Mert-Kaan
Forum Sahibi
Güneşi Gördüm Türkiye Oscar Adayi
Güneşi Gördüm Türkiye Oscar Adayi
Güneşi Gördüm Türkiye Oscar Adayi
http://beyazperde.mynet.com/images/content/4315_14-07-05_gungor.jpg
Akademi Ödülleri'nin Yabancı Dilde En İyi Film ödülü, her ülkenin tek bir filmle başvurabildiği ve sıklıkla tartışmalara yol açan bir kategori. Türkiye bu ödüle hiç aday gösterilmedi. Ödülle en yakın münasebetimiz, senaristlerinden biri ile oyuncu kadrosunun büyük kısmı Türk olan ve İsviçre'ye 1990 yılında Oscar'ı getiren Umuda Yolculuk filmi sayesinde gerçekleşmişti. Geçen yıl 9 finalist arasına seçilen Üç Maymun ise, bir Türk yapımının aday gösterilmesi yönünde umutlarımızı arttırmıştı. Tabii buna yol açan kural değişikliğini akıldan çıkarmamak lazım.
Yabancı Dilde En İyi Film kategorisindeki Oscar adaylarını, sinemaya bakışları oldukça muhafazakar ve gelenekçi bir seçici kurul belirliyor. Hemen her yıl aday adayları arasındaki bazı önemli filmler bu kurul tarafından gözardı edildiği için, Akademi önlem olarak ikinci bir seçici kurul oluşturdu. Bu yeni grup, liste dışı bırakılması tepki toplayacak üç filmi finalistler arasına ekleme görevini üstlendi. Şunu görmezden gelmemeliyiz ki, geçtiğimiz yıl o üç filmden biri yüksek ihtimalle bizim temsilcimiz Üç Maymun'du. Aksi takdirde, öylesine deneysel bir sinemasal çabanın bu dalda finalistler arasına kalması bile mümkün değildi.
Bu yıl, bizim seçici kurulumuz tarafından Oscar yarışına aday adayı olarak Güneşi Gördüm gönderiliyor. 13 filmlik güçlü bir listenin içinden, hem politik hem de duygusal olarak Akademi üyelerinin ilgisini çekebilecek niteliklere sahip olduğu düşünüldüğü için bu filmin seçildiği anlaşılıyor. Beyazperde'nin forumlarında şimdiden görüldüğü gibi, bu gelişmeyi “Türkiye'yi kötüleyen bir filmi seçtiler, yazıklar olsun!” gibi sığ bir noktadan eleştirenler olacaktır. Meseleye böyle bakanlar, bu tartışma uluslararası bir yankı bulduğu takdirde, filmin söz konusu yarıştaki şansına sadece katkıda bulunmuş olacaklarını bilseler, ne düşünürler acaba? Çünkü böyle bir sansasyon filme olan ilgiyi arttıracağı gibi, çeşitli düşünce özgürlüğü ve insan hakları tartışmalarını da gündeme taşıyacaktır.
Teknik açıdan gösterişli ve çarpıcı bir film Güneşi Gördüm. Ama bu meziyetleri, sinemasal zayıflıklarını kapatmaya yeterli olur mu? Teknik açıdan en az onun kadar başarılı filmlerin, Oscar yarışında gözardı edildiğine hep rastlıyoruz. Jürinin geçmiş tercihlerini düşünecek olursak, bu yarışta asıl önemli olan, sağlam bir dramatik yapı ve klasik sinemanın kurallarının etkili bir şekilde uygulanması. Kırmızıgül'ün filmi, çok fazla öyküyü içiçe verme çabası, belirgin mesaj kaygısı, senaryonun sağlam kurulamamış olmasından kaynaklanan zaman problemleri gibi sebepler yüzünden, çarpıcı hikayelerine rağmen bu yarışta çok güçlü gözükmüyor.
Güneşi Gördüm'ün tek şansı, yarıştaki diğer filmlerin yeterince güçlü çıkmaması olabilir. Ancak Almanya adına Michael Haneke'nin Altın Palmiyeli filmi The White Ribbon ve Fransa adına bir başka Cannes Film Festivali ödüllü yapım Un Prophéte gibi çok güçlü filmler şimdiden öne çıkıyor bu yarışta.
Bize örnek olması gereken bir durumsa, İran'ın resmi seçimi olan About Elly adlı film. Bu mütevazı film, son Berlin Film Festivali'nden bu yana övgüler alıyor ve Oscar yarışında da adaylığa şimdiden çok yakın duruyor. Bizim tercihimizi yaparken belli ki ön planda tuttuğumuz kriterler, bu film için geçerli değil. Ama geçmiş örneklerden de biliyoruz ki iyi yazılmış, doğru bir film her zaman sansasyonel yapımlardan daha başarılı olur bu Oscar yarışında...
Henüz birçok film gösterime çıkmamışken, Oscar temsilcimizi seçmek için acele ettiğimizi düşünenlere de şu bilgiyi verelim. Yabancı Dilde En İyi Film kategorisi için başvurular 30 Eylül tarihinde sona eriyor ve seçilecek filmlerin kendi ülkelerinde en geç bu tarihe kadar gösterime girmiş olması şart koşuluyor. Birçoğumuzun çok daha fazla Oscar potansiyeli olduğunu düşündüğü yeni Zeki Demirkubuz filmi Kıskanmak, muhtemelen bu vizyon tarihi şartını karşılayamadığı için yarışa katılmaya uygun değildi.
Son bir detay olarak, bu yıl Avusturya'yı temsil eden For A Moment, Freedom adlı filmin büyük kısmının Türkiye'de çekildiğini dikkatinize sunmak isterim. Türkiye üzerinden Avrupa'ya kaçmaya çalışan İranlı mültecilerin öykülerini anlatan ve otobiyografik nitelikler de taşıyan bu yapım, İran asıllı belgesel yönetmeni Arash T. Riahi'nin ilk kurmaca filmi. Michael Haneke'nin tüm filmlerinin yapımcısı olan WEGA Film ve Michael Katz tarafından gerçekleştirilen For A Moment, Freedom'ın kadrosunda Türk oyuncular da yer alıyor. Yeni bir Umuda Yolculuk vakası olabilir mi acaba?
Sonuçta, bu yıl da fazla umutlanmayın diyoruz ama yine de Güneşi Gördüm'e bol şans diliyoruz...
Güneşi Gördüm Türkiye Oscar Adayi
http://beyazperde.mynet.com/images/content/4315_14-07-05_gungor.jpg
Akademi Ödülleri'nin Yabancı Dilde En İyi Film ödülü, her ülkenin tek bir filmle başvurabildiği ve sıklıkla tartışmalara yol açan bir kategori. Türkiye bu ödüle hiç aday gösterilmedi. Ödülle en yakın münasebetimiz, senaristlerinden biri ile oyuncu kadrosunun büyük kısmı Türk olan ve İsviçre'ye 1990 yılında Oscar'ı getiren Umuda Yolculuk filmi sayesinde gerçekleşmişti. Geçen yıl 9 finalist arasına seçilen Üç Maymun ise, bir Türk yapımının aday gösterilmesi yönünde umutlarımızı arttırmıştı. Tabii buna yol açan kural değişikliğini akıldan çıkarmamak lazım.
Yabancı Dilde En İyi Film kategorisindeki Oscar adaylarını, sinemaya bakışları oldukça muhafazakar ve gelenekçi bir seçici kurul belirliyor. Hemen her yıl aday adayları arasındaki bazı önemli filmler bu kurul tarafından gözardı edildiği için, Akademi önlem olarak ikinci bir seçici kurul oluşturdu. Bu yeni grup, liste dışı bırakılması tepki toplayacak üç filmi finalistler arasına ekleme görevini üstlendi. Şunu görmezden gelmemeliyiz ki, geçtiğimiz yıl o üç filmden biri yüksek ihtimalle bizim temsilcimiz Üç Maymun'du. Aksi takdirde, öylesine deneysel bir sinemasal çabanın bu dalda finalistler arasına kalması bile mümkün değildi.
Bu yıl, bizim seçici kurulumuz tarafından Oscar yarışına aday adayı olarak Güneşi Gördüm gönderiliyor. 13 filmlik güçlü bir listenin içinden, hem politik hem de duygusal olarak Akademi üyelerinin ilgisini çekebilecek niteliklere sahip olduğu düşünüldüğü için bu filmin seçildiği anlaşılıyor. Beyazperde'nin forumlarında şimdiden görüldüğü gibi, bu gelişmeyi “Türkiye'yi kötüleyen bir filmi seçtiler, yazıklar olsun!” gibi sığ bir noktadan eleştirenler olacaktır. Meseleye böyle bakanlar, bu tartışma uluslararası bir yankı bulduğu takdirde, filmin söz konusu yarıştaki şansına sadece katkıda bulunmuş olacaklarını bilseler, ne düşünürler acaba? Çünkü böyle bir sansasyon filme olan ilgiyi arttıracağı gibi, çeşitli düşünce özgürlüğü ve insan hakları tartışmalarını da gündeme taşıyacaktır.
Teknik açıdan gösterişli ve çarpıcı bir film Güneşi Gördüm. Ama bu meziyetleri, sinemasal zayıflıklarını kapatmaya yeterli olur mu? Teknik açıdan en az onun kadar başarılı filmlerin, Oscar yarışında gözardı edildiğine hep rastlıyoruz. Jürinin geçmiş tercihlerini düşünecek olursak, bu yarışta asıl önemli olan, sağlam bir dramatik yapı ve klasik sinemanın kurallarının etkili bir şekilde uygulanması. Kırmızıgül'ün filmi, çok fazla öyküyü içiçe verme çabası, belirgin mesaj kaygısı, senaryonun sağlam kurulamamış olmasından kaynaklanan zaman problemleri gibi sebepler yüzünden, çarpıcı hikayelerine rağmen bu yarışta çok güçlü gözükmüyor.
Güneşi Gördüm'ün tek şansı, yarıştaki diğer filmlerin yeterince güçlü çıkmaması olabilir. Ancak Almanya adına Michael Haneke'nin Altın Palmiyeli filmi The White Ribbon ve Fransa adına bir başka Cannes Film Festivali ödüllü yapım Un Prophéte gibi çok güçlü filmler şimdiden öne çıkıyor bu yarışta.
Bize örnek olması gereken bir durumsa, İran'ın resmi seçimi olan About Elly adlı film. Bu mütevazı film, son Berlin Film Festivali'nden bu yana övgüler alıyor ve Oscar yarışında da adaylığa şimdiden çok yakın duruyor. Bizim tercihimizi yaparken belli ki ön planda tuttuğumuz kriterler, bu film için geçerli değil. Ama geçmiş örneklerden de biliyoruz ki iyi yazılmış, doğru bir film her zaman sansasyonel yapımlardan daha başarılı olur bu Oscar yarışında...
Henüz birçok film gösterime çıkmamışken, Oscar temsilcimizi seçmek için acele ettiğimizi düşünenlere de şu bilgiyi verelim. Yabancı Dilde En İyi Film kategorisi için başvurular 30 Eylül tarihinde sona eriyor ve seçilecek filmlerin kendi ülkelerinde en geç bu tarihe kadar gösterime girmiş olması şart koşuluyor. Birçoğumuzun çok daha fazla Oscar potansiyeli olduğunu düşündüğü yeni Zeki Demirkubuz filmi Kıskanmak, muhtemelen bu vizyon tarihi şartını karşılayamadığı için yarışa katılmaya uygun değildi.
Son bir detay olarak, bu yıl Avusturya'yı temsil eden For A Moment, Freedom adlı filmin büyük kısmının Türkiye'de çekildiğini dikkatinize sunmak isterim. Türkiye üzerinden Avrupa'ya kaçmaya çalışan İranlı mültecilerin öykülerini anlatan ve otobiyografik nitelikler de taşıyan bu yapım, İran asıllı belgesel yönetmeni Arash T. Riahi'nin ilk kurmaca filmi. Michael Haneke'nin tüm filmlerinin yapımcısı olan WEGA Film ve Michael Katz tarafından gerçekleştirilen For A Moment, Freedom'ın kadrosunda Türk oyuncular da yer alıyor. Yeni bir Umuda Yolculuk vakası olabilir mi acaba?
Sonuçta, bu yıl da fazla umutlanmayın diyoruz ama yine de Güneşi Gördüm'e bol şans diliyoruz...