HaZaL
VIP Üye
Kiramen Katibin, Amel Defteri
Kiramen Katibin, Amel Defteri
SORUMLU OLDUĞUMUZ YAZI ve KİTAP
Yüce Rabbimiz, mükellef olan kullarının iradeli olarak yaptığı işleri ve konuştuğu sözleri kaydedip ayrı bir deftere yazan melekler görevlendirmiştir. Bu meleklere "Kiramen Kâtibîn" denir. Bunlar, şerefli yazıcı meleklerdir. İnsan bulûğa erdikten sonra yazma işi başlar; ölene kadar devam eder.
Bu melekler, kulun ezelde Allah tarafından Levh-i Mahfuz'a yazılmış kaderini bilmezler; o yazıyı hiç görmezler, oradan bir kelime dahi alıp kopya etmezler. Onlar sadece kulu takib ederler; onun işlemiş olduğu ve mesul olacağı fiillerini yazarlar. Ahirette insanın önüne Levh-i Mahfuz'daki yazı değil; meleklerin yazdığı amel defterleri getirilir, kulun önüne konur. Allahu Teala kuluna:
"İşte bunlar senin yaptıkların ve görevli meleklerimizin yazdıklarıdır. Bak bakalım, sana haksızlık edilmiş mi, senin yapmadığın bir iş yazılmış mı?" diye sorar. Kul, bakar, hayret eder; fakat hiç itiraz edemez. Çünkü yazılanlar doğrudur; fazla ve eksik bir şey yoktur. İşte insan bu amel defterlerindeki yazılanlardan hesaba çekilir. Meleklerin dünya aleminde yazdıkları, Allahu Teala'nın Levh-i Mahfuz'a yazdıklarıyla aynı çıkar.
İşte buna, kader sırrı denir ve bu sır ancak ahirette çözülür; Cennet'te anlaşılır, işin aslı alemlerin sahibine teslim olmaktır. O'nun her işinde bir hikmet, rahmet ve en nihayet adelet olduğuna iman etmek gerekir.
SORUMLU OLDUĞUMUZ YAZI ve KİTAP
Yüce Rabbimiz, mükellef olan kullarının iradeli olarak yaptığı işleri ve konuştuğu sözleri kaydedip ayrı bir deftere yazan melekler görevlendirmiştir. Bu meleklere "Kiramen Kâtibîn" denir. Bunlar, şerefli yazıcı meleklerdir. İnsan bulûğa erdikten sonra yazma işi başlar; ölene kadar devam eder.
Bu melekler, kulun ezelde Allah tarafından Levh-i Mahfuz'a yazılmış kaderini bilmezler; o yazıyı hiç görmezler, oradan bir kelime dahi alıp kopya etmezler. Onlar sadece kulu takib ederler; onun işlemiş olduğu ve mesul olacağı fiillerini yazarlar. Ahirette insanın önüne Levh-i Mahfuz'daki yazı değil; meleklerin yazdığı amel defterleri getirilir, kulun önüne konur. Allahu Teala kuluna:
"İşte bunlar senin yaptıkların ve görevli meleklerimizin yazdıklarıdır. Bak bakalım, sana haksızlık edilmiş mi, senin yapmadığın bir iş yazılmış mı?" diye sorar. Kul, bakar, hayret eder; fakat hiç itiraz edemez. Çünkü yazılanlar doğrudur; fazla ve eksik bir şey yoktur. İşte insan bu amel defterlerindeki yazılanlardan hesaba çekilir. Meleklerin dünya aleminde yazdıkları, Allahu Teala'nın Levh-i Mahfuz'a yazdıklarıyla aynı çıkar.
İşte buna, kader sırrı denir ve bu sır ancak ahirette çözülür; Cennet'te anlaşılır, işin aslı alemlerin sahibine teslim olmaktır. O'nun her işinde bir hikmet, rahmet ve en nihayet adelet olduğuna iman etmek gerekir.