Behiye
Bilgin Üye
Gidiyorum Senden, Sana Gidiyorum
Gidiyorum Senden, Sana Gidiyorum
Ay yeterince ışık vermediğinden olsa gerek yüzünün asıklığı
Gözlerine cemre düştüğü günden beri, toprak gibisin
Ağlasan çamur, gülsen çoraklaşıcaksın
Uzaklaşıcaksın gittikçe benden..
Şimdi ben gidiyorum
Aç karna, su içmeden, yüklenip sırtıma düşlerimi
Omuzlarımı çökerterek gidiyorum Halil’in geçtiği yoldan
Gidiyorum işte
Nereye gideceğini hiç sorgulamayan
Nereden gittiğini bilerek yalnız
Dolambaçlı yollardan gidiyorum
Bilmiyorum sana çıksın diye mi yollar bu kadar karmaşık
Karşıma çıkarsın diye mi hızlı yürüyorum
Kaçışım sana mı, senden mi bilmiyorum..
Gidiyorum işte
Dilimde notasız bir ıslık
Peşimde sokak köpekleri koro halinde
Hüznün bestesi hep aynı mı diye soruyorum kendime
İşte, gidiyorum
Karanlık sokaklarda yürüyorum,
rüzgar tuz bırakıyor dudaklarımda
Denize yaklaştığımı anlıyorum
Martılar sokak lambası üzerinde daire çizerken
Daire çizer halde buluyorum gözlerimi
Gözü dönmüş diye gülüyorum kendime
İşte gidiyorum
İşte yağmur başlıyor
İşte gök gürlüyor
Şimşek çakıyor işte
Minareler aydınlanıyor
Ben yanıyorum
Soğuk terler boşalıyor sırtımdan
Gözlerimde kararıyor bulutlar
Dizüstü düşüyorum yere
Canım yanmıyor
Yağmur yağıyor
Ellerim çamur
Ellerim kirli
Ellerin zehirli
Çekip gidiyorum senden
Çıkıp gidiyorum sana
Beni kovsana yeniden
Yeniden bağrına bassana
Ağlasana gelişime
Gidişime gülsene
Tutup çıkartsana kuyudan
Sonra itip öldürsene
İşte gidiyorum
Pılımı pırtımı bırakıp
Gidiyorum kendimden
Sende tutsana elimden…
Ay yeterince ışık vermediğinden olsa gerek yüzünün asıklığı
Gözlerine cemre düştüğü günden beri, toprak gibisin
Ağlasan çamur, gülsen çoraklaşıcaksın
Uzaklaşıcaksın gittikçe benden..
Şimdi ben gidiyorum
Aç karna, su içmeden, yüklenip sırtıma düşlerimi
Omuzlarımı çökerterek gidiyorum Halil’in geçtiği yoldan
Gidiyorum işte
Nereye gideceğini hiç sorgulamayan
Nereden gittiğini bilerek yalnız
Dolambaçlı yollardan gidiyorum
Bilmiyorum sana çıksın diye mi yollar bu kadar karmaşık
Karşıma çıkarsın diye mi hızlı yürüyorum
Kaçışım sana mı, senden mi bilmiyorum..
Gidiyorum işte
Dilimde notasız bir ıslık
Peşimde sokak köpekleri koro halinde
Hüznün bestesi hep aynı mı diye soruyorum kendime
İşte, gidiyorum
Karanlık sokaklarda yürüyorum,
rüzgar tuz bırakıyor dudaklarımda
Denize yaklaştığımı anlıyorum
Martılar sokak lambası üzerinde daire çizerken
Daire çizer halde buluyorum gözlerimi
Gözü dönmüş diye gülüyorum kendime
İşte gidiyorum
İşte yağmur başlıyor
İşte gök gürlüyor
Şimşek çakıyor işte
Minareler aydınlanıyor
Ben yanıyorum
Soğuk terler boşalıyor sırtımdan
Gözlerimde kararıyor bulutlar
Dizüstü düşüyorum yere
Canım yanmıyor
Yağmur yağıyor
Ellerim çamur
Ellerim kirli
Ellerin zehirli
Çekip gidiyorum senden
Çıkıp gidiyorum sana
Beni kovsana yeniden
Yeniden bağrına bassana
Ağlasana gelişime
Gidişime gülsene
Tutup çıkartsana kuyudan
Sonra itip öldürsene
İşte gidiyorum
Pılımı pırtımı bırakıp
Gidiyorum kendimden
Sende tutsana elimden…