Gripin
VIP Üye
Zelzelede Canlar
Zelzelede Canlar
Zelzelede Canlar Hikayesi - Zelzele Hikayeleri - Aynur Engindeniz - Aynur Engindeniz Yazıları
Odanın içinde gizli bir hüzün vardı.Sohbet bitmiş yürekler acı gerçekle karşı karşıya kalmıştı.Bu kaçınılmaz olay dimağlarda türlü şekillerde cümleleşse de kimsenin dile getirmeye cesareti yoktu.
Son çaylar da içilmiş,görünmez bir mutabakatla olayın hiç açılmamasına karar verilmişti.Seçkin kanepenin üzerine koyduğu künyesini boğazına takarak,annesini ve babasını öptükten sonra gizlemeye çalıştığı gözyaşlarıyla odasına gitti.
Oğullarının odadan ayrılmasıyla anne Selma ve baba Yaşar, tuttukları gözyaşlarını saklamaya lüzum görmeyerek sessiz hıçkırıklar içinde ağlamaya başladılar.Zira biricik oğulları yarın askere gidecekti.Bavulu hazırlanmış,bileti alınmıştı.
Selma oturduğu minderden kalkarak açık pencerenin önüne gitti.Yüreğindeki ayrılık acısını bastırmak istercesine derin derin nefes aldı.Pencereyi açtı.Dışarıda bugüne kadar görmediği bir sıcaklık ve aydınlık vardı.Saatine baktı.gece yarısını geçeli neredeyse üç saat olacaktı ama bir türlü gözünü uyku tutmuyordu.
Sanki görünmez bir el göğüs kafesini yarıyor içinden yüreğini çıkarıp yeniden dikiyordu.Dışarıda aralıksız havlayan köpeklerden ve gelip geçen kamyonların kornalarından başka ses yoktu.Bu haliyle şehir terk edilmiş bir mezradan farklı görünmüyordu.Yanlız karşı apartmanda oturan kız kardeşinin ışığı yanıyordu.Sağa sola bakıp duyacak kimsenin olmadığına kanaat ettikten sonra kısık bir sesle kız kardeşine çağırdı.
_Semra,kız Semra !
Karşı balkonda hareketsiz gibi görünen iki insan silueti belli belirsiz bir kıpırdamayla hareketlendi.Seslenenin yüzü pek seçilemese de sesi gayet yakından geliyordu
_Efendim abla!
_Kız daha yatmadınız mı.Sanki asker sizin evden çıkacak.
_Öyle deme abla,senin benimi var mı Seçkin benim de oğlum.Çok sıcak var,uyku tutmadı.Hamitle çay içiyoruz,sen de gelsene
_Yok be Semra içim huzursuz.Sizi de huzursuz ederim şimdi.Namaz kılıp yatacağım.Nesrin nerede?
_Burda uyuyamadı birinci kata indi.Orası daha serinmiş.
_İyi,yarın sabah kahvaltıya gelin,otogara beraber gideriz.
_Tamam abla.Hadi Allah rahatlık versin.
_Sana da
Selma etrafında tanıdık insanlar görmenin verdiği garip bir rahatlıkla pencereyi kapatmadan minderine oturdu.Baba Yaşar hala bıraktığı gibi ağlamaklıydı.Derinlerden gelen bir ses tonuyla;
_Hanım bu gece bir garip sanki.İçimde tuhaf hisler var.Şu nalet köpekler de susmak bilmedi.
_Ben de senin gibiyim.Hayra yoralım bey,Seçkin gidecek ya,onun kederindendir.Hem artık ağlama.Dirinin arkasından ağlanmaz derler.
_Haklısın da Hiç ayrılmadı ya bizden bir garip oldum.Ne zaman büyüdü bu velet biz görmeden.Daha dün onu kucağıma verdiğinde şuncacık bebekti.Şimdi asker oldu.Kızlar desen,onlar da birden büyüdü sanki.Ya ben uyuyordum yeni uyandım,ya onlar gerçekten çabuk büyüdü.
_Böyle konuşma Yaşar zaten canım boğazımda.Büyüyecekler tabi.Taşın ufağı büyümez.
Köpekler olanca güçleriyle havlamaya devam ediyorlardı.Bunlara ek olarak yan komşunun tavukları ve kazları da bağrışmaya başladılar.Hatta uzak köylerden inek bağırmaları bile işitiliyordu.Selma ile Yaşar şaşkınlıkla pencere önüne gittiler.Karşı apartmandaki Semra ve Hamitte onlar gibi meraklanmış olacaklar ki,oturdukları yerden kalkmış balkonun kenarından bakıyorlardı.
_Yaşar ne oluyor bu hayvanlara.Hadi tavuklara kazlara sansar dadandı diyeceğim,köpeklere, karşı köydeki ineklere ne oluyor.
_Ne bileyim Selma ben de senlenim.
Bu sesleri duyan beş on hane de lambalarını yakmış,ahali camlarda balkonlarda ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.
Birden gök gürültüsüne benzeyen korkunç bir ses duyuldu.Bir kaç saniye içinde odadaki bütün eşyalar hafifçe sallanmaya başladı.Önce duvardaki kelebek motifli el işlemesi pano,sonra sırasıyla raflardaki bardaklar birer ikişer titreyerek yere düştü.
Gürültü gittikçe korkunç bir hal aldı ve ortalığı eşi benzeri görülmemiş bir kızıllık kapladı.Yaşar ve Selma birbirlerine sarılmış sağa sola sallanan oda da tutunacak yer arıyorlardı.
Bir sarsıntıyla karşı köşeye istiflenen eşyalar başka bir sarsıntıyla yer değiştiriyordu.Selma Çocuklarım,çocuklarım diye feryat ediyor,Yaşar korkunç bir yüz ifadesiyle kelimeyi şahadet getiriyordu.
Bir ara ayağa kalkmayı becerebilen Selma az önce kız kardeşinin çay içtiği binanın korkunç bir dalgayla sulara gömüldüğünü gördü. Kıyamet dedi Kıyamet kopuyor Yaşar.
Yaşar tutunduğu kapı kenarından ellerini bırakmadan çocuklarına seslendi.İçerdeki odalardan çığlık geliyor,sesin kime ait olduğu seçilemiyordu.
Delirmiş dalgalar evde cam çerçeve ne varsa kırıp götürmüştü.Dışarıdan imdat sesleri yükseliyor,yıkılan duvar sesleri,korkunç bir gürültüyle evlerin üzerine yumruk gibi çarpan dalga sesleri bir birine karışıyordu.
İçerden Seçkinin sesi duyuldu:
_Anne ,baba,Seda,Seçil nerdesiniz.?
Hepsi ses veriyor ama Seçilden haber alınamıyordu.Çaresiz çağırmalar acı feryatlara döndü.
_Seçil,Seçil!Burdayım de yavrum,buradayım de
Talihsiz kız daha altı ay önce kalp ameliyatı olmuş,doktorların ümidi kestiği bir anda yaşama yeniden tutunmuştu.Şimdi bir duvar kırığı ya da bir eşya parçası eceli olabilir miydi?
Sarsıntı bir ara durur gibi oldu.Ama birkaç dakika sonra azgın dalgalar yeniden evin içine dolmaya başladı.
Etraf zifiri karanlıktı.Az önceki aydınlığın ve ürkütücü sessizliğin yerini korkunç bağrışmalar ve asla bitmeyecek gibi görünen, geceden daha karanlık bir hava almıştı.
Sarsıntı tümüyle durduğu an Selma ve Yaşar yerde baygın yatıyordu.Seçkin yıkılan duvar ve eşyaları ite kalka onların yanına geldi.Hiç bir şey görünmüyordu.Karanlığa doğru çağırdı
_Anne,baba!
Kendine gelen Selma sesin geldiği yöne doğru:
_Burdayım Seçkin.Kalkamıyorum,kardeşlerin nerede.Seçil ses verdi mi,diye inledi.Biraz sonra Yaşarda kendine gelerek çağırmaya başladı.
_Nerdesiniz,ses verin nerdesiniz.
_Seçkinle ben buradayız,kızlarımı bul Yaşar,kalkamıyorum,ne olur,ne olur
_Baba hareket edebiliyor musun,bir şey görebiliyor musun?
_Oğlum ben mutfaktayım galiba,yanımda buzdolabı var..Ayağım bişeyin altında kaldı kımıldayamıyorum.Sen sağlam mısın?
_Evet
_Kardeşlerine bak.
Az sonra içerden Sedanın sesi geldi.
_Seçil,abi Seçil!
_Korkma ağabeyciğim geliyorum,konuşmaya devam et.Bir yerin acıyor mu.Kıpırdayabiliyor musun.
_Evet Seçilin odasındayım.Abi Seçil kıpırdamıyor.Ayaklarına tutuyorum.Üzerine dolap düştü.
Seçkin kalan bütün kuvvetiyle karanlıkta önüne gelen eşyaları duvarları itiyor kız kardeşini kendilerine bağışlaması için Allaha dua ediyordu.Sonunda kızların yanına varmayı başardı.El avına dolabı buldu kaldırmaya çalıştı.Gücü yetmiyordu.
_Seda yardım et.
Yatağın diğer tarafında oturan Seda kardeşinin buz gibi ayaklarından elini çekip dolabı itmeye yardım etti.Dakikalar sonra dolap yatağın üzerinden kaldırıldı.
Seda elleriyle yoklaya yoklaya kardeşinin yüzünü buldu.
_Seçil cevap ver ablacığım.
Yine elleriyle harketsiz yatan kızın ellerini ayaklarını yoklarken karın kısmındaki ıslaklıkla irkildi.Karanlıktan göremediği için önce ne olduğunu anlayamadı.Tekrar yokladı.Kızın boğazından göbeğine kadar olan kısımda eline sert bir şeylerin battığını hissetti.Biraz daha bastırınca ıslaklığın buradan geldiğini,buranın Seçilin ameliyat yeri olduğunu anladı.İşte o an şu dakikaya kadar kopan en acı feryat duyuldu.
Yaşar ayağını kurtarmış Selmayı bulmuş ve ikisi beraber sürünerek çocukların feryat ettiği odaya gelmişti.Selma ;
_Ne oldu,ne oldu Seçile, diye hareketsiz kızı birkaç kere sarstı.
_Kalk kızım.Allahım uyandır onu.
Mucize.Seçil ince bir sesle, anne dedi.
Etraf aydınlanmaya başlamıştı.Şimdi her şey daha net seçiliyor,yıkıntının korkunçluğu yavaş yavaş belli oluyordu.
Dışarıdan gelen feryatlar ,ambulans sesleri, onlara bu evin dışında da bir şeyler olduğunu hatırlattı.Seçil için yardım gerekiyordu.Zira kız bir kez anne demesine karşın bir daha ses vermemişti.Ama nefes alış verişi güçlükle duyulabiliyordu.
Seçkin eskiden pencere diye bildiği bir deliğin yanına yaklaştı.Dışarısı cehennem yeri gibiydi.Yüzlerce metre ileriye kadar kendi evleri dahil bütün binalar ilk katlarına kadar su içindeydi.Teyzesinin binası ortadan kaybolmuştu.Bunu annesine belli etmemek için hiç sesini çıkartmadı.
Çaresiz bir iki saat daha bu odada kalacak,yardım gelmesini bekleyeceklerdi.Seçkin ambulans sesini duyunca
_Çağırmazsak nasıl gelirler.Ben yüzerim haber verip geleyim dedi.
Anne Selma razı gelmedi.Hala ara ara sarsıntılar devam ediyordu.Ev ahalisi içinde Seçkinden başka kimsenin dışarıdaki cehennemden haberi yoktu.Herkes yatağın dibinde bir birine kenetlenmiş dua ediyordu.
Bir müddet sonra sular yavaşça çekildi.delikten dışarıyı seyreden Seçkin suların çekilmesiyle meydana çıkan dehşet görüntülerini görünce gözyaşlarını tutamadı.
Dışarıdan erkekler bağırıyordu.
_Sağlam kim varsa gelsin.
_Herkes önce evini sonra akrabalarını,sonra da komşularını yoklasın.
Hava iyice aydınlanmıştı.Seçkin annesine sormadan yıkık dökük eşyaların arasında ilerleyerek güç bela kapıyı buldu.
_Ben yardıma gidiyorum,biz çok şükür iyiyiz,ambulans bulunca gelirim,diyerek dışarı çıktı.Selma ve Yaşar tehlikenin geçtiğini anlayınca ayağa kalktılar.Sağa sola bakındılar.Yatak odasının eşyaları mutfakta mutfağınkiler salonda duruyordu.
Seda cesaretini toplayıp Seçilin karnına bastırdıkları çarşafı açtı.Kızın pijamasının düğmelerini çözdü.Elleri titriyordu.Annesi tekrar yanlarına gelmeden bakıp kapatmak istiyordu.Gördüğü manzara karşısında bağırmamak için kendini zor tuttu.Sarsıntı sırasında Seçilin göğsünden eline batan şeylerin ne olduğunu gördü.
Ameliyat sırasında Seçilin göğüs kafesi boydan boya yarılmış,sonrasındaysa demir tellerle on yerinden dikilip demirlerin ucu bağlanmıştı.Dolabın üzerine düşmesiyle teller Seçilin göğsünü delerek dışarı çıkmıştı.Bir kaçı kopmuş olduğu için göğsün bir tarafı hafifçe çökmüştü.
Seda gözyaşları içinde çarçabuk ablasının üzerini kapattı.
Selma gece kardeşiyle konuştuğu pencere önüne gitti.Yoktu,koca bina yerinde yoktu.Tanıdığı evlerden hiç biri yerinde yoktu.Tepeler oluşturmuş inşaat yığıntıları, ağlaşan insanlar Yerlerde yatan cansız vücutlar Kulakları uğuldadı,dişleri titredi ve kendini kaybetti.
Uyandığında duvarları çatlak bir hastane odasında yatıyordu.Seçil yan yatakta Seda ve Yaşar yanındaki sandalyedeydi.
_Seçil nasıl,diye mırıldandı
_İyi hanım,çok şükür sadece dikişleri açılmış.
_Seçkin nerede.
_O yardım ediyor
_Kime
_Ya ediyor işte,insanlara,komşulara
_Söylesene Yaşar,bizden birine bir şey mi oldu.Semralardan haberin var mı.
_Hanım sen bunları düşünme,dinlen.Ben de gideyim yardıma.Ayağım iyi çok şükür.
_Ben de iyiyim çıkacağım,Semrayı abimleri annemi bulacağım.
_Abinler annen iyiler.Köylere bişey olmamış.Meraklanma.
Selma yavaşça kalkıp,yatağın başında asılan sabahlığını sırtına giydi.Evden alelacele çıktıkları için giysileri akşamki pijamalarından ibaretti.O arada Seçil gözlerini açtı.Aile hep beraber buruk bir sevinç yaşıyordu ama hepsinin hayatının bir yanı bu sarsıntıyla yıkılıp kaybolmuş gibiydi.
Aynur Engindeniz
Zelzelede Canlar Hikayesi - Zelzele Hikayeleri - Aynur Engindeniz - Aynur Engindeniz Yazıları
Odanın içinde gizli bir hüzün vardı.Sohbet bitmiş yürekler acı gerçekle karşı karşıya kalmıştı.Bu kaçınılmaz olay dimağlarda türlü şekillerde cümleleşse de kimsenin dile getirmeye cesareti yoktu.
Son çaylar da içilmiş,görünmez bir mutabakatla olayın hiç açılmamasına karar verilmişti.Seçkin kanepenin üzerine koyduğu künyesini boğazına takarak,annesini ve babasını öptükten sonra gizlemeye çalıştığı gözyaşlarıyla odasına gitti.
Oğullarının odadan ayrılmasıyla anne Selma ve baba Yaşar, tuttukları gözyaşlarını saklamaya lüzum görmeyerek sessiz hıçkırıklar içinde ağlamaya başladılar.Zira biricik oğulları yarın askere gidecekti.Bavulu hazırlanmış,bileti alınmıştı.
Selma oturduğu minderden kalkarak açık pencerenin önüne gitti.Yüreğindeki ayrılık acısını bastırmak istercesine derin derin nefes aldı.Pencereyi açtı.Dışarıda bugüne kadar görmediği bir sıcaklık ve aydınlık vardı.Saatine baktı.gece yarısını geçeli neredeyse üç saat olacaktı ama bir türlü gözünü uyku tutmuyordu.
Sanki görünmez bir el göğüs kafesini yarıyor içinden yüreğini çıkarıp yeniden dikiyordu.Dışarıda aralıksız havlayan köpeklerden ve gelip geçen kamyonların kornalarından başka ses yoktu.Bu haliyle şehir terk edilmiş bir mezradan farklı görünmüyordu.Yanlız karşı apartmanda oturan kız kardeşinin ışığı yanıyordu.Sağa sola bakıp duyacak kimsenin olmadığına kanaat ettikten sonra kısık bir sesle kız kardeşine çağırdı.
_Semra,kız Semra !
Karşı balkonda hareketsiz gibi görünen iki insan silueti belli belirsiz bir kıpırdamayla hareketlendi.Seslenenin yüzü pek seçilemese de sesi gayet yakından geliyordu
_Efendim abla!
_Kız daha yatmadınız mı.Sanki asker sizin evden çıkacak.
_Öyle deme abla,senin benimi var mı Seçkin benim de oğlum.Çok sıcak var,uyku tutmadı.Hamitle çay içiyoruz,sen de gelsene
_Yok be Semra içim huzursuz.Sizi de huzursuz ederim şimdi.Namaz kılıp yatacağım.Nesrin nerede?
_Burda uyuyamadı birinci kata indi.Orası daha serinmiş.
_İyi,yarın sabah kahvaltıya gelin,otogara beraber gideriz.
_Tamam abla.Hadi Allah rahatlık versin.
_Sana da
Selma etrafında tanıdık insanlar görmenin verdiği garip bir rahatlıkla pencereyi kapatmadan minderine oturdu.Baba Yaşar hala bıraktığı gibi ağlamaklıydı.Derinlerden gelen bir ses tonuyla;
_Hanım bu gece bir garip sanki.İçimde tuhaf hisler var.Şu nalet köpekler de susmak bilmedi.
_Ben de senin gibiyim.Hayra yoralım bey,Seçkin gidecek ya,onun kederindendir.Hem artık ağlama.Dirinin arkasından ağlanmaz derler.
_Haklısın da Hiç ayrılmadı ya bizden bir garip oldum.Ne zaman büyüdü bu velet biz görmeden.Daha dün onu kucağıma verdiğinde şuncacık bebekti.Şimdi asker oldu.Kızlar desen,onlar da birden büyüdü sanki.Ya ben uyuyordum yeni uyandım,ya onlar gerçekten çabuk büyüdü.
_Böyle konuşma Yaşar zaten canım boğazımda.Büyüyecekler tabi.Taşın ufağı büyümez.
Köpekler olanca güçleriyle havlamaya devam ediyorlardı.Bunlara ek olarak yan komşunun tavukları ve kazları da bağrışmaya başladılar.Hatta uzak köylerden inek bağırmaları bile işitiliyordu.Selma ile Yaşar şaşkınlıkla pencere önüne gittiler.Karşı apartmandaki Semra ve Hamitte onlar gibi meraklanmış olacaklar ki,oturdukları yerden kalkmış balkonun kenarından bakıyorlardı.
_Yaşar ne oluyor bu hayvanlara.Hadi tavuklara kazlara sansar dadandı diyeceğim,köpeklere, karşı köydeki ineklere ne oluyor.
_Ne bileyim Selma ben de senlenim.
Bu sesleri duyan beş on hane de lambalarını yakmış,ahali camlarda balkonlarda ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.
Birden gök gürültüsüne benzeyen korkunç bir ses duyuldu.Bir kaç saniye içinde odadaki bütün eşyalar hafifçe sallanmaya başladı.Önce duvardaki kelebek motifli el işlemesi pano,sonra sırasıyla raflardaki bardaklar birer ikişer titreyerek yere düştü.
Gürültü gittikçe korkunç bir hal aldı ve ortalığı eşi benzeri görülmemiş bir kızıllık kapladı.Yaşar ve Selma birbirlerine sarılmış sağa sola sallanan oda da tutunacak yer arıyorlardı.
Bir sarsıntıyla karşı köşeye istiflenen eşyalar başka bir sarsıntıyla yer değiştiriyordu.Selma Çocuklarım,çocuklarım diye feryat ediyor,Yaşar korkunç bir yüz ifadesiyle kelimeyi şahadet getiriyordu.
Bir ara ayağa kalkmayı becerebilen Selma az önce kız kardeşinin çay içtiği binanın korkunç bir dalgayla sulara gömüldüğünü gördü. Kıyamet dedi Kıyamet kopuyor Yaşar.
Yaşar tutunduğu kapı kenarından ellerini bırakmadan çocuklarına seslendi.İçerdeki odalardan çığlık geliyor,sesin kime ait olduğu seçilemiyordu.
Delirmiş dalgalar evde cam çerçeve ne varsa kırıp götürmüştü.Dışarıdan imdat sesleri yükseliyor,yıkılan duvar sesleri,korkunç bir gürültüyle evlerin üzerine yumruk gibi çarpan dalga sesleri bir birine karışıyordu.
İçerden Seçkinin sesi duyuldu:
_Anne ,baba,Seda,Seçil nerdesiniz.?
Hepsi ses veriyor ama Seçilden haber alınamıyordu.Çaresiz çağırmalar acı feryatlara döndü.
_Seçil,Seçil!Burdayım de yavrum,buradayım de
Talihsiz kız daha altı ay önce kalp ameliyatı olmuş,doktorların ümidi kestiği bir anda yaşama yeniden tutunmuştu.Şimdi bir duvar kırığı ya da bir eşya parçası eceli olabilir miydi?
Sarsıntı bir ara durur gibi oldu.Ama birkaç dakika sonra azgın dalgalar yeniden evin içine dolmaya başladı.
Etraf zifiri karanlıktı.Az önceki aydınlığın ve ürkütücü sessizliğin yerini korkunç bağrışmalar ve asla bitmeyecek gibi görünen, geceden daha karanlık bir hava almıştı.
Sarsıntı tümüyle durduğu an Selma ve Yaşar yerde baygın yatıyordu.Seçkin yıkılan duvar ve eşyaları ite kalka onların yanına geldi.Hiç bir şey görünmüyordu.Karanlığa doğru çağırdı
_Anne,baba!
Kendine gelen Selma sesin geldiği yöne doğru:
_Burdayım Seçkin.Kalkamıyorum,kardeşlerin nerede.Seçil ses verdi mi,diye inledi.Biraz sonra Yaşarda kendine gelerek çağırmaya başladı.
_Nerdesiniz,ses verin nerdesiniz.
_Seçkinle ben buradayız,kızlarımı bul Yaşar,kalkamıyorum,ne olur,ne olur
_Baba hareket edebiliyor musun,bir şey görebiliyor musun?
_Oğlum ben mutfaktayım galiba,yanımda buzdolabı var..Ayağım bişeyin altında kaldı kımıldayamıyorum.Sen sağlam mısın?
_Evet
_Kardeşlerine bak.
Az sonra içerden Sedanın sesi geldi.
_Seçil,abi Seçil!
_Korkma ağabeyciğim geliyorum,konuşmaya devam et.Bir yerin acıyor mu.Kıpırdayabiliyor musun.
_Evet Seçilin odasındayım.Abi Seçil kıpırdamıyor.Ayaklarına tutuyorum.Üzerine dolap düştü.
Seçkin kalan bütün kuvvetiyle karanlıkta önüne gelen eşyaları duvarları itiyor kız kardeşini kendilerine bağışlaması için Allaha dua ediyordu.Sonunda kızların yanına varmayı başardı.El avına dolabı buldu kaldırmaya çalıştı.Gücü yetmiyordu.
_Seda yardım et.
Yatağın diğer tarafında oturan Seda kardeşinin buz gibi ayaklarından elini çekip dolabı itmeye yardım etti.Dakikalar sonra dolap yatağın üzerinden kaldırıldı.
Seda elleriyle yoklaya yoklaya kardeşinin yüzünü buldu.
_Seçil cevap ver ablacığım.
Yine elleriyle harketsiz yatan kızın ellerini ayaklarını yoklarken karın kısmındaki ıslaklıkla irkildi.Karanlıktan göremediği için önce ne olduğunu anlayamadı.Tekrar yokladı.Kızın boğazından göbeğine kadar olan kısımda eline sert bir şeylerin battığını hissetti.Biraz daha bastırınca ıslaklığın buradan geldiğini,buranın Seçilin ameliyat yeri olduğunu anladı.İşte o an şu dakikaya kadar kopan en acı feryat duyuldu.
Yaşar ayağını kurtarmış Selmayı bulmuş ve ikisi beraber sürünerek çocukların feryat ettiği odaya gelmişti.Selma ;
_Ne oldu,ne oldu Seçile, diye hareketsiz kızı birkaç kere sarstı.
_Kalk kızım.Allahım uyandır onu.
Mucize.Seçil ince bir sesle, anne dedi.
Etraf aydınlanmaya başlamıştı.Şimdi her şey daha net seçiliyor,yıkıntının korkunçluğu yavaş yavaş belli oluyordu.
Dışarıdan gelen feryatlar ,ambulans sesleri, onlara bu evin dışında da bir şeyler olduğunu hatırlattı.Seçil için yardım gerekiyordu.Zira kız bir kez anne demesine karşın bir daha ses vermemişti.Ama nefes alış verişi güçlükle duyulabiliyordu.
Seçkin eskiden pencere diye bildiği bir deliğin yanına yaklaştı.Dışarısı cehennem yeri gibiydi.Yüzlerce metre ileriye kadar kendi evleri dahil bütün binalar ilk katlarına kadar su içindeydi.Teyzesinin binası ortadan kaybolmuştu.Bunu annesine belli etmemek için hiç sesini çıkartmadı.
Çaresiz bir iki saat daha bu odada kalacak,yardım gelmesini bekleyeceklerdi.Seçkin ambulans sesini duyunca
_Çağırmazsak nasıl gelirler.Ben yüzerim haber verip geleyim dedi.
Anne Selma razı gelmedi.Hala ara ara sarsıntılar devam ediyordu.Ev ahalisi içinde Seçkinden başka kimsenin dışarıdaki cehennemden haberi yoktu.Herkes yatağın dibinde bir birine kenetlenmiş dua ediyordu.
Bir müddet sonra sular yavaşça çekildi.delikten dışarıyı seyreden Seçkin suların çekilmesiyle meydana çıkan dehşet görüntülerini görünce gözyaşlarını tutamadı.
Dışarıdan erkekler bağırıyordu.
_Sağlam kim varsa gelsin.
_Herkes önce evini sonra akrabalarını,sonra da komşularını yoklasın.
Hava iyice aydınlanmıştı.Seçkin annesine sormadan yıkık dökük eşyaların arasında ilerleyerek güç bela kapıyı buldu.
_Ben yardıma gidiyorum,biz çok şükür iyiyiz,ambulans bulunca gelirim,diyerek dışarı çıktı.Selma ve Yaşar tehlikenin geçtiğini anlayınca ayağa kalktılar.Sağa sola bakındılar.Yatak odasının eşyaları mutfakta mutfağınkiler salonda duruyordu.
Seda cesaretini toplayıp Seçilin karnına bastırdıkları çarşafı açtı.Kızın pijamasının düğmelerini çözdü.Elleri titriyordu.Annesi tekrar yanlarına gelmeden bakıp kapatmak istiyordu.Gördüğü manzara karşısında bağırmamak için kendini zor tuttu.Sarsıntı sırasında Seçilin göğsünden eline batan şeylerin ne olduğunu gördü.
Ameliyat sırasında Seçilin göğüs kafesi boydan boya yarılmış,sonrasındaysa demir tellerle on yerinden dikilip demirlerin ucu bağlanmıştı.Dolabın üzerine düşmesiyle teller Seçilin göğsünü delerek dışarı çıkmıştı.Bir kaçı kopmuş olduğu için göğsün bir tarafı hafifçe çökmüştü.
Seda gözyaşları içinde çarçabuk ablasının üzerini kapattı.
Selma gece kardeşiyle konuştuğu pencere önüne gitti.Yoktu,koca bina yerinde yoktu.Tanıdığı evlerden hiç biri yerinde yoktu.Tepeler oluşturmuş inşaat yığıntıları, ağlaşan insanlar Yerlerde yatan cansız vücutlar Kulakları uğuldadı,dişleri titredi ve kendini kaybetti.
Uyandığında duvarları çatlak bir hastane odasında yatıyordu.Seçil yan yatakta Seda ve Yaşar yanındaki sandalyedeydi.
_Seçil nasıl,diye mırıldandı
_İyi hanım,çok şükür sadece dikişleri açılmış.
_Seçkin nerede.
_O yardım ediyor
_Kime
_Ya ediyor işte,insanlara,komşulara
_Söylesene Yaşar,bizden birine bir şey mi oldu.Semralardan haberin var mı.
_Hanım sen bunları düşünme,dinlen.Ben de gideyim yardıma.Ayağım iyi çok şükür.
_Ben de iyiyim çıkacağım,Semrayı abimleri annemi bulacağım.
_Abinler annen iyiler.Köylere bişey olmamış.Meraklanma.
Selma yavaşça kalkıp,yatağın başında asılan sabahlığını sırtına giydi.Evden alelacele çıktıkları için giysileri akşamki pijamalarından ibaretti.O arada Seçil gözlerini açtı.Aile hep beraber buruk bir sevinç yaşıyordu ama hepsinin hayatının bir yanı bu sarsıntıyla yıkılıp kaybolmuş gibiydi.
Aynur Engindeniz