Cam Kırıkları
Cam Kırıkları
Cam Kırıkları
Cam Kırıkları Hikayesi - Hüzün Hikayeleri - Nermin Kaçar Yazıları
Sırma gibi uzun sarı saçları , masmavi gözleri vardı Cananın. Romantik, sevecen ve kırılgan bir yapısı vardı. . Cihan ise sert duruşunun yanında yufka gibi bir kalbe sahipti. Uzun boylu esmer ve yakışıklı bir gençti.
Bir arkadaş toplantısında tanışmışlardı. Cihan yanından geçerken yanlışlıkla elindeki bardakta bulunan kolasını Cananın üstüne dökmüştü. Özürler dilemiş, ne yapacağını şaşırmıştı. Sonra mahçup olmuş, oradan nasıl kaçacağını bilememişti . Cihan Canana o olaydan sonra aşık olmuştu. . Canan da ondan hoşlanmıştı. Yıldırım aşkı denir ya o türden. Onları birbirine çeken bir güç vardı sanki. Cihanın görüşme tekliflerini kabul etmemişti bir müddet. İlk defa gördüğü bu erkekten uzak durması gerektiğini söylüyordu önsezileri .
Diğer yanı ise aşk sarhoşluğuna kapıldıkça daha da yakınlaştırıyordu. Her buluşmalarından önce kendine telkinlerde bulunuyor fakat işe yaramıyordu. Artık gündüzün belli bir saati birliktelerdi. Ayrılık saati gelince ikisini de bir hüzün bastırıyordu yüreklerinde . Canan için onsuz her geçen dakika, her saniye çekilmez olmaya başlamıştı. Her an Cihanı düşünüyor, hayaller kuruyordu. Hayallerini Cihana anlatmaya kalktıkça da Cihan tarafından ilgi görmüyor, konu başka bir yöne çevriliyordu. Cihanın evlilik fikrine alışamadığını düşünmüştü. Sonraki zamanlarda bu durum devam edince Cananın kafasında soru işaretleri çoğalmaya başlamıştı.
Bu şekilde günler geçiyordu. Her genç kızın hayalleri gibiydi onun da hayali. Aşık olduğu, içinden geçirdiği zaman bile yüreğini titreten erkekle mutlu bir yuva kurmaktı özlemi. Sabah kalktığında yanında uyuyan, uyandığında sevdiğinin yüzüne bakıp, onu ne kadar çok sevdiğini söylemesiydi hayali. Onun için sevdiği yemekleri yapmaktı.
Onun içine sindirdiği kokusu bulunan çamaşırlarını koklayarak yıkamaktı. Onunla istediği şekilde aşkını yaşayabilmekti. Canan Cihan a bu soruları sorduğu anda değişiyor ve sevecenliğinin yerini agresif davranışlara bırakıyordu. Canan bu yüzden de bu tür soruları sormayı bırakmıştı. Sonra Cihanla iyi geçinmeye ve onun hakkında bilgi edinmeye çalıştı.
Cihan ailesiyle ilgili hiçbir bilgi vermiyordu. Arada da çok sevecen oluyor. Cananın bu zamanlarda aklı birden karmakarışık oluyordu. Cihanın sakin olduğu günlerde ona ait bilgileri ustaca aldı .Geriye bir tek yapılması gereken Nüfus Müdürlüğüne giderek ona ait nüfus kayıtlarını almaktı. Vaktinin müsait olduğu bir gün Nüfus Müdürlüğüne giderek orada çalışan bir arkadaşının yardımıyla aldığı kayıtları görünce bütün hayalleri, umutları yerle bir oldu.
Cihanı evliydi. Ve memleketinde 2 tane de çocuğu vardı. Onu evinde bekleyen 1 eş ve 2 tane de çocuk. Bir zamanlar belki aynı hayalleri eşi de kurmuştu . Çocuklarının doğumunda beraber yaşamışlardı o sevinci. Hiçbir kadının hayali yıkılmamalıydı. Ve o anda karar verdi.Onun mutluluğu başkalarının mutsuzluğu üstüne kurulamazdı. Allahtan kendi onurunu ve kendisini zora sokacak hatalar yapmamıştı. Cihanın ısrarlarına rağmen. Hemen telefonla aşık olduğu adamı aradı. Buluşma yerine gitti. Masaya oturdu. Cihan heyecanla karşısına oturdu . Cananın halinden bir terslik olduğunu anlamıştı. Meraklı gözlerle sevdiği kadının konuşmasını bekliyordu.
Canan önce derin bir nefes çekti ciğerlerine. Sonra ne diyeceğini düşündü bir müddet. Ve bir anda bütün öfkesini kustu sevdiği adama. Affedemiyordu kendisine yalan söylemesini. Hayallerini ve umutlarını yıkmıştı.Kalbini binlerce parçaya bölmüştü.Kırılan o cam kırıkları canını acıtıyordu. Bütün yaşanan o güzel günler rüya mıydı ? Cihan önce Cananın öfkesinin dinmesini bekledi sabırla. Sonra bütün hayat hikayesini, Cananın aylardır beklediği hayatını anlattı.
Cihan iş bulma umuduyla Canan ın yaşadığı şehre gelmişti. Mutlu bir yuvası ve 2 tane de çocuğu vardı. Gerçi eşiyle severek değil , görücü usulüyle evlenmişti. Zamanla sevmeye başlamıştı eşini. Her konuda uyumlulardı. Maddi sıkıntılar ortaya çıkınca şehrin yolunu tutmak kalmıştı Cihan a. şehre geldiğinde epey sıkıntılar çekmiş fakat şu anda çalıştığı işi bulunca rahatlamıştı. Amacı ev düzenini kurduktan sonra eşini ve çocuklarını yanına almaktı. Ta ki Cananı görene kadar. Canana aşık olmuştu. Onu kaybetmek istemiyordu.
O yüzden de gerçeği söyleyememişti. İki kadın arasında kalmış, her ikisine de yâr olamıyordu. Bütün agresif davranışları da bu yüzdendi. Ama Canan ı gerçekten çok sevmişti. Ama bu gerçek şu anda onu affettirmeye yetmiyordu. Canan Cihan’ı dinledi. O sırada boğazı düğümlendi ama Cihana belli etmemeye çalışıyordu. Gözleri doldu. Yanında getirdiği poşetin içinde Cihan ın ona aldığı hediyeler vardı. Masanın üstüne bıraktı onları. . Sadece kalbindeki sevgiyi bırakamadı.Sonra gözlerindeki yaşları göstermemeye çalışarak arkasını döndü ve uzaklaştı. Uzaklaştı ta ki görünmez olana kadar. ! Belki böyle bir sevgiyi asla ve asla bulamayacaktı. Ama sevgisi ömrünün sonuna kadar içinde yaşayacaktı...
Nermin Kaçar
Cam Kırıkları
Cam Kırıkları Hikayesi - Hüzün Hikayeleri - Nermin Kaçar Yazıları
Sırma gibi uzun sarı saçları , masmavi gözleri vardı Cananın. Romantik, sevecen ve kırılgan bir yapısı vardı. . Cihan ise sert duruşunun yanında yufka gibi bir kalbe sahipti. Uzun boylu esmer ve yakışıklı bir gençti.
Bir arkadaş toplantısında tanışmışlardı. Cihan yanından geçerken yanlışlıkla elindeki bardakta bulunan kolasını Cananın üstüne dökmüştü. Özürler dilemiş, ne yapacağını şaşırmıştı. Sonra mahçup olmuş, oradan nasıl kaçacağını bilememişti . Cihan Canana o olaydan sonra aşık olmuştu. . Canan da ondan hoşlanmıştı. Yıldırım aşkı denir ya o türden. Onları birbirine çeken bir güç vardı sanki. Cihanın görüşme tekliflerini kabul etmemişti bir müddet. İlk defa gördüğü bu erkekten uzak durması gerektiğini söylüyordu önsezileri .
Diğer yanı ise aşk sarhoşluğuna kapıldıkça daha da yakınlaştırıyordu. Her buluşmalarından önce kendine telkinlerde bulunuyor fakat işe yaramıyordu. Artık gündüzün belli bir saati birliktelerdi. Ayrılık saati gelince ikisini de bir hüzün bastırıyordu yüreklerinde . Canan için onsuz her geçen dakika, her saniye çekilmez olmaya başlamıştı. Her an Cihanı düşünüyor, hayaller kuruyordu. Hayallerini Cihana anlatmaya kalktıkça da Cihan tarafından ilgi görmüyor, konu başka bir yöne çevriliyordu. Cihanın evlilik fikrine alışamadığını düşünmüştü. Sonraki zamanlarda bu durum devam edince Cananın kafasında soru işaretleri çoğalmaya başlamıştı.
Bu şekilde günler geçiyordu. Her genç kızın hayalleri gibiydi onun da hayali. Aşık olduğu, içinden geçirdiği zaman bile yüreğini titreten erkekle mutlu bir yuva kurmaktı özlemi. Sabah kalktığında yanında uyuyan, uyandığında sevdiğinin yüzüne bakıp, onu ne kadar çok sevdiğini söylemesiydi hayali. Onun için sevdiği yemekleri yapmaktı.
Onun içine sindirdiği kokusu bulunan çamaşırlarını koklayarak yıkamaktı. Onunla istediği şekilde aşkını yaşayabilmekti. Canan Cihan a bu soruları sorduğu anda değişiyor ve sevecenliğinin yerini agresif davranışlara bırakıyordu. Canan bu yüzden de bu tür soruları sormayı bırakmıştı. Sonra Cihanla iyi geçinmeye ve onun hakkında bilgi edinmeye çalıştı.
Cihan ailesiyle ilgili hiçbir bilgi vermiyordu. Arada da çok sevecen oluyor. Cananın bu zamanlarda aklı birden karmakarışık oluyordu. Cihanın sakin olduğu günlerde ona ait bilgileri ustaca aldı .Geriye bir tek yapılması gereken Nüfus Müdürlüğüne giderek ona ait nüfus kayıtlarını almaktı. Vaktinin müsait olduğu bir gün Nüfus Müdürlüğüne giderek orada çalışan bir arkadaşının yardımıyla aldığı kayıtları görünce bütün hayalleri, umutları yerle bir oldu.
Cihanı evliydi. Ve memleketinde 2 tane de çocuğu vardı. Onu evinde bekleyen 1 eş ve 2 tane de çocuk. Bir zamanlar belki aynı hayalleri eşi de kurmuştu . Çocuklarının doğumunda beraber yaşamışlardı o sevinci. Hiçbir kadının hayali yıkılmamalıydı. Ve o anda karar verdi.Onun mutluluğu başkalarının mutsuzluğu üstüne kurulamazdı. Allahtan kendi onurunu ve kendisini zora sokacak hatalar yapmamıştı. Cihanın ısrarlarına rağmen. Hemen telefonla aşık olduğu adamı aradı. Buluşma yerine gitti. Masaya oturdu. Cihan heyecanla karşısına oturdu . Cananın halinden bir terslik olduğunu anlamıştı. Meraklı gözlerle sevdiği kadının konuşmasını bekliyordu.
Canan önce derin bir nefes çekti ciğerlerine. Sonra ne diyeceğini düşündü bir müddet. Ve bir anda bütün öfkesini kustu sevdiği adama. Affedemiyordu kendisine yalan söylemesini. Hayallerini ve umutlarını yıkmıştı.Kalbini binlerce parçaya bölmüştü.Kırılan o cam kırıkları canını acıtıyordu. Bütün yaşanan o güzel günler rüya mıydı ? Cihan önce Cananın öfkesinin dinmesini bekledi sabırla. Sonra bütün hayat hikayesini, Cananın aylardır beklediği hayatını anlattı.
Cihan iş bulma umuduyla Canan ın yaşadığı şehre gelmişti. Mutlu bir yuvası ve 2 tane de çocuğu vardı. Gerçi eşiyle severek değil , görücü usulüyle evlenmişti. Zamanla sevmeye başlamıştı eşini. Her konuda uyumlulardı. Maddi sıkıntılar ortaya çıkınca şehrin yolunu tutmak kalmıştı Cihan a. şehre geldiğinde epey sıkıntılar çekmiş fakat şu anda çalıştığı işi bulunca rahatlamıştı. Amacı ev düzenini kurduktan sonra eşini ve çocuklarını yanına almaktı. Ta ki Cananı görene kadar. Canana aşık olmuştu. Onu kaybetmek istemiyordu.
O yüzden de gerçeği söyleyememişti. İki kadın arasında kalmış, her ikisine de yâr olamıyordu. Bütün agresif davranışları da bu yüzdendi. Ama Canan ı gerçekten çok sevmişti. Ama bu gerçek şu anda onu affettirmeye yetmiyordu. Canan Cihan’ı dinledi. O sırada boğazı düğümlendi ama Cihana belli etmemeye çalışıyordu. Gözleri doldu. Yanında getirdiği poşetin içinde Cihan ın ona aldığı hediyeler vardı. Masanın üstüne bıraktı onları. . Sadece kalbindeki sevgiyi bırakamadı.Sonra gözlerindeki yaşları göstermemeye çalışarak arkasını döndü ve uzaklaştı. Uzaklaştı ta ki görünmez olana kadar. ! Belki böyle bir sevgiyi asla ve asla bulamayacaktı. Ama sevgisi ömrünün sonuna kadar içinde yaşayacaktı...
Nermin Kaçar