Evliliğin Düşmanı

Konusunu Sadefan`da Görüntülemektesiniz!..

Evliliğin Düşmanı, konusunda bu İçerik Evliliğin Düşmanı hakkında en yeni bilgileri, yorumları ve detaylı paylaşımı keşfedin.

Evliliğin Düşmanı

- Sadefan.com | Evliliğin Düşmanı paylaşımı

EbruLi

Tecrübeli Üye

Evliliğin Düşmanı

Evliliğin Düşmanı

Evliliğin Düşmanı
evliliğin düşmanı hakkında - evlilikte davranış - aile içi davranış

İnsan yaşamının en önemli ve sevinçli anlarından birisi de "evlilik"tir. Büyük umutlar ve hayallerle bir araya ge linir; oturulacak yer, kullanılacak mobilya özenle seçilir; ço cuk yapma ve onlarla mutlu olma hayalleri kurulur...

İki ayrı kişilikte ve kültürde insan bir süre sonra tartışma ya, kavga etmeye başlar. Böylece hiç de arzu edilmeyen, na hoş bir atmosfer oluşur. Bu ortamın oluşmasında kişilerin ka rakterleri, davranış biçimleri, alışkanlıkları, inançları, korku ları, bağımlılıkları, kompleksleri, beklentileri vs. rol oynar. A -tık aradaki sıcaklık ve samimiyet kaybolmaya başlamış, ileti şim ortadan kalkmıştır.

İletişimde birbirini dinlememe, anlamaya çalışmama ve ön yargılarla hareket etme, kendini yeterince ifade etmeme veya edememe devreye girdiğinde evliliğin sonu karmaşık hâle gelir.

İLETİŞİM VE DAVRANIŞ HATALARI

Eşler arasında "evliliği bitirme"ye kadar varabilen iletişim ve davranış hataları şunlardır:

1. Yıkıcı eleştiride bulunmak

"Sen hep böylesin. Zaten bir gün bile olsun beni dinleme -din. Hep bağırıyorsun. Beceriksizsin. Filânın eşinden ibret al. Beni üzmekten zevk alıyorsun." şeklindeki ifadeler, eşi suçla yıcı, yargılayıcı ve kırıcı eleştirilerdir. Oysa iletişimde "ben" di lini kullandığımızda eşimize şöyle diyebiliriz: "Ben bu sözün den veya davranışından dolayı çok üzüldüm, hayal kırıklığı yaşadım." Bu ifade daha ince ve yumuşak olduğundan, ayrıca kişide oluşturduğu duyguyu da olaya yansıttığından eşi olum lu yönde etkileyebilir.

2. Genellemede bulunmak

"Hep böylesin. Böyle yaparsın. Zaten senden başkası da beklenmez. Bencilsin. Hiç değişmiyorsun. Bu huyunu annen- den babandan kapmışsın. Bir gün de iyi yanını göremeyecek miyim?" tarzındaki ifadeler, eşi bir kalıba sokan ve damgala yan ifadelerdir. Mantıksal olarak düşündüğümüzde, mademki eşiniz söylediğiniz gibi "hep öyle," yıllardır değişmiyor; peki siz ne oranda değiştiniz? Örneğin; siz de yıllardır eşinize aynı cümleleri ve yargılamaları tekrarlayıp duruyorsunuz, o hâlde siz de "hep öylesiniz." Kendinize dönün ve işe kendinizi değiş tirmekle başlayın. "Herkes önce âlemi değiştirmeye çalışır, ama hiç kimse kendini değiştirmekle işe başlamaz." lâfını unutmayın!

3. Aklını okumak

Evlilikte ilişki bozulmaya ve mutsuzluk ortaya çıkmaya başlayınca araya mesafeler girer. Sürekli kavga, üzüntü bir noktada çiftleri sessizliğe ve kendi dünyalarına iter. Fakat burada sözlü iletişim yerine sözsüz iletişim, yani davranışlardan anlamlar çıkarıp eşi yargılama süreci başlar. "Hah yine kızdın. Bakışlarından anladım. Sen öyle demek istemedin. Senin kafanın içinde neler var, çok iyi biliyorum. Senin ne hainlikler nesinde olduğunu tahmin ediyorum." tarzındaki yaklaşımlar, 3Sin jest ve mimiklerinden, hâl ve hareketlerinden anlamlar çıkarmaya yöneliktir. Tabiî ki bunlardan yola çıkarak onun düşüncelerini okuma gibi bir yanlışlığın içine girilmiş olunuyor.

4. İşi yokuşa sürmek

Zamanla eşlerden birinde olumlu bir değişiklik olmuştur veya gittikleri doktor dinlenilmiş ve kişi olumsuz bir davranışından vazgeçmiştir; diğer eşin: "10 yıldır sana söyledim, ama beni dinlemezsin; sonunda dediğime geldin. Başkası deyince daha mı kıymetli oluyor?" biçimindeki konuşmaları, eşi üzen ve geriye döndürebilecek tarzdadır. Oysa: "Bu değişiklikten dolayı çok mutluyum, sevinçliyim; çok hoşuma gitti. Gel beraber plân yapalım; başka nelerimizi değiştirebiliriz, onları konuşalım. Birbirimize yardımcı olalım." tarzında bir diyalog kurulursa olumlu değişiklik pekişmiş ve devamı için de teşvik edilmiş olunur.

5. Sürekli geçmişi getirmek

Herkesin evliliğinde, geçmişte yaşadığı olumsuz bir anısı 'ardır. Aile kavgaları, kırgınlıklar, ihanetler, küçük düşürülme1er, hayal kırıklıkları, vs...

Geçmişte yaşanan kötü anıyı sürek-i gündeme getirmek sıkıntı doğurur ve sorunların pekişmesine neden olur. "Evliliğin ilk yıllarında bana yaptıklarını hiç unutamıyorum. Seni affedemiyorum. Annen yüzünden bana Şöyle davranmıştın. Annen baban bana şöyle yapmışlardı ve sen beni yalnız bırakmıştın." biçimindeki iletişimsizlik yerine, varsa olumlu bir davranış şöyle söylenebilir: "Evliliğin ilk dö-nemlerine göre daha farklısın; ben de hatalarımı düzelttim. Şimdi daha iyi bir noktadayız." Bu yaklaşımda olumluya dikkat çekiliyor, pozitif ortam oluşuyor ve de motivasyon artıyor.

6. Sözünü kesmek ve sesi yükseltmek

İletişimde en önemli husus, konuşan insanı sonuna kadar dinlemek, çok gerekliyse aralarda girmektir. Dinlememiz, a-lamamız ve kendimizi anlatmamız gerekiyor. Bunun yolu da saygıyla dinlemek ve ses tonunu yükseltmemektir, kişiyi baskı altına almamaktır.

7. Kendini terapist yerine koymak

"Senin hasta olduğunu, bunun nedenlerini de biliyorum. Senin ne zayıflıkların var, hepsini keşfettim. Ne yapman ge-rektiğini söylüyorum, ama sen beni dinlemiyorsun. Beni dinlesen doktora falan ihtiyaç olmaz. Ne gereği var? Doktorun yaptığını ben sana hem de bedava yaparım; o parayla da gidip yemek yeriz!" Eş, ne kadar bilgili ve tecrübeli olursa olsun, kendisini doktor yerine koymamalı; çünkü bir şey değişmez, eşi kendisini dinlemez ve dirençle karşılaşır. Bu yüzden "iyi bir eş, arkadaş, dost, sevgili, maşuk" nasıl olursa, ona öyle davranmalıdır.

EVLİLERE ÖNERİLER

• Birbirinizden korkmayın, çekinmeyin, utanmayın.

• Düşüncelerinizi, duygu ve kızgınlıklarınızı uygun sözcüklerle birbirinize aktarın.

• Birbirinizin sözünü kesmeden dinleyin ve dinlediğinizi belli edin.

Konuşmalarınıza bir sevgi ve saygı sözcüğüyle başlayın.

Eşinizi sorgular ve suçlar tarzda soru sormayın.

• Duygularınız konusunda birbirinizi yargılamayın; duyguların tartışmasını yapmayın.

• Yalan söylemeyin; açık ve dürüst olun.

• Birbirinize "yalnız kalma" hakkı tanıyın.

• Eşinizin özel zevklerini paylaşmasanız da ilginizi belli edin.

• Cinsel yaşamınıza yenilik getirin.

• Eleştirilerinizin yıkıcı olmamasına özen gösterin; eşinzin olumlu davranışlarını ödüllendirin; dikkat çekin.

• Akşam yemeklerinde bir arada olmaya, içten ve sıcak sohbetlerde bulunmaya gayret edin.

• Birbirinize sürpriz yapın; özel günlerinizi unutmayın.

• Unutmayın; evliliğinize ne verirseniz onu alırsınız!
 
Evliliğin Düşmanı kadın, erkek, evlilik ve aile konuları, Evliliğin Düşmanı ile forum üyeleri ilişkiler ve aile hakkında bilgi edinebilir.
Geri
Üst