DeSTiNa
Çalışkan Üye
Baharı Bekleyen Adam
Baharı Bekleyen Adam
Baharı Bekleyen Adam
Bahar yeniden doğuştur.Yeniden canlanmanın başlangıcıdır.Her tarafın yeşermesi, çiçeklerin açması, böceklerin canlanması, göçmen kuşların gelmesi, kuzularrın oğlakların kırları doldurması görülmeye değer tablolar sunar gözlerimize.
Baharın gelmesiyle insanlarda kendilerini dışarı atarlar.Gelincikler ve papatyalar eşliğinde yapılan yürüyüşler, piknikler kışın evde kapalı kalmanın acısını çıkarmaktır sanki..
Baharın gelmesiyle doğa canlanır.Doğanın canlanmasıyla duygularda canlanır sanki.Gökten yağan bahar yağmuru değil, duygu sağanağıdır bir yerde.Gönüller sevmeye sevilmeye hazır, bir tatlı söz bir güler yüz efsunlu bir çift göz görmeye dursun kalbler atmaya başlar.Çoşkusu uzaklardan duyulur."Aşksız geçen kışların intikamıdır, geleneksel bahar sevdalanmaları, ben hep kışı sevdim , ben hep kışın sevdim beni sevmeyenleri " demiş şair.*
Sabah güneşin çoşkuyla doğuşu kadar akşamları kızıllıklar içinde batması da başka bir duygu selinin içine atar insanı.Gece dalga sesleri, iyot ve yosun kokuları arasında yakamozlarla dans etmeyi düşünür insan.Gökte mehtap sevdiğinin saçlarını okşarken bir kıskançlık kaplar belki de yürekleri...
Bahar tüm doğa için gelir ama baharı hissetmeyen hüzünler içinde kaybolmuş ; bahar olanca ihtişamıyla hüküm sürerken yeryüzünde gözleri ufukta gelmeyen baharları bekleyenlerde vardır mutlaka...
Bahar Ali için yeniden yaşama tutunmak, yeniden sevebilmek, yüreğinin yeniden çarpması demekti.Ama her bahar içini saran hüzün, gözlerindeki keder daha artar ve karamsarlığa sürüklerdi.Cemreler düşerken kaybetmişti en sevdiklerini.Acı bir tesadüften başka bir şey değildi aslında.Suç baharın değildi.Değildi o da biliyordu ama bahar inatlar hatırlatıyordu yalnızlığını, acısını.
Bazen hayallere dalar gerçek bir bahar düşlerdi, sevdiği ile elele yürüdüğü deniz kıyılarını, gece mehtap eşliğinde yakamozları seyrettiği kordon boyu...
Yıllar önce baharın gelmesiyle dolmuştu yüreğine aşk.Kısa sürede ayrılamaz olmuşlar birbirlerinden.Başka bir bahar günü evlilikle sonuçlanmıştı beraberlik.Çok mutluydu.Baharın iliklerinde hissediyordu.Kaderin kendisi için hazırladığı sürprizlerden haberleri yoktu.Bir yıl sonra yine bir bahar günü doğacak yavrusunun heyecanı ile beklerken hastane koridorunda acı bir haberle sarsıldı.Hava soğudu birden , ağaçlar yapraklarını döktü.Hüzün sardı doğayı.Eşi doğumda kurtarılamamış ve çocuğunu kucağına alamadan veda etmişti baharlara.
Annesiz kalan bebeğini yakınlarının yardımıyla büyütmek çabası içinde gözü hiç bir şey görmeden hayat mücadelesini başarmaya çalışıyordu.Ama kaderin sürprizi bu kadar değildi.Bebeğin birinci yaşını kutladıkları günler yine bahardı.Acı bir haber yine onu bekliyordu.Gece ateşlenen bebeği hastaneye götüren Ali, doktorun konuşmasıyla bir kez daha yıkılır.Bebek anne sütü almaması sonucunda amansız bir hastalığın pençesindedir.Yapılacak hiç bir şey de yoktur.Kader boyun eğmek bu kez gerçekten çok zordu.Eşinden kendisine kalan tek değerli varlığı ellerinden kayıp gitmek üzeredir.
Çaresizdir.Baharın yerini yavaş yavaş yaza bıraktığı günlerde bebeğini de kaybeden Ali, perişandır.Hayat tutunmak için hiç bir nedeni kalmamıştı.Oyalanacak bir şey bulmak istedikçe batıyordu hüzünlere.Deniz kıyılarında dolaşmayı, mehtabı seyretmeyi çoktan unutmuştu.Her bahar acıları yeniden canlanır tekrar yaşardı hüzünleri.Gözleri uzaklara dalar gelecek mutlu baharları beklerdi.Boş boş oturup uzaklara bakarken görenlerin sorularını "baharı bekliyorum "diye geçiştirirdi.Duyanlar delirdiğini sanırlardı."Baharı beklemek" nisanda,mayısta ya da aralıkta..Hepbaharı beklemek...Onun çektiği acıları bilmeyenler anlam veremezlerdi.Baharı beklemek Ali için farklı bir anlam içeriyordu.
Hüzünlerin yıprattığı baharı bekleyen adamın, asıl beklediğinin eşine ve bebeğine kavuşmak olduğunu anlayan arkadaşları her bahar hayata döndürmeye çalışsalarda başaramadılar.
Yolu o küçük sahil kasabasına düşenler, kar kış demeden yol kenarında bekleyen adamın hikayesini öğrenince duygulanırlardı.Alışmıştı kasabalılar baharı beklemeye.Gelmeyeceğini bile bile Ali ile birlikte baharı beklemeye...
*Murathan Mungan'ın bir dizesi...
Ayşe Sönmez Bulut
Baharı Bekleyen Adam
Baharı Bekleyen Adam Yazısı - Baharı Bekleyen Adam Ayşe Sönmez Bulut - Ayşe Sönmez Bulut Yazıları
Bahar yeniden doğuştur.Yeniden canlanmanın başlangıcıdır.Her tarafın yeşermesi, çiçeklerin açması, böceklerin canlanması, göçmen kuşların gelmesi, kuzularrın oğlakların kırları doldurması görülmeye değer tablolar sunar gözlerimize.
Baharın gelmesiyle insanlarda kendilerini dışarı atarlar.Gelincikler ve papatyalar eşliğinde yapılan yürüyüşler, piknikler kışın evde kapalı kalmanın acısını çıkarmaktır sanki..
Baharın gelmesiyle doğa canlanır.Doğanın canlanmasıyla duygularda canlanır sanki.Gökten yağan bahar yağmuru değil, duygu sağanağıdır bir yerde.Gönüller sevmeye sevilmeye hazır, bir tatlı söz bir güler yüz efsunlu bir çift göz görmeye dursun kalbler atmaya başlar.Çoşkusu uzaklardan duyulur."Aşksız geçen kışların intikamıdır, geleneksel bahar sevdalanmaları, ben hep kışı sevdim , ben hep kışın sevdim beni sevmeyenleri " demiş şair.*
Sabah güneşin çoşkuyla doğuşu kadar akşamları kızıllıklar içinde batması da başka bir duygu selinin içine atar insanı.Gece dalga sesleri, iyot ve yosun kokuları arasında yakamozlarla dans etmeyi düşünür insan.Gökte mehtap sevdiğinin saçlarını okşarken bir kıskançlık kaplar belki de yürekleri...
Bahar tüm doğa için gelir ama baharı hissetmeyen hüzünler içinde kaybolmuş ; bahar olanca ihtişamıyla hüküm sürerken yeryüzünde gözleri ufukta gelmeyen baharları bekleyenlerde vardır mutlaka...
Bahar Ali için yeniden yaşama tutunmak, yeniden sevebilmek, yüreğinin yeniden çarpması demekti.Ama her bahar içini saran hüzün, gözlerindeki keder daha artar ve karamsarlığa sürüklerdi.Cemreler düşerken kaybetmişti en sevdiklerini.Acı bir tesadüften başka bir şey değildi aslında.Suç baharın değildi.Değildi o da biliyordu ama bahar inatlar hatırlatıyordu yalnızlığını, acısını.
Bazen hayallere dalar gerçek bir bahar düşlerdi, sevdiği ile elele yürüdüğü deniz kıyılarını, gece mehtap eşliğinde yakamozları seyrettiği kordon boyu...
Yıllar önce baharın gelmesiyle dolmuştu yüreğine aşk.Kısa sürede ayrılamaz olmuşlar birbirlerinden.Başka bir bahar günü evlilikle sonuçlanmıştı beraberlik.Çok mutluydu.Baharın iliklerinde hissediyordu.Kaderin kendisi için hazırladığı sürprizlerden haberleri yoktu.Bir yıl sonra yine bir bahar günü doğacak yavrusunun heyecanı ile beklerken hastane koridorunda acı bir haberle sarsıldı.Hava soğudu birden , ağaçlar yapraklarını döktü.Hüzün sardı doğayı.Eşi doğumda kurtarılamamış ve çocuğunu kucağına alamadan veda etmişti baharlara.
Annesiz kalan bebeğini yakınlarının yardımıyla büyütmek çabası içinde gözü hiç bir şey görmeden hayat mücadelesini başarmaya çalışıyordu.Ama kaderin sürprizi bu kadar değildi.Bebeğin birinci yaşını kutladıkları günler yine bahardı.Acı bir haber yine onu bekliyordu.Gece ateşlenen bebeği hastaneye götüren Ali, doktorun konuşmasıyla bir kez daha yıkılır.Bebek anne sütü almaması sonucunda amansız bir hastalığın pençesindedir.Yapılacak hiç bir şey de yoktur.Kader boyun eğmek bu kez gerçekten çok zordu.Eşinden kendisine kalan tek değerli varlığı ellerinden kayıp gitmek üzeredir.
Çaresizdir.Baharın yerini yavaş yavaş yaza bıraktığı günlerde bebeğini de kaybeden Ali, perişandır.Hayat tutunmak için hiç bir nedeni kalmamıştı.Oyalanacak bir şey bulmak istedikçe batıyordu hüzünlere.Deniz kıyılarında dolaşmayı, mehtabı seyretmeyi çoktan unutmuştu.Her bahar acıları yeniden canlanır tekrar yaşardı hüzünleri.Gözleri uzaklara dalar gelecek mutlu baharları beklerdi.Boş boş oturup uzaklara bakarken görenlerin sorularını "baharı bekliyorum "diye geçiştirirdi.Duyanlar delirdiğini sanırlardı."Baharı beklemek" nisanda,mayısta ya da aralıkta..Hepbaharı beklemek...Onun çektiği acıları bilmeyenler anlam veremezlerdi.Baharı beklemek Ali için farklı bir anlam içeriyordu.
Hüzünlerin yıprattığı baharı bekleyen adamın, asıl beklediğinin eşine ve bebeğine kavuşmak olduğunu anlayan arkadaşları her bahar hayata döndürmeye çalışsalarda başaramadılar.
Yolu o küçük sahil kasabasına düşenler, kar kış demeden yol kenarında bekleyen adamın hikayesini öğrenince duygulanırlardı.Alışmıştı kasabalılar baharı beklemeye.Gelmeyeceğini bile bile Ali ile birlikte baharı beklemeye...
*Murathan Mungan'ın bir dizesi...
Ayşe Sönmez Bulut