serapmisali
Super Üye
Kabir Azabı Var Mıdır? Nasıl Izah Edilebilir?
Kabir Azabı Var Mıdır? Nasıl Izah Edilebilir?
Kabir Azabı Var Mıdır? Nasıl Izah Edilebilir?
Kabir azabı vardır ve haktır. Buna delalet eden ayetler olduğu gibi tevatür derecesine varan hadis-i şerifler de vardır. (İbrahim Süresi 27; Taha Suresi 24;Mü'min Suresi 46)
. Kabir hayatı ve kabir azabı sözü ile cesedin defnedildiği yer ve bu yerde gördüğü azab kasdedilmez. Bundan maksat ölümden sonra mahşerde tekrar dirilişe kadar geçecek zaman içindeki mutlu bir hayat veya azaptır. Her ölü ister bir kabre defnedilsin ister denizlerin derinliklerinde kaybolup gitsin isterse hayvanlar tarafından parçalanıp yenilsin mut'aka ya nimetler içinde olacak veya azab görecektir. Kafirler ve asî olan bazı mü'minler azab görecekler; salih mü'minler ise Allah Teala'nın dilediği şekilde nimet içinde bulunacaklardır. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de "Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler. Allah'ın lutuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar."(Al-i imran 169) ayeti ile Nuh kavmi hakkındaki: "Onlar günahları yüzünden suda boğuldular ardından da ateşe sokuldular..." (Nuh Suresi 25) anlamındaki ayetler birer delil teşkil etmektedir. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz de; "Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe veya cehennem çukurlarından bir çukurdur" diye buyurmuşlardır.
Kabir azabı hem ruha hem de cesede her ikisine beraber yapılacaktır. Çünkü ölen insanın ruhununkabirdeki cesediyle ilişkili olacağı sahih hadîslerde belirtilmektedir. Nitekim insanın uyku halinde gördüğü güzel veya korkunç rüyalar bunu açıklamaktadır. İnsan korkulu rüya görünce elem; İyi rüya görünce de zevk duyuyor. Halbuki bu acı veya tatlı rüyayı görenlerin yanında bulunanlar onların ne acılarına ve ne de zevklerine muttali olabiliyorlar. İşte bunun gibi ölüler de kabirlerinde ya büyük bir neşe ve zevk içindedirler ya da çeşit çeşit azaplara maruz kalıyorlar. Fakat biz onların bu hallerine muttali olamıyoruz.
Kabir Azabı Var Mıdır? Nasıl Izah Edilebilir?
Kabir azabı vardır ve haktır. Buna delalet eden ayetler olduğu gibi tevatür derecesine varan hadis-i şerifler de vardır. (İbrahim Süresi 27; Taha Suresi 24;Mü'min Suresi 46)
. Kabir hayatı ve kabir azabı sözü ile cesedin defnedildiği yer ve bu yerde gördüğü azab kasdedilmez. Bundan maksat ölümden sonra mahşerde tekrar dirilişe kadar geçecek zaman içindeki mutlu bir hayat veya azaptır. Her ölü ister bir kabre defnedilsin ister denizlerin derinliklerinde kaybolup gitsin isterse hayvanlar tarafından parçalanıp yenilsin mut'aka ya nimetler içinde olacak veya azab görecektir. Kafirler ve asî olan bazı mü'minler azab görecekler; salih mü'minler ise Allah Teala'nın dilediği şekilde nimet içinde bulunacaklardır. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de "Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler. Allah'ın lutuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar."(Al-i imran 169) ayeti ile Nuh kavmi hakkındaki: "Onlar günahları yüzünden suda boğuldular ardından da ateşe sokuldular..." (Nuh Suresi 25) anlamındaki ayetler birer delil teşkil etmektedir. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz de; "Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe veya cehennem çukurlarından bir çukurdur" diye buyurmuşlardır.
Kabir azabı hem ruha hem de cesede her ikisine beraber yapılacaktır. Çünkü ölen insanın ruhununkabirdeki cesediyle ilişkili olacağı sahih hadîslerde belirtilmektedir. Nitekim insanın uyku halinde gördüğü güzel veya korkunç rüyalar bunu açıklamaktadır. İnsan korkulu rüya görünce elem; İyi rüya görünce de zevk duyuyor. Halbuki bu acı veya tatlı rüyayı görenlerin yanında bulunanlar onların ne acılarına ve ne de zevklerine muttali olabiliyorlar. İşte bunun gibi ölüler de kabirlerinde ya büyük bir neşe ve zevk içindedirler ya da çeşit çeşit azaplara maruz kalıyorlar. Fakat biz onların bu hallerine muttali olamıyoruz.