HaZaL
VIP Üye
Dünya Edebiyatinda Edebî Akimlar & Romantizm
Dünya Edebiyatinda Edebî Akimlar & Romantizm
Dünya Edebiyatinda Edebî Akimlar & Romantizm
18. yüzyilin sonunda baslar ve 19. yüzyilin ortalarina kadar sürer. Kendisinden önceki klasizme bir tepki olarak ortaya çikmistir. Önce ön-romantizm dönemi denilen gelismeler yasanmistir. Bu gelismelerin en önemlisi, halkin begenisinin klasizmin görkemli, kati, soylu, idealize edilmis ve yüce anlatim biçiminden, daha yalin ve içten ve dogal anlatim biçimlerine kaymis olmasiydi. Romantizm, klasizmin düzenlilik, uyumluluk, dengelilik, akilcilik ve ideallestirme gibi özelliklerine bir baskaldiri niteligindedir. Romantizm, dogdugu çagin akilciligi ve maddeciligine tepki olarak bireye, öznellige, akil disiliga, düs gücüne, kisisellige, kendiligindencilige ve askinliga, yani sinirlari zorlayip geçmeye önem verir. Tarisel olarak bu dönemde gelisen orta soylu sinifin, yani burjuvazinin duygu, düsünce ve yasam tarzini ön plana çikarir.
Soylularin zarif sanat biçimlerini yapay ve asiri incelikli bulan bu yeni sinif, duygusal açidan kendisine yakin hissettigi daha gerçekçi sanat biçimlerinden yanaydi. Böylece romantizm gelisme ve yayginlasma sansi buldu.
Romantizmin en önemli habercisi Fransiz filozof ve yazar Jean Jacques Rousseau’dur. Ama Ingiliz yazarlar William Wordsworth ve Samuel Taylor Coleridge’nin 1790 yilinda birlikte yayinladigi Lirik Balatlar adli eser romantizmin bildirgesi sayilir. Yine Ingiltere’de William Blake, Almanya’da Friedrich Hölderlin, Johann Wolfgang von Goethe, Jean Paul, Novalis, Fransa’da Chateaubriand ve Madame de Stael romantizmin ilk temsilcileridir. Victor Hugo, Alphonse de Lamartine, Alfred de Vigny, Nodier, Soumet, Deschamp, Alfred de Musset romantik akimin önemli yazarlaridir.
Dünya Edebiyatinda Edebî Akimlar & Romantizm
18. yüzyilin sonunda baslar ve 19. yüzyilin ortalarina kadar sürer. Kendisinden önceki klasizme bir tepki olarak ortaya çikmistir. Önce ön-romantizm dönemi denilen gelismeler yasanmistir. Bu gelismelerin en önemlisi, halkin begenisinin klasizmin görkemli, kati, soylu, idealize edilmis ve yüce anlatim biçiminden, daha yalin ve içten ve dogal anlatim biçimlerine kaymis olmasiydi. Romantizm, klasizmin düzenlilik, uyumluluk, dengelilik, akilcilik ve ideallestirme gibi özelliklerine bir baskaldiri niteligindedir. Romantizm, dogdugu çagin akilciligi ve maddeciligine tepki olarak bireye, öznellige, akil disiliga, düs gücüne, kisisellige, kendiligindencilige ve askinliga, yani sinirlari zorlayip geçmeye önem verir. Tarisel olarak bu dönemde gelisen orta soylu sinifin, yani burjuvazinin duygu, düsünce ve yasam tarzini ön plana çikarir.
Soylularin zarif sanat biçimlerini yapay ve asiri incelikli bulan bu yeni sinif, duygusal açidan kendisine yakin hissettigi daha gerçekçi sanat biçimlerinden yanaydi. Böylece romantizm gelisme ve yayginlasma sansi buldu.
Romantizmin en önemli habercisi Fransiz filozof ve yazar Jean Jacques Rousseau’dur. Ama Ingiliz yazarlar William Wordsworth ve Samuel Taylor Coleridge’nin 1790 yilinda birlikte yayinladigi Lirik Balatlar adli eser romantizmin bildirgesi sayilir. Yine Ingiltere’de William Blake, Almanya’da Friedrich Hölderlin, Johann Wolfgang von Goethe, Jean Paul, Novalis, Fransa’da Chateaubriand ve Madame de Stael romantizmin ilk temsilcileridir. Victor Hugo, Alphonse de Lamartine, Alfred de Vigny, Nodier, Soumet, Deschamp, Alfred de Musset romantik akimin önemli yazarlaridir.