HaZaL
VIP Üye
Karşılıksızsa sevmemelisin...
Karşılıksızsa sevmemelisin...
Karşılıksızsa sevmemelisin...
Vazgeç diyor birileri… Vazgeç, sevme, kimse için değmez diyorlar. Kimse misin sen?
Kimse bilmiyor gerçekte birini sevmeyi. Birini sevmek… Karşılıksızsa sevmemelisin. Karşılık vermiyorsa hemen başka biriyle değiştirmelisin. İsim değişsin, yüz değişsin, daha iyisi, daha güzeli gelsin. Sana değer versin. Buydu onların sevmek dedikleri…
Karşılık görmek yoksa sil adını, yeniden başla. Bir başka ismi koy yerine, başka bir çift göz bul içinde kaybolacağın, bu kadar kolay sevmek… ‘Aman beni istemeyeni ben hiç istemem de yürü git, sen o kadar değersiz mi sin?’
Peki, sen o kadar değersiz mi sin sevgili? Vazgeçecek, adını silip yerine yeni bir isim geçirecek kadar değersiz mi sin? Kolayına kaçmamalı insan severken. Olmadı mı, tamam ‘bende sevmiyorum yok artık, bittin sen’ moduna girmemeli… Bu sevmek olmaz, bunun adı sevmek olmaz ancak heves olur. Hevesmişçesine değil, nefesmişçesine sevmeli…
Sabretmeyi, sükut etmeyi bilmeli insan, sahiplenmeden de sevebilmeli… Senin olduğu için değil, nefes aldığı için, Allah o’nu yarattığı ve senin gönlüne düşürdüğü için şükredebilmeli. Böyle olmalı sevmek. Onun kahrıyla ağlamayı da, mutluluğuyla gülmeyi de bilmeli, acıda olsa… Varlığında başım üstüne, yokluğunda diyebilmeli…
Mutlu olmak adına, kendimizi mutlu etmek adına şekilden şekle soktuğumuz sevdaları çıkarmalıyız artık hayatımızdan… Tüm çirkinliğiyle sevebilmeli. Yaralarını saklamaya, çirkinliklerini örtmeye, kusurlarını gizlemeye gerek bırakmadan, dokunduğunu değil, gördüğünü değil, ötesini sevebilmeli… Karşılıksız, şekilsiz… Ve kendi istediği şekilde değil, kendi istediği zamanda, yerde değil, ihtiyaç duyulduğun zaman onun sana layık gördüğü yerde durabiliyor mu sun… İşte buna cesareti olmalı insanın...
Onun için benim olmasan severim seni ama varlığımla rahatsız etmeyecek kadarda cesurum hani…
Karşılıksızsa sevmemelisin...
Vazgeç diyor birileri… Vazgeç, sevme, kimse için değmez diyorlar. Kimse misin sen?
Kimse bilmiyor gerçekte birini sevmeyi. Birini sevmek… Karşılıksızsa sevmemelisin. Karşılık vermiyorsa hemen başka biriyle değiştirmelisin. İsim değişsin, yüz değişsin, daha iyisi, daha güzeli gelsin. Sana değer versin. Buydu onların sevmek dedikleri…
Karşılık görmek yoksa sil adını, yeniden başla. Bir başka ismi koy yerine, başka bir çift göz bul içinde kaybolacağın, bu kadar kolay sevmek… ‘Aman beni istemeyeni ben hiç istemem de yürü git, sen o kadar değersiz mi sin?’
Peki, sen o kadar değersiz mi sin sevgili? Vazgeçecek, adını silip yerine yeni bir isim geçirecek kadar değersiz mi sin? Kolayına kaçmamalı insan severken. Olmadı mı, tamam ‘bende sevmiyorum yok artık, bittin sen’ moduna girmemeli… Bu sevmek olmaz, bunun adı sevmek olmaz ancak heves olur. Hevesmişçesine değil, nefesmişçesine sevmeli…
Sabretmeyi, sükut etmeyi bilmeli insan, sahiplenmeden de sevebilmeli… Senin olduğu için değil, nefes aldığı için, Allah o’nu yarattığı ve senin gönlüne düşürdüğü için şükredebilmeli. Böyle olmalı sevmek. Onun kahrıyla ağlamayı da, mutluluğuyla gülmeyi de bilmeli, acıda olsa… Varlığında başım üstüne, yokluğunda diyebilmeli…
Mutlu olmak adına, kendimizi mutlu etmek adına şekilden şekle soktuğumuz sevdaları çıkarmalıyız artık hayatımızdan… Tüm çirkinliğiyle sevebilmeli. Yaralarını saklamaya, çirkinliklerini örtmeye, kusurlarını gizlemeye gerek bırakmadan, dokunduğunu değil, gördüğünü değil, ötesini sevebilmeli… Karşılıksız, şekilsiz… Ve kendi istediği şekilde değil, kendi istediği zamanda, yerde değil, ihtiyaç duyulduğun zaman onun sana layık gördüğü yerde durabiliyor mu sun… İşte buna cesareti olmalı insanın...
Onun için benim olmasan severim seni ama varlığımla rahatsız etmeyecek kadarda cesurum hani…