HaZaL
VIP Üye
Neden Hayatımızda Bu Kadar 3 Var?
Neden Hayatımızda Bu Kadar 3 Var?
Neden Hayatımızda Bu Kadar 3 Var?
Ekmek ve Kur'an-ı Kerim'i üç kez öperiz; "Allah'ın hakkı üçtür" deriz. Hayatımızda iyi şeyler olacaksa hep üç adımda gerçekleşeceğine inanırız. Neden?
Esquire dergisi sayının sırrını araştırdı... Bakalım tatmin edici bulacak mısınız?
Zihinlerimize kazınan 'Allah'ın hakkı üçtür' 'Çekirge bir sıçrar iki sıçrarüçüncüsünde...' ya da 'Üç vakte kadar' gibi ifadeler üçün sayılar alemindeki hakimiyetini kanıtlıyor. Esquire dergisinin eylül sayısında Togan Noyan tarafından kaleme alınan yazı da; 'üç'ün nelere kadir olduğunu gözler önüne seriyor... Togan Noyan'ın "Üçlemeler içinden 'üç' geçen cümleler öğretiler ve 'üç'ün gizemi... Etrafımıza dikkatlice baktığımızda üç sayısının sistematik bir biçimde hayatın içine yerleştirilmiş ve yerleştirilmeye devam edildiğini görürsünüz. Ayrıca bu sayının diğer sayılardan neden daha farklı ve güçlü olduğunu hafızanızı yoklamaya başladıkça keşfedersiniz" sözleriyle ifade ettiği 'üç' bakın neleri ifade ediyor:
'ÜÇ'ÜN ANLAMI: Üç; maddenin kapsadığı üçlü öğeleri temsil eder. Mesela üç boyut ya da ateş su hava gibi. Bu hem erkekliği hem de bütün doğada tanrısal birliğin mutlak ve zorunlu olan varlığını (ruh can ve bedeni) gösterir. Evreni temsil eden üçgen ise en çok kullanılan sembollerdendir.
ALLAH'IN HAKKI: Özellikle İslam dininde üç sayısının uğruna ve kutsallığına çok fazla inanılır. Örneğin; ekmek ve Kur'an-ı Kerim'i üç kez öperiz. Bununla beraber "Allah'ın hakkı üçtür" diye yerleşik bir düşüncemiz vardır. Hayatımızda iyi şeyler olacaksa bunun genelde üç adımda gerçekleşeceğine inanırız. Ayrıca tespihin boncukları üç adet 33'lük bölümden oluşur.
KUTSAL ÜÇLEME: Hıristiyan inancında ise 'Baba-Oğul-Kutsal Ruh' üçlemesine rastlarız. Bu üçleme Mısır mitolojisinde ise 'İsis-Osiris-Horus' şeklindedir. Eski veya semavi dinlerin çoğunda 'üçün gücü'ne atıflar yapılmıştır.
İYİ DOĞRU GÜZEL: Ünlü filozof Platon'dan beri ideal; üç ana kavramla yani iyi doğru ve güzelin bileşkesi olarak ele alınmıştır. Ayrıca Platon'a göre insan vücudu üçe ayrılıyordu: Baş göğüs karın. Baş akıl göğüs istem karın haz veya arzuyu temsil ediyordu.
ÜÇ KEZ TEKRAR: "Para para para..." Napolyon hayatta en değerli gördüğü şeyi tam üç kez tekrarlıyor. Kurtuluş Savaşı'mız esnasında dile gelen 'Vatan-Millet-Sakarya' söylemi de önemli konuların 'üç' ile sınırlandırıldığını gösteriyor. 'At-avrat-silah' üçlemesinin ise Türk geleneklerine özgü değerli üç şey olduğunu unutmamak lazım.
ÜÇ DİLEK TUTMAK
'Alaaddin'in Sihirli Lambası' masalında da rastlayacağımız üzere her daim üç dilek tutulması telkin edilir. Bir iki ya da beş değil; her zaman üç şans verilir.
Sembolizm ve Nümerolojide üç
Sembolizm bir düşüncenin veya olayın sayılar ve şekillerle anlatılması anlamına geliyor. Binlerce yıldır insanlar bir düşünceyi izah etmek ve o düşüncenin zihinlerde yer etmesini sağlamak adına türlü yollar denedi. Sembolizm bu anlamda düşüncelerin kalıcı olması için insanoğlunun en büyük yardımcısıydı. Örneğin; geometrik ve simetrik şekiller vasıtasıyla verilmek istenen mesaja bir vücut kazandırıldı. İnsanların görsel hafızasına yönelik geliştirilen semboller öğrenmeyi ve kanıksamayı kolaylaştırdı.
ZİHİNLERE YER ETTİ Üç semavi din; Müslümanlık Hıristiyanlık ve Yahudilikkendilerine has sembollerle (hilal kaç ve Davud'un yıldızı) inananların zihinlerinde yer etti. Bununla beraber sayılar da öğrenmeye ve kanıksamaya yardımcı oldu. Her şeyin sayısal bir düzen içinde meydana geldiğini varsayan Nümeroloji ise kafamızdaki soru işaretlerinin büyük bölümünü sayılarla yok etmeye yardımcı oldu. Sayısal öğrenmede 'üç'ün etkisi de konferanslarda fark edildi. Örneğin; konferanslarda anlatılmak istenen konu genellikle üç ana başlık halinde sunulur. Nedeni; sözlü anlatımlarda dinleyicilerin en çok 'üç' başlığı en iyi şekilde hatırlayabilmesidir.
Üçlü tanımlar akılda kalıyor
* Giriş-gelişme-sonuç: Yazılı olan her şey; kompozisyon öykü hikaye veya döküman üç ana bölümle şekillenir. Giriş gelişme ve sonuç yazılı bir konunun anlaşılması ve yapılandırılması açısından önemli bir yazım süreci olarak nitelendiriliyor.
* Hint felsefesinde tanrının üç yüzü var: Yaratıcı-Brahma Koruyucu-Vişnu ve Yok edici-Şiva... Tanrısal betimlemelerde genelde üç ana öğeye vurgu yapılır. Bu vurgu dinin kavranması ve yerleşmesinde oldukça etkilidir.
* Eskimo dilinde üçten çoğu yoktur: Eskimolar için üçten fazlası dile getirilmeyecek kadar çoktur. En fazla üçe kadar sayıları telaffuz edip daha sonrakileri 'çok' diye nitelerler.
Du Partes'a göre 'üç' sayısı
16. yüzyılın ünlü düşünürü 'Sepmaine' şiirinde 'üç'ü şöyle betimlemiştir: "Teklerin en eskisi Tanrı'ya yakışan sayı. Cennetin en sevgili sayısı kimerkezindedir. Her iki uçtan da eşit uzaklıktadır Başı ortası sonu olan ilktir..."
Ünlü üçlüler
* Mazhar-Fuat-Özkan
* Metin-Ali-Feyyaz
* İzel-Çelik-Ercan
* Üç Hürel
* Destiny's Child
Neden Hayatımızda Bu Kadar 3 Var?
Ekmek ve Kur'an-ı Kerim'i üç kez öperiz; "Allah'ın hakkı üçtür" deriz. Hayatımızda iyi şeyler olacaksa hep üç adımda gerçekleşeceğine inanırız. Neden?
Esquire dergisi sayının sırrını araştırdı... Bakalım tatmin edici bulacak mısınız?
Zihinlerimize kazınan 'Allah'ın hakkı üçtür' 'Çekirge bir sıçrar iki sıçrarüçüncüsünde...' ya da 'Üç vakte kadar' gibi ifadeler üçün sayılar alemindeki hakimiyetini kanıtlıyor. Esquire dergisinin eylül sayısında Togan Noyan tarafından kaleme alınan yazı da; 'üç'ün nelere kadir olduğunu gözler önüne seriyor... Togan Noyan'ın "Üçlemeler içinden 'üç' geçen cümleler öğretiler ve 'üç'ün gizemi... Etrafımıza dikkatlice baktığımızda üç sayısının sistematik bir biçimde hayatın içine yerleştirilmiş ve yerleştirilmeye devam edildiğini görürsünüz. Ayrıca bu sayının diğer sayılardan neden daha farklı ve güçlü olduğunu hafızanızı yoklamaya başladıkça keşfedersiniz" sözleriyle ifade ettiği 'üç' bakın neleri ifade ediyor:
'ÜÇ'ÜN ANLAMI: Üç; maddenin kapsadığı üçlü öğeleri temsil eder. Mesela üç boyut ya da ateş su hava gibi. Bu hem erkekliği hem de bütün doğada tanrısal birliğin mutlak ve zorunlu olan varlığını (ruh can ve bedeni) gösterir. Evreni temsil eden üçgen ise en çok kullanılan sembollerdendir.
ALLAH'IN HAKKI: Özellikle İslam dininde üç sayısının uğruna ve kutsallığına çok fazla inanılır. Örneğin; ekmek ve Kur'an-ı Kerim'i üç kez öperiz. Bununla beraber "Allah'ın hakkı üçtür" diye yerleşik bir düşüncemiz vardır. Hayatımızda iyi şeyler olacaksa bunun genelde üç adımda gerçekleşeceğine inanırız. Ayrıca tespihin boncukları üç adet 33'lük bölümden oluşur.
KUTSAL ÜÇLEME: Hıristiyan inancında ise 'Baba-Oğul-Kutsal Ruh' üçlemesine rastlarız. Bu üçleme Mısır mitolojisinde ise 'İsis-Osiris-Horus' şeklindedir. Eski veya semavi dinlerin çoğunda 'üçün gücü'ne atıflar yapılmıştır.
İYİ DOĞRU GÜZEL: Ünlü filozof Platon'dan beri ideal; üç ana kavramla yani iyi doğru ve güzelin bileşkesi olarak ele alınmıştır. Ayrıca Platon'a göre insan vücudu üçe ayrılıyordu: Baş göğüs karın. Baş akıl göğüs istem karın haz veya arzuyu temsil ediyordu.
ÜÇ KEZ TEKRAR: "Para para para..." Napolyon hayatta en değerli gördüğü şeyi tam üç kez tekrarlıyor. Kurtuluş Savaşı'mız esnasında dile gelen 'Vatan-Millet-Sakarya' söylemi de önemli konuların 'üç' ile sınırlandırıldığını gösteriyor. 'At-avrat-silah' üçlemesinin ise Türk geleneklerine özgü değerli üç şey olduğunu unutmamak lazım.
ÜÇ DİLEK TUTMAK
'Alaaddin'in Sihirli Lambası' masalında da rastlayacağımız üzere her daim üç dilek tutulması telkin edilir. Bir iki ya da beş değil; her zaman üç şans verilir.
Sembolizm ve Nümerolojide üç
Sembolizm bir düşüncenin veya olayın sayılar ve şekillerle anlatılması anlamına geliyor. Binlerce yıldır insanlar bir düşünceyi izah etmek ve o düşüncenin zihinlerde yer etmesini sağlamak adına türlü yollar denedi. Sembolizm bu anlamda düşüncelerin kalıcı olması için insanoğlunun en büyük yardımcısıydı. Örneğin; geometrik ve simetrik şekiller vasıtasıyla verilmek istenen mesaja bir vücut kazandırıldı. İnsanların görsel hafızasına yönelik geliştirilen semboller öğrenmeyi ve kanıksamayı kolaylaştırdı.
ZİHİNLERE YER ETTİ Üç semavi din; Müslümanlık Hıristiyanlık ve Yahudilikkendilerine has sembollerle (hilal kaç ve Davud'un yıldızı) inananların zihinlerinde yer etti. Bununla beraber sayılar da öğrenmeye ve kanıksamaya yardımcı oldu. Her şeyin sayısal bir düzen içinde meydana geldiğini varsayan Nümeroloji ise kafamızdaki soru işaretlerinin büyük bölümünü sayılarla yok etmeye yardımcı oldu. Sayısal öğrenmede 'üç'ün etkisi de konferanslarda fark edildi. Örneğin; konferanslarda anlatılmak istenen konu genellikle üç ana başlık halinde sunulur. Nedeni; sözlü anlatımlarda dinleyicilerin en çok 'üç' başlığı en iyi şekilde hatırlayabilmesidir.
Üçlü tanımlar akılda kalıyor
* Giriş-gelişme-sonuç: Yazılı olan her şey; kompozisyon öykü hikaye veya döküman üç ana bölümle şekillenir. Giriş gelişme ve sonuç yazılı bir konunun anlaşılması ve yapılandırılması açısından önemli bir yazım süreci olarak nitelendiriliyor.
* Hint felsefesinde tanrının üç yüzü var: Yaratıcı-Brahma Koruyucu-Vişnu ve Yok edici-Şiva... Tanrısal betimlemelerde genelde üç ana öğeye vurgu yapılır. Bu vurgu dinin kavranması ve yerleşmesinde oldukça etkilidir.
* Eskimo dilinde üçten çoğu yoktur: Eskimolar için üçten fazlası dile getirilmeyecek kadar çoktur. En fazla üçe kadar sayıları telaffuz edip daha sonrakileri 'çok' diye nitelerler.
Du Partes'a göre 'üç' sayısı
16. yüzyılın ünlü düşünürü 'Sepmaine' şiirinde 'üç'ü şöyle betimlemiştir: "Teklerin en eskisi Tanrı'ya yakışan sayı. Cennetin en sevgili sayısı kimerkezindedir. Her iki uçtan da eşit uzaklıktadır Başı ortası sonu olan ilktir..."
Ünlü üçlüler
* Mazhar-Fuat-Özkan
* Metin-Ali-Feyyaz
* İzel-Çelik-Ercan
* Üç Hürel
* Destiny's Child