Dansöz veya ***** İzleyen Kafir Olur mu? Asr-ı Saadette Düğün Eğlence Sınırı Nedir?

Konusunu Sadefan`da Görüntülemektesiniz!..

Dansöz veya ***** İzleyen Kafir Olur mu? Asr-ı Saadette Düğün Eğlence Sınırı Nedir?, konusunda bu İçerik Dansöz veya ***** İzleyen Kafir Olur mu? Asr-ı Saadette Düğün Eğlence Sınırı Nedir? hakkında en yeni bilgileri, yorumları ve detaylı paylaşımı keşfedin.

Dansöz veya ***** İzleyen Kafir Olur mu? Asr-ı Saadette Düğün Eğlence Sınırı Nedir?

- Sadefan.com | Dansöz veya ***** İzleyen Kafir Olur mu? Asr-ı Saadette Düğün Eğlence Sınırı Nedir? paylaşımı

HaZaL

VIP Üye

Dansöz veya ***** İzleyen Kafir Olur mu? Asr-ı Saadette Düğün Eğlence Sınırı Nedir?

Dansöz veya ***** İzleyen Kafir Olur mu? Asr-ı Saadette Düğün Eğlence Sınırı Nedir?

Dansöz veya ***** İzleyen Kafir Olur mu? Asr-ı Saadette Düğün Eğlence Sınırı Nedir?


Dansöz, ***** film vs. izleyenlerin, geçmişte işlemiş olduğu sevablarının silineceği diye bir söz hadis olamaz.
Kur'an-ı Kerim'e aykırıdır. Çünkü amelleri sadece silen dinden (şirktir) çıkmadır. Bu tür saplantıları olan kişi kafir değil fasık olur.


İsra suresinin 32. ayetinde Cenab-ı Hak, "Sakın zinaya yaklaşmayın!" buyuruyor. Buradaki "yaklaşmayın" emrinden hareketle İslam fıkıh alimleri insanı zinaya götürebilecek her türlü amelin yasak olduğunu ifade etmişlerdir. Mustehcen resim veya görüntelere bakmayı da bu kategori içinde mutalaa edebiliriz. Bu sebeple bu tür tesettursuz na mahrem haldeki (üstelik zinaya davet ederek tahrik eden) kadına (karşı cinse) bakmak caiz değildir.

Rasulullah (s.a.v.) “Hiç şüphe yok ki, Allah Âdemoğluna zinadan nasibini yazmıştır. Buna kesinlikle erişecektir. (Yani kaçış yoktur) gözlerin zinası bakmak, dilin zinası da konuşmaktır. Nefis temenni eder ve şehvetlenir. Ferc (avret mahalli) de ya bunu tasdik eder ve (yahut da) yalanlar.” (Buhari, İstizan 12)

Hadisin bir başka rivayetinde şu ilaveler var: “Eller de zina eder, onların zinası tutmaktır. Ayaklar da zina eder, onların zinası yürümektir. Ağız da zina eder, onların zinası da öpmektir. Kulaklar da zina eder, onların zinası da dinlemektir.” (Muslim, Kader 21) buyurarak harama bakmayı, zinaya götüren fiillerden olduğu için caiz olmadığını belirtmiştir. Bu itibarla, erkek veya kadının, birbirlerini tahrik edici hal ve hareketlerde bulunmaktan kaçınmaları gerekir.



30-(Rasulum!) Mu'min erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır.
31- Mumin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mumin kadınlar), ellerinin altında bulunan (köleleri), erkeklerden, kadına ihtiyacı kalmamış (cinsî güçten düşmüş) hizmetçiler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye, ayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki, kurtuluşa eresiniz. (Nisa surasi)


"...Sizden de her kim, dininden döner ve kâfir olarak can verirse artık onların bütün amelleri, dünyada ve ahirette boşa gitmiştir. İşte onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi olarak kalacaklardır." (Bakara 217)

"İşte bu, Allah'ın doğru yoludur. Kullarından dilediğini o doğru yola iletir. Eğer onlar Allah'a ortak koşsalardı, yaptıkları bütün amelleri boşa giderdi." (En'am 88)

"İnkâr edenlerin ve Allah yolundan alıkoyanların amellerini Allah boşa çıkarır." (Muhammed 1)

Haram, her zaman haramdır. Hele ki Bu dini bize ileten Rasulullah (s.a.v.), kendi döneminde harama nasıl musade eder.

Rasulullah (s.a.v.) döneminde düğünlerde, kadınlar kendi aralarında eğlendiğinden, kadınların kendi aralarında (cariyelerle) eğlence yapmasında bir beis yokur.

“ … Aişe (r.anha) şöyle dedi : Benim gözetimimde bir yetim kız bulunuyordu.
Nebi sallallahu aleyhi ve sellem o kızı kast ederek :
- Falan yetim kız ne yaptı “ buyurdu. Ben :
- O kızı gelin edip kocasına hediye ettik dedim. Nebi (s.a.v) :
- Onunla def çalıp şarkı söyleyecek bir kızcağız gönderdiniz mi ? “ buyurdu. Ben :
- Şarkı olarak ne söyleyecek ? dedim. Nebi (s.a.v) :
- Size geldik, size geldik . Bizi selamlayınız, sizi selamlıyoruz. Şayet kırmızı altınlar olmasaydı, alınlarınız asla parlamazdı. Şayet esmer buğday olmasaydı, bekar kızlarımız asla iyilenmezdi, sözlerini söyler, buyurdu.
(Tabarani 3289-M. Evsat; İbni Mace 1900; Beyhaki 7/289; Beğavi 2346-Masabih; Ahmed 3/391; Albani 1995-İrva ve S:181-Zifaf)

(… Urve şöyle tahdis etti : Aişe (r.anha) bir kadını Ensar’dan bir adamla evlendirmişti. Nebi (s.a.v) :
“ Ya Aişe, beraberinizde lehv - yani eğlence - yok mu ? Çünkü Ensar, lehv’den hoşlanır “ buyurdu.
Tabiki burada eğlenceyle kastedilen şey ; kalbi haktan sapmış dalalet ehli kimselerin, bir takım çalgı aletleri eşliğinde , erkekli kadınlı karışık oynadıkları, yahud sadece munferiden kadının oynatılması manasında işlenen rezalet değildir. Aksine bu, Aişe (r.anha)nın rivayet ettiği şu hadisteki eğlencedir.



Yine Rasulullah (s.a.v.) devrinde , mescidde savaş oyunu oynayan (setr-i avrete dikkat eden) Habeşli'leri , sadece o sırada çok genç olan Hz. Aişe'ye, kendi yanında izlemesine izin vermiştir.


Bir bayram günü Hz. Aişe, Habeşlilerin mescidde oynadıkları mızrak-kalkan oyununu seyreder. Olayı şöyle anlatır:

"Ben mi Rasulullah'a söyledim? O (s.a.v.)mu bana, seyretmek ister misin? dedi bilmiyorum, evet dedim.
Beni arkasına aldı, ya*nağım yanağında idi, Habeşlilere;
— Haydi Erfıde Oğulları, oynayın bakalım, dedi. Habeşlilerin oyununu usanıncaya kadar seyrettim.
Rasulullah (s.a.v.) :
— Yeter mi? dedi. Ben,
— Evet, deyince,
— Öyleyse içeri gir, dedi, ben de içeri girdim.
(Buhari, Ideyn 2)


Pekçok tariki bulunan bu hadisin bazı rivayetlerinde, Hz. Peygamber; yeter mi? deyince Hz. Aişe'nin birkaç defa, acele etme diyerek seyir muddetini (eğlenceyi) uzattığı ve Rasulullah'ın (s.a.v.) da buna izin verdiği hususu geçmektedir. (İbn Hacer, Ahmed b. Ali el-Askalânî, Fethu'1-Barî Şer-Sahihi'l-Buharî, 11-565.)
Yıllar sonra Hz. Aişe bu hadiseyi naklettikten sonra, "Ben de o zaman genç bir ka*dın idim. Oyun ve eğlenceye çok düşkün olan genç kızlara eğlen*meleri için fırsat verin. (Buhari, Nikâh 114; Muslim Ideyn 17; Nesai, Ideyn 35)
Onlar eğlence ve oynayanları seyretmeyi çok severler. Ancak uzun bir süre seyredince buna doyar ve usa*nırlar. Bu nedenle, onlar doyuncaya kadar buna izin veriniz," (en-Nevevi, Muhyiddin Ebu Zekeriyya, el-Minhac, Mısır 1349, VI-185) demek suretiyle muhtemelen Hz. Peygamberden sonra, eğlence hakkında meydana gelen yanlış değerlendirmeyi düzeltme ihtiya*cını hissetmiştir.

Esasen eğlencenin dinen caiz olmayacağı şeklindeki kanaatlar Rasulullah (s.a.v.) devrinde de vardı. Nitekim, Hz. Aişe'nin iki cariye ile yaptığı eğlenceye, babası Ebu Bekir'in karşı çıkması, mescidde savaş oyunları oynayan Habeş'lilere, Hz. Ömer'in mani olmak istemesi (Buhari, Cihad 79; Muslim, Ideyn 22; Nesaî, Ideyn 35) bunu göstermektedir. Fakat bu sahabiler, Hz, Peygamberin izni olduğunu görünce ses çıkarmamışlar ve onlar da seyre katılmışlardır.

Asr-ı Saadet'teki bu uygulamalardan da anlaşılacağı gibi Hz. Peygamber, insanların biyolojik ve sosyal yöndeki istek ve ihtiyaç*larım çok iyi biliyor, bu arzuların, meşruiyet zemini içinde ve aşı*rılığa kaçmadan normal bir şekilde tatminine izin veriyor, hatta bazan onları buna teşvik ediyor, konuyu yeterince takdir edeme*dikleri için karşı çıkanları da ikaz ediyordu.

Rabbimiz kerim kitabında şöyle buyurur :

قُل لِّلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ ذَلِكَ أَزْكَى لَهُمْ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ {} وَقُل لِّلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ أَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ………..

“ İnanan mu’minlere söyle gözlerini harama bakmaktan sakındırsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu onlar için en emin tarzdır. Allah yaptıklarınızdan haberdardır. İnanan kadınlara da söyle, onlar da gözlerini harama bakmaktan sakın dırsınlar ve ırzlarını korusunlar…….. " (Nisa 30-31)


Bir hadis-i şerifte Enes (r.anh)’dan, Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdular :
Şu altı şeyi kabul edin ki, ben de cennete girmenize vesile olmayı kabul edeyim :
1- Konuştuğunuz zaman yalan söylemeyin.
2- Söz verdiğiniz zaman, sözünüzden dönmeyin.
3- Size güvenildiğinde, hiyanet etmeyin.
4- Gözünüzü harama dikmeğin.
5- Elinizi harama uzatmayın.
6- Ve iffetinizi koruyun.
(Camiu’s Sağir, 2.C., Hadis N: 1798)

Takva olmayan kişilerin nefislerine yenilerek, karşı cinsin haram olacak şekilde mustehcen hallerine zaman zaman yönelmesi mumkundur. Çünkü takvayı muhafaza ederek günahlara meyleden nefsini (nefs-i emmare) ıslah edememiş, gunahlardan tiskinme (nefs-i levvame) seviyesine ulaşamamıştır, şeytanın giriş yollarını kapatamamıştır.
Bu durumdaki muslumanların bu pisliğe bulaştıklarında, hatırladıkları ilk anda pişmanlık ile tövbe ederek, acilen o işten uzaklaşmaları gerekmektedir. Bu sakınma sayesinde kişinin nefsi, nefs-i levvame (günahtan dolayı nefsini kınama) makamına erişir.

Muslim’in şerhinde Nevevi der ki : Günah olmayan bakış ; kasıtsız olarak yabancı bir kadına göz ilişmesidir. Ve bunun da vebali yoktur. Ama insan derhal gözünü çevirmesi gerekir. Yani, bir daha dönüp bakmaması lazım.

… Beride (r.anh) şöyle demiştir : Rasulullah (s.a.v), Ali (r.anh)’ya şöyle dedi :
"Ya Ali, Bakışına bakış ekleme. Çünkü ilki sana ait, ama öbürleri değil". (Ahmed b. Hanbel, V, 353

Rasulullah (s.a.v), yollarda oturanlara bile, gözlerini sakındırmalarını emretmiş ve bunu, yolun hakkı olarak açıklamıştır. Yani, yolların üstünde dikilip/otorup kadınların güzelliğini seyretme, onların alıcı hallerini tahayyul ederek zevk almaya bahane edilmesin.

… Ebu Said el-Hudri (r.anh)'dan gelen nakil de. Rasulullah (s.a.v) :
"Sizi yollarda oturmaktan menederim," buyurdu.
Onlar da : "ya Rasulallah, bundan başka imkanımız yoktur" oturup konuşmak için, dediler.
O da : "Öyleyse yollarda oturacaksanız, yola hakkını verin", buyurdu.
Yolun hakkı nedir ? diye sorulunca ;
Rasulullah : "Gözlerinizi korumanız, eza vermekten kaçınmanız, selama cevap vermeniz, emri bi'l ma'ruf ve nehy-i ani'l munker yapmanızdır", buyurdu. (Buhari : 5.C., S. 2281 ; Ahmed b. Hanbel, III, 47-61)


Yolda durup kadınlara bakmaktan men eden bir din, bilerek azmederek, nefsin azgınlaşmasıyla zinaya kapı aralayan mustehcen haldeki fahişelere bakmak, düşünüp arzulamak caiz değildir. Ancak bu gibi istenmeyen durumlarla bir anlık karşı karşıya kalınması durumunda, Allah korkusuyla yüz çevirerek mutmain nefsin (Fecr 29) yoluna giriş yapabilir
 
Dansöz veya ***** İzleyen Kafir Olur mu? Asr-ı Saadette Düğün Eğlence Sınırı Nedir? dini konular ve bilgiler, Dansöz veya ***** İzleyen Kafir Olur mu? Asr-ı Saadette Düğün Eğlence Sınırı Nedir? ile inanç ve ibadet hakkında detaylı içerikler sunuluyor.
Geri
Üst