AloneLord
Genel Sorumlu
Fransa-Prusya Savaşı
Fransa-Prusya Savaşı
Fransa-Prusya Savaşı
Fransa Prusya Savaşı (Almanca: Deutsch-Französischer Krieg, Fransızca: Guerre franco-allemande de 1870), 19 Temmuz 1870 - 10 Mayıs 1871 tarihleri arasında Fransız İkinci İmparatorluğu ile Prusya Krallığı arasında yapılan savaş.
Ems Telgraf Olayı
İspanya Veraset meselesiyle ilgili olarak Fransa, Leopold Hohenzollern-Sigmaringen'in İspanya tahtına çıkmasına karşı çıkmış ve 12 Temmuz 1870'te Leopold İspanya Kralı olmaktan vazgeçtiğini açıklamıştır. III. Napolyon'un Granada doğumlu eşi Eugénie de Montijo koyu katolik olmasından dolayı İspanyol tahtına protestan kralın oturmasını istememiş ve 13 Temmuz'da Fransa'nın Berlin Büyükelçisi Vincent Benedetti, Bad Ems'ta dinlenen I. Wilhelm'i ziyaret ederek ebediyen Hohenzollern ailesi mensubunun İspanya kralı olmayacağına dair garanti istemiştir.
I. Wilhelm bu görüşmeyi Otto von Bismarck'a telgraf ile birdirmiştir. Ertesi gün Bismark bu konuşmayı kasten kısaltıp kendi yorumuna göre değiştirerek yayınlatmıştır. Fransa bunun üzerine 19 Temmuz 1870'de Prusya Krallığı'na savaş ilan etmiştir.
Marx'a göre bu savaş bir komplodur. 12 Temmuz'da Enternasyonal'in Parisli üyeleri tüm ülkelerin emekçilerine adlı bildirilerinde:
"Birkez daha Avrupa dengesi, ulusal onur bahanesiyle siyasal emelleri dünya barışını tehdit etmektedir. Halkların başına gelen felaketlerde yeni spekülasyon kaynağı bulanların savaş çığlıklarını, barış, iş ve özgürlük isteyen bizler protesto ediyoruz! Almanya'daki kardeşler! Bölünmemiz Ren'in iki kıyısında da despotizmin zaferi olacaktır." şeklinde açıklamada bulunmuştur. Fransız işçilerin sesi Almanya işçi sınıfından da destek buluyordu. Bu Paris Bildirisi'ne Enternasyonal'in Berlin seksiyonu şöyle cevap veriyordu: "Protestonuza bizler de destek vermekteyiz. Ne top sesinin ne zaferin ya da yenilginin bizleri, bütün ülkelerin işçilerinin ortak emeli için çalışmaktan vazgeçiremeyeceğini tüm benliğimizle söz veriyoruz."
Sedan Muharebesi
Askeri açıdan üstün olan Almanya kısa sürede Alsace ve Lorraine'ele geçirmeyi başardı. Cephede imparatorluk ordularının aldığı ardarda yenilgilerin sonucunda Fransız İmparatoru, 2 Eylül 1870'de Prusya'ya teslim olmak zorunda kaldı.
4 Eylül'de boşalan imparator koltuğuna burjuvazi oturdu. Belediye Sarayında cumhuriyet ilan edildi ve Parisli milletvekillerinden oluşan burjuva hükümeti Ulusal Savunma Hükümetini kurdu. Hükümetin başına Adolphe Thiers geçti. İşçi sınıfının emektarları ise Bonapart zindanlarına mahkûm edilmişlerdi.
Prusya ordusu Paris'e doğru ilerliyordu. Ulusal Savunma Hükümeti ise Prusya'yla antlaşma yapmaya çabalıyordu. Ancak teslim olmak isteyen hükümete zıt olarak Paris halkı teslimiyeti hazmedemiyordu. Paris'te açlık hat safhadaydı ve kuşatma süresince Paris halkı silahlandırılıyordu. Her ilçede işçi taburları ve güvenlik komiteleri kurulmuş başlarına da bir merkez komite getirilmişti.
5 Ekim'de Ulusal Muhafız İşçi taburları, Ulusal Savunma Hükümetinden komün seçimlerinin yapılarak cumhuriyeti güçlendirici önlemlerin biran evvel alınmasını ve düşmana karşı top yekün savaşılması gerektiğini söylemişlerdi. Ancak hükümet bu önerileri geri çevirerek Ulusal Muhafız'ın protesto ve gösteri yapmalarını yasaklamıştır. Böylece Ulusal Muhafız'ın hükümet aleyhtarı yapacağı tüm çabalarının karşısına geçilmiş oldu. Paris'te bulunan tüm devrimci kulüplerle cumhuriyetçi gazateler kapatıldı. Hükümet sürekli antlaşma imzalayabilmenin yollarını aramaktaydı nitekim 28 Ocak'ta imzalanan Versailles Antlaşması ile Fransa teslim oldu. Antlaşma, son derece ağır şartlar içeriyordu. 12.000'lik tümen haricindeki tüm ordunun teslim olması, Prusyalıların pekçok kaleyi devralması ve 15 gün içinde 200 milyonluk savaş tazminatının ödenmesi gerekmekteydi.
Bu denli ağır şartlara boyun eğen teslimiyetçi hükümete karşı Fransız halkı çok büyük rahatsızlık duymaktaydılar. Ulusal Muhafız ise gizliden gizliye çabalarına devam ediyor ve faaliyetlerini sürdürüyordu. Paris halkından para toplanarak toplar alındı ve bu toplar Paris'in yüksek yerlerine yerleştirildi. Ulusal Muhafızlar kendi başlarına hükümetten bağımsız olarak Paris'i yönetmeye başladılar. Hükümet onlara karşı halkın dikkatli olmasını ve söylediklerine kulak asmamaları gerektiğine dair bildiriler dağıtmaya başladıysa da halk bunu dikkate almıyordu. Ulusal Muhafız taburu delegeleri, Federasyon tüzüğünü Prusyalıların Paris'e girmelerinden 2 gün sonra kabul ettiler. 18 Mart gecesi Parislilerin toplarına el konulmasına dair emir çıkarıldı. Bunu haber alan Paris halkı Montmartre tepesine gittiler.
Fransa-Prusya Savaşı
Fransa Prusya Savaşı (Almanca: Deutsch-Französischer Krieg, Fransızca: Guerre franco-allemande de 1870), 19 Temmuz 1870 - 10 Mayıs 1871 tarihleri arasında Fransız İkinci İmparatorluğu ile Prusya Krallığı arasında yapılan savaş.
Ems Telgraf Olayı
İspanya Veraset meselesiyle ilgili olarak Fransa, Leopold Hohenzollern-Sigmaringen'in İspanya tahtına çıkmasına karşı çıkmış ve 12 Temmuz 1870'te Leopold İspanya Kralı olmaktan vazgeçtiğini açıklamıştır. III. Napolyon'un Granada doğumlu eşi Eugénie de Montijo koyu katolik olmasından dolayı İspanyol tahtına protestan kralın oturmasını istememiş ve 13 Temmuz'da Fransa'nın Berlin Büyükelçisi Vincent Benedetti, Bad Ems'ta dinlenen I. Wilhelm'i ziyaret ederek ebediyen Hohenzollern ailesi mensubunun İspanya kralı olmayacağına dair garanti istemiştir.
I. Wilhelm bu görüşmeyi Otto von Bismarck'a telgraf ile birdirmiştir. Ertesi gün Bismark bu konuşmayı kasten kısaltıp kendi yorumuna göre değiştirerek yayınlatmıştır. Fransa bunun üzerine 19 Temmuz 1870'de Prusya Krallığı'na savaş ilan etmiştir.
Marx'a göre bu savaş bir komplodur. 12 Temmuz'da Enternasyonal'in Parisli üyeleri tüm ülkelerin emekçilerine adlı bildirilerinde:
"Birkez daha Avrupa dengesi, ulusal onur bahanesiyle siyasal emelleri dünya barışını tehdit etmektedir. Halkların başına gelen felaketlerde yeni spekülasyon kaynağı bulanların savaş çığlıklarını, barış, iş ve özgürlük isteyen bizler protesto ediyoruz! Almanya'daki kardeşler! Bölünmemiz Ren'in iki kıyısında da despotizmin zaferi olacaktır." şeklinde açıklamada bulunmuştur. Fransız işçilerin sesi Almanya işçi sınıfından da destek buluyordu. Bu Paris Bildirisi'ne Enternasyonal'in Berlin seksiyonu şöyle cevap veriyordu: "Protestonuza bizler de destek vermekteyiz. Ne top sesinin ne zaferin ya da yenilginin bizleri, bütün ülkelerin işçilerinin ortak emeli için çalışmaktan vazgeçiremeyeceğini tüm benliğimizle söz veriyoruz."
Sedan Muharebesi
Askeri açıdan üstün olan Almanya kısa sürede Alsace ve Lorraine'ele geçirmeyi başardı. Cephede imparatorluk ordularının aldığı ardarda yenilgilerin sonucunda Fransız İmparatoru, 2 Eylül 1870'de Prusya'ya teslim olmak zorunda kaldı.
4 Eylül'de boşalan imparator koltuğuna burjuvazi oturdu. Belediye Sarayında cumhuriyet ilan edildi ve Parisli milletvekillerinden oluşan burjuva hükümeti Ulusal Savunma Hükümetini kurdu. Hükümetin başına Adolphe Thiers geçti. İşçi sınıfının emektarları ise Bonapart zindanlarına mahkûm edilmişlerdi.
Prusya ordusu Paris'e doğru ilerliyordu. Ulusal Savunma Hükümeti ise Prusya'yla antlaşma yapmaya çabalıyordu. Ancak teslim olmak isteyen hükümete zıt olarak Paris halkı teslimiyeti hazmedemiyordu. Paris'te açlık hat safhadaydı ve kuşatma süresince Paris halkı silahlandırılıyordu. Her ilçede işçi taburları ve güvenlik komiteleri kurulmuş başlarına da bir merkez komite getirilmişti.
5 Ekim'de Ulusal Muhafız İşçi taburları, Ulusal Savunma Hükümetinden komün seçimlerinin yapılarak cumhuriyeti güçlendirici önlemlerin biran evvel alınmasını ve düşmana karşı top yekün savaşılması gerektiğini söylemişlerdi. Ancak hükümet bu önerileri geri çevirerek Ulusal Muhafız'ın protesto ve gösteri yapmalarını yasaklamıştır. Böylece Ulusal Muhafız'ın hükümet aleyhtarı yapacağı tüm çabalarının karşısına geçilmiş oldu. Paris'te bulunan tüm devrimci kulüplerle cumhuriyetçi gazateler kapatıldı. Hükümet sürekli antlaşma imzalayabilmenin yollarını aramaktaydı nitekim 28 Ocak'ta imzalanan Versailles Antlaşması ile Fransa teslim oldu. Antlaşma, son derece ağır şartlar içeriyordu. 12.000'lik tümen haricindeki tüm ordunun teslim olması, Prusyalıların pekçok kaleyi devralması ve 15 gün içinde 200 milyonluk savaş tazminatının ödenmesi gerekmekteydi.
Bu denli ağır şartlara boyun eğen teslimiyetçi hükümete karşı Fransız halkı çok büyük rahatsızlık duymaktaydılar. Ulusal Muhafız ise gizliden gizliye çabalarına devam ediyor ve faaliyetlerini sürdürüyordu. Paris halkından para toplanarak toplar alındı ve bu toplar Paris'in yüksek yerlerine yerleştirildi. Ulusal Muhafızlar kendi başlarına hükümetten bağımsız olarak Paris'i yönetmeye başladılar. Hükümet onlara karşı halkın dikkatli olmasını ve söylediklerine kulak asmamaları gerektiğine dair bildiriler dağıtmaya başladıysa da halk bunu dikkate almıyordu. Ulusal Muhafız taburu delegeleri, Federasyon tüzüğünü Prusyalıların Paris'e girmelerinden 2 gün sonra kabul ettiler. 18 Mart gecesi Parislilerin toplarına el konulmasına dair emir çıkarıldı. Bunu haber alan Paris halkı Montmartre tepesine gittiler.