E - Türk Atasözleri

Konusunu Sadefan`da Görüntülemektesiniz!..

E - Türk Atasözleri, konusunda bu İçerik E - Türk Atasözleri hakkında en yeni bilgileri, yorumları ve detaylı paylaşımı keşfedin.

E - Türk Atasözleri

- Sadefan.com | E - Türk Atasözleri paylaşımı

Gripin

VIP Üye

E - Türk Atasözleri

E - Türk Atasözleri

Türk Atasözleri - E
* Ecel geldi cihane, baş ağrısı bahane.
* Ecel geldi cihane,baş ağrısı bahane.
* Ecele çare bulunmaz.
* Ecele çare olmaz.
* Eceli gelen fare kedi taşağı kaşır.
* Eceli gelen it cami duvarına siyer.
* Eceli gelen köpek cami duvarına işer.
* Eceli gelen sıçan kedinin taşaklarını kaşır.
* Edebi,edepsizden öğren.
* Edebi edepsizden öğren.
* Eden bulur, inleyen ölür.
* Eden bulur,inleyen ölür.
* Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını.
* Ekici ol, bilici olma.
* Ekincinin karnını yarmışlar; kırk bu yılcık, kırk bıldırcık çıkmış.
* Ekmekle oynayanın ekmeğiyle oynanır.
* Ekmekten kaşık olur ama her yoğurdun hakkına değil.
* Ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üste ver.
* Ekmeğin büyüğü, hamurun çoğundan olur.
* Ekmeğin büyüğü hamurun çoğundan olur.
* El ağzına bakan, karısını tez boşar.
* El denince, ağıza yel dolar (Sivas-Zara-Tödürge köyünden, 1951’li Abdülaziz Özserçe’den naklen Said Dağdaş, 28.10.200 ! “El derken dudak açılır, birbirin derken birleşir!” atasözü (Denizli-Dodurgalar kasabası) ile benzer anlamda…
* El el ile, değirmen yel ile.
* El el için ağlamaz; başına kara bağlamaz.
* El el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz.
* El elden kalmaz, dil dilden kalmaz.
* El elden üstündür.
* El eli yıkar yüzü.
* El elin aynasıdır.
* El elin eşeğini türkü çağırarak arar.
* El elin nesine, gülerek gider yasına.
* El ile bozgun düzgün.
* El ile gelen düğün, bayram.
* El için ağlayan gözden olur,.
* El için kuyu kazan, evvela kendi düşer.
* El için yanma nare ara.
* El kazanı ile aş kaynamaz.
* El kesesinden sultanım, develer olsun kurbanım.
* El terazi, göz mizan.
* El yarası onulur , dil yarası onulmaz.
* El yumruğu yemeyen kendi yumruğunu değirmen taşı sanır.
* El öpmekle ağız aşınmaz.
* El üstünde gömlek eskimez.
* Elde bulunan beyde bulunmaz.
* Eldeki yara, yarasıza duvar deliği.
* Elden gelen övün olmaz, o da vaktinde bulunmaz.
* Elden yiyen börkmüş, keseden yiyen çökmüş.
* Eli boşa ağa uyur derler; eli doluya ağa buyur derler.
* Elifin hecesi var, gündüzün gecesi var.
* Elin ağzı torba değil ki büzesin.
* Elmas çamura düşse yine elmas.
* Elmayı havaya at, düşünceye kadar Allah kerim.
* Elmayı soy da ye, armudu say da ye.
* Elmayı çayıra, armudu bayıra.
* Elti eltiden kaçar, görümceler bayrak açar.
* Elti eltiye eş olmaz, arpa unundan aş olmaz.
* Elvergisi, gönül.
* Elçiye zeval olmaz.
* Emanet eşeğin yuları gevşek olur.
* Emanete hıyanet olmaz.
* Emek olmadan yemek olmaz.
* Emmim, dayım kesem; elimi soksam yesem.
* En kolay iş yemek, çiğnemeden yutulmaz.
* Er ek, geç ek, tava ek.
* Er ekmeği, meydan ekmeği.
* Er gönülü ibrişim, dolaşırsa açılmaz.
* Er kocar, gönül kocamaz.
* Er lokması er kursağında kalmaz.
* Er olan ekmeğini taştan çıkarır.
* Er oyunu üçe kadar.
* Erenlerin sağı, solu olmaz.
* Ergen gözüyle kız alma, gece gözüyle bez alma.
* Ergene karı boşaması kolay.
* Ergene var ergene, kaygısız gir yorgana.
* Erikenin başına kar yağar.
* Erim er olsun da yerim çalı gibi olsun.
* Erine göre bağla başını, tencerene göre kaynat aşını.
* Erkek arslan arslan da dişi arslan arslan değil mi?.
* Erkek koyun kasap dükkanına yakışır.
* Erkek sel, kadın göl.
* Erken kalkan yol alır, er evlenen döl alır.
* Erken kalktım işime, şeker kattım aşıma.
* Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer.
* Erkeğin şeytanı kadın.
* Esirgenen göze çöp batar.
* Eski diye atma kürkünü; gerek olur bürünürsün bir günü.
* Eski dost düşman olmaz, yenisinden vefa gelmez.
* Eski düşman dost olmaz.
* Eski kaçmış; iğne iplik geri getirmiş.
* Eski çamlar bardak oldu.
* Eskisi olmayanın yenisi olmaz.
* Eskiye itibar olsaydı bitpazarına nur yağardı.
* Esmere al bağla, karşısına geç ağla.
* Esrik devenin çulu eğri gerek.
* Et kanlı gerek, yiğit canlı.
* Et kokarsa tuzlanır; ya tuz kokarsa ne yapılır?.
* Et ne kadar arık olsa ekmek üstünde yaraşır.
* Et ola, it ola.
* Et tırnaktan ayrılmaz.
* Eti ciğer eden de avrat, ciğeri et eden de.
* Etin çiği et getirir, ekmeğin çiği dert getirir.
* Etle deri, yemekle diri.
* Etme bulma dünyası.
* Ev alma, komşu al.
* Ev dememişler, evran demişler.
* Ev sahibi mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi.
* Evdeki hesap çarşıya uymaz.
* Evden bir ölü çıkacak demişler, herkes hizmetçinin yüzüne bakmış.
* Eveceğizim evceğizim, saklar benim halceğizim.
* Evi ev eden avrat.
* Evine göre pişir aşını; erine göre bağla başını.
* Evladı ben doğurdum, ama gönlünü ben doğurmadım.
* Evladın var mı, derdin var.
* Evlenenle ev alana Allah yardım eder.
* Evli evinde köylü köyünde gerek.
* Evlinin bir evi var, evsizin bin evi var.
* Evvel can, sonra canan.
* Eğilen baş kesilmez.
* Eğreti ata binen tez iner.
* Eğretinin canı berk olur.
* Eğri otur , doğru söyle.
* Eşek, kalağı kesilmekle küheylan olmaz.
* Eşek bile bir düştüğü yere bir daha düşmez.
* Eşek büyümekle tavlabaşı olmaz.
* Eşek eve gelmiş, yorga yolda kalmış.
* Eşek eşeği ödünç kaşır.
* Eşek hoşaftan ne anlar?.
* Eşek kocamakla tavla başı olmaz.
* Eşek kocamakla tavlabaşı olmaz.
* Eşek çamura çökerse sahibinden gayretlisi olmaz.
* Eşeğe altın semer vursalar yine eşektir.
* Eşeğe cilve yap demişler, çifte atmış.
* Eşeğe kaç gün yol gidersin demişler; onu bizlengiç bilir demiş.
* Eşeğe marifetini göster demişler, yıkılıp ağnamış.
* Eşeğe rakı içirmişler; çulunu bahşış vermiş.
* Eşeği dama çıkaran yine kendi indirir.
* Eşeği düğüne çağırmışlar, ya odun eksik, ya su demiş.
* Eşeği sahibinin dediği yere bağla da varsın kurt yesin.
* Eşeği süren osuruğuna katlanır.
* Eşeğin gönlüne kalsa bir bağ maydanozu götürmez.
* Eşeğin kuyruğunu kalabalıkta kesme; kimi uzun der, kimi kısa.
* Eşeğin yorulduğu yere han yapılmaz.
* Eşeğin ölümü köpeğe düğündür.
* Eşeğini sağlam bağla, sonra Allah’a ısmarla.
* Ecel geldi cihane, baş ağrısı bahane. 16.03.2007
* Ecele çare olmaz.
* Eceli gelen sıçan kedinin taşaklarını kaşır.
* Eceli gelen keçi, çobanın ekmeğini yer
* Eceli gelen köpek cami duvarına işer.
* Eceli gelen köpek cami duvarına siyer .
* Edebi,edepsizden öğren.
* Eden bulur,inleyen ölür.
* Edene eden bulunur (Bölge ağzı, Ufuk Takvimi, 26.11.2001):
* Eğer ile meğeri evlendirmişler, keşke diye nur topu gibi bir çocukları olmuş (Milli Eğitim Bakanı Sayın Hüseyin ÇELİK’den naklen, Yeni Şafak, 20.1.2006, s. 1 !
* Eğilen baş kesilmez.
* Eğreti ata binen tez iner.
* Eğri ağaca yayım, her gördüğüne dayım deme.
* Eğri oturalım doğru konusalım.
* Ehvence ölüm, yaylanca geçit (Anası Leyla Baz’dan naklen, Hatice Mengi, 1341’li, Dodurga, 17.7.2003)! Ölümün kolayca gelmesi, ahiret hesabının da kolay verilmesi temennisi.
* Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını.
* Eken biçer, konan göçer.
* Ekmeğin büyüğü hamurun çoğundan olur.
* Ekmeğin katığı açlıktır (Bölge ağzı, Ufuk Takvimi, 26.11.2001):
* Ekmeğin kestiğini kılıç kesmez.
* Ekmeğini kuru yiyeceğine, yoğurdunu duru ye (F. Dağdaş, 14.7.2000)! Dengeli davran anlamında…
El eli yıkar,el yüzü yıkar (Av.Hakan İKİZLER) ( Küçük olumluk, büyük olumluluk sağlar anlamında)
* El ağzı ile çorba içilmez.
* El arif olur, hiyallar (Fatmana Dağdaş): El çabuk anlar.
* El derken dudak açılır, birbirin derken birleşir (1303 doğumlu Aynımah Ünlü’den naklen Sebahat Ünlü, (1945), 22.06.2002). Birlik ve beraberliği kısaca açıklayan bir atasözü.
* El deveyi kulağından yeder: Başkası duyduğunu hiç olmadık yere çeker.
* El elin eşeğini türkü çağırarak ararmış:
* El elliğini, çay deliliğini eder (Fatmana Dağdaş): Her zaman akraba olmayandan iyilik görülmeyebilir.
* El ettim ellisi, ağzı yüzü bellisi (Fatmana Dağdaş, Nisan 1980): Evlenecek kız aday çok, hem de gösterişli, güzel.
* El gücü, sel gücü (Selahaddin Kusekenani, İran, Şarki Azerbaycan Eyaleti, (6 Haziran 1999, Beyşehir): Bir elin nesi var, iki elin sesi var anlamında. Selahaddin Bey bu ata sözünü “Birlikte bir iş görer, yahşidir. Hatmin, adam muvaffak ola.” şeklinde Azeri Türkçesi ile açıklamıştır (Said Dağdaş).
* El kıyıdan bakar! (F. Dağdaş, 2.3.2003).
* El olan yerde, ellik eksik olmaz! Toplulukta, başkalarının bulunduğu ortam/ortamlarda dedikodu eksik olmaz (F. Dağdaş, 9.7.2001).
* El yetmez, güç yetmez, sarp kayada yolum var! : Çaresizim anlamında (F. Dağdaş, 22.05.2001).
* El atına binen yaya kalır
* El deliye, bende akıllıya muhtacım.
* El elden üstündür.
* El elin eşeğini türkü çağırarak arar.
* El içinde vasiyet ettik, ölmemek olmaz.
* El kazanı ile aş kaynamaz.
* El, kıyıdan bakar ! (F. Dağdaş’dan naklen Said dağdaş, 2.3.2003).
* El yarası onar, dil yarası onmaz.
* El yetmez, güç yetmez, sarp kayada yolum var! aresizim anlamında (F. Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş, 22.05.2001).
* El yumruğu yemeyen, kendi yumruğunu balyoz sanır.
* Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz. {Rahmetli anneannem Emine Çoban (Burdur, Eskiyere Köyü) söylemişti. Ekleyen: Cengiz Özdemir, 26 Nisan 2008 Antalya}
* Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde gelmez (Fatmana Dağdaş): Elden umma! Her zaman arzu ettiğini temin edemezsin.
* Elden kalan, elli gün kalır (1950’li Ayşe Yaman’dan naklen Celil Yaman, 5.9.2005)! Not: El kelimesindeki «e» harfi açık «e»dir. Zamanında yapılmayan iş, kalır gider. «Demir tavında yapışır!» atasözü ile benzer anlamdadır…
* Eli dar olanın, dili kısa olur.
* Eli doluya: ağa buyur, eli boşa: ağa uyur.
* Eli ile köfte yuvarlıyor, gözü kırık kovalıyor.
* Elimin ettiğini, ağzım bilir (18.5.2007, 1950’li Ayşe Yaman’dan naklen Celil Yaman, 1979’lu, Bartın-Ulus’lu)! Bu elden çıkanı bu ağız bilir. Elin, yabancının pişirdiğini de anlamak kolaydır anlamında…
* Elin iyisi olmaz, gavurun dayısı olmaz:
* Elin hamuru ile erkek işine karışma
* Elin ile koymadığını kaldırma.
* Elmanın dibi göl, armudun dibi yol (olmalı).
* Elmayı soy da ye, armudu say da ye.
* Emanet ata binen, tez iner.
* Emanet eşeğin yuları gevşek olur.
* Emanetin kuskunu yokuşta koparmış (F. Dağdaş)!
* Emanetin yüreği yufka olur! (Celil Yaman, 19.04.2007)!
* Emekten olsa, sarı öküze bıçak vurulmaz! (Durak Başer, Yozgat, Sorgun, 06. 1983).
* En akıllısı Deli Bekir, o da kösteğiyle yatar (Mehmed Baz, H. Fevzi Zeren-Dodurgalar)):
* Enik için köpek beslenir (10.1.2000, F. Dağdaş): Sağlayacağı faydadan dolayı, o kişiye katlanılır anlamında.
* En iyi hafıza bile silik bir mürekkepten daha güçlü değildir.
* Engelden döngel köhnümüyor (23.10.2007, 1964’lü Hüseyin Yaman’dan naklen 1979’lu, Bartın-Ulus’lu Celil Yaman’dan naklen Said Dağdaş)! :Öne çıkan engel/engeller sebebiyle hedefe/başarıya ulaşmak zor veya erteleniyor… “Senin evine de hala gelemedik. Engelden döngel köhnümüyor ki…„
* Erek mi, görek mi? (31.1.2000, F. Dağdaş): Kimbilir bana nasip olur mu, ömrüm yeter mi, görür müyüm anlamında. Yaşım 75, erek mi görek mi bundan sonra?..
* Erkek arslan arslan da, dişi arslan arslan değil mi?
* Erkek koyun kasap dükkânına yakışır.
* Erken evlenen döl alır, erken kalkan yol alır.
* Erken kalkan nasibine kalkar (F. Dağdaş, 12.1979): Erken kalkanın, erkenden işine başlayanın kazancı bol olur.
* Erken kalkan yol alır, küçükten evlenen döl alır (F. Dağdaş, 12. 1980): Erkenden yola çıkan menziline erken ulaşır, erken evlenen de çor çocuk sahibi olur.
* Erken evlenen yanılmamış.
* Esirgenen göze çöp batar.
* Eski çamlar bardak oldu.
* Eskiden, bir devenin yürüyüşü kaldı… (12.8.2004, 1929′lu M. Baz’dan naklen Said Dağdaş): Zaman ve şartlar, anlayışlar değişti. Yeni şartlara göre kafa yormak lazım anlamında.
* Eşeğin canı acırsa, atı geçermiş (Hamit Erdal, 1964’lü, 7.1.2005, Kırıkkale-Delice-Hacıobası köyünden): Kişinin canı yanmaya görsün. Bütün gücünü kullanır ve daha güçlü olanı da saf dışı bırakabilir.
* Eşeğine eremeyen, semerini dövermiş (9.1.2006, M. Baz, 1936’lı):
* Eşek olana binen çok olur (Yüksel Erdoğan, 1967’li, 9.10.2003, Beyşehir-Gölyaka, Or. Müh.! Kendi kişiğini öne çıkarmayıp daima bir başkasının etkisinde kalan insanlar için kullanılır.
* Eşek hoşaftan ne anlar. Suyunu içer, denesi kalır.
* Eşek kocamakla tavla başı olmaz.
* Eşek olduktan sonra semer vuran çok olur.
* Eşek sıçtı, gönül geçti
* Eşekler çalışır, atlar yer.
* Eşekten at olmaz, ciğerinden aş olmaz.
* Et tırnaktan ayrılmaz.
* Et iyiliği dök denize, balık bilmezse Halik bilir (Fatmana Dağdaş): Kötülük görsen de iyilik yapmaktan geri durma.
 
E - Türk Atasözleri bunları biliyor muydunuz?, E - Türk Atasözleri ile kullanıcılar ilginç bilgiler ve merak edilen konulara ulaşabilir.
Geri
Üst