Şah ı Merdanın İntikali Hz.Alinin Öldürülmesi - Halil İbrahim Erdal

Konusunu Sadefan`da Görüntülemektesiniz!..

Şah ı Merdanın İntikali Hz.Alinin Öldürülmesi - Halil İbrahim Erdal, konusunda bu İçerik Şah ı Merdanın İntikali Hz.Alinin Öldürülmesi - Halil İbrahim Erdal hakkında en yeni bilgileri, yorumları ve detaylı paylaşımı keşfedin.

Şah ı Merdanın İntikali Hz.Alinin Öldürülmesi - Halil İbrahim Erdal

- Sadefan.com | Şah ı Merdanın İntikali Hz.Alinin Öldürülmesi - Halil İbrahim Erdal paylaşımı

serapmisali

Super Üye

Şah ı Merdanın İntikali Hz.Alinin Öldürülmesi - Halil İbrahim Erdal

Şah ı Merdanın İntikali Hz.Alinin Öldürülmesi - Halil İbrahim Erdal

Şah ı Merdanın İntikali Hz.Alinin Öldürülmesi - Halil İbrahim Erdal

Şah ı Merdanın İntikali Hz.Alinin Öldürülmesi Kitap Özet - Halil İbrahim Erdal Kitapları - Şah ı Merdanın İntikali Hz.Alinin Öldürülmesi Kitap Tanıtım - Şah ı Merdanın İntikali Hz.Alinin Öldürülmesi Kitap Fiyatı - Şah ı Merdanın İntikali Hz.Alinin Öldürülmesi Ön Okuma



Kitap detayı

Peygamber son veda haccı görevini yerine getirip, Medine?ye dönerken düşünceliydi. Fikrini yani kendi içinden geçen imamı
insanlara açıklamanın getireceği sıkıntılardan endişeliydi. Çünkü bu yetenekli insan aynı zamanda akrabasıydı. Akrabası
ama bu işlerde en çok kendisi yardımcı olmuştu. İmamlık görevini en iyi şekilde yerine getirebilecek kişiydi. Akrabası
olmayanlar onun gibi mücadele etmemişlerdi. Ne Bedir, ne de Uhud savaşlarında kimse onun gibi savaşamamıştı. Uhud
savaşında çoğu insan kaçarken, kendisi peygamberi öldürülmekten kurtardı. Hendek savaşında Arapların en büyük savaşçılarından
Amr bin Abduved?in karşısına kimse çıkma cesareti göstermezken, kendisi bu savaşçının hakkından gelmişti. Peygamber bu olay
karşısında şunu söylemişti: "Ali?nin Hendek gü-nündeki darbesi, ümmetimin kıyamete dek bütün amellerinden daha üstündür."
Hayber savaşında, bayrağı ilk önce Ebu Bekir, sonra da Ömer eline alıp meydana çıktı; ama bir zafer elde etmeksizin geri
döndüler. Peygamber çareyi, bayrağı Ali?ye vermekte gördü. Bu yüzden şöyle buyurdu: "Yarın bayrağı öyle bir kişiye vereceğim
ki, o Allah?ı ve resulünü seviyor; Allah ve resulü de onu seviyorlar." Ali, Hayber kalesinin savaşçılarından önce Haris?i
sonra komutan Merhab?ı öldürür. Bu yetenekli insan akrabası diye imamet makamının başına geçmemeli miydi yani? Onu imam
seçmesi tepkile-rin doğmasına neden olacaktı ve halifeliğe geçmek isteyenler sorunlar çıkaracaklardı.

Dönüş yolundaki hac kafilesi Medine, Mısır ve Iraklıların yol ayrımı olan Gadir-i Hum denen yerin yakınındaki Rabiğ adındaki
bölgeye varmışlardı. İşte hacılar bu kavşakta dağılıp bölgelerine gideceklerdi.


Tam bu esnada benliğini saracak şekilde zihninde ayet belirdi. Maide suresinin 67. Tebliğ ayetinin gerçeği şöy-leydi: "Ey
resul! Rabbinden sana indirileni tebliğ et; Ali müminlerin yöneticisidir. Eğer bunu yapmazsan peygamberlik görevini yerine
getirmemiş olursun. Allah seni in-sanlardan korur."

Bu ayetle birlikte içini büyük bir huzur ve kendisine karşı çıkacak olanlara karşı bir cesaret oluştu. Bu görevi mutlaka
yerine getirmeliydi çünkü o kadar önemli bir görevdi ki bunu yapmazsa hayatı boyunca yaptığı peygamberlik mücadelesi görevi
yerine getirilmemiş olacaktı.

Artık Ali bin Ebu Talib?in imametinin halka açıklanması, velayet hakkının tebliğ edilmesi görevi yerine getirilmeliydi.
Bu amaçla peygamber kafileyi durdurdu. İlk grup Cuhfe?ye yaklaştığında bunların geri dönmesini emretti. Geride kalanlarda
artık rahatlıkla yetişiyorlardı. Hava çok sıcaktı. İnsanlar bir yandan ağaç gölgelerine sığınıyorlar, bir yandan da yaptıkları
gölgeliklerde sıcaktan korunmaya çalışıyorlardı. Sıcaktan etkilenmemek için abalarının yarısını başlarına çekip, yarısını
da ayaklarının altına sarıyorlardı.

Peygamberin konuşma yapabilmesi için deve semerleri üst üste yığıldı. Bu şekilde kurulan minbere çıktı ve herkesin
işitebileceği yüksek bir sesle konuşmasına başladı: "Ey insanlar, yakında çağrılacağım ve o çağrıya icabet edeceğim. Ben
sorumluyum, siz de sorumlusunuz. O hâlde ne diyeceksiniz?" Dinleyenler: "Senin aldığın mesajları duyurduğuna, nasihat
ettiğine ve elinden gelen çabayı harcadığına şahadet ederiz. Allah seni hayırla ödüllendirsin" dediler. Peygamber sözlerine
şöyle devam etti: "Allahtan başka ilâh olmadığına, Muhammedin onun kulu ve elçisi olduğuna, Allahın cennetinin gerçek
olduğuna, kıyamet anının geleceğinde hiçbir şüphe olmadığına ve Allahın, mezarlardaki ölüleri tekrar dirilteceğine şahadet
etmiş değil misiniz?" Dinleyicilerin: "Evet, bunlara şahadet ediyoruz" karşılığını vermeleri üzerine peygamber: "Allahım,
şahit ol" dedi ve arkasından sözlerine şöyle devam et-ti: "Ben, önceden havuzumun başına varıp sizi bekleyeceğim. Siz bana,
havuzumun yanında geleceksiniz. Havuzumun genişliği Sana ile Busra arası kadardır. Orada yıldızların sayısınca gümüş
bardaklar vardır. Benim arkam-dan iki değerli emanetime karşı nasıl davranacağınıza bakın."
(Tanıtım Bülteninden)

http://i.imgur.com/SY8gfIW.jpg

Sayfa Sayısı: 329
Baskı Yılı: 2014
Dili: Türkçe
Yayınevi: Karahan Kitabevi
 
Şah ı Merdanın İntikali Hz.Alinin Öldürülmesi - Halil İbrahim Erdal yeni çıkan kitaplar ve tanıtımları, Şah ı Merdanın İntikali Hz.Alinin Öldürülmesi - Halil İbrahim Erdal ile forum üyeleri güncel içeriklere erişebilir, kitap incelemeleri ve özetler burada!
Geri
Üst