Kizilay
Bilgin Üye
Aids
Etken
Bir Retrovirus olan HIV virüsüdür.
Bulaşma Yolu
Cinsel ilişki, kan ve kan ürünleri, organ ve doku nakilleri, hasta anneden çocuğa geçiş, enjektör, akupunktur, piercing ve dövme yapılırken kullanılan ve steril olmayan aletler ile geçiş söz konusudur. AIDS hastası anneden henüz doğmamış veya yeni doğmuş bebeğine geçebilmektedir.
HIV birçok vücut salgısında bulunur. Ancak sadece kan, sperm ve vajinal salgılar aracılığı ile bulaşır.
Günümüzde HIV enfeksiyonunun en çok cinsel yolla bulaştığı gözlenmektedir. Bunun sebebi HIV virüsünün, AIDS hastası kişilerin vajinal sıvılarında veya spermlerinde de bulunması ve **** ticaretinin yaygın olduğu yerlerde bu kişilerle kontrolsüz cinsel ilişkilere girilmesidir.
HIV, dokunma, sosyal öpüşme, yiyecek, içecek ile, ortak tuvalet ve banyo kullanımı ile geçmez. Evde ya da işyerindeki günlük tesadüfi temaslardan cinsel yolla bulaşan hastalıkların bulaşma riski kesinlikle yoktur. Enfekte kişilerle aynı toplu taşıma aracını (ör. uçak, yat, otobüs, araba, tren) paylaşan insanların enfeksiyon kapma riski yoktur. HIV ya da cinsel yolla bulaşan diğer hastalıkların böcek ısırıkları ile bulaştığı yönünde bir kanıt yoktur. Vücutta yara veya kesi olmadıkça normal deriden virüs geçemez.
Hastalığın Seyri
HIV bulaşmasından sonra AIDS gelişmesi 6-12 yıl ortalama 5-6 yıl sürer. Akut primer HIV enfeksiyonuyla başlayıp fırsatçı enfeksiyonlarla sonuçlanan süreç, aslında virüsün patojenitesi ile konak immün sistemi arasındaki amansız bir mücadeledir.
Akut HIV enfeksiyonu: İlk 2-6 hafta içinde gelişen ortalama 4 hafta süren bir tablodur. Ateş, yaygın lenf bezlerinde şişlik, farenjit, vücutta döküntü, eklem ve kas ağrısı, ishal, bulantı-kusma, karaciğer ve dalak büyüklüğü vb. bulgular ile seyreder. HIV antikor testinin pozitifleşmesi virüs vücuda girdikten 6-12 hafta sonra olur.
Belirtisiz dönem: Tam bir sessizlik dönemidir. Ortalama 7-10 yıl sürer. Bu dönemde virüs bağışıklık sistemini tahrip etmeye devam eder.
Primer HIV enfeksiyonu: Ateş, yaygın lenf bezlerinde şişme, farenjit, döküntü, kas-eklem ağrıları, ishal, baş ağrısı, bulantı-kusma, pamukçuk, dalak ve böbrek büyümesi, nörolojik rahatsızlıklar, kanama bozukluğu gibi bulgular görülür.
Açık AIDS dönemi: Ateş, kilo kaybı, tekrarlayan ishal, halsizlik, baş ağrısı, dermatit, kadın genital organlarda mantar enfeksiyonları, tekrarlayan bakteriyel, viral alt ve üst solunum yolu enfeksiyonları, yaygın viral deri enfeksiyonları ve deri döküntüleri gibi belirtiler görülür.
Geç dönem: Fırsatçı enfeksiyonlar (Pneumocystis carinii pnömonisi, toksoplazma ensefaliti, özefagus kandidası vb ) ve maliniteler artar (Kaposi sarkomu, lenfoma)
Coğrafi Dağılım
Tüm dünyada yaygındır (bakınız harita). HIV enfeksiyonunun yaygınlığındaki bölgesel farklılıklar haritada gösterilmiştir. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar eski çağlardan beri bilinmektedir, hala da başlıca bir kamu sağlığı sorunudur ve 1980'lerde HIV/AIDS'in ortaya çıkmasıyla daha da komplike bir hale gelmiştir.
Yolcular için Risk
****üel olarak aktif kişiler, damar yoluyla ilaç alanlar ve onların cinsel eşleri, AIDS hastası anneden doğan çocuklar ve kan, kan ürünleri ve açık yaralarla temas halindeki sağlık çalışanları risk altındadır.
Bazı yolcular için enfeksiyon riski fazla olabilir. Riskler ve önleyici tedbirler hakkında bilgiye sahip olmama ve aynı zamanda da seyahat ve turizm sektörünün tesadüfi partnerler ile cinsel birlikteliğin gerçekleşmesi olasılığını kolaylaştırması gibi durumlar, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara maruz kalma riskini arttırır. Uluslararası seyahatler sırasında gerçekleşen ve korunmadan girilmiş cinsel ilişkiler, bazı gelişmiş ülkelerde yüksek oranda cinsel yolla bulaşan hastalığa yol açmıştır.
Önlemler
Erkek ya da kadın prezervatifleri: Lateks prezervatifler oldukça ucuz ve çok güvenilirdir ve hiçbir yan etkiye sahip değildirler. Kaliteli prezervatifler, cinsel ilişki sırasında doğru ve uygun şekilde kullanıldıkları zaman, HIV ve cinsel yolla bulaşan hastalıkları etkili bir biçimde önlerler. Bir erkek, cinsel ilişki sırasında prezervatifini her defasında başlangıçtan bitişe kadar mutlaka kullanmalıdır ve bir kadın da partnerinin bir prezervatif kullandığından emin olmalıdır. Kadınlar kendilerini cinsel yolla bulaşan hastalıklardan bir kadın prezervatifi kullanarak da koruyabilir.
Tıbbi amaçla kullanılmayan enjekte edilen ilaçlardan uzak durunuz. Özellikle de mikroplu iğnelerden ve kandan hepatit, HIV, frengi ve başka enfeksiyonlar kapma ihtimalini azaltmak için iğne paylaşmak gibi uygulamalardan kesinlikle kaçınınız.
Steril olmayan malzemeleri kullanarak yapılan tıbbi enjeksiyonlar da olası bir enfeksiyon kaynağıdır. Eğer bir enjeksiyon gerekliyse, iğne yapılacak kişi kullanılan iğnelerin ve şırıngaların steril bir ambalajdan çıktığından ya da buharda veya kaynayan suda 20 dakika boyunca sterilize edildiğinden emin olmalıdır.
Tıbbi bakım altındaki hastalardan sık sık iğne yapılanları, gezileri süresince (ör. diyabetikler) yeterli sayıda steril iğne ve şırınga, ayrıca bunların kullanımı için de doktordan alınmış bir yetki belgesi taşımalıdırlar.
Steril olmayan diş aletleri, cerrahi malzemeler, akupunktur ve dövmede kullanılan iğneler, kulak delme aygıtları ve cilt delici yöntemlerde kullanılan diğer aletler bir şekilde enfeksiyon bulaştırabilirler ve bunun için de tercih edilmemelidirler.
http://www.hssgm.gov.tr/anasayfa/bulasicihastaliklar/images/HIV_infection2005_en.gif
Bir Retrovirus olan HIV virüsüdür.
Bulaşma Yolu
Cinsel ilişki, kan ve kan ürünleri, organ ve doku nakilleri, hasta anneden çocuğa geçiş, enjektör, akupunktur, piercing ve dövme yapılırken kullanılan ve steril olmayan aletler ile geçiş söz konusudur. AIDS hastası anneden henüz doğmamış veya yeni doğmuş bebeğine geçebilmektedir.
HIV birçok vücut salgısında bulunur. Ancak sadece kan, sperm ve vajinal salgılar aracılığı ile bulaşır.
Günümüzde HIV enfeksiyonunun en çok cinsel yolla bulaştığı gözlenmektedir. Bunun sebebi HIV virüsünün, AIDS hastası kişilerin vajinal sıvılarında veya spermlerinde de bulunması ve **** ticaretinin yaygın olduğu yerlerde bu kişilerle kontrolsüz cinsel ilişkilere girilmesidir.
HIV, dokunma, sosyal öpüşme, yiyecek, içecek ile, ortak tuvalet ve banyo kullanımı ile geçmez. Evde ya da işyerindeki günlük tesadüfi temaslardan cinsel yolla bulaşan hastalıkların bulaşma riski kesinlikle yoktur. Enfekte kişilerle aynı toplu taşıma aracını (ör. uçak, yat, otobüs, araba, tren) paylaşan insanların enfeksiyon kapma riski yoktur. HIV ya da cinsel yolla bulaşan diğer hastalıkların böcek ısırıkları ile bulaştığı yönünde bir kanıt yoktur. Vücutta yara veya kesi olmadıkça normal deriden virüs geçemez.
Hastalığın Seyri
HIV bulaşmasından sonra AIDS gelişmesi 6-12 yıl ortalama 5-6 yıl sürer. Akut primer HIV enfeksiyonuyla başlayıp fırsatçı enfeksiyonlarla sonuçlanan süreç, aslında virüsün patojenitesi ile konak immün sistemi arasındaki amansız bir mücadeledir.
Akut HIV enfeksiyonu: İlk 2-6 hafta içinde gelişen ortalama 4 hafta süren bir tablodur. Ateş, yaygın lenf bezlerinde şişlik, farenjit, vücutta döküntü, eklem ve kas ağrısı, ishal, bulantı-kusma, karaciğer ve dalak büyüklüğü vb. bulgular ile seyreder. HIV antikor testinin pozitifleşmesi virüs vücuda girdikten 6-12 hafta sonra olur.
Belirtisiz dönem: Tam bir sessizlik dönemidir. Ortalama 7-10 yıl sürer. Bu dönemde virüs bağışıklık sistemini tahrip etmeye devam eder.
Primer HIV enfeksiyonu: Ateş, yaygın lenf bezlerinde şişme, farenjit, döküntü, kas-eklem ağrıları, ishal, baş ağrısı, bulantı-kusma, pamukçuk, dalak ve böbrek büyümesi, nörolojik rahatsızlıklar, kanama bozukluğu gibi bulgular görülür.
Açık AIDS dönemi: Ateş, kilo kaybı, tekrarlayan ishal, halsizlik, baş ağrısı, dermatit, kadın genital organlarda mantar enfeksiyonları, tekrarlayan bakteriyel, viral alt ve üst solunum yolu enfeksiyonları, yaygın viral deri enfeksiyonları ve deri döküntüleri gibi belirtiler görülür.
Geç dönem: Fırsatçı enfeksiyonlar (Pneumocystis carinii pnömonisi, toksoplazma ensefaliti, özefagus kandidası vb ) ve maliniteler artar (Kaposi sarkomu, lenfoma)
Coğrafi Dağılım
Tüm dünyada yaygındır (bakınız harita). HIV enfeksiyonunun yaygınlığındaki bölgesel farklılıklar haritada gösterilmiştir. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar eski çağlardan beri bilinmektedir, hala da başlıca bir kamu sağlığı sorunudur ve 1980'lerde HIV/AIDS'in ortaya çıkmasıyla daha da komplike bir hale gelmiştir.
Yolcular için Risk
****üel olarak aktif kişiler, damar yoluyla ilaç alanlar ve onların cinsel eşleri, AIDS hastası anneden doğan çocuklar ve kan, kan ürünleri ve açık yaralarla temas halindeki sağlık çalışanları risk altındadır.
Bazı yolcular için enfeksiyon riski fazla olabilir. Riskler ve önleyici tedbirler hakkında bilgiye sahip olmama ve aynı zamanda da seyahat ve turizm sektörünün tesadüfi partnerler ile cinsel birlikteliğin gerçekleşmesi olasılığını kolaylaştırması gibi durumlar, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara maruz kalma riskini arttırır. Uluslararası seyahatler sırasında gerçekleşen ve korunmadan girilmiş cinsel ilişkiler, bazı gelişmiş ülkelerde yüksek oranda cinsel yolla bulaşan hastalığa yol açmıştır.
Önlemler
Erkek ya da kadın prezervatifleri: Lateks prezervatifler oldukça ucuz ve çok güvenilirdir ve hiçbir yan etkiye sahip değildirler. Kaliteli prezervatifler, cinsel ilişki sırasında doğru ve uygun şekilde kullanıldıkları zaman, HIV ve cinsel yolla bulaşan hastalıkları etkili bir biçimde önlerler. Bir erkek, cinsel ilişki sırasında prezervatifini her defasında başlangıçtan bitişe kadar mutlaka kullanmalıdır ve bir kadın da partnerinin bir prezervatif kullandığından emin olmalıdır. Kadınlar kendilerini cinsel yolla bulaşan hastalıklardan bir kadın prezervatifi kullanarak da koruyabilir.
Tıbbi amaçla kullanılmayan enjekte edilen ilaçlardan uzak durunuz. Özellikle de mikroplu iğnelerden ve kandan hepatit, HIV, frengi ve başka enfeksiyonlar kapma ihtimalini azaltmak için iğne paylaşmak gibi uygulamalardan kesinlikle kaçınınız.
Steril olmayan malzemeleri kullanarak yapılan tıbbi enjeksiyonlar da olası bir enfeksiyon kaynağıdır. Eğer bir enjeksiyon gerekliyse, iğne yapılacak kişi kullanılan iğnelerin ve şırıngaların steril bir ambalajdan çıktığından ya da buharda veya kaynayan suda 20 dakika boyunca sterilize edildiğinden emin olmalıdır.
Tıbbi bakım altındaki hastalardan sık sık iğne yapılanları, gezileri süresince (ör. diyabetikler) yeterli sayıda steril iğne ve şırınga, ayrıca bunların kullanımı için de doktordan alınmış bir yetki belgesi taşımalıdırlar.
Steril olmayan diş aletleri, cerrahi malzemeler, akupunktur ve dövmede kullanılan iğneler, kulak delme aygıtları ve cilt delici yöntemlerde kullanılan diğer aletler bir şekilde enfeksiyon bulaştırabilirler ve bunun için de tercih edilmemelidirler.
http://www.hssgm.gov.tr/anasayfa/bulasicihastaliklar/images/HIV_infection2005_en.gif