HaZaL
VIP Üye
Uykudan Uyanıldığında Okunacak Dualar
Uykudan Uyanıldığında Okunacak Dualar
Uykudan Uyanıldığında Okunacak Dualar
الحَمْـدُ لِلّهِ الّذي أَحْـيانا بَعْـدَ ما أَماتَـنا وَإليه النُّـشور
متفق عليه
1 – “Bizi öldükten sonra dirilten Allah’a hamd olsun. Dönüş O’nadır.”
(Buhari Fethu’l Bari Şerhi’1 1/113 Müslim 4/2083)
قَالَ r : " مَنْ تَعَارَّ مِنَ اللَّيْلِ ، فَقَالَ حِينَ يَسْتَيْقِظُ : لاَ إِلهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَشَريِكَ لَهُ . لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ ، وَهُوَ عَلَى
كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ . سُبْحَانَ اللهِ وَالْحَمْدُ للهِ وَلاَ إِلهَ إِلاَّ اللهُ وَاللهُ أَكْبَرُ ولا حوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللهِ الْعَليَّ الْعَظِيمِ . ثُمَّ دَعَا :
رَبِّ ! اغْفِرْ لِي. غُفِر لَهُ " .
قَالَ الْوَلِيدَُ : أَوْ قَالَ : " دَعَا اسْتُجِيبَ لَهُ : فَإِنْ قَامَ فَتَوَضَّأَ ثُمَّ صَلَّى ، قُبِلتْ صلاتُهُ " . ( البخاري مع الفتح وغيره
واللفظ لابن ماجة )
2 - Rasulullah (s.a.s) şöyle demiştir:
“Geceleyin kalkan kişi uyandığında: “Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur
O tektir O’nun şeriki yoktur. Mülk O’nundur. Hamd O’nadır. O herşeye kadirdir.
Allah her türlü noksan sıfatlardan münezzeh’tir. Hamd Allah’adır.
Ve Allah’tan başka iba-dete layık ilah yoktur. Allah en büyüktür.
Yüce ve Azamet sahibi olan Allah’tan başka birşeyi bir halden diğer bir hale çevirecek ve kuvvet sahibi yoktur” der sonra:
“Rab-bim bana mağfiret et” diye dua ederse Allah onu mağfiret eder.”
İbn Mace’de şöyle bir lafız vardır:
‘Velid dedi ki: “Veya şöyle dedi:
“Dua ederse duası kabul olunur. Eğer kalkıp abdest alır namaz kılarsa namazı kabul olunur.”
(Buhari Fethu’l Bari Şerhi İbni Mace)
] الحمدُ للَّهِ الَّذِي عافاني في جَسَدي وَرَدَّ عَلَيَّ روحي وَأَذِنَ لي بِذِكْرِهِ [
( الترمذي )
3 – “Bana afiyet veren ve ruhumu cesedi-me döndürüp O’nu zikretmeme izin veren Allah’a hamdolsun.”
(Tirmizi 5/473 sahih senetle rivayet etti.)
] إِنَّ فِي خَلْقِ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَاخْتِلاَفِ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ لآيَاتٍ لِّأُوْلِي الألْبَابِ . الَّذِينَ يَذْكُرُونَ اللّهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلَىَ جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ فِي خَلْقِ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هَذا بَاطِلاً سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ . رَبَّنَا إِنَّكَ مَن تُدْخِلِ النَّارَ فَقَدْ أَخْزَيْتَهُ وَمَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ أَنصَارٍ . رَّبَّنَا إِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَادِي لِلإِيمَانِ أَنْ آمِنُواْ بِرَبِّكُمْ فَآمَنَّا رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الأبْرَارِ . رَبَّنَا وَآتِنَا مَا وَعَدتَّنَا عَلَى رُسُلِكَ وَلاَ تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّكَ لاَ تُخْلِفُ الْمِيعَادَ . فَاسْتَجَابَ لَهُمْ رَبُّهُمْ أَنِّي لاَ أُضِيعُ عَمَلَ عَامِلٍ مِّنكُم مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَى بَعْضُكُم مِّن بَعْضٍ فَالَّذِينَ هَاجَرُواْ وَأُخْرِجُواْ مِن دِيَارِهِمْ وَأُوذُواْ فِي سَبِيلِي وَقَاتَلُواْ وَقُتِلُواْ لأُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّئَاتِهِمْ وَلأُدْخِلَنَّهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الأَنْهَارُ ثَوَابًا مِّن عِندِ اللّهِ وَاللّهُ عِندَهُ حُسْنُ الثَّوَابِ . لاَ يَغُرَّنَّكَ تَقَلُّبُ الَّذِينَ كَفَرُواْ فِي الْبِلاَدِ . مَتَاعٌ قَلِيلٌ ثُمَّ مَأْوَاهُمْ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ الْمِهَادُ . لَكِنِ الَّذِينَ اتَّقَوْاْ رَبَّهُمْ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا نُزُلاً مِّنْ عِندِ اللّهِ وَمَا عِندَ اللّهِ خَيْرٌ لِّلأَبْرَارِ . وَإِنَّ مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ لَمَن يُؤْمِنُ بِاللّهِ وَمَا أُنزِلَ إِلَيْكُمْ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْهِمْ خَاشِعِينَ لِلّهِ لاَ يَشْتَرُونَ بِآيَاتِ اللّهِ ثَمَنًاقَلِيلاً أُوْلَـئِكَ لَهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ إِنَّ اللّهَ سَرِيعُ الْحِسَابِ . يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اصْبِرُواْ وَصَابِرُواْ وَرَابِطُواْ
وَاتَّقُواْ اللّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ [
4 – “Muhakkak ki göklerin ve yerin yaratılışında geceyle gündüzün (birbiri ardın-dan) gelip gidişinde elbette akıl sahipleri için ayetler (ibretler ve deliller) vardır. O kimse-ler ki Allah’ı; ayakta otururken ve yanları üzerine yatarken zikrederler. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. (Derler ki : )“Rabbimiz! Sen bunları boşuna yarat-madın. Seni (her türlü noksan sıfatlardan ten-zih ederek) tesbih ederiz. Sen bizi ateş aza-bından koru!” Rabbimiz! Muhakkak ki sen kimi ateşe sokarsan onu perişan (ve zelil) etmiş olursun. Zalimlerin hiç bir yardımcı-ları yoktur. Rabbimiz! Muhakkak ki biz: “Rabbimize iman edin!” diye imana çağıran çağırıcıyı işittik ve hemen (ona) iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla kötülük-lerimizi ört ve bizi iyilerle birlikte vefat et-tiler. Rabbimiz! Rasullerin vasıtasıyla bize vadettiğini bize ver ve bizi kıyamet gününde zelil etme. Şüphesiz ki sen sözünden (asla) dönmezsin. Rableri onların (bu) dualarına icabet etti
(ve dedi ki: ) “Muhakkak ki ben sizden erkek ve kadının işlediği hiçbir ameli boşa çıkarmam. Hepiniz birbirinizdensiniz. Hicret eden yurtlarından çıkarılan benim yolumda eziyet gören vuruşan ve öldürü-lenlerin (yaptıklarına) Allah katından bir karşılık olmak üzere işledikleri kötülükleri muhakkak örteceğim ve onları altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağım. Veri-len karşılığın en güzeli Allah katındandır. (Ey Muhammed!) Küfredenlerin! Memleket-lerde refat içinde dolaşmaları şüphesizki se-ni aldatmasın. Bu çok azıcık bir metadır. Sonra onların varacakları yer cehennemdir. Orası ne kötü barınacak bir yerdir. Fakat Rablerinden (gerçek manada) korkanlar için altlarından ırmaklar akan içlerinde sonsu-za kadar kalacakları cennetler vardır. Bu Allah katından bir ikramdır. Allah katın-dan olan (nimet ve mükafat)lar iyiler için da-ha hayırlıdır. Şüphesiz ki kitap ehlinden Allah’a size indirilene ve kendilerine indiri-lene Allah’a huşu duyarak iman eden Al-lah’ın ayetlerini az bir pahaya satmayan kimseler vardır. İşte bu kimselerin ecri rab-leri katındadır. Muhakkak ki Allah hesabı çabuk görendir. Ey iman edenler! Sabredin. (Düşmanlarınızdan daha) sabırlı olun. Cihada hazır bulunun ve Allah’ tan sakının ki belki kurtuluşa erişebilesiniz.” (Ali İmran: 190-200)
(Buhari Fethu’l-Bari Şerhi 8/235 Müslim 1/530)
Uykudan Uyanıldığında Okunacak Dualar
الحَمْـدُ لِلّهِ الّذي أَحْـيانا بَعْـدَ ما أَماتَـنا وَإليه النُّـشور
متفق عليه
1 – “Bizi öldükten sonra dirilten Allah’a hamd olsun. Dönüş O’nadır.”
(Buhari Fethu’l Bari Şerhi’1 1/113 Müslim 4/2083)
قَالَ r : " مَنْ تَعَارَّ مِنَ اللَّيْلِ ، فَقَالَ حِينَ يَسْتَيْقِظُ : لاَ إِلهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَشَريِكَ لَهُ . لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ ، وَهُوَ عَلَى
كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ . سُبْحَانَ اللهِ وَالْحَمْدُ للهِ وَلاَ إِلهَ إِلاَّ اللهُ وَاللهُ أَكْبَرُ ولا حوْلَ وَلاَ قُوَّةَ إِلاَّ بِاللهِ الْعَليَّ الْعَظِيمِ . ثُمَّ دَعَا :
رَبِّ ! اغْفِرْ لِي. غُفِر لَهُ " .
قَالَ الْوَلِيدَُ : أَوْ قَالَ : " دَعَا اسْتُجِيبَ لَهُ : فَإِنْ قَامَ فَتَوَضَّأَ ثُمَّ صَلَّى ، قُبِلتْ صلاتُهُ " . ( البخاري مع الفتح وغيره
واللفظ لابن ماجة )
2 - Rasulullah (s.a.s) şöyle demiştir:
“Geceleyin kalkan kişi uyandığında: “Allah’tan başka ibadete layık ilah yoktur
O tektir O’nun şeriki yoktur. Mülk O’nundur. Hamd O’nadır. O herşeye kadirdir.
Allah her türlü noksan sıfatlardan münezzeh’tir. Hamd Allah’adır.
Ve Allah’tan başka iba-dete layık ilah yoktur. Allah en büyüktür.
Yüce ve Azamet sahibi olan Allah’tan başka birşeyi bir halden diğer bir hale çevirecek ve kuvvet sahibi yoktur” der sonra:
“Rab-bim bana mağfiret et” diye dua ederse Allah onu mağfiret eder.”
İbn Mace’de şöyle bir lafız vardır:
‘Velid dedi ki: “Veya şöyle dedi:
“Dua ederse duası kabul olunur. Eğer kalkıp abdest alır namaz kılarsa namazı kabul olunur.”
(Buhari Fethu’l Bari Şerhi İbni Mace)
] الحمدُ للَّهِ الَّذِي عافاني في جَسَدي وَرَدَّ عَلَيَّ روحي وَأَذِنَ لي بِذِكْرِهِ [
( الترمذي )
3 – “Bana afiyet veren ve ruhumu cesedi-me döndürüp O’nu zikretmeme izin veren Allah’a hamdolsun.”
(Tirmizi 5/473 sahih senetle rivayet etti.)
] إِنَّ فِي خَلْقِ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ وَاخْتِلاَفِ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ لآيَاتٍ لِّأُوْلِي الألْبَابِ . الَّذِينَ يَذْكُرُونَ اللّهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلَىَ جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ فِي خَلْقِ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضِ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هَذا بَاطِلاً سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ . رَبَّنَا إِنَّكَ مَن تُدْخِلِ النَّارَ فَقَدْ أَخْزَيْتَهُ وَمَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ أَنصَارٍ . رَّبَّنَا إِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَادِي لِلإِيمَانِ أَنْ آمِنُواْ بِرَبِّكُمْ فَآمَنَّا رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الأبْرَارِ . رَبَّنَا وَآتِنَا مَا وَعَدتَّنَا عَلَى رُسُلِكَ وَلاَ تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّكَ لاَ تُخْلِفُ الْمِيعَادَ . فَاسْتَجَابَ لَهُمْ رَبُّهُمْ أَنِّي لاَ أُضِيعُ عَمَلَ عَامِلٍ مِّنكُم مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَى بَعْضُكُم مِّن بَعْضٍ فَالَّذِينَ هَاجَرُواْ وَأُخْرِجُواْ مِن دِيَارِهِمْ وَأُوذُواْ فِي سَبِيلِي وَقَاتَلُواْ وَقُتِلُواْ لأُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّئَاتِهِمْ وَلأُدْخِلَنَّهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الأَنْهَارُ ثَوَابًا مِّن عِندِ اللّهِ وَاللّهُ عِندَهُ حُسْنُ الثَّوَابِ . لاَ يَغُرَّنَّكَ تَقَلُّبُ الَّذِينَ كَفَرُواْ فِي الْبِلاَدِ . مَتَاعٌ قَلِيلٌ ثُمَّ مَأْوَاهُمْ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ الْمِهَادُ . لَكِنِ الَّذِينَ اتَّقَوْاْ رَبَّهُمْ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا نُزُلاً مِّنْ عِندِ اللّهِ وَمَا عِندَ اللّهِ خَيْرٌ لِّلأَبْرَارِ . وَإِنَّ مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ لَمَن يُؤْمِنُ بِاللّهِ وَمَا أُنزِلَ إِلَيْكُمْ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْهِمْ خَاشِعِينَ لِلّهِ لاَ يَشْتَرُونَ بِآيَاتِ اللّهِ ثَمَنًاقَلِيلاً أُوْلَـئِكَ لَهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ إِنَّ اللّهَ سَرِيعُ الْحِسَابِ . يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اصْبِرُواْ وَصَابِرُواْ وَرَابِطُواْ
وَاتَّقُواْ اللّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ [
4 – “Muhakkak ki göklerin ve yerin yaratılışında geceyle gündüzün (birbiri ardın-dan) gelip gidişinde elbette akıl sahipleri için ayetler (ibretler ve deliller) vardır. O kimse-ler ki Allah’ı; ayakta otururken ve yanları üzerine yatarken zikrederler. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. (Derler ki : )“Rabbimiz! Sen bunları boşuna yarat-madın. Seni (her türlü noksan sıfatlardan ten-zih ederek) tesbih ederiz. Sen bizi ateş aza-bından koru!” Rabbimiz! Muhakkak ki sen kimi ateşe sokarsan onu perişan (ve zelil) etmiş olursun. Zalimlerin hiç bir yardımcı-ları yoktur. Rabbimiz! Muhakkak ki biz: “Rabbimize iman edin!” diye imana çağıran çağırıcıyı işittik ve hemen (ona) iman ettik. Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla kötülük-lerimizi ört ve bizi iyilerle birlikte vefat et-tiler. Rabbimiz! Rasullerin vasıtasıyla bize vadettiğini bize ver ve bizi kıyamet gününde zelil etme. Şüphesiz ki sen sözünden (asla) dönmezsin. Rableri onların (bu) dualarına icabet etti
(ve dedi ki: ) “Muhakkak ki ben sizden erkek ve kadının işlediği hiçbir ameli boşa çıkarmam. Hepiniz birbirinizdensiniz. Hicret eden yurtlarından çıkarılan benim yolumda eziyet gören vuruşan ve öldürü-lenlerin (yaptıklarına) Allah katından bir karşılık olmak üzere işledikleri kötülükleri muhakkak örteceğim ve onları altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağım. Veri-len karşılığın en güzeli Allah katındandır. (Ey Muhammed!) Küfredenlerin! Memleket-lerde refat içinde dolaşmaları şüphesizki se-ni aldatmasın. Bu çok azıcık bir metadır. Sonra onların varacakları yer cehennemdir. Orası ne kötü barınacak bir yerdir. Fakat Rablerinden (gerçek manada) korkanlar için altlarından ırmaklar akan içlerinde sonsu-za kadar kalacakları cennetler vardır. Bu Allah katından bir ikramdır. Allah katın-dan olan (nimet ve mükafat)lar iyiler için da-ha hayırlıdır. Şüphesiz ki kitap ehlinden Allah’a size indirilene ve kendilerine indiri-lene Allah’a huşu duyarak iman eden Al-lah’ın ayetlerini az bir pahaya satmayan kimseler vardır. İşte bu kimselerin ecri rab-leri katındadır. Muhakkak ki Allah hesabı çabuk görendir. Ey iman edenler! Sabredin. (Düşmanlarınızdan daha) sabırlı olun. Cihada hazır bulunun ve Allah’ tan sakının ki belki kurtuluşa erişebilesiniz.” (Ali İmran: 190-200)
(Buhari Fethu’l-Bari Şerhi 8/235 Müslim 1/530)