HaZaL
VIP Üye
Kıyamet ve Yeniden Diriliş
Kıyamet ve Yeniden Diriliş
Kıyamet ve Yeniden Diriliş
http://v.foto.radikal.ru/0706/3d/e6e1b02bf7d3.gif
Derler ki: “Eğer doğru sözlüyseniz, bu belirttiğiniz süre (va’d) ne zamanmış?” De ki: “Allah’ın dilemesi dışında, kendim için zarardan ve yarardan (hiç bir şeye) malik değilim. Her ümmetin bir eceli vardır. Onların ecelleri gelince, artık ne bir saat ertelenebilirler, ne öne alınabilirler. (Yunus Suresi, 48-49)
Derler ki: “Eğer doğruyu söylüyor iseniz, bu va’dolunan (azab) ne zaman?” De ki: “Belki de acele etmekte olduğunuzun (azabın) bir kısmı size yetişmiştir bile.” (Neml Suresi, 71-72)
“Hesap ve ceza (din) günü ne zaman?” diye sorarlar. O gün onlar, ateşin üstünde tutulup-eritilecekler: “Tadın fitnenizi. Bu, sizin pek acele isteyip durduğunuz şeydir.” (Zariyat Suresi, 12-14)
Derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız, şu tehdit (ettiğiniz azab) ne zamanmış?” De ki: “(Bununla ilgili) Bilgi ancak Allah’ın katındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.” Nihayet onu pek yakında gördüklerinde, o inkâr edenlerin yüzleri kötüleşip-karardı. Ve: “İşte bu, sizin (gerçekleşmeyecek diye) öne sürüp durduğunuz şeydir” denildi. (Mülk Suresi, 25-27)
Onlar: “Eğer doğru sözlü iseniz, bu va’d(ettiğiniz azab) ne zamanmış?” derler. De ki: “Sizin için belirlenmiş bir gün vardır ki, ondan ne bir an ertelenebilirsiniz, ne de (bir an) öne alınabilirsiniz. (Sebe Suresi, 29-30)
İnsanlar, sana kıyamet-saatini sorarlar; de ki: “Onun bilgisi yalnızca Allah’ın katındadır.” Ne bilirsin; belki kıyamet-saati pek yakın da olabilir. (Ahzab Suresi, 63)
****YENİDEN DİRİLİŞLE İLGİLİ****
Dediler ki: “Biz yer (toprağın için) de yok olup gittikten sonra, gerçekten biz mi yeniden yaratılmış olacağız?” Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkar edenlerdir. De ki: “Size vekil kılınan ölüm meleği, hayatınıza son verecek, sonra Rabbinize döndürülmüş olacaksınız.” (Secde Suresi, 10-11)
Hayır, onlara kendilerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar da, o kafirler: “Bu şaşılacak bir şey” dediler. “Biz öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (yeniden diriltilecek mişiz)? Bu uzak bir dönüş (iddiasıdır).” Doğrusu Biz, yerin onlardan ne eksilttiğini bilmişizdir. Katımızda (bütün bunları) saklayıp-koruyan bir kitap vardır. (Kaf Suresi, 2-4)
Dediler ki: “Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?” De ki: “İster taş olun, ister demir.” “Ya da göğüslerinizde büyümekte olan (veya büyüttüğünüz) bir yaratık (olun).” Bizi kim (hayata) geri çevirebilir” diyecekler. De ki: “Sizi ilk defa yaratan.” Bu durumda sana başlarını alaylıca sallayacaklar ve diyecekler ki: “Ne zamanmış o?” De ki: “Umulur ki pek yakında.” (İsra Suresi, 49-51)
Bu, şüphesiz, onların ayetlerimizi inkar etmelerine ve: “Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?” demelerine karşılık cezalarıdır. Görmüyorlar mı; gökleri ve yeri yaratan Allah, onların benzerini yaratmaya gücü yeter ve onlar için kendisinde şüphe olmayan bir süre (ecel) kılmıştır. Zulmedenler ise ancak inkarda ayak direttiler. (İsra Suresi, 98-99)
Selam ve dua ile.
Kıyamet ve Yeniden Diriliş
kıyamet ile ilgili ayet ve hadisler
http://v.foto.radikal.ru/0706/3d/e6e1b02bf7d3.gif
Derler ki: “Eğer doğru sözlüyseniz, bu belirttiğiniz süre (va’d) ne zamanmış?” De ki: “Allah’ın dilemesi dışında, kendim için zarardan ve yarardan (hiç bir şeye) malik değilim. Her ümmetin bir eceli vardır. Onların ecelleri gelince, artık ne bir saat ertelenebilirler, ne öne alınabilirler. (Yunus Suresi, 48-49)
Derler ki: “Eğer doğruyu söylüyor iseniz, bu va’dolunan (azab) ne zaman?” De ki: “Belki de acele etmekte olduğunuzun (azabın) bir kısmı size yetişmiştir bile.” (Neml Suresi, 71-72)
“Hesap ve ceza (din) günü ne zaman?” diye sorarlar. O gün onlar, ateşin üstünde tutulup-eritilecekler: “Tadın fitnenizi. Bu, sizin pek acele isteyip durduğunuz şeydir.” (Zariyat Suresi, 12-14)
Derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız, şu tehdit (ettiğiniz azab) ne zamanmış?” De ki: “(Bununla ilgili) Bilgi ancak Allah’ın katındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.” Nihayet onu pek yakında gördüklerinde, o inkâr edenlerin yüzleri kötüleşip-karardı. Ve: “İşte bu, sizin (gerçekleşmeyecek diye) öne sürüp durduğunuz şeydir” denildi. (Mülk Suresi, 25-27)
Onlar: “Eğer doğru sözlü iseniz, bu va’d(ettiğiniz azab) ne zamanmış?” derler. De ki: “Sizin için belirlenmiş bir gün vardır ki, ondan ne bir an ertelenebilirsiniz, ne de (bir an) öne alınabilirsiniz. (Sebe Suresi, 29-30)
İnsanlar, sana kıyamet-saatini sorarlar; de ki: “Onun bilgisi yalnızca Allah’ın katındadır.” Ne bilirsin; belki kıyamet-saati pek yakın da olabilir. (Ahzab Suresi, 63)
****YENİDEN DİRİLİŞLE İLGİLİ****
Dediler ki: “Biz yer (toprağın için) de yok olup gittikten sonra, gerçekten biz mi yeniden yaratılmış olacağız?” Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkar edenlerdir. De ki: “Size vekil kılınan ölüm meleği, hayatınıza son verecek, sonra Rabbinize döndürülmüş olacaksınız.” (Secde Suresi, 10-11)
Hayır, onlara kendilerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar da, o kafirler: “Bu şaşılacak bir şey” dediler. “Biz öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (yeniden diriltilecek mişiz)? Bu uzak bir dönüş (iddiasıdır).” Doğrusu Biz, yerin onlardan ne eksilttiğini bilmişizdir. Katımızda (bütün bunları) saklayıp-koruyan bir kitap vardır. (Kaf Suresi, 2-4)
Dediler ki: “Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?” De ki: “İster taş olun, ister demir.” “Ya da göğüslerinizde büyümekte olan (veya büyüttüğünüz) bir yaratık (olun).” Bizi kim (hayata) geri çevirebilir” diyecekler. De ki: “Sizi ilk defa yaratan.” Bu durumda sana başlarını alaylıca sallayacaklar ve diyecekler ki: “Ne zamanmış o?” De ki: “Umulur ki pek yakında.” (İsra Suresi, 49-51)
Bu, şüphesiz, onların ayetlerimizi inkar etmelerine ve: “Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?” demelerine karşılık cezalarıdır. Görmüyorlar mı; gökleri ve yeri yaratan Allah, onların benzerini yaratmaya gücü yeter ve onlar için kendisinde şüphe olmayan bir süre (ecel) kılmıştır. Zulmedenler ise ancak inkarda ayak direttiler. (İsra Suresi, 98-99)
Selam ve dua ile.