AloneLord
Genel Sorumlu
Cemiyet-i Tedrisiyye-i İslamiye'nin Faaliyetleri
Cemiyet-i Tedrisiyye-i İslamiye'nin Faaliyetleri
Cemiyet-i Tedrisiyye-i İslamiye'nin Faaliyetleri
Darüşşafaka’nın temelinde, Osmanlı döneminde Müslümanların kurduğu ilk eğitim-öğretim derneği olan “Cemiyet-i Tedrisiyye-i İslamiye” yatar. Bu kuruluşun başlıca hedefi "'’Osmanlı toplumunda İslam unsurunun, modern yaşamın gerektirdiği bilgilerle donatılarak gelişmesi"’dir.
Dâire-i Askeriyye rûznâmçecisi Yusuf Ziya Bey’in (sonradan Paşa – Maliye Nazırı, Yusuf Ziya Paşa), Ahmet Muhtar Bey (sonradan Paşa – Sadrazam, Gazi Ahmet Muhtar Paşa), Vidinli Tevfik Bey (sonradan Paşa, Vidinli Tevfik Paşa), Sakızlı Es'at Bey (sonradan Paşa – Sadrâzam, Sakızlı Esat Paşa) ve Trabzonlu Ali Nâki Efendi (sonradan Trabzon mebusu, Şeyh-ül Mebusin) gibi kişilerle birlikte kuruluş başvurusunu yaptıkları Cemiyet-i Tedrisiyye-i İslâmiye, Hicrî 21 Şevval 1280 - Rumî 18 Mart 1280 - Milâdî 30 Mart 1864 (kurumun resmî kabulüne göre 30 Mart 1863) tarihli Padişah fermanı ile onaylanmasından sonra çalışmalarına başladı. İlk girişimleri, Beyazıt, Koska’da Valide Mektebi (Emetullah Kadın Mektebi)’ni açmak idi. Bu girişim Ebubekir Paşa Mektebinde şube açılarak ilerletildi.
İlk gelirini Çarşı’da bulunan 105 dükkânın kirasının bağlanmasıyla oluşturan cemiyet, zamanla devletin, yüksek devlet memurlarının, esnafın ve halkın değişik kesimlerinden pek çok vatandaşın yaptığı bağışlarla gitgide büyüdü[1]. Cemiyetin gelişmesiyle birlikte daha büyük ölçekli bir okulun kurulması gündeme alındı. Seçenekler arasından Fransa’daki “Prytanéé Militarie De La Fleshe” denemesi örnek alınarak, kız-erkek İslam yetimlerinin eğitim görecekleri Darüşşafaka kuruldu. 28 Haziran 1873’te eğitime başladı. Tanzimat devinde, rüştiyelerin nitelikli memur yetiştirmekte yetersiz kaldığı görüşünden hareketle açılan bir dizi üst kademe okuldan birisi odu. Mezunlar, yüksekokul mezunu kabul edilmekte idi.
Kuruluşundaki İslam öğesinin sebepleri
Okulun kurulduğu Tanzimat döneminde “Osmanlılık” yeniden yorumlanmakta idi. “Yeni Osmanlılar”, başta eğitim olmak üzere tüm alanlarda gayrımüslim halklarla rekabete girişmişlerdi. Osmanlı uyruklu Rum Ortodoks, Ermeni ve Yahudi toplumuna ait yaklaşık 10.000 okulda eğitim hükümetin denetimi dışında sürmekteydi. Devlet, denetimi dışında kalan bu okulların olumsuz etkilerinden korunmak ve sivil bürokrasinin iyi eğitilmiş insan gücü ihtiyacını karşılamak için bir eğitim örgütlenmesi yaygınlaştırdı ve denetimi dışında kalan eğitim kuruluşlarına sınırlamalar getirdi. Denetim dışındaki gayrımüslim okulların öğrenci seçimlerine getilen kısıtlamalar, Osmanlı okullarında ön eğitim şartı uygulaması, izinsiz açılan misyoner okullarının kapatılması, Müslüman çocuklarının yabancı ve azınlık okullarında eğitim görmesinin teşvik edilmesi gibi uygulamalar, toplumun gayrımüslim unsurlarının direnciyle karşılaştı. İşte bu tarihsel çerçevede Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye’nin dönem için özgün bir model olan Darüşşafaka’yı kurması, beklenen bir çözüm getiriyordu. Bu model, eğitimde fırsat eşitliğini hedefleyen sosyal dayanışmacı yönüyle ülkenin tarihinde bir ilktir.
Cemiyet-i Tedrisiyye-i İslamiye'nin Faaliyetleri
Darüşşafaka’nın temelinde, Osmanlı döneminde Müslümanların kurduğu ilk eğitim-öğretim derneği olan “Cemiyet-i Tedrisiyye-i İslamiye” yatar. Bu kuruluşun başlıca hedefi "'’Osmanlı toplumunda İslam unsurunun, modern yaşamın gerektirdiği bilgilerle donatılarak gelişmesi"’dir.
Dâire-i Askeriyye rûznâmçecisi Yusuf Ziya Bey’in (sonradan Paşa – Maliye Nazırı, Yusuf Ziya Paşa), Ahmet Muhtar Bey (sonradan Paşa – Sadrazam, Gazi Ahmet Muhtar Paşa), Vidinli Tevfik Bey (sonradan Paşa, Vidinli Tevfik Paşa), Sakızlı Es'at Bey (sonradan Paşa – Sadrâzam, Sakızlı Esat Paşa) ve Trabzonlu Ali Nâki Efendi (sonradan Trabzon mebusu, Şeyh-ül Mebusin) gibi kişilerle birlikte kuruluş başvurusunu yaptıkları Cemiyet-i Tedrisiyye-i İslâmiye, Hicrî 21 Şevval 1280 - Rumî 18 Mart 1280 - Milâdî 30 Mart 1864 (kurumun resmî kabulüne göre 30 Mart 1863) tarihli Padişah fermanı ile onaylanmasından sonra çalışmalarına başladı. İlk girişimleri, Beyazıt, Koska’da Valide Mektebi (Emetullah Kadın Mektebi)’ni açmak idi. Bu girişim Ebubekir Paşa Mektebinde şube açılarak ilerletildi.
İlk gelirini Çarşı’da bulunan 105 dükkânın kirasının bağlanmasıyla oluşturan cemiyet, zamanla devletin, yüksek devlet memurlarının, esnafın ve halkın değişik kesimlerinden pek çok vatandaşın yaptığı bağışlarla gitgide büyüdü[1]. Cemiyetin gelişmesiyle birlikte daha büyük ölçekli bir okulun kurulması gündeme alındı. Seçenekler arasından Fransa’daki “Prytanéé Militarie De La Fleshe” denemesi örnek alınarak, kız-erkek İslam yetimlerinin eğitim görecekleri Darüşşafaka kuruldu. 28 Haziran 1873’te eğitime başladı. Tanzimat devinde, rüştiyelerin nitelikli memur yetiştirmekte yetersiz kaldığı görüşünden hareketle açılan bir dizi üst kademe okuldan birisi odu. Mezunlar, yüksekokul mezunu kabul edilmekte idi.
Kuruluşundaki İslam öğesinin sebepleri
Okulun kurulduğu Tanzimat döneminde “Osmanlılık” yeniden yorumlanmakta idi. “Yeni Osmanlılar”, başta eğitim olmak üzere tüm alanlarda gayrımüslim halklarla rekabete girişmişlerdi. Osmanlı uyruklu Rum Ortodoks, Ermeni ve Yahudi toplumuna ait yaklaşık 10.000 okulda eğitim hükümetin denetimi dışında sürmekteydi. Devlet, denetimi dışında kalan bu okulların olumsuz etkilerinden korunmak ve sivil bürokrasinin iyi eğitilmiş insan gücü ihtiyacını karşılamak için bir eğitim örgütlenmesi yaygınlaştırdı ve denetimi dışında kalan eğitim kuruluşlarına sınırlamalar getirdi. Denetim dışındaki gayrımüslim okulların öğrenci seçimlerine getilen kısıtlamalar, Osmanlı okullarında ön eğitim şartı uygulaması, izinsiz açılan misyoner okullarının kapatılması, Müslüman çocuklarının yabancı ve azınlık okullarında eğitim görmesinin teşvik edilmesi gibi uygulamalar, toplumun gayrımüslim unsurlarının direnciyle karşılaştı. İşte bu tarihsel çerçevede Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye’nin dönem için özgün bir model olan Darüşşafaka’yı kurması, beklenen bir çözüm getiriyordu. Bu model, eğitimde fırsat eşitliğini hedefleyen sosyal dayanışmacı yönüyle ülkenin tarihinde bir ilktir.