serapmisali
Super Üye
Gelincik - Osman Gazi Kandemir
Gelincik - Osman Gazi Kandemir
Gelincik Kitap Özet - Osman Gazi Kandemir Kitapları - Gelincik Kitap Tanıtım
Kitap detayı
"Önce bir gülümseme yayılmıştı dudaklarına. Onun, kendisini korumak için gecenin bir vakti telefon açmasından mutlu
olmuştu. Bir telefon kadar yakın, bir ömür kadar uzak, dokunabileceğin kadar gerçek, hiç ulaşamayacağın kadar hayal
olan kadın, bulutların arasından elini uzatıp bu kirli boğuşmada onu korumaya çalışıyordu. Yüzerken denize parmağındaki
yüzüğü düşüren, suyun berraklığında onu kumların arasında görebilen ama ona ulaşacak kadar derine dalamayanların
çaresizliğini hissetmişti kendinde. Üstelik yüzüğe ulaşmak için her dalışında, oradan geçen bir dip balığının korkuyla
yere vurduğu bir kuyruk, kumların arasına sızmaya çalışan bir yengecin telaşlı koşturması ya da kendisinin suda
yarattığı hareketle tabandaki kum dalgalanıyor, parmaktan kayıp giden yüzük de gözlerden uzaklaşıyordu her saniye."
Onlar hayat ile ölüm arasındaki ince çizginin üzerinde bir cambaz gibi yürürken görmüşlerdi birbirlerini. Kendilerini
bekleyen tehlikelerden habersiz birer hayat hediye ettiler karşılıklı.
Güya gizlediler yaptıklarını bütün gözlerden. Ama çevrelerinde haberdar olmadıkları bir ateş çemberi vardı ve ona
yaklaştıkça yandılar. Kurşuni bulutlarla kaplı 1990'lı yıllarda, dağlarda filizlenen bu aşkı okurken, güneydoğuda
yaşanan olaylara ne kadar uzak ne kadar yakın olduğunuzu hissedeceksiniz. İmkansız derecesindeki bir aşkın sizi
nasıl da sarıp sarmaladığını göreceksiniz.
(Tanıtım Bülteninden)
http://i.imgur.com/1uuIw1W.jpg
Sayfa Sayısı: 368
Baskı Yılı: 2014
Dili: Türkçe
Yayınevi: Bilge Kültür Sanat
Gelincik Kitap Özet - Osman Gazi Kandemir Kitapları - Gelincik Kitap Tanıtım
- Gelincik Kitap Fiyatı - Gelincik Ön Okuma
Kitap detayı
"Önce bir gülümseme yayılmıştı dudaklarına. Onun, kendisini korumak için gecenin bir vakti telefon açmasından mutlu
olmuştu. Bir telefon kadar yakın, bir ömür kadar uzak, dokunabileceğin kadar gerçek, hiç ulaşamayacağın kadar hayal
olan kadın, bulutların arasından elini uzatıp bu kirli boğuşmada onu korumaya çalışıyordu. Yüzerken denize parmağındaki
yüzüğü düşüren, suyun berraklığında onu kumların arasında görebilen ama ona ulaşacak kadar derine dalamayanların
çaresizliğini hissetmişti kendinde. Üstelik yüzüğe ulaşmak için her dalışında, oradan geçen bir dip balığının korkuyla
yere vurduğu bir kuyruk, kumların arasına sızmaya çalışan bir yengecin telaşlı koşturması ya da kendisinin suda
yarattığı hareketle tabandaki kum dalgalanıyor, parmaktan kayıp giden yüzük de gözlerden uzaklaşıyordu her saniye."
Onlar hayat ile ölüm arasındaki ince çizginin üzerinde bir cambaz gibi yürürken görmüşlerdi birbirlerini. Kendilerini
bekleyen tehlikelerden habersiz birer hayat hediye ettiler karşılıklı.
Güya gizlediler yaptıklarını bütün gözlerden. Ama çevrelerinde haberdar olmadıkları bir ateş çemberi vardı ve ona
yaklaştıkça yandılar. Kurşuni bulutlarla kaplı 1990'lı yıllarda, dağlarda filizlenen bu aşkı okurken, güneydoğuda
yaşanan olaylara ne kadar uzak ne kadar yakın olduğunuzu hissedeceksiniz. İmkansız derecesindeki bir aşkın sizi
nasıl da sarıp sarmaladığını göreceksiniz.
(Tanıtım Bülteninden)
http://i.imgur.com/1uuIw1W.jpg
Sayfa Sayısı: 368
Baskı Yılı: 2014
Dili: Türkçe
Yayınevi: Bilge Kültür Sanat