serapmisali
Super Üye
Harem Ağası - Ahmet Haldun Terzioğlu
Harem Ağası - Ahmet Haldun Terzioğlu
Harem Ağası - Ahmet Haldun Terzioğlu
Harem Ağası Kitap Özet - Ahmet Haldun Terzioğlu Kitapları - Harem Ağası Kitap Tanıtım
Kitap detayı
Habeşistan dağlarında doğan bir kara çocuğun, Osmanlı sarayına, oradan hareme doğru yönlenen acı dolu yolculuğunun
hikâyesi…
Damgasız, özgür doğmuştu. Ailesinin sevdiği, umut beslediği bir çocuktu. En sevdiği yer orman, işi de avlanmaktı.
Erkekti Guban. Avcıydı. Babasının orman ve av arkadaşıydı. Ailesinin, kabilesinin övündüğü gençlerden biri,
güçlü bir savaşçı olacaktı. Kabilesinin güzel, alımlı genç kızlarının gönlüne girecek, evlenecek, çocukları olacaktı.
Bunların hiçbiri olmadı. Haremde görevli bir hadım, bir 'karaağa' olarak sürdürdü hayatını.
Bir zamanlar sahibi yoktu Guban'ın. Ailesi, sevenleri vardı. Guban, damgalandığı gün insanlıktan çıkışının
işaretini de almıştı. O artık bir köleydi.Koptu ve yere düştü organ… Organ ölmüştü.Yazık ki Guban yaşıyordu.
Başındaki kıvrım kıvrım saçlarının en ucuna kadar hissetti acıyı.Ayak parmaklarının en ucuna kadar…Ellerindeki
parmaklarının en ucuna…Acı vücuduna yayılmış, vücudu acı olmuştu. Acımayan hiçbir yeri kalmamıştı. Gözleri
açılmıştı acıdan.Dili sarkmış, ağzı açık kalmıştı.Sarsıldı.Sesi kısılmıştı attığı acı çığlıklardan.Derin derin
üfleyerek nefes alıyordu acısı dinecekmiş gibi."Ölmek istiyorum! Ölmek…"
Guban, eski Guban olmayacak.Ona kimse erkek demeyecek,ondan erkeklik beklemeyecek. Eksikli bir zavallı olarak
sürdürmek zorunda kalacak hayatını. Organsız, etkisiz ve yıkık… Küçümsenerek bakılacak Guban'a.
(Tanıtım Bülteninden)
http://i.imgur.com/zk0VlqD.jpg
Sayfa Sayısı: 318
Baskı Yılı: 2014
Dili: Türkçe
Yayınevi: Panama Yayıncılık
Harem Ağası - Ahmet Haldun Terzioğlu
Harem Ağası Kitap Özet - Ahmet Haldun Terzioğlu Kitapları - Harem Ağası Kitap Tanıtım
- Harem Ağası Kitap Fiyatı - Harem Ağası Ön Okuma
Kitap detayı
Habeşistan dağlarında doğan bir kara çocuğun, Osmanlı sarayına, oradan hareme doğru yönlenen acı dolu yolculuğunun
hikâyesi…
Damgasız, özgür doğmuştu. Ailesinin sevdiği, umut beslediği bir çocuktu. En sevdiği yer orman, işi de avlanmaktı.
Erkekti Guban. Avcıydı. Babasının orman ve av arkadaşıydı. Ailesinin, kabilesinin övündüğü gençlerden biri,
güçlü bir savaşçı olacaktı. Kabilesinin güzel, alımlı genç kızlarının gönlüne girecek, evlenecek, çocukları olacaktı.
Bunların hiçbiri olmadı. Haremde görevli bir hadım, bir 'karaağa' olarak sürdürdü hayatını.
Bir zamanlar sahibi yoktu Guban'ın. Ailesi, sevenleri vardı. Guban, damgalandığı gün insanlıktan çıkışının
işaretini de almıştı. O artık bir köleydi.Koptu ve yere düştü organ… Organ ölmüştü.Yazık ki Guban yaşıyordu.
Başındaki kıvrım kıvrım saçlarının en ucuna kadar hissetti acıyı.Ayak parmaklarının en ucuna kadar…Ellerindeki
parmaklarının en ucuna…Acı vücuduna yayılmış, vücudu acı olmuştu. Acımayan hiçbir yeri kalmamıştı. Gözleri
açılmıştı acıdan.Dili sarkmış, ağzı açık kalmıştı.Sarsıldı.Sesi kısılmıştı attığı acı çığlıklardan.Derin derin
üfleyerek nefes alıyordu acısı dinecekmiş gibi."Ölmek istiyorum! Ölmek…"
Guban, eski Guban olmayacak.Ona kimse erkek demeyecek,ondan erkeklik beklemeyecek. Eksikli bir zavallı olarak
sürdürmek zorunda kalacak hayatını. Organsız, etkisiz ve yıkık… Küçümsenerek bakılacak Guban'a.
(Tanıtım Bülteninden)
http://i.imgur.com/zk0VlqD.jpg
Sayfa Sayısı: 318
Baskı Yılı: 2014
Dili: Türkçe
Yayınevi: Panama Yayıncılık