AloneLord
Genel Sorumlu
Cumhurbaşkanlarımız Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları
Cumhurbaşkanlarımız (Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları)
Cumhurbaşkanlarımız (Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları)
Bugüne kadar görev yapmış Cumhurbaşkanları
Mustafa Kemal Atatürk
İsmet İnönü
Celal Bayar
Cemal Gürsel
Cevdet Sunay
Fahri Korutürk
Kenan Evren
Turgut Özal
Süleyman Demirel
Ahmet Necdet Sezer
Abdullah Gül
Cumhurbaşkanları, seçildikleri ve görevden ayrıldıkları tarihler:
Mustafa Kemal Atatürk
http://i.imgur.com/c8B9Nbh.jpg
(29 Ekim 1923-10 Kasım 1938): 29 Ekim 1923 yılında cumhuriyetin ilanından hemen sonra Türkiye Cumhuriyetinin
ilk Cumhurbaşkanı olarak Mustafa Kemal Atatürk seçildi. 287 üyesi bulunan Meclisteki oylamaya 158 kişi katıldı
ve milletvekili Atatürk, oybirliğiyle cumhurbaşkanlığına getirildi. Cumhurbaşkanlığı makamının
kurumsallaşmasında Atatürkün cumhurbaşkanlığı tarzı önemli bir iz bıraktı. Atatürk, Kurtuluş Savaşında
göstermiş olduğu başarıların etkisiyle yeni ve modern devletin kurucusu olması sıfatıyla Türk halkının topyekün
sevgisini kazanmış gelmiş geçmiş tek liderdir. Bu nedenle cumhurun başkanı olmayı kelimenin tam anlamıyla
gerçekleştirmiştir demek abartılı olmayacaktır. Atatürkün ölümünden sonra makamla ilgili bu beklenti
sürecek ancak hiçbir cumhurbaşkanlığı döneminde Atatürk dönemindeki gibi halk-devlet seçkini aynı isim
üzerinde bu denli uzlaşamayacaktır.
İsmet İnönü
http://i.imgur.com/gL9PIZK.jpg
(11 Kasım 1938-22 Mayıs 1950): İnönünün cumhurbaşkanlığı 2. Dünya Savaşının patlak verdiği döneme rastlamaktadır.
İnönü, Türkiye Cumhuriyeti?nin savaş dışında kalması için yoğun bir çaba sarf etmiş, savaşın sonucu az çok
belirginleşene dek tarafsızlığını muhafaza etmiştir. Bu dönemde modern ve batılı standartlara ulaşma
arzusunun uzantıları toplumsal alana sirayet ettirildi ve çalışmalar bu yöne kaydırıldı.
İnönünün demokratikleşmeye hız kazandırdığı bir gerçektir.
Celal Bayar
http://i.imgur.com/Kh5oNuq.jpg
(22 Mayıs 1950-27 Mayıs 1960): Asker kökenli olmaması yeni rejimin kurucuları arasında onu farklı kılmaktadır.
Celal Bayarın da tıpkı Atatürk ve İnönü gibi Cumhurbaşkanlığı görevi süresince aktif olduğu yadsınamayacak
bir gerçektir. Bayar, 27 Mayıs 1960 ihtilali nedeniyle görev süresi dolmadan görevinden uzaklaştırılan ilk ve
tek cumhurbaşkanı olarak Türk siyasi tarihine geçti.
Cemal Gürsel
http://i.imgur.com/QxE3Tc2.jpg
(26 Ekim 1961-28 Mart 1966): Darbe lideri olmasına rağmen Cemal Gürsel, ülkeyi aktif olarak yönetme gibi bir arzu
içinde değildi. Aksine bir an önce yönetimi sivillere devretmenin gerekliliğine inanıyordu. Yalnız ordu kademeli
olarak yönetimi sivillere bırakırken rejimi, daha da önemlisi yapılmış olan darbeyi güvence altına almak
istiyordu. Gürsel, süresi dolmadan Meclis kararıyla görevine son verilen tek Cumhurbaşkanı olmuştur.
Cevdet Sunay
http://i.imgur.com/zDvEfoc.jpg
(28 Mart 1966-28 Mart 1973): 27 Mayıs İhtilalinden sonra Genelkurmay Başkanlığı?na atanan Cevdet Sunay,
cumhurbaşkanı adayı olabilmek için bu görevden kendi isteğiyle ayrılışına dek bu görevi sürdürmüştür. Altı
yıl gibi bir süre boyunca bu görevde kalmasından askerlerce sevilen ve güvenilir bulunan birisi olduğu
çıkarılabilir. Siyasiler üzerinde de güvenilir bir etki bırakmış olmasını 27 Mayıs sonrasında Silahlı Kuvvetler
içinde gelişen diğer darbe girişimlerinin engellenmesinde rol oynamasıyla ilişkilendirmek mümkündür.
Bu nedenle Gürsel?in sağlık sorunları nedeniyle cumhurbaşkanlığı makamını boşatlmasının ardından Sunay hem
ordunun hem sivillerin itiraz etmeyeceği bir isim olarak ortaya çıkmıştır.
Fahri Korutürk
http://i.imgur.com/JaEQqGp.jpg
(6 Nisan 1973-6 Nisan 1980): Gelmiş geçmiş en sembolik ve siyaseten pasif Cumhurbaşkanıdır. Korutürk, Anayasada
lafzen geçen yetkileri haricinde inisiyatifi eline hiç almadı.
Kenan Evren
http://i.imgur.com/P2kXWHb.jpg
(12 Eylül 1980-8 Kasım 1982 DevletBaşkanı, 9 Kasım 1982- 9 Kasım 1989 Cumhurbaşkanı): Türkiye Cumhuriyetinin Meclis
tarafından değil de doğrudan halk oylamasıyla göreve gelen ilk Cumhurbaşkanı olma vasfını kazandı. Yine de Evrenin
adaylığının Anayasa ile birlikte halk oyuna sunulmuş olması ve de başka bir adayın yer almaması Evrenin tam
anlamıyla halk tarafından seçilmiş bir Cumhurbaşkanı olduğunu söylememizi mümkün kılmamaktadır. Evren,
Cumhurbaşkanları için belki de konuşmayı en çok sevenlerdendi. Görevi süresince ülkenin çeşitli yerlerine
gezintiler yapmaya ve her fırsatta halka seslenmeye özel bir önem verdiği bilinmektedir. Silahlı Kuvvetler
mensuplarının hemen hemen tamamında gözlenen siyasetçiye ve siyasi partilere olan güvensizlik anılarından
okuduğumuz kadarıyla Evren?de had safhadadır.
Turgut Özal
http://i.imgur.com/x8ZjEch.jpg
(9 Kasım 1989-17 Nisan 1993): Özal, Cumhurbaşkanlığını Başbakan iken gerçekleştiremediği pek çok projesini hayata
geçirebilmek için bir fırsat olarak değerlendirmişti. Bu da onun Cumhurbaşkanlığını Anayasal statü çerçevesinde
algılamaktan ziyade kendi siyaset anlayışı ekseninde gördüğünü göstermektedir. Cumhurbaşkanlığı, Özal için
başbakanlığının bir devamı mahiyetindeydi, yer değişikliği yapmış olmasının dışında bir farklılığı yoktu. Özal,
Başbakanlığa sadece görünürde devam etmiyordu. Ekonomi ile ilgili meselelerde düzenli brifingler almayı sürdürdüğü gibi
bürokratlar üzerinde etki alanı kurmaya da devam ediyordu. Hatta kendine alternatif politikalar üretmek amacıyla
uzmanlardan oluşan bir danışma ekibi bile kurduğu biliniyordu. Özal bir yandan da hükümeti yönlendirmeye de
çalışıyordu. Özal devletin başı olmaktan ziyade cumhurun başı olmayı tercih etmiştir. Çankaya Köşkünü halktan
kopuk, soyutlanmış bir üst makam olmaktan çıkarmıştır. Her fırsatta halkın arasına karışması, askeri şortla
selamlaması, sanatçılarla kol kola şarkılar söylemesi, mütedeyyin kişiliğini gözler önüne seren pratikler
sergilemesi Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanlığını bambaşka bir kimliğe taşımıştır.
Süleyman Demirel
http://i.imgur.com/Sbp3CQq.jpg
(16 Mayıs 1993-16 Mayıs 200): Süleyman Demirel zamanında çokça eleştirdiği Özal gibi yıllarca liderliğini üstlendiği
parti hükümetteyken bu makamda bulunmanın zorluklarını yaşamak durumunda kalmıştır. Başbakanlık dönemleri askeri
müdahalelerle geçen Demirelin cumhurbaşkanlığı da ordu-sivil ilişkilerinin problemli olduğu bir döneme denk geldi.
Demirel?in 28 Şubat sürecini engelleyemediği açık da olsa müdahalenin görünürde anayasal çerçevede kalmasını
sağlaması bir başarı olarak nitelendirilebilir. Demirel cumhurbaşkanıyken bile bırakmadığı aktifliğini halen
sürdürmektedir.
Ahmet Necdet Sezer
http://i.imgur.com/ZdtTd5P.jpg
(16 Mayıs 2000-): Sandalyesi bulunan siyasi partiler açısından parçalı bir görünümarz eden meclisin 550 üye tam
sayısının 330'unun oyuyla cumhurbaşkanı seçilen Ahmet Necdet Sezer, meclis dışından aday gösterilmiş olmasıyla
cumhurbaşkanları arasında tektir. Kendisine düstur olarak edindiği hukukun üstünlüğünü gerçekleştirmek için çalışmak
sonraları cumhurbaşkanlığı üslubunu da etkileyecektir. Cumhurbaşkanlığı, devletin başı olarak AB sürecinde gittikçe
sivilleştirilen laik cumhuriyet rejimini teminat altına alabilecek ve daha da önemlisi Silahlı Kuvvetlerden farklı
olarak bunu yaptığında tepki çekmeyecek, en çok güven telkin eden anayasal kurumdur artık.
Abdullah Gül
http://i.imgur.com/lPUWzi1.jpg
29 Ekim 1950de Kayseride doğdu. Öğrenimini Kayseri Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde yaptı.
Aynı fakültede başladığı doktora çalışmaları için iki yıl İngilterede kaldı ve 1983?te İstanbul Üniversitesinden
Doktor unvanı aldı. Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünün kuruluşunda çalıştı ve aynı bölümde ekonomi
dersleri verdi. 1991?de uluslararası ekonomi dalında Doçent oldu.1983-1991 yılları arasında merkezi Ciddede olan
İslam Kalkınma Bankası?nda ekonomist olarak çalıştı. 1991?de Refah Partisi Kayseri Milletvekili olarak Parlamentoya
girdi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi oldu. 1992 tarihinde Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesi oldu.
Kültür, Tüzük, Siyasi İşler ve Ekonomik Kalkınma Komitelerinde çalıştı. 1993 yılında Refah Partisi Dış İlişkilerden
Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı oldu. 1995?de Refah Partisi Kayseri Milletvekili olarak ikinci kez seçildi. TBMM
Dışişleri Komisyonu üyesi oldu. 1996-1997 tarihleri arasında 54. Hükümet döneminde Devlet Bakanı ve Hükümet
Sözcüsü olarak görev yaptı. 1999 yılında Fazilet Partisi Kayseri Milletvekili seçilmesiyle üçüncü dönemi olarak
Parlamentoya girdi. 14 Mayıs 2000 tarihinde yapılan Fazilet Partisi Kongresinde Genel Başkan Adayı oldu.
Genel Başkanlık yarışını az bir oy farkıyla kaybetmiş olmasına rağmen, kongrede elde ettiği netice, tüm siyasi
çevrelerce büyük bir başarı olarak değerlendirildi. Fazilet Partisinin kapatılmasıyla birlikte, Yenilikçi Hareket'e
önderlik etti. Yenilikçi Hareket, 14 Ağustos 2001'de Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) adıyla siyaset sahnesindeki
yerini aldı. Abdullah Gül, AK Partinin Kurucular Kurulu üyesi olarak partileşme sürecindeki etkin rolünü sürdürdü
ve Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve NATO Parlamenterler Meclisi üyesi oldu. 2001 yılına
kadar Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinde yürüttüğü başarılı çalışmalarından dolayı Abdullah Güle 2002de Pro
merito madalyası ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi sürekli ?Onursal Üyesi ünvanı verildi. 3 Kasım 2002de AK
Parti Kayseri Milletvekili seçilmesiyle dördüncü dönemi olarak parlamentoya girdi. 16 Kasım 2002?de Başbakan olarak
hükümeti kurmakla görevlendirildi. 18 Kasım 2002'de Türkiye Cumhuriyetinin 58. Hükümeti?ni kurdu. 14 Mart 2003'de
Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğanın Başbakanlığında kurulan yeni kabinede Başbakan
Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak görev aldı. 22 Temmuz 2007'de AK Parti Kayseri Milletvekili seçilerek
beşinci dönemi olarak parlamentoya girdi. 28 Ağustos 2007 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından
Türkiye'nin onbirinci Cumhurbaşkanı olarak seçildi ve görevine başladı. İngilizce bilen Abdullah Gül evli ve üç
çocuk babasıdır.
Cumhurbaşkanlarımız (Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları)
Bugüne kadar görev yapmış Cumhurbaşkanları
Mustafa Kemal Atatürk
İsmet İnönü
Celal Bayar
Cemal Gürsel
Cevdet Sunay
Fahri Korutürk
Kenan Evren
Turgut Özal
Süleyman Demirel
Ahmet Necdet Sezer
Abdullah Gül
Cumhurbaşkanları, seçildikleri ve görevden ayrıldıkları tarihler:
Mustafa Kemal Atatürk
http://i.imgur.com/c8B9Nbh.jpg
(29 Ekim 1923-10 Kasım 1938): 29 Ekim 1923 yılında cumhuriyetin ilanından hemen sonra Türkiye Cumhuriyetinin
ilk Cumhurbaşkanı olarak Mustafa Kemal Atatürk seçildi. 287 üyesi bulunan Meclisteki oylamaya 158 kişi katıldı
ve milletvekili Atatürk, oybirliğiyle cumhurbaşkanlığına getirildi. Cumhurbaşkanlığı makamının
kurumsallaşmasında Atatürkün cumhurbaşkanlığı tarzı önemli bir iz bıraktı. Atatürk, Kurtuluş Savaşında
göstermiş olduğu başarıların etkisiyle yeni ve modern devletin kurucusu olması sıfatıyla Türk halkının topyekün
sevgisini kazanmış gelmiş geçmiş tek liderdir. Bu nedenle cumhurun başkanı olmayı kelimenin tam anlamıyla
gerçekleştirmiştir demek abartılı olmayacaktır. Atatürkün ölümünden sonra makamla ilgili bu beklenti
sürecek ancak hiçbir cumhurbaşkanlığı döneminde Atatürk dönemindeki gibi halk-devlet seçkini aynı isim
üzerinde bu denli uzlaşamayacaktır.
İsmet İnönü
http://i.imgur.com/gL9PIZK.jpg
(11 Kasım 1938-22 Mayıs 1950): İnönünün cumhurbaşkanlığı 2. Dünya Savaşının patlak verdiği döneme rastlamaktadır.
İnönü, Türkiye Cumhuriyeti?nin savaş dışında kalması için yoğun bir çaba sarf etmiş, savaşın sonucu az çok
belirginleşene dek tarafsızlığını muhafaza etmiştir. Bu dönemde modern ve batılı standartlara ulaşma
arzusunun uzantıları toplumsal alana sirayet ettirildi ve çalışmalar bu yöne kaydırıldı.
İnönünün demokratikleşmeye hız kazandırdığı bir gerçektir.
Celal Bayar
http://i.imgur.com/Kh5oNuq.jpg
(22 Mayıs 1950-27 Mayıs 1960): Asker kökenli olmaması yeni rejimin kurucuları arasında onu farklı kılmaktadır.
Celal Bayarın da tıpkı Atatürk ve İnönü gibi Cumhurbaşkanlığı görevi süresince aktif olduğu yadsınamayacak
bir gerçektir. Bayar, 27 Mayıs 1960 ihtilali nedeniyle görev süresi dolmadan görevinden uzaklaştırılan ilk ve
tek cumhurbaşkanı olarak Türk siyasi tarihine geçti.
Cemal Gürsel
http://i.imgur.com/QxE3Tc2.jpg
(26 Ekim 1961-28 Mart 1966): Darbe lideri olmasına rağmen Cemal Gürsel, ülkeyi aktif olarak yönetme gibi bir arzu
içinde değildi. Aksine bir an önce yönetimi sivillere devretmenin gerekliliğine inanıyordu. Yalnız ordu kademeli
olarak yönetimi sivillere bırakırken rejimi, daha da önemlisi yapılmış olan darbeyi güvence altına almak
istiyordu. Gürsel, süresi dolmadan Meclis kararıyla görevine son verilen tek Cumhurbaşkanı olmuştur.
Cevdet Sunay
http://i.imgur.com/zDvEfoc.jpg
(28 Mart 1966-28 Mart 1973): 27 Mayıs İhtilalinden sonra Genelkurmay Başkanlığı?na atanan Cevdet Sunay,
cumhurbaşkanı adayı olabilmek için bu görevden kendi isteğiyle ayrılışına dek bu görevi sürdürmüştür. Altı
yıl gibi bir süre boyunca bu görevde kalmasından askerlerce sevilen ve güvenilir bulunan birisi olduğu
çıkarılabilir. Siyasiler üzerinde de güvenilir bir etki bırakmış olmasını 27 Mayıs sonrasında Silahlı Kuvvetler
içinde gelişen diğer darbe girişimlerinin engellenmesinde rol oynamasıyla ilişkilendirmek mümkündür.
Bu nedenle Gürsel?in sağlık sorunları nedeniyle cumhurbaşkanlığı makamını boşatlmasının ardından Sunay hem
ordunun hem sivillerin itiraz etmeyeceği bir isim olarak ortaya çıkmıştır.
Fahri Korutürk
http://i.imgur.com/JaEQqGp.jpg
(6 Nisan 1973-6 Nisan 1980): Gelmiş geçmiş en sembolik ve siyaseten pasif Cumhurbaşkanıdır. Korutürk, Anayasada
lafzen geçen yetkileri haricinde inisiyatifi eline hiç almadı.
Kenan Evren
http://i.imgur.com/P2kXWHb.jpg
(12 Eylül 1980-8 Kasım 1982 DevletBaşkanı, 9 Kasım 1982- 9 Kasım 1989 Cumhurbaşkanı): Türkiye Cumhuriyetinin Meclis
tarafından değil de doğrudan halk oylamasıyla göreve gelen ilk Cumhurbaşkanı olma vasfını kazandı. Yine de Evrenin
adaylığının Anayasa ile birlikte halk oyuna sunulmuş olması ve de başka bir adayın yer almaması Evrenin tam
anlamıyla halk tarafından seçilmiş bir Cumhurbaşkanı olduğunu söylememizi mümkün kılmamaktadır. Evren,
Cumhurbaşkanları için belki de konuşmayı en çok sevenlerdendi. Görevi süresince ülkenin çeşitli yerlerine
gezintiler yapmaya ve her fırsatta halka seslenmeye özel bir önem verdiği bilinmektedir. Silahlı Kuvvetler
mensuplarının hemen hemen tamamında gözlenen siyasetçiye ve siyasi partilere olan güvensizlik anılarından
okuduğumuz kadarıyla Evren?de had safhadadır.
Turgut Özal
http://i.imgur.com/x8ZjEch.jpg
(9 Kasım 1989-17 Nisan 1993): Özal, Cumhurbaşkanlığını Başbakan iken gerçekleştiremediği pek çok projesini hayata
geçirebilmek için bir fırsat olarak değerlendirmişti. Bu da onun Cumhurbaşkanlığını Anayasal statü çerçevesinde
algılamaktan ziyade kendi siyaset anlayışı ekseninde gördüğünü göstermektedir. Cumhurbaşkanlığı, Özal için
başbakanlığının bir devamı mahiyetindeydi, yer değişikliği yapmış olmasının dışında bir farklılığı yoktu. Özal,
Başbakanlığa sadece görünürde devam etmiyordu. Ekonomi ile ilgili meselelerde düzenli brifingler almayı sürdürdüğü gibi
bürokratlar üzerinde etki alanı kurmaya da devam ediyordu. Hatta kendine alternatif politikalar üretmek amacıyla
uzmanlardan oluşan bir danışma ekibi bile kurduğu biliniyordu. Özal bir yandan da hükümeti yönlendirmeye de
çalışıyordu. Özal devletin başı olmaktan ziyade cumhurun başı olmayı tercih etmiştir. Çankaya Köşkünü halktan
kopuk, soyutlanmış bir üst makam olmaktan çıkarmıştır. Her fırsatta halkın arasına karışması, askeri şortla
selamlaması, sanatçılarla kol kola şarkılar söylemesi, mütedeyyin kişiliğini gözler önüne seren pratikler
sergilemesi Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanlığını bambaşka bir kimliğe taşımıştır.
Süleyman Demirel
http://i.imgur.com/Sbp3CQq.jpg
(16 Mayıs 1993-16 Mayıs 200): Süleyman Demirel zamanında çokça eleştirdiği Özal gibi yıllarca liderliğini üstlendiği
parti hükümetteyken bu makamda bulunmanın zorluklarını yaşamak durumunda kalmıştır. Başbakanlık dönemleri askeri
müdahalelerle geçen Demirelin cumhurbaşkanlığı da ordu-sivil ilişkilerinin problemli olduğu bir döneme denk geldi.
Demirel?in 28 Şubat sürecini engelleyemediği açık da olsa müdahalenin görünürde anayasal çerçevede kalmasını
sağlaması bir başarı olarak nitelendirilebilir. Demirel cumhurbaşkanıyken bile bırakmadığı aktifliğini halen
sürdürmektedir.
Ahmet Necdet Sezer
http://i.imgur.com/ZdtTd5P.jpg
(16 Mayıs 2000-): Sandalyesi bulunan siyasi partiler açısından parçalı bir görünümarz eden meclisin 550 üye tam
sayısının 330'unun oyuyla cumhurbaşkanı seçilen Ahmet Necdet Sezer, meclis dışından aday gösterilmiş olmasıyla
cumhurbaşkanları arasında tektir. Kendisine düstur olarak edindiği hukukun üstünlüğünü gerçekleştirmek için çalışmak
sonraları cumhurbaşkanlığı üslubunu da etkileyecektir. Cumhurbaşkanlığı, devletin başı olarak AB sürecinde gittikçe
sivilleştirilen laik cumhuriyet rejimini teminat altına alabilecek ve daha da önemlisi Silahlı Kuvvetlerden farklı
olarak bunu yaptığında tepki çekmeyecek, en çok güven telkin eden anayasal kurumdur artık.
Abdullah Gül
http://i.imgur.com/lPUWzi1.jpg
29 Ekim 1950de Kayseride doğdu. Öğrenimini Kayseri Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde yaptı.
Aynı fakültede başladığı doktora çalışmaları için iki yıl İngilterede kaldı ve 1983?te İstanbul Üniversitesinden
Doktor unvanı aldı. Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünün kuruluşunda çalıştı ve aynı bölümde ekonomi
dersleri verdi. 1991?de uluslararası ekonomi dalında Doçent oldu.1983-1991 yılları arasında merkezi Ciddede olan
İslam Kalkınma Bankası?nda ekonomist olarak çalıştı. 1991?de Refah Partisi Kayseri Milletvekili olarak Parlamentoya
girdi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi oldu. 1992 tarihinde Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyesi oldu.
Kültür, Tüzük, Siyasi İşler ve Ekonomik Kalkınma Komitelerinde çalıştı. 1993 yılında Refah Partisi Dış İlişkilerden
Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı oldu. 1995?de Refah Partisi Kayseri Milletvekili olarak ikinci kez seçildi. TBMM
Dışişleri Komisyonu üyesi oldu. 1996-1997 tarihleri arasında 54. Hükümet döneminde Devlet Bakanı ve Hükümet
Sözcüsü olarak görev yaptı. 1999 yılında Fazilet Partisi Kayseri Milletvekili seçilmesiyle üçüncü dönemi olarak
Parlamentoya girdi. 14 Mayıs 2000 tarihinde yapılan Fazilet Partisi Kongresinde Genel Başkan Adayı oldu.
Genel Başkanlık yarışını az bir oy farkıyla kaybetmiş olmasına rağmen, kongrede elde ettiği netice, tüm siyasi
çevrelerce büyük bir başarı olarak değerlendirildi. Fazilet Partisinin kapatılmasıyla birlikte, Yenilikçi Hareket'e
önderlik etti. Yenilikçi Hareket, 14 Ağustos 2001'de Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) adıyla siyaset sahnesindeki
yerini aldı. Abdullah Gül, AK Partinin Kurucular Kurulu üyesi olarak partileşme sürecindeki etkin rolünü sürdürdü
ve Siyasi ve Hukuki İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve NATO Parlamenterler Meclisi üyesi oldu. 2001 yılına
kadar Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinde yürüttüğü başarılı çalışmalarından dolayı Abdullah Güle 2002de Pro
merito madalyası ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi sürekli ?Onursal Üyesi ünvanı verildi. 3 Kasım 2002de AK
Parti Kayseri Milletvekili seçilmesiyle dördüncü dönemi olarak parlamentoya girdi. 16 Kasım 2002?de Başbakan olarak
hükümeti kurmakla görevlendirildi. 18 Kasım 2002'de Türkiye Cumhuriyetinin 58. Hükümeti?ni kurdu. 14 Mart 2003'de
Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğanın Başbakanlığında kurulan yeni kabinede Başbakan
Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak görev aldı. 22 Temmuz 2007'de AK Parti Kayseri Milletvekili seçilerek
beşinci dönemi olarak parlamentoya girdi. 28 Ağustos 2007 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından
Türkiye'nin onbirinci Cumhurbaşkanı olarak seçildi ve görevine başladı. İngilizce bilen Abdullah Gül evli ve üç
çocuk babasıdır.