Behiye
Bilgin Üye
Ben Seni Hep Beklerim
Ben Seni Hep Beklerim
Biliyorum duyuyorsun beni.
yalvarışlarımı, çaresizliklerimi ve acizliğimi görebiliyorsun.belki sende istiyorsun yanımda olmayı.belki sabırsızlıkla ilk karşılaşacağımız günü bekliyorsun.kızma bana güzel sevdiğim.ama inan çok yoruldum ben.belki seni haketmiyorum, öyleki nice vafasızlara kanıpta seni hayallerimden çıkarıp senden vazgeçtim.affet özürdilerim.ama böyle yapmasaydım sana olan ihtiyacımın, bana nefes kadar gerekliği olduğunu anlayamazdım.gerçekten öyle.
cankızım, ah bir bilsen sensiz neler çekti sevgine susamış bu yüreğim.yalnızığa layık biri olabilseydim seni bu kadar ateşli bir duyguyla beklemzdim.ama sende biliyorsunki insanoğlu bu dünyaya gelirkende , giderkende yalnız kalamaz ki, hayatı boyunca yalnız kalsın.bütün evreni yaratan yüce varlık olan allah’tan başka kimse yalnızlığa layık değil.yalnızlık ki; ona sahip olanın, hiç bir şeye ihtiyacı yoktur, hiç bir şeye muhataç değildir, herşeyden önce fani olmadığı için herşey ona muhtaçtır.bu yüzden ben, yalnızlığa mahkum olmak istemiyorum.anlıyorsun beni biliyorum.belki mutlu biten bir günün ardından, düşlerinle baş başa kaldığın odanda, başını yastığına koyduğunda sende beni düşlemişsindir tıpkı benim seni ne hasretle, ne özlemle, ne sevgiyle düşlediğim gibi.belki sende karşılaşmanın hayaliyle gözlerini nemlendirmişsindir.o anı düşündükçe belki sende çevrendeki gamsızlarıdan vazgeçmişsindir, sende bana olan sevginin farkına varıp, o sevgiyi benim hakketiğime inanmışsındır.ben hep öyle yapıyorum biliyormusun aşkım. her hayal kırıklığında, her aldanışımda ve sevgi için verdiğim amansız mücadelelerde her kaybettiğimde , senin hayalinle avundum.biliyorum senden vazgeçtiğim anlardaki gafletlerim yüzünden bu acıları yaşadım.bu yüzden karşıma hep gamsız, vefasız ve sevgiyi haketmeyen insanlar çıktı.ama şu bir gerçek ki onları sen diye sevdim ben.sen sandım onları, ama onların hiç biri değildi.ne sen olabildiler, nede sana vereceğim sevgimi hakketiler.farkında olmadan sana olan özlemlerimi sana olan sevgilerimi daha da ateşlendirip, bu dünyayı mahveden nefrete inat, sana olan sevgimi dahada büyüttüler.onlar sanmasınlar artık onları sevdiğimi.onlar senin bu dünyada ne kadar değerli olduğunu defalarca anlamam için, değersiz zamanlarada ve yerlerde karşıma çıktılar.tıpkı kendilerinin de değersiz oldukları gibi.
artık bundan sonra tek isteğim, çıkmasınlar karşıma.istemem onların değersiz sevgilerini, engellerin ardında kalan hayallerini ve hayatlarını mahveden korkularıyla bana acı çektirmelerini.kalsınlar onlar acizler gürhunun içinde, hezeyanlarla sevgilerini amaçsızca haykıranlarla paylaşsınlar pamuk ipliği sevdalarını.
ziyanı yok ben seni hep beklerim, yetmiş yaşına gelsemde, kalbimdeki hasretli sevgimi sana anlatacak dilim, dişleri dökülmüş ağzımdan hırıltılarla konuşsa bile, senin pamuk ellerini tutamadığı için artık damarları görünen buruşuk ellerimle, yıklımamak için sevginin hayaliyle yaslandığım bir bastonu tutsam bile ben, seni hep beklerim.
son nefesimi vermeye an kala çıkıp gelsende yine beklerim.yeterki benim olduğunu bileyim, seni dünya gözüyle bir kere göreyim.ben seni yine beklerim, mezarıma varlığımı öldükten sanra anlayıpta bir çiçekle gelsen bile inan bana cankız’ım, ben seni ahirette de beklerim.sen yeterki gel bana. ben seni hep beklerim…
Biliyorum duyuyorsun beni.
yalvarışlarımı, çaresizliklerimi ve acizliğimi görebiliyorsun.belki sende istiyorsun yanımda olmayı.belki sabırsızlıkla ilk karşılaşacağımız günü bekliyorsun.kızma bana güzel sevdiğim.ama inan çok yoruldum ben.belki seni haketmiyorum, öyleki nice vafasızlara kanıpta seni hayallerimden çıkarıp senden vazgeçtim.affet özürdilerim.ama böyle yapmasaydım sana olan ihtiyacımın, bana nefes kadar gerekliği olduğunu anlayamazdım.gerçekten öyle.
cankızım, ah bir bilsen sensiz neler çekti sevgine susamış bu yüreğim.yalnızığa layık biri olabilseydim seni bu kadar ateşli bir duyguyla beklemzdim.ama sende biliyorsunki insanoğlu bu dünyaya gelirkende , giderkende yalnız kalamaz ki, hayatı boyunca yalnız kalsın.bütün evreni yaratan yüce varlık olan allah’tan başka kimse yalnızlığa layık değil.yalnızlık ki; ona sahip olanın, hiç bir şeye ihtiyacı yoktur, hiç bir şeye muhataç değildir, herşeyden önce fani olmadığı için herşey ona muhtaçtır.bu yüzden ben, yalnızlığa mahkum olmak istemiyorum.anlıyorsun beni biliyorum.belki mutlu biten bir günün ardından, düşlerinle baş başa kaldığın odanda, başını yastığına koyduğunda sende beni düşlemişsindir tıpkı benim seni ne hasretle, ne özlemle, ne sevgiyle düşlediğim gibi.belki sende karşılaşmanın hayaliyle gözlerini nemlendirmişsindir.o anı düşündükçe belki sende çevrendeki gamsızlarıdan vazgeçmişsindir, sende bana olan sevginin farkına varıp, o sevgiyi benim hakketiğime inanmışsındır.ben hep öyle yapıyorum biliyormusun aşkım. her hayal kırıklığında, her aldanışımda ve sevgi için verdiğim amansız mücadelelerde her kaybettiğimde , senin hayalinle avundum.biliyorum senden vazgeçtiğim anlardaki gafletlerim yüzünden bu acıları yaşadım.bu yüzden karşıma hep gamsız, vefasız ve sevgiyi haketmeyen insanlar çıktı.ama şu bir gerçek ki onları sen diye sevdim ben.sen sandım onları, ama onların hiç biri değildi.ne sen olabildiler, nede sana vereceğim sevgimi hakketiler.farkında olmadan sana olan özlemlerimi sana olan sevgilerimi daha da ateşlendirip, bu dünyayı mahveden nefrete inat, sana olan sevgimi dahada büyüttüler.onlar sanmasınlar artık onları sevdiğimi.onlar senin bu dünyada ne kadar değerli olduğunu defalarca anlamam için, değersiz zamanlarada ve yerlerde karşıma çıktılar.tıpkı kendilerinin de değersiz oldukları gibi.
artık bundan sonra tek isteğim, çıkmasınlar karşıma.istemem onların değersiz sevgilerini, engellerin ardında kalan hayallerini ve hayatlarını mahveden korkularıyla bana acı çektirmelerini.kalsınlar onlar acizler gürhunun içinde, hezeyanlarla sevgilerini amaçsızca haykıranlarla paylaşsınlar pamuk ipliği sevdalarını.
ziyanı yok ben seni hep beklerim, yetmiş yaşına gelsemde, kalbimdeki hasretli sevgimi sana anlatacak dilim, dişleri dökülmüş ağzımdan hırıltılarla konuşsa bile, senin pamuk ellerini tutamadığı için artık damarları görünen buruşuk ellerimle, yıklımamak için sevginin hayaliyle yaslandığım bir bastonu tutsam bile ben, seni hep beklerim.
son nefesimi vermeye an kala çıkıp gelsende yine beklerim.yeterki benim olduğunu bileyim, seni dünya gözüyle bir kere göreyim.ben seni yine beklerim, mezarıma varlığımı öldükten sanra anlayıpta bir çiçekle gelsen bile inan bana cankız’ım, ben seni ahirette de beklerim.sen yeterki gel bana. ben seni hep beklerim…