Hüzün Dalgaları 9

Konusunu Sadefan`da Görüntülemektesiniz!..

Hüzün Dalgaları 9, konusunda bu İçerik Hüzün Dalgaları 9 hakkında en yeni bilgileri, yorumları ve detaylı paylaşımı keşfedin.

Hüzün Dalgaları 9

- Sadefan.com | Hüzün Dalgaları 9 paylaşımı

KlaS

Admin

Hüzün Dalgaları 9

Hüzün Dalgaları 9

Hüzün Dalgaları 9
Hüzün Dalgaları 9 Hikayesi - Hüzün Hikayeleri - Nermin Kaçar Yazıları

Benim onunla çok yakın olmam, koğuşta bulunanları nedense çok rahatsız etmişti. Bize, kıskanarak bakıyorlardı. Aslında kıskandıkları şey, Pamuk ninenin, uzun süredir orada olmasına rağmen hiç biriyle, çok fazla yakınlaşmamış olmasındandı sanıyorum. Koğuşta, sözü geçen ve saygı duyulan bir insandı. En ufak bir sıkıntılarında, hemen ona koşarlar ve yardım isterlerdi. O, böyle durumlarda, bilgisi dahilinde, elinden ne gelirse yapardı. Mütevazi oluşu, değerine, daha fazla değer katıyordu gözümde.

Koğuşta, her suçtan hüküm giyen kadın vardı. Hepsinin de ayrı bir hikayesi… Zamanla, onları yakından tanımaya, anlattıkları dinlemeye başladıkça, içimi afakanlar basıyor, içimdeki üzüntü daha da artıyordu. Sonra da, kendi kendime şükür etmeye başlıyordum. Her ne kadar da, iftiraya uğramış olsam da, Allah katında, bir bebek kadar masumdum. Er geç, suçsuzluğum ortaya çıkacaktı. İlahi adalete güvenim sonsuzdu çünkü. En önemlisi de, yapılan bu haksızlıkların ahrette karşılığı olacak, orada Selma ile hesaplaşacaktım. Hakkımı helal etmiyordum ona. O yüzden de, her aklıma geldiğinde, Allah’ a dua etmeyi ihmal etmiyordum.

Çoğunun, okuma yazması bile yoktu. Sevdiklerini özledikleri zamanlar, mektup yazdıracak insan arıyorlardı. Yazım çok güzel değildi fakat yazmayı ve okumayı severdim oldum olası. Elime ne geçerse okur, okuduklarımı da atmaz, bir kenarda biriktirirdim. Yavuklularını özleyen kızlar, özlemlerini yanık türkülerle gidermeye çalışıyorlardı. Hele içlerinden bir tanesi vardı ki; sevdası ona okuma yazması olmamasına rağmen, mektubunu yazdırırken, mektubun içine Allah vergisi bir yetenekle, şiirler bile yazdırıyordu. Mektubun içinde yazdırdığı şiiri hiç unutamamıştım.

Aramızda, dağlar,ovalar,yollar var

Hasretimi sana nasıl anlatayım yâr

Yüreğimde hasretin, ateşten kor

Gece gündüz hayalimdesin

Batmayan güneşimsin

Mapushane gecelerimde,

Bir tek senin hayalinle avunuyorum

Köydeki çeşme başındayız

Hani konuşmadan bile anlaşırdık ya

O bakışlarımızla, sevdamızı haykırır,

Sevdamızın türküsünü yazardık da,

Türküyü duyacaklar diye ödümüz patlar,

Benim yüzüm al al olurdu,

Senin rengin sararırdı,

En derininden, bir bakış atar

Cilveli bir şekilde kaçardım senden

Senden kaçmıyordum aslında,

Kendimden kaçışımdı,

Kollarına atılmamak için kaçardım.

Her seferinde, “ Beni kaçır artık, uzak diyarlara “

Demek istesem de, yapamazdım seni kaybedeceğim korkusuyla,

Kaybetmedim işte.

Kaybetmemek için yaraladım belalımı

Ben yapmasam sen öldürecektin

Ya da o seni öldürecekti.

Sen, yeter ki yaşa, sağ ol.

Ben, senin için yüz defa girerim mapushaneye

Bekle beni yarim,

Bir ömür bile sürse bekle beni

Bir gün döneceğim.

Hayat hikayesini yazmıştı sanki şiirine. Mektup gidiyor, aradan on beş gün geçtikten sonra da cevabı geliyordu. Son yazdığım mektubun ardından, bir hafta geçmeden, karşılığı olan mektup gelmiş olmalıydı ki; Gülşah, sevinçle elindeki zarfla yanıma geldi.

“ Güler Abla ! Mektup geldi. Bu kez çok çabuk geldi. Ne olur çabuk oku. Meraktayım. Kötü bir şey mi var acaba ? “

“ Dur ! Heyecanlanma. Açmadan okuyamam ki ! Sakin ol. “

Dedikten sonra, elindeki zarfı aldım. Okunduğu için, zarfı açmak için uğraşmamıştım. Açtığımda, satırları okumadan şöyle bir göz gezdirdim. Gülşah’ ın hisleri doğru çıkmıştı. Mektupta, kötü haberler vardı. Hiç o güne kadar, okuduğum mektuplarda, bu kadar zorlanmamıştım. Bu kadar çok seven birine, bu haber nasıl verilebilinirdi. Bir çare arıyor fakat bulamıyordum. Gülşah ise merakla benim okumamı bekliyordu. Sonra, bir an tereddütten sonra, gerçeği saklamamaya ve yazılanları okumaya karar vermiştim. Çok acı bir mektuptu. Sevginin karşılığında, zayıf bir erkeğin korkaklığı vardı. Başkası ile evleneceğinin haberini veriyordu üstelik. Mektup bittiğinde, çökmüştü adeta. Onunla birlikte ben de çökmüştüm. Bana hiçbir şey söylemeden, yürüdü gitti. Üzerine gitmedim. Ne diyecektim? Nasıl avutacaktım. Hiçbir fikrim yoktu. Bir süre, acılarıyla yalnız bırakmaya karar verdim. Fakat, o deliliği yapacağını, hiç hesaba katmamıştım. Ertesi sabahın erken saatlerinde, bir mahkumun korku dolu çığlığıyla, hepimiz ayaktaydık. Bağıran mahkumun yanına gittiğimde, bütün dünya başıma yıkılmıştı. Gülşah’ ın cansız bedeni, yerde öylece yatıyordu. Ağzındaki köpükler, boynuna kadar inmişti. Öylece oturup kalmıştım. Bilerek veya bilmeyerek, bir kişinin ölümüne sebep olmuştum. O mektuptan sonra, intiharı kafasına koymuş olmalıydı. Bir mahkuma ait ilaçları çalarak, hepsini içmişti.

O günden sonra bir daha mektup yazmayacak ve okumayacaktım artık. Bir süre kendime gelememiştim o olaydan sonra. İçimi günden güne, karamsarlık kaplıyordu. Beni tek teselli eden kişi, yine Pamuk nineydi.

Bir gün, idareden çağrılmıştım. Gardiyanın yanında, heyecanla yürüyor, kafamda olasılıkları düşünüyordum. Neden çağrılmıştım ?

Beni, bir odaya aldılar. İçeride kimse yoktu. Bir süre sonra, elinde bir çantayla bir adam girdi içeriye. Karşıma geçti ve oturdu.

“ Ben, Avukat Kemal .... Sizin avukatınız olarak görevlendirildim. Lehinize, güzel gelişmeler var. Onu bildirmek için geldim buraya. Aileniz, beni sizi temize çıkarmak için tuttu. Araştırmalara başladım. Sizinle de o yüzden görüşmek istedim. O olayda, dikkatinizi çeken bir durum, bir detay var mı ? En küçük bir delil, gözünüze çarpan şey, yolumuzu açacak. “

“ Avukat Bey, ben sorgumda da her şeyi açıkça anlatmıştım. Hepsi dosyamda var zaten. O zaman da demiştim. Ben, iftiraya uğradım. Fakat, delilim olmadığı için ispat edemedim. O bileziğin, dolabıma nasıl girdiğini bilmiyorum. Sadece, bana kin duyan bir arkadaşım vardı. Onun yaptığını düşünüyorum. Eminim onun bu komployu hazırladığına. İspat edemiyorum. Adalete güveniyorum. Gerçek, bir şekilde, ortaya çıkacak. “

Biraz daha konuştuktan sonra gitmişti avukatım. Onun gidişinden sonra, içime birden bire nedenini bilmediğim bir umut ışığı doğmuştu.

Nermin Kaçar
 
Hüzün Dalgaları 9 yaşam hikayeleri ve deneyimler, Hüzün Dalgaları 9 ile kullanıcılar ilham verici öykülere ulaşabilir.
Geri
Üst