Gökkusagi
Kıdemli Üye
Dinimizde Sevgi
"Bir (Müslüman) kardeşini seven kişi, sevdiğini ona söylesin." (Ahmed b. Hanbel)
Tahayyül ediniz ki, bir arkadaşımız karşımıza dikiliyor ve "seni seviyorum" diyerek sevgisini ifade ediyor. Böyle bir hareket karşısında şaşırır, afallar hatta belki de kızarabiliriz. Ancak bu Efendimizin – hem de emir kipinde- din kardeşlerinden istediği bir şey değil midir?
Bir din kardeşini Allah rızası için sevmek, yapılan işi Allah rızası için yapmak, yani her davranışını doğrudan ya da dolaylı bir şekilde Allah rızasını gözeterek şekillendirmek İslam'ın öğretisine yabancı olan bir durum değildir asla. Tam tersine, Sahabe-i Kiram şahısların davranışlarından ve ifadelerinden duydukları memnuniyeti de rahatsızlığı da açıkça dile getirmişlerdir. Bu özgüvenin ve imandaki kaviliğin bir işaretidir.
Mesele bu vechesiyle de düşünüldüğü zaman Efendimizin bu emri daha iyi idrak edilir. Açıktan tenkid etmek tuhaf, bilinmedik bir durum değilken sevginin ve bağlılığın ifade edilmesi neden farklı bir şekilde mütalaa edilsin?
Bugün artık "seni seviyorum" diyerek karşımıza çıkan birisi neredeyse yoktur ancak bunun bu şekliyle yapılması da şart değildir. Sevgi ve bağlılılığı ifade etmenin türlü türlü yolları vardır. Din kardeşini seven kişi kendisi için arzu ettiğini onun için de arzu eder, aynı şekilde onun Expressi ile dertlenir. Kardeşinin işlediği hata yüzünden öfkelenmez ve gördüğü bir kusurdan ötürü memnuniyet duymaz, zira bu sevgi Allah rızası ile kayıtlıdır.
Tahayyül ediniz ki, bir arkadaşımız karşımıza dikiliyor ve "seni seviyorum" diyerek sevgisini ifade ediyor. Böyle bir hareket karşısında şaşırır, afallar hatta belki de kızarabiliriz. Ancak bu Efendimizin – hem de emir kipinde- din kardeşlerinden istediği bir şey değil midir?
Bir din kardeşini Allah rızası için sevmek, yapılan işi Allah rızası için yapmak, yani her davranışını doğrudan ya da dolaylı bir şekilde Allah rızasını gözeterek şekillendirmek İslam'ın öğretisine yabancı olan bir durum değildir asla. Tam tersine, Sahabe-i Kiram şahısların davranışlarından ve ifadelerinden duydukları memnuniyeti de rahatsızlığı da açıkça dile getirmişlerdir. Bu özgüvenin ve imandaki kaviliğin bir işaretidir.
Mesele bu vechesiyle de düşünüldüğü zaman Efendimizin bu emri daha iyi idrak edilir. Açıktan tenkid etmek tuhaf, bilinmedik bir durum değilken sevginin ve bağlılığın ifade edilmesi neden farklı bir şekilde mütalaa edilsin?
Bugün artık "seni seviyorum" diyerek karşımıza çıkan birisi neredeyse yoktur ancak bunun bu şekliyle yapılması da şart değildir. Sevgi ve bağlılılığı ifade etmenin türlü türlü yolları vardır. Din kardeşini seven kişi kendisi için arzu ettiğini onun için de arzu eder, aynı şekilde onun Expressi ile dertlenir. Kardeşinin işlediği hata yüzünden öfkelenmez ve gördüğü bir kusurdan ötürü memnuniyet duymaz, zira bu sevgi Allah rızası ile kayıtlıdır.