Antioksidanlar Ve Bağışıklık

Konusunu Sadefan`da Görüntülemektesiniz!..

Antioksidanlar Ve Bağışıklık, konusunda bu İçerik Antioksidanlar Ve Bağışıklık hakkında en yeni bilgileri, yorumları ve detaylı paylaşımı keşfedin.

Antioksidanlar Ve Bağışıklık

- Sadefan.com | Antioksidanlar Ve Bağışıklık paylaşımı

Gripin

VIP Üye

Antioksidanlar Ve Bağışıklık

Antioksidanlar Ve Bağışıklık

Antioksidanlar Ve Bağışıklık
antiosidan - antioksidanları içeren besinler - bağışıklık ve antioksidanlar hakkında

Antioksidanların en önemlileri C ve E vitamini, beta-karoten, selenyum,bazı protein bileşikleri, isoflavonlar, ve bu anti-oksidanları içeren besinleri günlük beslenmemiz içerisinde bol miktarda tüketmeliyiz. Limon, portakal, çilek, greyfurt, kivi, dolmalık biber, enginar, brokoli, fasulye, maydanoz, kuşburnu ve ahududu da bol miktarda C vitamini; ayçiçek yağı, zeytin yağı, fındık, badem, soya, ceviz ve fıstık türleri de E vitamininden zengin besin maddeleridir.

E vitamini selenyum ile birlikte bağışıklık sisteminin fonksiyonunu artmasına yardımcı olur. Vitamin E hem erkekte hem de kadında kalp krizi riskini azaltır, birçok kanser türüne karşı da vücudumuzu korur.

Turuncu, kırmızı, yeşil sebze ve meyvelerde bol miktarda bulunan beta karoten de bağışıklık sistemi hücrelerinin sayısında önemli derecede artış sağlar. Bu vitamini içeren gıdaları tüketmekle hem bağışıklık sistemini güçlendirmiş, hem de kanserden korunmuş oluruz. Beta kroten vücutta A vitaminine çevrilerek dolaylı yarar da sağlamaktadır. A vitamini; havuç, ıspanak, kabak , domates, karaciğer, havuç, ıspanak, brokoli, marul, kayısı ve kavunda bulunur. A vitamini kandaki beyaz hücre aktivitesini artırarak kanser tümörleriyle savaşmaya yardım eder.

Anti-oksidantlar dışında bazı besin maddelerini günlük beslenmemize eklememiz bağışıklık sistemini güçlendirici etki yapacaktır. Keten tohumunun içeriğinde bulunan lignan östrojene bağlı gelişen kanser riskini azaltır. Soya fasulyesinin içeriğinde bulunan isoflavanlar kanser, kemik erimesi ve kalp damar hastalıkları riskini azaltır. Sarımsakta bulunan kükürtlü bileşikler kanser ve kalp damar hastalıkları riskini azaltır. Meyan kökünde bulunan glikozidler alerji ve iltihabı azaltır. Bununla birlikte omega 3 yağ asitleri adı verilen ve balıkta bolca bulunan yağ asitleri ve proteinli gıdalarda aldığımız arginin amino asidi, bağışıklık sistemimiz için önemli besin kaynaklarıdır.

Bağışıklık sistemimizi güçlendirecek gıdalar arasında beta-glukan, echinacea, probiyotikler, izozomlar ve yeşil çay gibi doğal maddeler de yer alır. Beta-Glukan "Saccharomyces cerevisiae" yani ekmek mayası hücre duvarından ekstrakte edilen polisakkarit lif yapısında bağışıklık sistemini güçlendiren tamamen doğal bir maddedir. Bağışıklık cevabını artırarak vücut savunma hücrelerinin patojenleri daha etkili şekilde yok etmesini sağlar ve sıklıkla hastalıkları önler. Kişinin kendini daha sağlıklı hissetmesini sağlar. Aynı zamanda cildin yaşlanmasını geciktirir ve kolesterol düzeyini düşürür. Stres gibi bağışıklık sistemini zayıflatan faktörlere karşı vücut direncini artırır. Sık enfeksiyon geçiren kişilerde de vücudun hastalıkla mücadelesini kolaylaştırır. Echinacea doktorlar tarafından çok eski tarihlerden bu yana soğuk algınlığı tedavisinde kullanılır. Doktor kontrolü ile kullanılması gerekir.

Bağışıklık sistemini kuvvetlendiren bir diğer etmen de probiyotik besinlerdir. Probiyotikler barsak florası için faydalı etkilere sahip olan canlı bakteriler bileşimidir ve bağırsak sistemini destekleyerek hastalık yapan mikroorganizmaların üremesine engel olurlar. İshal ve besin alerjilerinin önlenmesi ve iyileştirilmesinde önemli faydaları vardır. Sindirimi kolaylaştırırlar ve barsaklarda üretilen vitaminlerin sentezinde rol alırlar. En önemli probiyotik yiyecek yoğurttur. Yoğurt, sütteki laktozun bakteriler tarafından laktik asite çevrilmesi ile oluşur ve yararlı bakteriler sayesinde probiyotik etki yaparak hem çocukların hem de erişkinlerin bağışıklık sistemini güçlendirir.

Diğer bir besin maddesi de yeşil çaydır ve içeriğinde bulunan polifenolik bileşikler kanser ve kalp-damar hatalıkları riskini azaltırlar. Serbest radikallere karşı savaşarak bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için aldığımız bütün besinler önemlidir fakat bağışıklık sistemini desteklemek amacıyla yapılan diyetin göz önünde bulundurulması gereken spesifık yönleri vardır. Savunmaya yönelik yemeyi planlıyorsak yağ ve kolesterol tüketimi, protein alımı ve diyetin lifi de en az aldığımız besinlerin çeşitliliği kadar önemlidir. Bu noktada yağlı ve bol salçalı etlerden ve fazla miktarda şeker ve tuz tüketiminden de kaçınmak gerekir.

Şekerler akyuvarların bakterileri yutma ve yok etme yeteneğini azaltır. Ayrıca bağışıklık sistemini oluşturan hücrelerin organizmadaki hareketlerini sürdürebilmeleri için günlük 2-3 litre su tüketmek gerekir.

O nedenle her erişkin sağlam ve işler halde bir bağışıklık sistemine sahiptir. Ancak sık hastalanma, çevre koşullarının uygun olmaması, stres, aşırı yorgunluk, uykusuzluk, kötü ve yetersiz beslenme, sigara ve alkol kullanımı, aşırı egzersiz gibi etkenler bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur. Bronzlaşmış bir deride U.V ışınları; Langerhans hücrelerinin yok olmasına dolayısıyla bağışıklık sisteminin baskılanmasına sebeb olur. Dolayısıyla deri kanseri ve enfeksiyon sıklığında bir artış gözlemlenir. Enfeksiyon sırasında kompleman sistemi denilen 30'dan fazla protein de birbirini etkin bazı komplemen ürünleri fagositleri ortama çeker, diğer bazı maddeler de bakterinin etrafını çevirerek bakterinin yutulup hazmını kolaylaştırır.

Güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmanın en iyi yolu sağlıklı bir yaşam tarzıdır. Besin öğelerinin organizmaya yeterli ve dengeli miktarda sunulması, kilo kontrolü için düzenli ve ağır olmayan bir egzersiz programı, sağlıklı ruh hali içinse düzenlenmiş sosyal yaşam ve kontrol edilebilen stres her birey için sağlığa giden yoldur. Uzun süreli kronik stres bağışıklık sistemini zayıflatıp, sağlığımızı tehdit eder. Streste; vücudun enfeksiyonlara karşı direncini azalır, üst solunum yolu enfeksiyonları olasılığı 3-5 misli artar, kanser, ülser insidansı , sırt -omuz ağrıları ve kalp krizi riski artar, yorgunluk-bitkinlik oluşur, ****bolizma olumsuz etkilenir, yaşlanma hızlanır. Sağlıklı bir bağışıklık sistemi kendimizi iyi hissetmemizi, iyi görünmemizi ve enerjimizi daha iyi kullanmamızı sağlar. Bizi enfeksiyonlardan, kanserlerden ve çevresel zararlardan korur. Ayrıca yanık ya da ameliyat sonrası iyileşmede de sağlıklı bir bağışıklık sistemi gerekir.

Hayatımızda immun sistemizi zayıflatan faktörlerden kaçınmaya çalışmak örneğin bizi strese sokan faktörlerden olabildiğince uzakta kalmak, hayata ve olaylara pozitif bir bakış açısıyla yaklaşmak, alkol ve sigara tüketiminden uzak kalmak, dengeli ve düzenli beslenmek, düzenli spor yapmak bağışıklık sistemimize verebileceğimiz destekler arasındadır. Ama zaman zaman bu destekler de yetersiz kalır ve dışardan bağışıklık sistemimizi güçlendirici yardımlar (takviyeler) da almak durumunda kalabiliriz.
 
Antioksidanlar Ve Bağışıklık hakkında merak edilenler, sağlıklı yaşam önerileri ve günlük bakım rutinleri. Bağışıklık güçlendirme, hastalıklardan korunma ve uzman tavsiyeleri.
Geri
Üst