AloneLord
Genel Sorumlu
Sakal kesmenin hükmü nedir?
Sakal kesmenin hükmü nedir?
Sakal kesmenin hükmü nedir?
Sakalın kökünden tıraş edilmesinin meşruluguna işaret eden hiçbir rivayet bulunmamaktadır. Sevgili Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin sahih hadislerinde sakalların tabii halleri üzere terk edilmesi ve uzatılması emredilmektedir. Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:
“Abdullah İbn-i Ömer (R.A)’den rivayete göre Nebi (S.A.V.): Bı-yıkları tıraş edin, sakalları bırakın buyurmuştur.”
“On şey vardır ki bunlar fıtrattandır: Bıyıgı kesmek, sakalı uzat-mak, misvak kullanmak, burna su çekmek, tırnak kesmek, mafsallarını yıkamak, koltuk altını yolmak, kasıkları tıraş etmek ve suyla taharetlen-mek, istinca.”
Görüldügü üzere hadis-i şeriflerde hem bıyıkların kısaltılması ve hem de sakalların uzatılması emredilmektedir. Bu nedenle fahihlerin ço-gunlugu, sakalların uzatılmasının emredilmesinden dolayı sakalı kökün-den tıraş etmenin haram olduguna hükmetmişlerdir. Sakalı kökünden tı-raş etmeye cevaz veren hiçbir fakih yoktur. İşte bazı muteber fıkıh kitap-larımızdan konuyla ilgili hükümler şunlardır:
“…Kişinin sakalını kesmesi, erkegin kadına benzemesi helal olma-dıgı gibi helal degildir. Bu sebeple, erkegin sakalını tıraş etmesi kadına benzemek oldugu için haram olmuştur.”
“…Erkege sakalını kesmesi haramdır.”
“…Yüzden tüyü izale etmek haramdır. Ancak kadının sakal ve bı-yıkları çıkarsa, kesmesi haram olmaz. Bilakis müstehaptır.”
“…Muhakkak ki sakal erkegin süsüdür. Sakal yaratılışın tamamın-dandır. Dış görünüşte erkek sakal ile kadından ayrılır. Sakal hiçbir zaman çirkin olmamıştır. Çünkü sakallı olan, her zaman hürmet, saygı ve tazim görür.”
Metin ve mealleri verilen hadis-i şerifler ve muteber fıkıh kitapla-rımızdan nakledilen fetvalardan anlaşılmaktadır ki: Sakalı kökünden tıraş etmek haramdır.
Sakal, ALLAH Teâlâ’nın dininden bir cüzdür. Sakal fıtridir. Yani ya-ratılış icabı erkeklerde bulunması gerekli olan bir kılıktır. Sakal, erkegin alâmetifarikasıdır. Yani erkegi kadından ayıran en büyük özellik ve ayrı-calıktır. İslam dininin lanetledigi konuların en başında da erkegin kadına, kadının da erkege benzemeye çalışması gelir.
Bir erkegin sakalını kesmesi, yaratılışı bozmaktır, fıtrata müdahale etmektir. Bunun altında yaratılış şeklini begenmeme kastı aranır ki, bu insanı küfre sokabilir.
Erkegin tabii hali sakallı halidir. Sakal önceki peygamberler ve ümmetlerde de mevcut idi. Başta Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz olmak üzere tüm peygamberler sakallı idi. Ayrıca tüm sahabe-i kiram ve tabiin de sakallı idiler. Bütün bunlar bizlere sakalsızlıgın asla caiz olma-dıgının delilleridir.
Sakal, bütün peygamberlerin, bütün sahabe ve Salih ümmetlerin it-tifak ettigi bir konu oldugu gibi ve ayrıca Hz.Peygamber (S.A.V.) Efen-dimiz ümmetine sakallarını salıvermesini emretmiştir. Bu nedenle Müs-lüman her erkek, sakalını salıvermek zorundadır.
Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin sözleri ve işlerinden gaflet olmak, haram hükmüne muhalif olan ameldir. Binaenaleyh yüzümüzün nuru, Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin sünneti, hayâ perdesi, ümmet-lik nişanesi olan sakalı bırakmak lazımdır. Bunu kesip atmak büyük gaf-let ve cahilliktir, fıtrattan ayrılmaktır. Sakalı kesmek Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin şekil ve şemalinden çıkmaktır. ALLAH’ın Resulü sa-kalını hiç kesmemiştir.
Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz sakalsız elçilerden tiksinirdi. Bir seferinde, huzuruna çıkan Yemen elçilerinin sakalsız hallerini görün-ce tiksinmiş ve yüzünü çevirmiştir.
Yarın ALLAH Teâlâ’nın huzurunda toplanacagına, Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz ile karşılaşacagına, O’nun kıyamet günü ümmetine şefaat edecegine inananlar, acaba bu olaydan hiç mi endişe duymuyorlar? Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin kendilerinden nefret edebilecegini, yüzünü çevirebilecegini hiç düşünmezler mi?
ALintidir
Sakal kesmenin hükmü nedir?
Sakalın kökünden tıraş edilmesinin meşruluguna işaret eden hiçbir rivayet bulunmamaktadır. Sevgili Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin sahih hadislerinde sakalların tabii halleri üzere terk edilmesi ve uzatılması emredilmektedir. Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:
“Abdullah İbn-i Ömer (R.A)’den rivayete göre Nebi (S.A.V.): Bı-yıkları tıraş edin, sakalları bırakın buyurmuştur.”
“On şey vardır ki bunlar fıtrattandır: Bıyıgı kesmek, sakalı uzat-mak, misvak kullanmak, burna su çekmek, tırnak kesmek, mafsallarını yıkamak, koltuk altını yolmak, kasıkları tıraş etmek ve suyla taharetlen-mek, istinca.”
Görüldügü üzere hadis-i şeriflerde hem bıyıkların kısaltılması ve hem de sakalların uzatılması emredilmektedir. Bu nedenle fahihlerin ço-gunlugu, sakalların uzatılmasının emredilmesinden dolayı sakalı kökün-den tıraş etmenin haram olduguna hükmetmişlerdir. Sakalı kökünden tı-raş etmeye cevaz veren hiçbir fakih yoktur. İşte bazı muteber fıkıh kitap-larımızdan konuyla ilgili hükümler şunlardır:
“…Kişinin sakalını kesmesi, erkegin kadına benzemesi helal olma-dıgı gibi helal degildir. Bu sebeple, erkegin sakalını tıraş etmesi kadına benzemek oldugu için haram olmuştur.”
“…Erkege sakalını kesmesi haramdır.”
“…Yüzden tüyü izale etmek haramdır. Ancak kadının sakal ve bı-yıkları çıkarsa, kesmesi haram olmaz. Bilakis müstehaptır.”
“…Muhakkak ki sakal erkegin süsüdür. Sakal yaratılışın tamamın-dandır. Dış görünüşte erkek sakal ile kadından ayrılır. Sakal hiçbir zaman çirkin olmamıştır. Çünkü sakallı olan, her zaman hürmet, saygı ve tazim görür.”
Metin ve mealleri verilen hadis-i şerifler ve muteber fıkıh kitapla-rımızdan nakledilen fetvalardan anlaşılmaktadır ki: Sakalı kökünden tıraş etmek haramdır.
Sakal, ALLAH Teâlâ’nın dininden bir cüzdür. Sakal fıtridir. Yani ya-ratılış icabı erkeklerde bulunması gerekli olan bir kılıktır. Sakal, erkegin alâmetifarikasıdır. Yani erkegi kadından ayıran en büyük özellik ve ayrı-calıktır. İslam dininin lanetledigi konuların en başında da erkegin kadına, kadının da erkege benzemeye çalışması gelir.
Bir erkegin sakalını kesmesi, yaratılışı bozmaktır, fıtrata müdahale etmektir. Bunun altında yaratılış şeklini begenmeme kastı aranır ki, bu insanı küfre sokabilir.
Erkegin tabii hali sakallı halidir. Sakal önceki peygamberler ve ümmetlerde de mevcut idi. Başta Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz olmak üzere tüm peygamberler sakallı idi. Ayrıca tüm sahabe-i kiram ve tabiin de sakallı idiler. Bütün bunlar bizlere sakalsızlıgın asla caiz olma-dıgının delilleridir.
Sakal, bütün peygamberlerin, bütün sahabe ve Salih ümmetlerin it-tifak ettigi bir konu oldugu gibi ve ayrıca Hz.Peygamber (S.A.V.) Efen-dimiz ümmetine sakallarını salıvermesini emretmiştir. Bu nedenle Müs-lüman her erkek, sakalını salıvermek zorundadır.
Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin sözleri ve işlerinden gaflet olmak, haram hükmüne muhalif olan ameldir. Binaenaleyh yüzümüzün nuru, Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin sünneti, hayâ perdesi, ümmet-lik nişanesi olan sakalı bırakmak lazımdır. Bunu kesip atmak büyük gaf-let ve cahilliktir, fıtrattan ayrılmaktır. Sakalı kesmek Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin şekil ve şemalinden çıkmaktır. ALLAH’ın Resulü sa-kalını hiç kesmemiştir.
Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz sakalsız elçilerden tiksinirdi. Bir seferinde, huzuruna çıkan Yemen elçilerinin sakalsız hallerini görün-ce tiksinmiş ve yüzünü çevirmiştir.
Yarın ALLAH Teâlâ’nın huzurunda toplanacagına, Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz ile karşılaşacagına, O’nun kıyamet günü ümmetine şefaat edecegine inananlar, acaba bu olaydan hiç mi endişe duymuyorlar? Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin kendilerinden nefret edebilecegini, yüzünü çevirebilecegini hiç düşünmezler mi?
ALintidir