Wolfgang Amadeus MOZART

Konusunu Sadefan`da Görüntülemektesiniz!..

Wolfgang Amadeus MOZART, konusunda bu İçerik Wolfgang Amadeus MOZART hakkında en yeni bilgileri, yorumları ve detaylı paylaşımı keşfedin.

Wolfgang Amadeus MOZART

- Sadefan.com | Wolfgang Amadeus MOZART paylaşımı

HaZaL

VIP Üye

Wolfgang Amadeus MOZART

Wolfgang Amadeus MOZART


Doğum Yeri: Salzburg, Avusturya
Doğum Tarihi: 27 Ocak 1756

Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük müzik dehalarından biri olarak kabul edilen Wolfgang Amadeus Mozart, 27 Ocak 1756'da Salzburg Başpiskoposu’nun Yardımcı Müzik Direktörlüğü görevini yapan, kemancı ve besteci Leopold Mozartın oğlu olarak dünyaya geldi. Müzikte çok erken bir gelişme göstererek 3 yaşında piyano çalmaya ve 5 yaşında beste yapmaya başladı. Ablası Maria Anna da (1751–1829) başarılı bir yorumcuydu. Leopold yetenekli çocuklarını Avrupa'ya tanıtmaya karar verdi. İlk olarak 1762'de Münih ve Viyana’ya gittiler. Mozart bu tarihte ciddi bir eğitim almamasına karşın keman çalmaya da başlamıştı. 1763'ten 1766'ya değin süren ilk uzun turnede Münih, Augsburg, Frankfurt, Cologne, Brüksel, Paris ve Londra’ya gittiler. Paris'te Versailles Sarayı’nda 15. Louis ve Londra'da III. George tarafından kabul edildiler. Mozart Londra'da J.C Bach, Abel ve Manzuoli ile çalışma imkânı buldu. Hollanda ve Avusturya ziyaretlerinin ardından, Mozart ailesi 1766'da Salzburg'a geri döndü. 1767'de ikinci kez Viyana'ya gitti. 1769'a değin Bastien und Bastienne ve La Finita Semplice adlı iki opera besteledi. 1769’da, babası Mozart'ı İtalya'ya götürdü. Artık Mozart'ın dehası herkes tarafından kabul ediliyordu. Martini, Nardini ve Jomelli ile çalışma imkanı buldu. Allegri'nin Miserere adlı eserini ilk kez dinledikten sonra eksiksiz olarak yazması İtalyada Mozarta olan hayranlığı daha da artırdı. Aralık 1770'te Mitiridate, "re di Ponto" operası Milanoda gösterildi ve büyük başarı kazandı.
1777'de babasının sağlığı el vermediği için, Mozart turnelerine annesi ile devam etti. Münih, Augsburg ve Mannheim’in ardından 1778’te Paris'e geldiler. Annesi aynı yılın Temmuz ayında öldü. Paris o dönemde Piccini ile Gluck arasındaki çekişmeye odaklanmış olduğu için, Mozarta fazla ilgi gösterilmedi.
Mannheim'da bulunduğu sırada 18 yaşındaki Aloysia Weber'e aşık oldu. Aloysia ile İtalya'ya gitmek istedi; ancak reddedildi. Morali bozuk ve sinirli bir şekilde Salzburg'a dönen Mozart artık keman çalmayacağını, sadece klavyeli enstrümanlar ve aryalar üzerinde çalışacağını söyler; ancak Sinfonia Concertante isimli keman ve viyola için konçertoyu besteler.
1781 yılında Salzburg Başpiskoposunun oyunları sonucu görevden alınır. Buna çok sinirlenen Mozart, hakarete uğradığını ve intikamını alacağını söyler; ama böyle bir durum olmaz. Viyanaya yerleşen Mozart bu kez Weber ailesinin ortanca kızı Constanze'ye aşık olur ve evlenir. Weber ailesi Bohem tarzı yaşamaktadır. Constanze de aynı Mozart gibi elinde para tutmayı beceremez. Yine de bu evlilik Mozart’ı babasının baskısından kurtardığı için iyi olmuştur. Evliliğinin ardından Mozart verimli bir döneme girer. Her türde şaheser eserler verir. Le Nozze di Figaro (1786), Don Giovanni(1787) ve Cosi fan tutte (1790) operalarını besteler. Bu dönemde iyi gelir elde etmesine rağmen parayı elinde tutmayı bilemez. 9 yılda 11 kez ev değiştirir. Ayrıca mason olur. Müziğinin en güzel örneklerinden biri olan The Magic Flute operasını besteler.
Mozart ömrünün son dönemlerinde yine sıkıntılı günler geçiriyordu. Requiem üzerinde çalıştığı sıralarda böbrek yetmezliğinden 5 Aralık 1791'de öldü. Mezarının üzerine herhangi bir yazı yazılmadığı için tam olarak nereye gömülü olduğu bilinmemektedir. Requiem ise, öğrencisi Franz Xavier Sussmayr tarafından tamamlandı.
Mozart çok küçük yaşlardan itibaren saraylarda konserler vermiş, normal bir çocukluk yaşayamamıştır. Müzikte çok erken olgunluğa ulaşmasına karşın diğer konular göz önüne alındığında çocuk kalmıştır. Bunda yeteneklerini sömüren babasının da büyük payı vardır. Herkesten daha yetenekli olduğu için, diğer müzisyenler tarafından pek sevilmemiş, ömrünün büyük bölümünü iyi maaşlı bir iş arayarak geçirmiştir. Disiplinden uzak bir şekilde büyüyen Mozartın elindeki para da su gibi akıp gitmiştir.
Mozart'ın müziğinde mükemmel bir denge, berraklık ve duygusal yoğunluk vardır. Özellikle sonatlarında başka hiçbir bestecinin eserlerinde bulunmayan düzeyde tema bolluğu görülür.
Mozart eşsiz yeteneğiyle bütün müzik formlarında eserler verdi. 41 senfonisi, 27 piyano, 5 keman, 2 flüt, 4 korno, 1 klarinet konçertosu, 20 piyano sonatı vardır. Buna karşın Mozartın en başarılı eserleri operalarıdır. Canlı opera kişileri oluşturmakta başarısını ise ondan sonra yalnızca Verdi yakalayabilmiştir.
 
Wolfgang Amadeus MOZART biyografiler ve hayat hikayeleri, Wolfgang Amadeus MOZART ile kullanıcılar ilham verici yaşam öykülerine ulaşabilir.
Mozartın hayatı

http://4.bp.blogspot.com/-d06f-771Lgs/TxbAoIXHNNI/AAAAAAAADo0/HW3yQ3J-GA8/s400/Mozartin%2Bhayati.jpeg

Henüz 36 yaşında iken henüz çözülememiş olan bir nedenle bu dünyadan göç eden müzik dehası Mozart’ın kısa hayatının hikayesi şöyledir:

1756 yılında Salzburg’da doğdu, 1791 yılında Viyana’da öldü. Babası Salzburg başpiskoposluğu orkestrasında keman çalan ve birçok bestesi bulunan bir müzikçiydi. Mozart daha 3 yaşında iken kız kardeşi Maria Anna Nannerl’in çaldığı klavsen parçalarını öğrenip kendi kendine çalmaya başlayınca babası ondaki dehayı farketti.

Mozart’ın iyi bir müzisyen olmak için doğuştan gelen olağanüstü özellikleri vardı. Kulağı o denli hassastı ki bir kemanın, notanın sekizde biri kadar akort düşüklüğünü farkedebilirdi. Aşırı gürültülü ve çirkin seslere karşı tepkisi ise baygınlık geçirebilecek kadar şiddetlenebiliyordu.

İlerleyen zamanlarda Mozart’ın müzik dışında aritmetik ve resime karşı da yeteneği olduğu ortaya çıkıyordu. Bu harika çocuğa karşı ilginin artması üzerine babası çocuklarının sayesinde para ve şöhret kazanabilmek için oğlunu ve kızını da alarak Avrupa şehirlerini dolaşmaya ve konserler vermeye başladı.Mozart klavsenin dışında keman ve org çalmasındaki ustalığı ile, herşeyden önemlisi de doğaçlama çalması ile izleyenlerini hayrete düşürüyordu. 5 yaşında manuet, 7 yaşında konçerto, 8 yaşında ise senfoni besteledi.

Babası ve kızkardeşi ile dolaştığı Avrupa turnesinde krallar ve kraliçelerin önünde çaldı.Her seferinde yeni bir eser ile ortaya çıkan Mozart’ı dinleyebilmek için soylular birbiri ile yarıştılar. Çağdaşı ünlü ressamlar Mozart ailesinin portre ve resimlerini yaptılar.

Voltaire ve Goethe gibi ünlü düşünürlerde bu dinleyiciler arasındaydı ve bu küçük çocuğun günün birinde müzik sanatının en büyük ustaları arasında adının sayılacağından emin olduklarını söylediler.

Papa tarafından kabul edildi ve sadece büyük ustalara layık görülen Altın Mahmuz nişanı verildi, şövalye beratı verildi.

Mozart hiçbir zaman kendisini bu ihtişama ve cazibeye kaptırmadı.Sadece besteleri ile uğraştı. 25 yaşına kadar o şehirden bu şehire dolaştı.Bu zorlu yolculuklar zaten zayıf ve sağlıksız olan bünyesini fazlaca yıprattı.

Hayret edici yönlerinden biri de o zaman için oldukça ölümcül olan çiçek, tifo ve mafsal romatizması gibi hastalıkları atlatması ve bu süreçte de ürün vermeye devam etmesidir. Ablası anılarında Mozart’ın bu zorlu yolculuklarda “Ben ülkesini teftişe çıkan küçük bir kralım” diyerek kendince bir eğlence yarattığını ve geçtikleri yerlere bir takım ilginç adlar taktığını anlattı.

Bu eşsiz deha maalesef çocukluk nedir bilmedi, ancak ölünceye dek çocuk ruhuna bağlı kaldı.Yaşamı boyunca iyi ve saf karakteri yanında çocuksu neşe ve espri anlayışını hep muhafaza etti.

Hayattaki küçük zevklerden tad alırdı, ümitsizliğe kapılmak hiçbirzaman harcı değildi. İnsanlarla beraber olmaktan, bilardo oynamaktan, dans etmekten ve Türk kahvesi içmekten hoşlanırdı. Kısacık yaşamı onur ve şan yönünden parlak biçimde sürmesine rağmen maddi durumunu düzeltemedi. Yaşamı boyunca ekonomik sıkıntı çekti. Dersler vererek ve halk konserleriyle yetinerek hayatını kazanmaya çalıştı. Mozart’ın otuz altı yaşını doldurmadan vakitsiz ölümünde çocukluğunda geçirdiği ağır hastalıkların ve yapılan yıpratıcı yolculukların etkisinin büyük olduğu kabul edilmektedir.

Cenazesi bile fakirlere uygulanan yöntemlerle kaldırıldı, hatta mezarının nerede olduğu bilinmemektedir.
 
Geri
Üst