Helâl Yasam !!!

Konusunu Sadefan`da Görüntülemektesiniz!..

Helâl Yasam !!!, konusunda bu İçerik Helâl Yasam !!! hakkında en yeni bilgileri, yorumları ve detaylı paylaşımı keşfedin.

Helâl Yasam !!!

- Sadefan.com | Helâl Yasam !!! paylaşımı

Gökkusagi

Kıdemli Üye

Helâl Yasam !!!

Helâl Yasam !!!

Helâl dediğimiz zaman aklımıza hemen yeme, içme ve giyinme gibi konularda helâle dikkat etme hususları geliyor. Halbuki helâlin sınırları çok geniştir. Helâl, mübah ve câiz olmak, haramdan dışarı çıkmak; Allah tarafından yapılmasına müsaade edilen mübah şeyler demektir. Helâlin zıddı haramdır.

Haram ise, Allah tarafından kesin emirle yasaklanan şeydir. Haram sayılı ve sınırlı olmasına rağmen helâlin çerçevesi daha geniştir. “Eşyada aslolan helâl olmasıdır” kaidesi bize bunu gayet açık bir şekilde beyan eder. Bir başka deyişle hakkında yasaklığına dair bir hüküm gelmemiş olan şeyler helâldir. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurulur: “O, Allah ki yerde olanların hepsini sizin için yarattı”[2:29]; “Allah’ın göklerde ve yerde olanları sizin emrinize verdiğini ve size açık ve gizli nimetlerini bolca ihsan ettiğini görmez misin?”[31:20]

Hayatın bütün yönlerini kapsayan hal, hareket, uygulama, yeme, içme, giyinme vs. hususlarda sayıları belli olan haramlardan uzak bir hayat yaşanması dinimizde arzulanan şeydir. Yani insan, helâl dairesinde kendisine verilen her türlü nimetten istifade etmeli, haram sınırını zorlamamalıdır. Buna rağmen haram sınırı zorlanmış ise, yeniden helâl sınırlarına dönmeli ve daha bu dünyada iken haramın insana getireceği zararları yok etmelidir.

Allah, bize zarar verecek işlerden bizi nehyetmiştir. Yasak olan işlerde dünyamız ve âhiretimiz için birtakım zararlar bulunmaktadır. Bu zararlar açıklanmış olsun veya olmasın, bizim aklımız kavrasın veya anlamamış olsun, bir fark yoktur.

Haram kılınan bu şeyler, çirkin ve zararlı olduğundan dolayı yasaklanmış ve bunlara İslâmiyet günah adını vermiştir. Günah, Allah’a isyan anlamına geldiği için büyük bir suçtur.

Fakat günah olan şeyler, kendi aralarında küçük ve büyük olmak üzere bir tasnife tâbi tutulmuştur. Büyük günahlardan sakınılması halinde, yapılacak olan güzel ameller küçük olan hatalara keffaret olabilir. Şu ayet-i kerime buna işaret buyurmaktadır: “Eğer yasak edildiğiniz büyük (günah) lardan kaçınırsanız, sizin (öbür) kabahatlerinizi örteriz ve sizi şerefli bir mevkie (getirip) sokarız.”[4:31]

Helâl sınırları içinde bir hayat sürebilmek, işte bu büyük ve küçük günahlardan uzak bir hayat yaşamaktır. Ancak haram ve günah olan şeyler sayılarının sayılı olmasına karşın hayatın her alanında kendilerini gösterebilirler. Onlara karşı uyanık olmak gerekir.

Dinimizce yasaklanmış olan büyük günahları şöylece sıralayabiliriz: Allah’a şirk (ortak) koşmak, namuslu bir insana zina iftirasında bulunmak, bir insanı öldürmek, yetim malını yemek, Allah’ın rahmetinden ümidini kesmek, faiz yemek, yalan yere yemin etmek, domuz eti yemek, içki içmek, kumar oynamak, zina etmek, içki içilen sofrada oturmak, altın ve gümüş kaptan yeyip içmek, erkeklerin ipek elbise giymesi, altın yüzük takınması, çocuklara nazar boncuğu takılması ve bundan fayda umulması, sihir ve büyücülük yapılması, vurgunculuk ve ihtikâr yapmak, para ile kan satmak, domuz ve şarap gibi haram maddelerden kazanç temin etmek, kadınların çok dar ve altını gösterecek kadar ince elbise giymeleri, gıybet etmek, sövüp saymak, iftira etmek ve insanların arasını bozmak için söz taşımak, insanlarla alay etmek, kötü lâkap takmak, herhangi bir canlıya ateş veya bir başka şeyle işkence yapmak, canlı bir hayvanı hedef olarak dikip ona atış yapmak, harpte bile olsa kadın, çocuk ve yaşlıları öldürmek …. vs. Bir insanın hakkıyle Müslüman olabilmesi ve helâl dairesinde bir hayat yaşayabilmesi için kendini işte bu önemli bir kısmını saydığımız günah ve hatalardan koruması gerekir.

Bir şeyin mübah ve helâl olduğu şu üç şeyden birisiyle anlaşılabilir: Günah olmadığı bildirilmekle, haram olduğuna dair bir nass (ayet veya hadis) bulunmamasıyla, helâl olduğuna dair bir delil (nass) bulunması ile. Şu iki ayette olduğu gibi: “Şüphesiz O, size murdar eti, kanı, domuz etini, Allah’tan başkası anılarak kesilen hayvanı haram kılmıştır; fakat darda kalana, aşırı gitmemek ve haddi aşmamak şartıyle günah yoktur” [2:173] “Bugün, size temiz olan şeyler helâl kılındı…” [5:5]

Bir şeyin helâl ve mübah oluşu, vakit ve çeşidini tayinle alakalıdır. İnsan nezih bir şekilde eğlenebilir. Ancak bütün vaktini eğlence ile geçirmesi câiz olmaz. Yaşamak için helâl bir şey bulunmaması hâlinde, haram olan şeyler ölmeyecek miktarda yenilip içilebilir.

Cenab-ı Hak, nimetinin eserini kulunun üzerinde görmek ister. Meşru şekilde giyinmek ve süslenmek helâldir. Ayet-i kerimelerde şöyle buyurulur: “Ey Âdem oğulları, avret yerlerinizi örtmeniz ve süslenmeniz için size elbiseler gönderdik. Ey Âdem oğulları, her mescide girdiğinizde süsünüzü alın; yiyiniz, içiniz. israf etmeyiniz”[7:26][7:27][7:28][7:29][7: 30] [7: 31],“De ki, Allah’ın kulları için çıkardığı süsü ve güzel rızıkları kim yasakladı? De ki onlar dünyada mü’minler içindir, âhiret de tamamen mü’minlerindir”[7:32]

Vücudu ruhen ve bedenen geliştirecek sporlar helâldir. Ok atma, ata binme, yüzme, güreş, at yarışları ve kahramanlık oyunları, yapılması sünnet olan sporlardır. Allah elçisi evin geniş olmasını severdi ve şöyle buyururdu: “Üç şey ademoğlunun mutluluğundandır: Saliha kadın, geniş mesken ve iyi bir binit.”1 Buna bazı rivayetlerde “iyi komşu“ da eklenir.2 Bazen da şöyle dua ederdi: “Allah’ım günahımı bağışla, bana evde genişlik ver, rızkımı bereketlendir”3

Tarım, ticaret ve hayvancılık gibi meşru işler yaparak rızık kazanmak hem helâl bir çalışma hem de kişiye ibadet sevabı kazandıran amellerdendir. Hangi kazancın daha helâl olduğu sorulduğunda Peygamber Efendimiz (sas), şöyle cevap vermiştir: “Kişinin elinin emeği ve hayırlı olan (mebrûr) alış-veriştir.”4

Helâl çerçevesinde bir hayat sürmek, yukarda da ifade edildiği gibi hayatın bütün yönlerini kapsar. Yasak getirilmemiş konularda bile aşırı hareket etmek, gereğinden fazla israf ve lükse dalmak, enerji ve zamanı gereksiz yerlerde sarfetmek, aslı helâl olsa da bir müddet sonra kişiyi yasak hududuna taşıyabilir. Dolayısı ile, helâl konusu gündeme getirilirken sadece alem olmuş bazı yeme içme, giyinip kuşanma ve alıp satarken ortaya çıkabilecek tehlikeli durumlar göz önünde tutulmamalı. Hayatta lazım olan her şeyde helâli aramalıdır. İnsani ilişkilerin her boyutunda helâl çizgiyi muhafaza etmeli, insan haklarına tecavüz olduğu noktalarda; maddi hak ise, imkan dahilinde hak geri ödenmeli, hak manevi se, yapılabiliyorsa özür dilenmeli, yoksa tövbe istiğfarla beraber, alacaklı olan insana dualar edilmelidir. Haklarını helâl etmesi için Allah’a yalvarmalıdır.


Kaynaklar:

1 Ahmet b. Hanbel, I,168
2 Ahmet b. Hanbel, III, 407, 408
3 Ahmed b. Hanbel, IV, 63,188, V, 65, 367, 370; Tirmizi, Dua, 78
4 İbn Hanbel, II, 466; IV, 141; el-Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, III, 60, 61
 
Helâl Yasam !!! dini konular ve bilgiler, Helâl Yasam !!! ile inanç ve ibadet hakkında detaylı içerikler sunuluyor.
Özellikle kaynagını belirttiğiniz için tesekkurler arkadasım..Emeğinize saglık..
 
Geri
Üst