma) gelişmektedir. Ataklar arasındaki dönemde hasta genellikle kendindedir ve bilinci yerindedir. Nörolojik belirtilerin gelişmesinden 4 -10 gün sonra koma hali gelişir ve koma halinin süresi saatler ya da aylar sürebilir ve sonunda hasta yaşamını kaybeder.

http://www.hssgm.gov.tr/anasayfa/bulasicihastaliklar/images/rabies2005_en.gif
Coğrafi Dağılım
Dünyadaki birçok ülkede hayvanlarda kuduz bulunmaktadır. İnsanlarda enfeksiyonun oluştuğu vakaların çoğu gelişmekte olan ülkelerde görülmektedir. Güney doğu Asya’da bir ülkeye giden yolcuların %13’ünün bölgesel hayvanlarla temas içinde olduğu tahmin edilir.
Yolcular için Risk
Veteriner çalışanları ve köpeklerin başıboş gezdiği büyük şehir varoşlarının sokaklarında çalışan insanlar çok büyük risk altındadır. Turist tatil köylerine giden turistler düşük risk altındaki grubu oluştururlar. Yine de çocuklar da çok büyük risk altındadır, çünkü çocuklar hayvanlarla daha fazla temas içinde olabilirler ve şüpheli vakaları bildirmeyebilirler. Köpeklerin başıboş olduğu yüksek nüfuslu alanlarda yürüyüş yapmaktan kaçınılmalıdır. Şüpheli teması, özellikle de ısırık ya da tırmıkları takiben, yetkin ve ideal olarak başkentteki bir tıp merkezinden hemen tıbbi yardım istenmelidir. İlk yardım önlemleri hemen başlatılmalıdır.
Kuduz Aşısı
İnsanlarda kuduza karşı aşı ile aktif bağışıklamanın iki amacı vardır:
Kuduz bulaşma riskine açık olan kişileri bulaşma olmadan korumak,
Kuduz virüsünün bulaştığı kişilerde, kuduz hastalığının daima ölümle sonuçlanan gelişimine engel olmak.
1) Bulaşma öncesi (Maruziyet öncesi) aşılama
D.S.Ö tarafından rutin olarak risk altında olan kişilere uygulanması önerilmektedir. Bulaşma öncesi aşılamanın önerildiği risk altındaki kişiler şunlardır;
Veteriner hekimler,
Enfeksiyon hastalıkları ile ilgili laboratuar personeli,
Kuduz vakalarına bakmakla görevli özel bölümlerde ve kornea nakli yapılan bölümlerde çalışan hastane personeli,
Kuduza hassas evcil hayvanlar ile devamlı teması olanlar,
Doğal bilimler ile uğraşanlar,
Orman işçileri,
Mezbaha ve hayvan derileri ile uğraşan personel,
Genellikle arazide çalışan personel,
Çok sık ava gidenler,
Endemik alanlara (özellikle Asya, Afrika ve Amerika'daki tropikal ve subtropikal ülkeler) sık seyahat eden kişiler.
Bulaşma öncesi aşılama uygulaması için Dünya Sağlık Örgütü'nün tavsiye ettiği aşılama şemasına göre 0, 7, 28. günlerde toplam üç doz aşı uygulanması yeterlidir. Kullanılacak aşıların mutlaka hücre kültürü aşıları olması gerekmektedir. Burada hatırlanması gereken önemli bir nokta, bulaşma öncesi koruyucu aşı uygulamasının, kuduz virüsü ile temas halinde gerekli tedavi amaçlı aşı uygulamasına olan gereksinimi ortadan kaldırmadığıdır. Ancak bu uygulama, virüsle temas halinde anti-kuduz immunoglobülini uygulanması gereksinimini ortadan kaldırmakta ve uygulanacak aşı sayısını azaltmaktadır. Maruziyet öncesi şemaya göre aşılanmış bir kişiye virüsle temas olasılığı halinde 0. ve 3. günlerde uygulanacak 2 doz rapel aşı yeterli olacaktır. Yapılacak bu iki doz rapel serum antikor titresini ilk bir hafta içinde 5 kat arttırmaktadır.
2) Bulaşma (Maruziyet) sonrası aşılama
Aşılama Şeması D.S.Ö nün önerdiği bulaşma sonrası aşılama şemasına göre 0., 3., 7., 14., ve 28. günlerde 5 doz olmak üzere intramuskuler yoldan ve mutlaka deltoid adaleden; bebeklerde ise uyluğun anterolateral kısmından yapılmalıdır. Aşı kesinlikle kalçadan uygulanmamalıdır. Bazı uzmanlar 90. günde de bir rapel doz önerebilmektedir. D.S.Ö aşılamaya başladıktan sonraki 10 gün içinde ısıran hayvanın gözlem altında tutulmasını, eğer hayvan sağ ise ya da öldürülerek laboratuar tetkikleri ile kuduz olmadığı tespit edilirse aşılamanın kesilebileceğini bildirmektedir. Ancak önemle belirttiği bir nokta da önerilerinin genel öneriler olduğu ve ülkelerin şartlarına göre değişiklikler yapılması gerektiğidir. Ülkemiz gibi kuduz hastalığının enzootik olduğu ve hala insan kuduzunun görüldüğü ülkelerde aşılamanın kesilmemesi ve 5 dozluk şemanın mutlaka tamamlanması önerilmektedir. Çünkü, bu gibi ülkelerde kişinin bir kez daha virüsle temas etme olasılığı çok yüksektir ve ikinci temasta gerek kuduz serumu gereksinimi olmaması gerekse 2 doz aşının yeterli olması nedeniyle kişinin tedavi süresi kısalacak, maliyeti azalacak ve kişi psikolojik olarak kuduza yakalanma korkusundan uzak kalacaktır.
Önlemler
Kuduzun yaygın olduğu bölgelerde, Yabani hayvanlar ve sürüden ayrılmış evcil hayvanlara (özellikle de köpekler ve kediler) temas etmekten kaçınınız. Kuduz olma ihtimali olan bir hayvan tarafından ısırıldıysanız veya başka bir temastan şüpheleniyorsanız; yarayı dezenfektan veya sabun veya deterjan ve su ile hemen temizleyiniz. Hemen tıbbi yardıma başvurulmalıdır.
Aşılar tamamen belgelenip bilinen kuvvetteki aşıların kullanıldığı ortaya koyulmadıkça, ilgili hayvanın aşı durumu, maruz kalma sonrası tedavinin sınırlandırılması için bir kriter değildir. Bu hayvan evcil bir hayvansa, şüphelenen hayvan 10 gün boyunca gözlem altında tutulmalıdır.
Kuduz Sonrası Tedavi
Kuduzun yaygın olduğu bölgelerde; bir hayvan ısırması, hayvanla diğer bir temas durumu ve hayvanın davranışı ve görünüşü o hayvanın kudurmuş olabileceği fikrini ortaya atabilir. Bu gibi durumlara hemen bir sağlık kurumuna başvurulmalıdır.
Kuduz enfeksiyonunun oluşmasını önleyen kuduz sonrası tedavi, yaranın ilk yardımla tedavi edilmesiyle başlayan ve kuduz aşısı yapılması ile devam eder. Eğer 3. sınıf bir maruz kalma söz konusu ise anti-kuduz immunoglobülinleri verilir. Aşı yapılması, ve gerekirse immunoglobülin verilmesi, bir doktor tarafından yerine getirilmeli ya da doğrudan denetlenmelidir.
Kuduz sonrası tedavi, şüphelenilen veya temas ettiği doğrulanan hayvanın temas etme biçimine bağlıdır ve aşağıdaki gibidir:

Temas türü (maruz kalma sınıfı)
Dokunulan veya beslenen hayvanlar
Ciltte salyalar
Cildi hafif ısırma
Kanamayan ufak çizikler
Çatlak, yara, çizik vs. olan ciltte salyalar
Bir veya daha fazla ısırık veya cildi delen çizikler
Mukoz zara, yalama vasıtasıyla salya bulaştırılması
Önerilen Tedavi
Yok
Hemen aşı yapılmalıdır
Anti-kuduz immunoglobülini veriniz ve aşıya başlayınız

İlk Yardım
Enfeksiyon bölgesindeki kuduz virüslerinin kimyasal veya fiziksel yollarla temizlenmesi en etkili koruma yöntemi olduğu için, sabun, deterjan ve su ya da sadece su ile çabuk ve etkin bir şekilde yıkamak şarttır. Yıkadıktan sonra %70'lik etanol, ispirto eriyiği veya sulu iyodin ya da povidon iyodin solüsyonu tatbik ediniz.
[/color]
[/color][/color][/color]
 
Kuduz nedir, belirtileri nelerdir ve neden olur? Nasıl geçer, tedavi yöntemleri ve hangi doktora gidilmeli? Erken teşhis, korunma yolları ve güncel sağlık bilgileri.
Geri
Üst