DaiSy
VIP Üye
Dünyadaki İlk Aspirin
Dünyadaki İlk Aspirin
Dünyadaki İlk Aspirin
Dünyadaki ilk aspirin Mayıs 1899 yılında, Alman Bayer AG firması tarafından
piyasaya sürülmüştür.
Aspirin bildiğiniz üzere oldukça yaygın kullanılan bir ilaçtır. Küçük
rahatsızlıkları gidermek amaçlı kullanılan bu ilacın ilk ismi
“asetilsalisilik asit” şeklinde idi.
Bugün, hemen her yerde, herkes tarafından çeşitli küçük rahatsızlıklar
için oldukça sık bir biçimde tüketilen Aspirin, ilk kez 1899 yılı Mayıs
ayında, Almanya’nın Leverkusen kentinde, Bayer AG firması tarafından toz
halinde piyasaya sürüldü. Aspirinin kimyasal adı olan “asetilsalisilik
asit“, ilk kez 1853 yılında Alsaslı kimyacı Karl Gerhard tarafından sentetik
olarak elde edilmişti. 1897 yılında ise Bayer firmasından Dr.Felix Hoffman,
bu maddeyi tedavi amacıyla ağızdan alınabilecek kadar katışıksız bir
biçimde üretmeyi başardı, Önceleri, yalnızca Almanya’da reçete karşılığında
satılıyordu. 1915 yılından itibaren Bayer tarafından 20'lık paketler
halinde tablet olarak piyasaya sürüldü.
Bu gerçek hikayenin en enteresan kısmını ek bilgi olarak yazıya eklemek istersek;
1897'de almanya’daki bayer laboratuarlarında kanser ve tüberküloz hastaları
için “ağrı kesici” olarak hazırlanan “eroin hidroklor”, dehşet verici yan
etkileri fark edilince onu ilaç olarak reçetelere yazan hekimler tarafından
derhal terk edildi. ancak iş işten geçmiş ve “şeytanın tozu” hapsedildiği
şişeden kaçıp halkın arasına karışmayı başarmıştı bir kez daha kimya
tarihinin ünlü efsanelerinden birine göre, “eroin” maddesi, adını, bu
maddeyi deneme amacıyla kolundan enjekte eden bir bayer mühendisinin o anda
yaşadıklarını tanımlamak için kullandığı şu mânidar cümleden almıştı:
“kendimi bir kahraman gibi hissediyorum!” (“ı feel like a hero“)
O günden bu yana eroin, dünyanın dört bir köşesinde, din, dil, ırk ve sosyal
sınıf gözetmeksizin yüz milyonlarca “kahraman” üretmeye devam ediyor. yalnız,
küçük bir sorun var ki, bu sentetik kahramanların büyük bir bölümü
kahramanlıklarını pekiştirecek herhangi bir dünyevî icraat yapmaya vakit
bulamadan, hayli zamansız bir biçimde toprağın altını boylamaktalar..
Saf morfinin asit anhidritle işlenmesi sonucu ortaya çıkan bu ölümcül toz,
ilk kez 21 ağustos 1897 günü, Bayer’in Almanya’nın Elberfeld kentindeki
laboratuarında sentezlendi. sentezleme işlemi, bu tarihten yalnızca birkaç
gün önce aynı laboratuarda “asprin“i keşfetmiş olan saygın alman kimyageri
dr. felix hoffman tarafından gerçekleştirilecekti. bayer kayıtları, bizlere
bu deneyin hedefinin kuru öksürük, tüberküloz ve kanser gibi önemli
hastalıklarda hem şiddetli acıları dindirebilen, hem de tedavi edici yönü
bulunan etkili bir ilaç keşfetmek olduğunu bildiriyor. 1868'de ludwigsburg
da doğan hoffman, münih üniversitesi farmakoloji bölümü’nden son derece
yüksek derecelerle mezun olmuş, geleceği parlak bir kimyagerdi. nitekim,
alman ilaç sanayinin duayenlerinden adolf von bayer de onu keşfetmekte
gecikmedi. genç kimyageri şirketinin ar-ge bölümüne alan bayer, onun
sayesinde farmakoloji tarihinin en büyük buluşlarından biri olan asetil
salisilik asiti günümüzde “aspirin” adıyla bütün dünyada tanınan ticarî
bir markaya dönüştürecekti.
işte, eroin tam da o günlerde, şirket çalışanlarının “aspirin“in keşfinin
coşkusunu yaşadığı sırada doğdu. dr. hoffman büyük buluşunu kayıtlara
geçirmesinden yalnızca 11 gün sonra yine aynı laboratuarda, fokurdayan
tüplerinin başındaydı. bunaltıcı ağustos sıcağına aldırmaksızın gün
boyunca aralıksız çalışan ünlü kimyager en sonunda hedefine ulaştı. deney
kabının dibine çökelen beyaz toz, bir süredir kafayı taktığı o yepyeni
formülün işe yaradığının da en somut kanıtıydı.
aspirin ve eroinin ortak mucidi: dr. felix hoffman baz morfinden sekiz kat
daha güçlü bir uyuşturucu elde eden dr. hoffman, bunun kontrollü şekilde
kullanımıyla yukarıda anılan hastalıkların tedavisinde çok önemli bir ilerleme
kaydedebileceğini düşünüyordu. kobaylar üzerindeki deneme çalışmaları
bir yıl kadar sürdü ve toz eroin, “heroin hydrochlor” ticarî markasıyla
şişelenmiş olarak 20. yüzyılın hemen arifesinde bayer şirketi tarafından
piyasaya sürüldü. bugün için inanılması bir hayli güç olmakla birlikte,
eroin o dönemde başta almanya olmak üzere birçok avrupa ülkesinde
eczanelerde rahatça satılıyordu. hekimler, birçok ağır vakada hastalarını
“mutluluktan uçuran” bu toza önceleri büyük ilgi gösterdiler. eroin yalnız
tedavi umudu olanlar için değil, tedavisi imkansız görülen ve ölüm döşeğinde
birazcık huzur isteyen hastalar için de gerçek bir umut gibi görülmekteydi.
ancak, madalyonun öteki yüzü kısa sürede ortaya çıktı. yalnızca bir iki
kullanımın ardından “şeytanın tozu”na müptela olanlar şuursuzca ecza depolarına,
laboratuarlara saldırıyor ve kendilerine daha fazla ilaç temin etmeye çabalıyorlardı.
eroin yasal olarak son kez 1. dünya savaşı yıllarında ağır yaralı askerlerin
tedavisinde kullanıldı, ardından da tıp dünyasındaki güçlü bir konsensüs sonucu
tedavi prosedürlerinden tümüyle kaldırıldı.
insanları çok seven ve mesleğine aşık bir kimyager olan dr. hoffman, 8 şubat
1946'da son nefesini verirken, ilk kez onun laboratuar kaplarında dünyaya
gözlerini açan “diasetilmorfin” artık çoktan bir ilaç olmaktan çıkmış,
alım-satımı ya da kullanımı bir çok ülkede en ağır şekilde cezalandırılan
lanetli bir maddeye dönüşmüştü.
işte hikayenin ilginç kısmı da bundan ibaret. Bunu biliyor muydunuz?
Aspirinin faydalarını incelersek yazımıza devam edelim.
Dünyaca ünlü sağlık dergisi Men s Health in, uzman görüşlerine başvurarak
yaptığı bir derlemede faydaları saymakla bitirilemeyen Aspirin inin iyileştirici
etki yaptığı belirlenen 12 yeni hastalık daha masaya yatırıldı. Amerikan Kalp
Vakfı nın sözcüsü olan ve Mayo Clinic te ilaç uzmanı olarak görev yapan Dr.
Gerald Fletcher, “Bu kadar farklı amaçlarla kullanılabilecek başka bir ilaç
yok. Hala Aspirin in yeni faydalarını bulmaya devam ediyoruz” diyor. İşte mucize
ilacın 12 yeni marifeti…
Prostatı önlüyor:
Ünlü sağlık merkezi Mayo Clinic in uzmanları tarafından 1400 erkek üzerinde
5.5 yıl boyunca yapılan bir araştırma, prostat riskinin her gün Aspirin içen
erkeklerde iki kat azaldığını gösterdi.
Kaşıntıyı kesiyor:
Birkaç tablet Aspirin i ezip toz haline getirin. Elde ettiğiniz tozu bir
miktar nemlendiriciyle karıştırıp kaşınan bölgeye sürün. Bu losyon Aspirin in
cilde nüfuz etmesini sağlayacak ve kaşıntıyı durduracaktır.
Tansiyonu düşürüyor:
İspanyol bilimadamlarının yaptığı bir araştırma, Aspirin in yüksek tansiyona
iyi geldiğini ortaya koydu. Her gün alınan 100 miligram aspirin büyük ve küçük
tansiyonu belirgin oranda düşürüyor. Ancak uzmanlar uyarıyor: Aspirini sabah
değil, geceleri içmelisiniz.
Güneş yanığına karşı:
Yazın bir anda korunmasız olarak güneşin altında kalmaktan kaynaklanan yanıklar
bir hayli can yakıcıdır ve ardından cildin kabarcıklar şeklinde su toplamasına
neden olur. Ancak çok fazla güneş altında kaldıktan en az bir-iki saat sonra
alınacak iki adet Aspirin hem yanmayı hem de cildin su toplanmasını azaltır.
Kalp dostu:
Günde en az 75 miligram Aspirin almak kanı inceltip damar iltihaplanmasını
önleyerek kalp hastalıkları riskini yüzde 30 oranında düşürebiliyor. Göğüs
ağrısı hissedildiğinde bir Aspirin çiğnemek, olası kalp krizini baştan
önlemeye yardımcı oluyor ve kriz geçirilmişse bile bunun yarattığı tahribatı
azaltıyor.
Nasıra iyi geliyor:
5-6 adet Aspirin i toz haline getirip yarımşar çay kaşığı su ve limon suyuyla
karıştırın. Nasırlı bölgeye bu karışımı sürdükten sonra üzerini sıcak ve nemli
bir bezle 10 dakika örtün. Aspirin in içindeki asit nasırı yumuşatacak ve
süngertaşıyla biraz ovduktan sonra nasırınız düzelecektir.
Kolon kanserini önlüyor:
Aile bireylerinizden biri kolon kanseriyse her gün Aspirin içmenizde büyük
fayda var. Zira araştırmalara göre günde 81 miligram Aspirin alan erkeklerde
kolon kanseri riski, almayanlara göre yüzde 50 oranında düşebiliyor.
Uçukları geçiriyor:
Macar uzmanlar tarafından yapılan bir araştırmaya göre, her gün alınacak 125
miligram Aspirin uçukların cilt üzerindeki ömrünü ortalama 8 günden 5 güne
düşürerek, neredeyse yarı yarıya azaltabiliyor. Aspirin, uçuğa neden olan
iltihabı da azaltarak, etkilenmiş bölgenin daha çabuk iyileşmesini sağlıyor.
Alzheimer dan koruyor:
Hollanda daki Erasmus Tıp Merkezi nde görevli bilim adamları tarafından yapılan
bir araştırmaya göre birkaç yıl boyunca düzenli Aspirin kullananlarda Alzheimer
hastalığına yakalanma riski, bu ilacı düzensiz kullananlara göre yaklaşık
yüzde 80 oranında daha az ortaya çıkıyor.
Kadında kısırlığa iyi geliyor:
Arjantinli uzmanlar, çocuk sahibi olamayan bir grup kadın üzerinde testler yaptı.
Kadınlardan bir bölümüne sadece kısırlık ilacı, diğer gruba ise kısırlık
ilacıyla birlikte 100 miligram Aspirin verildi. Aspirin, yumurtalıkta kan
dolaşımını artırdığı için, ilacı Aspirinle alanların hamile kalma şansı yüzde
40 arttı. Sadece kısırlık ilacı alanlarda ise yüzde 20 artış görüldü.
Siğilleri söküp atıyor:
Bir parça bant alın, ortasına yuvarlak bir delik açın ve bu delik tam siğilin
üzerine gelecek şekilde bantı cildinize yapıştırın. Ucu banttan dışarı
çakan siğilin üzerine, daha önce toz haline getirdiğiniz Aspirin i sürün
ancak cildinizin diğer taraflarına bulaştırmayın. Sonra bunun üzerini başka
bir bantla kapatıp aynı işlemi üç gece üst üste uygulayın. Siğiliniz
iyileşecektir.
Felçten koruyor:
Felcin nedeni kan pıhtılaşması. Aspirin in en önemli özelliği de pıhtılaşmayı
önlemesi. Her gün alınacak bir Aspirin in, felç geçirmiş erkeklerde yeni bir
felç riskini yüzde 25 oranında önlediği biliniyordu. Bundan yola çıkan uzmanlar,
genel olarak felç riski taşıyanlarda da aynı oranda etkili olacağını düşünüyor.
Hatta bazı araştırmalar bu oranın daha da yüksek olabileceğini gösteriyor.
Dikkat Aspirin midenizi delebilir!
Bu yeni faydalarıyla Aspirin in gerçekten mucize ilaç olduğu bir kez daha kanıtlandı.
Ancak her ilaç gibi Aspirin in de zararlı etkileri olabiliyor. Uzmanlar
özellikle mide hastalırını uyarıyor: Dikkat, Aspirin mideyi delebilir.
Çünkü mide asit salgılayan bir organ. Aspirin veya romatizma ilaçları midenin
koruyucu örtüsünü ortadan kaldırıyor. Böylece iç örtü asitle doğrudan
temasa geçiyor.
Kısacası aspirin 100 yıl kadar önce icat edilmiştir
Dünyadaki İlk Aspirin
Dünyadaki ilk aspirin Mayıs 1899 yılında, Alman Bayer AG firması tarafından
piyasaya sürülmüştür.
Aspirin bildiğiniz üzere oldukça yaygın kullanılan bir ilaçtır. Küçük
rahatsızlıkları gidermek amaçlı kullanılan bu ilacın ilk ismi
“asetilsalisilik asit” şeklinde idi.
Bugün, hemen her yerde, herkes tarafından çeşitli küçük rahatsızlıklar
için oldukça sık bir biçimde tüketilen Aspirin, ilk kez 1899 yılı Mayıs
ayında, Almanya’nın Leverkusen kentinde, Bayer AG firması tarafından toz
halinde piyasaya sürüldü. Aspirinin kimyasal adı olan “asetilsalisilik
asit“, ilk kez 1853 yılında Alsaslı kimyacı Karl Gerhard tarafından sentetik
olarak elde edilmişti. 1897 yılında ise Bayer firmasından Dr.Felix Hoffman,
bu maddeyi tedavi amacıyla ağızdan alınabilecek kadar katışıksız bir
biçimde üretmeyi başardı, Önceleri, yalnızca Almanya’da reçete karşılığında
satılıyordu. 1915 yılından itibaren Bayer tarafından 20'lık paketler
halinde tablet olarak piyasaya sürüldü.
Bu gerçek hikayenin en enteresan kısmını ek bilgi olarak yazıya eklemek istersek;
1897'de almanya’daki bayer laboratuarlarında kanser ve tüberküloz hastaları
için “ağrı kesici” olarak hazırlanan “eroin hidroklor”, dehşet verici yan
etkileri fark edilince onu ilaç olarak reçetelere yazan hekimler tarafından
derhal terk edildi. ancak iş işten geçmiş ve “şeytanın tozu” hapsedildiği
şişeden kaçıp halkın arasına karışmayı başarmıştı bir kez daha kimya
tarihinin ünlü efsanelerinden birine göre, “eroin” maddesi, adını, bu
maddeyi deneme amacıyla kolundan enjekte eden bir bayer mühendisinin o anda
yaşadıklarını tanımlamak için kullandığı şu mânidar cümleden almıştı:
“kendimi bir kahraman gibi hissediyorum!” (“ı feel like a hero“)
O günden bu yana eroin, dünyanın dört bir köşesinde, din, dil, ırk ve sosyal
sınıf gözetmeksizin yüz milyonlarca “kahraman” üretmeye devam ediyor. yalnız,
küçük bir sorun var ki, bu sentetik kahramanların büyük bir bölümü
kahramanlıklarını pekiştirecek herhangi bir dünyevî icraat yapmaya vakit
bulamadan, hayli zamansız bir biçimde toprağın altını boylamaktalar..
Saf morfinin asit anhidritle işlenmesi sonucu ortaya çıkan bu ölümcül toz,
ilk kez 21 ağustos 1897 günü, Bayer’in Almanya’nın Elberfeld kentindeki
laboratuarında sentezlendi. sentezleme işlemi, bu tarihten yalnızca birkaç
gün önce aynı laboratuarda “asprin“i keşfetmiş olan saygın alman kimyageri
dr. felix hoffman tarafından gerçekleştirilecekti. bayer kayıtları, bizlere
bu deneyin hedefinin kuru öksürük, tüberküloz ve kanser gibi önemli
hastalıklarda hem şiddetli acıları dindirebilen, hem de tedavi edici yönü
bulunan etkili bir ilaç keşfetmek olduğunu bildiriyor. 1868'de ludwigsburg
da doğan hoffman, münih üniversitesi farmakoloji bölümü’nden son derece
yüksek derecelerle mezun olmuş, geleceği parlak bir kimyagerdi. nitekim,
alman ilaç sanayinin duayenlerinden adolf von bayer de onu keşfetmekte
gecikmedi. genç kimyageri şirketinin ar-ge bölümüne alan bayer, onun
sayesinde farmakoloji tarihinin en büyük buluşlarından biri olan asetil
salisilik asiti günümüzde “aspirin” adıyla bütün dünyada tanınan ticarî
bir markaya dönüştürecekti.
işte, eroin tam da o günlerde, şirket çalışanlarının “aspirin“in keşfinin
coşkusunu yaşadığı sırada doğdu. dr. hoffman büyük buluşunu kayıtlara
geçirmesinden yalnızca 11 gün sonra yine aynı laboratuarda, fokurdayan
tüplerinin başındaydı. bunaltıcı ağustos sıcağına aldırmaksızın gün
boyunca aralıksız çalışan ünlü kimyager en sonunda hedefine ulaştı. deney
kabının dibine çökelen beyaz toz, bir süredir kafayı taktığı o yepyeni
formülün işe yaradığının da en somut kanıtıydı.
aspirin ve eroinin ortak mucidi: dr. felix hoffman baz morfinden sekiz kat
daha güçlü bir uyuşturucu elde eden dr. hoffman, bunun kontrollü şekilde
kullanımıyla yukarıda anılan hastalıkların tedavisinde çok önemli bir ilerleme
kaydedebileceğini düşünüyordu. kobaylar üzerindeki deneme çalışmaları
bir yıl kadar sürdü ve toz eroin, “heroin hydrochlor” ticarî markasıyla
şişelenmiş olarak 20. yüzyılın hemen arifesinde bayer şirketi tarafından
piyasaya sürüldü. bugün için inanılması bir hayli güç olmakla birlikte,
eroin o dönemde başta almanya olmak üzere birçok avrupa ülkesinde
eczanelerde rahatça satılıyordu. hekimler, birçok ağır vakada hastalarını
“mutluluktan uçuran” bu toza önceleri büyük ilgi gösterdiler. eroin yalnız
tedavi umudu olanlar için değil, tedavisi imkansız görülen ve ölüm döşeğinde
birazcık huzur isteyen hastalar için de gerçek bir umut gibi görülmekteydi.
ancak, madalyonun öteki yüzü kısa sürede ortaya çıktı. yalnızca bir iki
kullanımın ardından “şeytanın tozu”na müptela olanlar şuursuzca ecza depolarına,
laboratuarlara saldırıyor ve kendilerine daha fazla ilaç temin etmeye çabalıyorlardı.
eroin yasal olarak son kez 1. dünya savaşı yıllarında ağır yaralı askerlerin
tedavisinde kullanıldı, ardından da tıp dünyasındaki güçlü bir konsensüs sonucu
tedavi prosedürlerinden tümüyle kaldırıldı.
insanları çok seven ve mesleğine aşık bir kimyager olan dr. hoffman, 8 şubat
1946'da son nefesini verirken, ilk kez onun laboratuar kaplarında dünyaya
gözlerini açan “diasetilmorfin” artık çoktan bir ilaç olmaktan çıkmış,
alım-satımı ya da kullanımı bir çok ülkede en ağır şekilde cezalandırılan
lanetli bir maddeye dönüşmüştü.
işte hikayenin ilginç kısmı da bundan ibaret. Bunu biliyor muydunuz?
Aspirinin faydalarını incelersek yazımıza devam edelim.
Dünyaca ünlü sağlık dergisi Men s Health in, uzman görüşlerine başvurarak
yaptığı bir derlemede faydaları saymakla bitirilemeyen Aspirin inin iyileştirici
etki yaptığı belirlenen 12 yeni hastalık daha masaya yatırıldı. Amerikan Kalp
Vakfı nın sözcüsü olan ve Mayo Clinic te ilaç uzmanı olarak görev yapan Dr.
Gerald Fletcher, “Bu kadar farklı amaçlarla kullanılabilecek başka bir ilaç
yok. Hala Aspirin in yeni faydalarını bulmaya devam ediyoruz” diyor. İşte mucize
ilacın 12 yeni marifeti…
Prostatı önlüyor:
Ünlü sağlık merkezi Mayo Clinic in uzmanları tarafından 1400 erkek üzerinde
5.5 yıl boyunca yapılan bir araştırma, prostat riskinin her gün Aspirin içen
erkeklerde iki kat azaldığını gösterdi.
Kaşıntıyı kesiyor:
Birkaç tablet Aspirin i ezip toz haline getirin. Elde ettiğiniz tozu bir
miktar nemlendiriciyle karıştırıp kaşınan bölgeye sürün. Bu losyon Aspirin in
cilde nüfuz etmesini sağlayacak ve kaşıntıyı durduracaktır.
Tansiyonu düşürüyor:
İspanyol bilimadamlarının yaptığı bir araştırma, Aspirin in yüksek tansiyona
iyi geldiğini ortaya koydu. Her gün alınan 100 miligram aspirin büyük ve küçük
tansiyonu belirgin oranda düşürüyor. Ancak uzmanlar uyarıyor: Aspirini sabah
değil, geceleri içmelisiniz.
Güneş yanığına karşı:
Yazın bir anda korunmasız olarak güneşin altında kalmaktan kaynaklanan yanıklar
bir hayli can yakıcıdır ve ardından cildin kabarcıklar şeklinde su toplamasına
neden olur. Ancak çok fazla güneş altında kaldıktan en az bir-iki saat sonra
alınacak iki adet Aspirin hem yanmayı hem de cildin su toplanmasını azaltır.
Kalp dostu:
Günde en az 75 miligram Aspirin almak kanı inceltip damar iltihaplanmasını
önleyerek kalp hastalıkları riskini yüzde 30 oranında düşürebiliyor. Göğüs
ağrısı hissedildiğinde bir Aspirin çiğnemek, olası kalp krizini baştan
önlemeye yardımcı oluyor ve kriz geçirilmişse bile bunun yarattığı tahribatı
azaltıyor.
Nasıra iyi geliyor:
5-6 adet Aspirin i toz haline getirip yarımşar çay kaşığı su ve limon suyuyla
karıştırın. Nasırlı bölgeye bu karışımı sürdükten sonra üzerini sıcak ve nemli
bir bezle 10 dakika örtün. Aspirin in içindeki asit nasırı yumuşatacak ve
süngertaşıyla biraz ovduktan sonra nasırınız düzelecektir.
Kolon kanserini önlüyor:
Aile bireylerinizden biri kolon kanseriyse her gün Aspirin içmenizde büyük
fayda var. Zira araştırmalara göre günde 81 miligram Aspirin alan erkeklerde
kolon kanseri riski, almayanlara göre yüzde 50 oranında düşebiliyor.
Uçukları geçiriyor:
Macar uzmanlar tarafından yapılan bir araştırmaya göre, her gün alınacak 125
miligram Aspirin uçukların cilt üzerindeki ömrünü ortalama 8 günden 5 güne
düşürerek, neredeyse yarı yarıya azaltabiliyor. Aspirin, uçuğa neden olan
iltihabı da azaltarak, etkilenmiş bölgenin daha çabuk iyileşmesini sağlıyor.
Alzheimer dan koruyor:
Hollanda daki Erasmus Tıp Merkezi nde görevli bilim adamları tarafından yapılan
bir araştırmaya göre birkaç yıl boyunca düzenli Aspirin kullananlarda Alzheimer
hastalığına yakalanma riski, bu ilacı düzensiz kullananlara göre yaklaşık
yüzde 80 oranında daha az ortaya çıkıyor.
Kadında kısırlığa iyi geliyor:
Arjantinli uzmanlar, çocuk sahibi olamayan bir grup kadın üzerinde testler yaptı.
Kadınlardan bir bölümüne sadece kısırlık ilacı, diğer gruba ise kısırlık
ilacıyla birlikte 100 miligram Aspirin verildi. Aspirin, yumurtalıkta kan
dolaşımını artırdığı için, ilacı Aspirinle alanların hamile kalma şansı yüzde
40 arttı. Sadece kısırlık ilacı alanlarda ise yüzde 20 artış görüldü.
Siğilleri söküp atıyor:
Bir parça bant alın, ortasına yuvarlak bir delik açın ve bu delik tam siğilin
üzerine gelecek şekilde bantı cildinize yapıştırın. Ucu banttan dışarı
çakan siğilin üzerine, daha önce toz haline getirdiğiniz Aspirin i sürün
ancak cildinizin diğer taraflarına bulaştırmayın. Sonra bunun üzerini başka
bir bantla kapatıp aynı işlemi üç gece üst üste uygulayın. Siğiliniz
iyileşecektir.
Felçten koruyor:
Felcin nedeni kan pıhtılaşması. Aspirin in en önemli özelliği de pıhtılaşmayı
önlemesi. Her gün alınacak bir Aspirin in, felç geçirmiş erkeklerde yeni bir
felç riskini yüzde 25 oranında önlediği biliniyordu. Bundan yola çıkan uzmanlar,
genel olarak felç riski taşıyanlarda da aynı oranda etkili olacağını düşünüyor.
Hatta bazı araştırmalar bu oranın daha da yüksek olabileceğini gösteriyor.
Dikkat Aspirin midenizi delebilir!
Bu yeni faydalarıyla Aspirin in gerçekten mucize ilaç olduğu bir kez daha kanıtlandı.
Ancak her ilaç gibi Aspirin in de zararlı etkileri olabiliyor. Uzmanlar
özellikle mide hastalırını uyarıyor: Dikkat, Aspirin mideyi delebilir.
Çünkü mide asit salgılayan bir organ. Aspirin veya romatizma ilaçları midenin
koruyucu örtüsünü ortadan kaldırıyor. Böylece iç örtü asitle doğrudan
temasa geçiyor.
Kısacası aspirin 100 yıl kadar önce icat edilmiştir