serapmisali
Super Üye
Zalhanın Oğlu - Ümmet Yücel
Zalhanın Oğlu - Ümmet Yücel
Zalhanın Oğlu - Ümmet Yücel
Zalhanın Oğlu Kitap Özet - Ümmet Yücel Kitapları - Zalhanın Oğlu Kitap Tanıtım
Kitap detayı
Mart ayı biraz soğuk ve yağışlı geçti ama Nisan ayının ikinci yarısındayız; epeydir hava çok güzel ve sıcak.
Cey-han Irmağının denize kavuştuğu yerin yakınındaki bir ağacın altında oturan bir adam, ırmağın denize girişini;
o suların şenlik yapar gibi kavuşup karışmalarını izliyor. Bulanıklığın belirgin olduğu sahildeki çamurlu kesimden,
uzun bacaklı, alaca kanatlı iki çamur kuşu aniden havalanıp, birbirlerinin etrafında döndükten sonra; çamurluğun
kuruymuş gibi görün-düğü, biraz berideki ağaçların yakın bir yerine yan yana konuverdiler. Bir iki dönüp ötüp,
sonra karşılıklı diz çöktüler uzun bacaklarının üstüne; ucuca getirdikleri uzun ince gagalarını, birbiri etrafında
çember çizer gibi çevirdiler bir süre. Biri kanat çırpıp kalkıverdi, diğerinin üzerine konmaya çalışıyor şimdi…
Daha berideki bir ağacın dibine yakın bir yerde, topraktan çıkalı çok olmamış bir yeşillik görünüyor.
Tarlalardan denize inen yağmur sularının daha önce göllendiği yerde bitmişler belli ki; rüzgârda yeni yeni sallanan
boylarına, anca bu günlerde kavuşmuş olan o otların içinde; on onbeş kadar serçe zor seçiliyor. Başka zaman bir kere
gagalayıp baş kaldırıp, üç yöne bakıveren o serçeler; ot yemeye öyle bir kaptırmışlar ki kendilerini. Bunlar garanti
aş veriyordiyor insan kendi kendine. Şaka yollu tabi ve sonra, Hepsi dişi mi ki?diye düşünüp, yılışıyor insan.
Ama belli ki çok özlemişler; bu günlerde böyle taze otları bulmak zor tabi. Tabi şu da var ki, ilk kuluçka dönemleri
yak-laşıyor artık; onun için vücutları çok istiyor olsa gerek. Sanki biçer gibi gidiyorlar; önlerindeki otların renk
ve boy farkı, arkadakilerden bayağı seçiliyor. Sözleşmişler gibi hiç sesleri de çıkmıyor, hiç ses istemedikleri de
belli zaten. Fakat güürdiye kalıp gibi aniden havalandılar, onları huylandıran şey, kıyıdaki çamur kuşlarının birden
uçuverip çığlık atmasıydı tabi. Ona sebep olan da; önündeki geri dönen dalgaya göğüs vurup havalandıran ve büyük bir
haşırtıyla, sahile doğru tepe üstü devriliveren koca bir dalgaydı. İşte Akdenizin ta ortalarından beri, artık yavaş
yavaş birbirini iteleyip duran beyaz başlı dalgaların, ikindi vaktinin habercisidir diye gönderdikleri öncü dalgalar
başlamıştı artık.
(Tanıtım Bülteninden)
http://i.imgur.com/ZzgXsXL.jpg
Sayfa Sayısı: 164
Baskı Yılı: 2014
Dili: Türkçe
Yayınevi: Karahan Kitabevi
Zalhanın Oğlu - Ümmet Yücel
Zalhanın Oğlu Kitap Özet - Ümmet Yücel Kitapları - Zalhanın Oğlu Kitap Tanıtım
- Zalhanın Oğlu Kitap Fiyatı - Zalhanın Oğlu Ön Okuma
Kitap detayı
Mart ayı biraz soğuk ve yağışlı geçti ama Nisan ayının ikinci yarısındayız; epeydir hava çok güzel ve sıcak.
Cey-han Irmağının denize kavuştuğu yerin yakınındaki bir ağacın altında oturan bir adam, ırmağın denize girişini;
o suların şenlik yapar gibi kavuşup karışmalarını izliyor. Bulanıklığın belirgin olduğu sahildeki çamurlu kesimden,
uzun bacaklı, alaca kanatlı iki çamur kuşu aniden havalanıp, birbirlerinin etrafında döndükten sonra; çamurluğun
kuruymuş gibi görün-düğü, biraz berideki ağaçların yakın bir yerine yan yana konuverdiler. Bir iki dönüp ötüp,
sonra karşılıklı diz çöktüler uzun bacaklarının üstüne; ucuca getirdikleri uzun ince gagalarını, birbiri etrafında
çember çizer gibi çevirdiler bir süre. Biri kanat çırpıp kalkıverdi, diğerinin üzerine konmaya çalışıyor şimdi…
Daha berideki bir ağacın dibine yakın bir yerde, topraktan çıkalı çok olmamış bir yeşillik görünüyor.
Tarlalardan denize inen yağmur sularının daha önce göllendiği yerde bitmişler belli ki; rüzgârda yeni yeni sallanan
boylarına, anca bu günlerde kavuşmuş olan o otların içinde; on onbeş kadar serçe zor seçiliyor. Başka zaman bir kere
gagalayıp baş kaldırıp, üç yöne bakıveren o serçeler; ot yemeye öyle bir kaptırmışlar ki kendilerini. Bunlar garanti
aş veriyordiyor insan kendi kendine. Şaka yollu tabi ve sonra, Hepsi dişi mi ki?diye düşünüp, yılışıyor insan.
Ama belli ki çok özlemişler; bu günlerde böyle taze otları bulmak zor tabi. Tabi şu da var ki, ilk kuluçka dönemleri
yak-laşıyor artık; onun için vücutları çok istiyor olsa gerek. Sanki biçer gibi gidiyorlar; önlerindeki otların renk
ve boy farkı, arkadakilerden bayağı seçiliyor. Sözleşmişler gibi hiç sesleri de çıkmıyor, hiç ses istemedikleri de
belli zaten. Fakat güürdiye kalıp gibi aniden havalandılar, onları huylandıran şey, kıyıdaki çamur kuşlarının birden
uçuverip çığlık atmasıydı tabi. Ona sebep olan da; önündeki geri dönen dalgaya göğüs vurup havalandıran ve büyük bir
haşırtıyla, sahile doğru tepe üstü devriliveren koca bir dalgaydı. İşte Akdenizin ta ortalarından beri, artık yavaş
yavaş birbirini iteleyip duran beyaz başlı dalgaların, ikindi vaktinin habercisidir diye gönderdikleri öncü dalgalar
başlamıştı artık.
(Tanıtım Bülteninden)
http://i.imgur.com/ZzgXsXL.jpg
Sayfa Sayısı: 164
Baskı Yılı: 2014
Dili: Türkçe
Yayınevi: Karahan Kitabevi