Meltem
Kıdemli Üye
Evlilikte Aldatma Sorunu
Evlilikte Aldatma Sorunu
Evlilikte aldatma onarılabilir bir şey midir
Eğer bir evlilikte aldatma yaşanmışsa, o ilişki kırılmıştır. Bu kırılma kendi haline bırakıldığı koşullarda, iltihaplanır, yapısı bozulur ve giderek kopuş yaşanır. Yok, eğer bu kırılma düzeltilirse, onarılırsa, buradan çok daha güçlü bir ilişki doğabilir. Yani aldatma, diğer sorunlarda olduğu gibi ikili bir karakter taşır. Kırıcı bir şey olabileceği gibi, bir fırsat da olabilir. Aldatma, doğal olarak çiftler arasında bir krize yol açar. Karşılıklı kuşku duyulur, güven sarsılmıştır ve yeniden kurulmak istenir. Büyük, tutkulu birliktelikler, ani öfke patlamaları ve korkular yaşanır. Bazen eşini kaybetme olasılığının getirdiği bir değer artışı da yaşanabilmektedir.
Bireyler kendilerinden, kendilerinin yeterli olup olmadığından, neden diğer bir kişiye ilgi duyulduğundan kuşkulanmaya başlarlar. Yani aldatma durumunda genellikle ilişki sorgulanmaz. Kişiler kendilerini ya da eşlerini sorgularlar. Oysa sorun genellikle ilişkiden kaynaklanır. Dolayısıyla çiftler kendilerini ve birbirlerini suçlamaktan çıkıp, ilişkiyi düzeltmek için adımlar atabilirlerse ve bu değişiklikleri göz önünde bulunduran bir ilişki kurarlarsa, evlilik kurtarılabilir. Ancak bunun için çaba harcamak zorunludur. Yaptım, oldu-bitti mantığı, bireyleri hiçbir yere götürmez. İlişki onarılsa bile, asla eskisi gibi olmaz. Bazı hallerde çok daha titiz ve iyi bir ilişki kurulduğu da görülmekle birlikte, kesin olan şey eski duruma dönülemediğidir.
Aldatmak bir özgüven sorunu mudur
Bazı insanlarda aldatma, aldığı kültürün, kişiliğinin doğal bir parçasıdır ve bunu kendine bir hak olarak görür. Bu durumun yaratıcılık eksikliği, kişilik gelişimindeki gerilikle ilgili olduğunu söylemek abartı olmayacaktır. Çünkü evlilikte sadık olamaya karar vermek, bunun sonuçlarına katlanmak ve evlilikle ilgili çaba harcamak zor bir iştir.
Evlilikte sadık olmanın ahlaki açıdan bir erdem olup olmaması ayrı bir şeydir. Ancak evlilik ilişkisine sadık olmaya karar veren bir kişi, bu ilişkiye her şeyini akıtır. İyi günde de, kötü günde de dışarıda bir arayışa, bir teselliye, bir avunmaya yönelmez. Kırılabilir, küsebilir, duvar örebilir ancak yaşadığı ne varsa, eşiyle birlikte yaşar. Böyle bir tutum, ahlakın, erdemin ötesinde çok kuvvet isteyen ve bilinçli olmayı gerektiren bir şeydir. Ve kalbinde bu gücü bulamayanlara göre bir davranış biçimi de değildir. Sorunlardan kaçarak çözümü dışarıda arayan kişiler ise bu kuvvetten yoksun, psikolojik olarak güçsüz kişiliklerdir. Bu kişilerin bir kişiyle kalabilmeleri zordur. Çünkü bir kişiyle kalabilmek, her şeyden önce bir kendine güven sorunudur. Eşine güven sorunudur ve güvenli bir ortam yaratabilmekle mümkün olabilecek bir şeydir.
alıntı
evliyken aldatmak affedilenilir mi - evlilikte aldatmanın affı olur mu - aldatmanın nedeni özgüven eksikliği mi - evlilikler de aldatmak ve aldatılmak nedeni
Evlilikte aldatma onarılabilir bir şey midir
Eğer bir evlilikte aldatma yaşanmışsa, o ilişki kırılmıştır. Bu kırılma kendi haline bırakıldığı koşullarda, iltihaplanır, yapısı bozulur ve giderek kopuş yaşanır. Yok, eğer bu kırılma düzeltilirse, onarılırsa, buradan çok daha güçlü bir ilişki doğabilir. Yani aldatma, diğer sorunlarda olduğu gibi ikili bir karakter taşır. Kırıcı bir şey olabileceği gibi, bir fırsat da olabilir. Aldatma, doğal olarak çiftler arasında bir krize yol açar. Karşılıklı kuşku duyulur, güven sarsılmıştır ve yeniden kurulmak istenir. Büyük, tutkulu birliktelikler, ani öfke patlamaları ve korkular yaşanır. Bazen eşini kaybetme olasılığının getirdiği bir değer artışı da yaşanabilmektedir.
Bireyler kendilerinden, kendilerinin yeterli olup olmadığından, neden diğer bir kişiye ilgi duyulduğundan kuşkulanmaya başlarlar. Yani aldatma durumunda genellikle ilişki sorgulanmaz. Kişiler kendilerini ya da eşlerini sorgularlar. Oysa sorun genellikle ilişkiden kaynaklanır. Dolayısıyla çiftler kendilerini ve birbirlerini suçlamaktan çıkıp, ilişkiyi düzeltmek için adımlar atabilirlerse ve bu değişiklikleri göz önünde bulunduran bir ilişki kurarlarsa, evlilik kurtarılabilir. Ancak bunun için çaba harcamak zorunludur. Yaptım, oldu-bitti mantığı, bireyleri hiçbir yere götürmez. İlişki onarılsa bile, asla eskisi gibi olmaz. Bazı hallerde çok daha titiz ve iyi bir ilişki kurulduğu da görülmekle birlikte, kesin olan şey eski duruma dönülemediğidir.
Aldatmak bir özgüven sorunu mudur
Bazı insanlarda aldatma, aldığı kültürün, kişiliğinin doğal bir parçasıdır ve bunu kendine bir hak olarak görür. Bu durumun yaratıcılık eksikliği, kişilik gelişimindeki gerilikle ilgili olduğunu söylemek abartı olmayacaktır. Çünkü evlilikte sadık olamaya karar vermek, bunun sonuçlarına katlanmak ve evlilikle ilgili çaba harcamak zor bir iştir.
Evlilikte sadık olmanın ahlaki açıdan bir erdem olup olmaması ayrı bir şeydir. Ancak evlilik ilişkisine sadık olmaya karar veren bir kişi, bu ilişkiye her şeyini akıtır. İyi günde de, kötü günde de dışarıda bir arayışa, bir teselliye, bir avunmaya yönelmez. Kırılabilir, küsebilir, duvar örebilir ancak yaşadığı ne varsa, eşiyle birlikte yaşar. Böyle bir tutum, ahlakın, erdemin ötesinde çok kuvvet isteyen ve bilinçli olmayı gerektiren bir şeydir. Ve kalbinde bu gücü bulamayanlara göre bir davranış biçimi de değildir. Sorunlardan kaçarak çözümü dışarıda arayan kişiler ise bu kuvvetten yoksun, psikolojik olarak güçsüz kişiliklerdir. Bu kişilerin bir kişiyle kalabilmeleri zordur. Çünkü bir kişiyle kalabilmek, her şeyden önce bir kendine güven sorunudur. Eşine güven sorunudur ve güvenli bir ortam yaratabilmekle mümkün olabilecek bir şeydir.
alıntı