AloneLord
Genel Sorumlu
Menemen Olayı Kubilay Olayı
Menemen Olayı (Kubilay Olayı)
Menemen Olayı (Kubilay Olayı)
Menemen Olayı ya da Kubilay Olayı 23 Aralık 1930 günü gerçekleşen Cumhuriyet tarihinin ikinci önemli irtica hadisesidir. İzmir'in Menemen ilçesinde askerliğini yedek subay olarak yapmakta olan öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay'ın ve yardımına koşan bekçiler Hasan ve Şevki'nin şeriat isteyen bir grup tarafından öldürülmesiyle başlayan olaylar zinciridir. Olayların ardından bölgede sıkıyönetim ilan edilmiş kurulan Divanı Harp'te failler idam dahil çeşitli cezalarla cezalandırılmışlardır.
Olayların Siyasi Boyutu
Siyasi bağlamda Kubilay Olayı 1930'da Ali Fethi Okyar tarafından Atatürk'ün tavsiyesiyle kurulmuş olan ve Menemen Olayı'ndan hemen önce 17 Kasım 1930'da kendi kendini fesheden Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci ana muhalefet partisi Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın 99 günlük varlığı ile bir arada değerlendirilmektedir.
Olayın zamanın Nakşibendi tarikatının lideri Şeyh Esat ve yandaşları tarafından planlandığı ve Menemen'de uygulamaya konulduğu iddia edilmiştir. Ancak Şeyh Esad'ın Nakşibendilikle alakası bulunmadığı yönünde görüşler de vardır.
Olaylar Menemen'de cereyan ettiği için genellikle "Menemen Olayı" olarak anılmaktadır ve bu durum günümüzde bazı Menemen vatandaşlarını huzursuz etmektedir. Olaylardaki faillerin yaklaşık üçte ikisi Menemen dışındandır.
Olayların Gelişimi
Mustafa Fehmi Kubilay 1930 yılında Menemen'de yedek subay sıfatıyla askerlik görevini yapmaktadır. 23 Aralık 1930 sabahı Menemen'de cereyan eden hadiseler genel anlatıma göre şu seyri izlemiştir:
Şeyh Esat’ın Manisa’da Nakşibendi tarikatını yaymakla görevlendirdiği Laz İbrahim tarafından yönlendirilen Manisa tarafından gelen çember sakallı sarıklı ve cüppeli dördü silahlı 6 meczup 23 Aralık 1930'da sabah namazından sonra camiden aldıkları Yeşil Sancağı yola dikerek silah zoruyla etraflarına adam toplamaya çalışırlar. Elebaşılar arasındaGiritli Derviş Mehmet Şamdan Mehmet Sütçü Mehmet Emin Nalıncı Hasan Küçük Hasan vardı. Derviş Mehmet camide namaz kılanlara kendini "Mehdi" olarak tanıtır ve dini korumaya geldiklerini söyler.
Arkalarında 70 bin kişilik Halife ordusu olduğunu öğle saatlerine kadar şeriat bayrağı altında toplanmayanların kılıçtan geçirileceğini söylerler. Camideki yeşil bayrağı alıp uzun bir sopaya takarlar ve Menemen şehir meydanında kazdıkları bir çukura dikerler. Bayrağın çevresinde dönmeye tekbir getirmeye zikretmeye ve
"Şapka giyen kafirdir! Yakında yine şeriata dönülecektir."
diyerek bir isyan hareketi başlatmak isterler. Bayrağın altından ahaliden bazı kişileri (bir fabrikada çalışan Hayimoğlu Jozef de dahil) geçirirler. Kasabaya halife ordusunun geleceği iddiası halkı korkutur.
Olaylara Müdahele
Olayların ilçedeki askeri birlikte duyulmasıyla bir bilgiye göre alay komutanı yedeksubay Kubilay'ı olay yerine gönderir.
Kubilay bu hareketi bastırmak için bir manga askerle olay yerine gelir. Askerlerin yanından ayrılarak tek başına onların arasına girip teslim olmalarını ister. İçleriden biri ateş ederek Kubilay’ı yaralar. Karşıdan bunu gören askerler ateş açarlar. Fakat tüfeklerinde öldürücü etkisi olmayan manevra fişekleri vardır. Eylemciler "bize kurşun işlemiyor” diyerek halkı kandırmaya çalışışırlar.
Kubilay yaralı halde cami avlusuna sığındıysa da Derviş Mehmet ve arkadaşları peşisıra gelirler. Derviş Mehmetçantasını açıp testere ağızlı bağ bıçağını çıkarır ve yaralı Asteğmen Kubilay'ın başını keser.
Kesik başı yeşil bayrağın sopasına dikmeye çalışırlar ancak başaramazlar. Birisi ip getirir ve Kubilay'ın başı yeşil bayrağın dikili olduğu sopaya iple bağlanır. Olay yerine yetişen Bekçi Hasan ateş edip gruptan birini yaralar. Ancak açılan ateş sonucu o da ölür. Arkadaşının yardımına koşan Bekçi Şevki de açılan ateş sonucu ölür.
Bu aşamada askeri birlik yetişir. Komutan "Teslim olun!" diye bağırır. Ancak olay çatışmaya dönüşür ve askeri birlik ateş eder. Göstericilerden Derviş Mehmet de dahil bazıları yere serilirken bazıları kaçar. Daha sonra hepsi birden yakalanır.
Olayın `da Duyulması
Kubilay Olayı genç Türkiye Cumhuriyeti'nin 1925'deki Şeyh Said İsyanından sonra tanık olduğu ikinci önemli irtica olayıdır.
Devlet sert tepki gösterir. 27 Aralık 1930 günü Dolmabahçe Sarayı’nda Mustafa Kemal Paşa’nın başkanlığında bu konuda bir toplantı yapılır. Kaynakların ifadesine göre Atatürk Kubilay Olayı'na çok kızmıştır. Daha birkaç yıl önce Yunan İşgali'nin acısını tatmış bir muhitte bu olayın meydana gelmesi üzerine bazı kaynaklara göre ilçenin haritadan silinmesini emretmiştir. Ertesi gün de "Böyle emirler verirsem uygulamayın sonra bir daha sorun" demiştir.
28 Aralık 1930'da orduya gönderdiği başsağlığı telgrafında "Mürtecilerin gösterdiği vahşet karşısında Menemen’deki ahaliden bazılarının alkışla tasvipkar bulunmalarının bütün cumhuriyetçi ve vatanperverler için utanılacak bir hadise" olduğunu belirtmiştir.
Sıkıyönetim ve Mahkeme
31 Aralık 1930 günü Menemen ilçesi ile Manisa ve Balıkesir’in merkez ilçelerinde 1 Ocak 1931’den itibaren 1 ay süre ile Fahrettin Altay komutasında sıkıyönetim ilan edilmiş ve 1. Kolordu Komutan Vekili General Mustafa Muğlalı başkanlığında bir Divanı Harp kurulmuştur.
7 Ocak 1931'de bu kez İzmir'de yine Mustafa Kemal Paşa başkanlığında ikinci bir toplantı yapılmıştır. Olaya doğrudan veya dolaylı katılan 105 sanık (anayasayı cebren tağyir eyleme iştirak azmettirme veya Mehdi Mehmedin Mehdiliği için harekete geçtiğini bildikleri halde zamanında Hükümete haber vermedikleri ve tekkelerin seddinden sonra ayini tarikat icra ettikleri suçlamalarıyla) 15 Ocak 1931'den itibaren Divanı Harp’te yargılanmaya başlamıştır.
Divan-ı Harp Mahkemesi
General Mustafa Muğlalı başkanlığında kurulan Divan Harp Mahkemesinde 24 Ocak 1931 günü iddianame okunmuş ve 29 Ocak 1931 günü mahkeme 36 (ölmüş olan bir sanık ile 37) kişinin idama mahkum edilmesine 40 kişinin sorumsuzluğu nedeniyle salıverilmesine 27 sanığın beraatine 41 kişiye çeşitli hapis cezaları verilmesine hükmetmiş ve karar Meclis’in onayına sunulmuştur. İdam hükümlülerinin 6'sının yaşı küçük olduğundan onların ölüm cezaları ağır hapse TBMM Adalet Divanı ayrıca iki idamlığın cezasını 2 yıl hapse çevrilmiştir.
Kalan 28 sanık 3 Şubat 1931 gecesi Menemen'de idam edilmiştir. Bazıları Kubilay'ın başının kesildiği yerde asılmıştır. Mahkumlardan biri idam sehpasının önünden kaçmiş iki hafta sonra yakalanıp ertesi gün idam edilmiştir.
Olayın hemen ardından Menemen'de devrim şehidi iki bekçi ve Kubilay adına anıt dikilmiştir.
Şehit Kubilay Anıtı
Heykeltraş Ratip Aşir Acudoğlu (1898 - 1958) tarafından 1932 yılında yapılan anıt Kubilay Kışlası (57. Topçu Tugay Komutan Yardımcılığı) içerisindeki etrafı çam ağaçlarıyla çevrili en yüksek rakımlı tepenin üzerinde ve tüm Menemen'e hakim bir konumdadır. Anıt Manisa yönüne doğru bakar. Elinde mızrağıyla ufka doğru bakan genç heykeli Türk gençliğini temsil eder. Onun altında ise Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'nin bir bölümü yer alır. Arka alanda yan yana yükselmekte olan üç sütundan soldaki Şehit Bekçi Şevki ortadaki Şehit Asteğmen Kubilay ve sağdaki ise Şehit Bekçi Hasan'ı temsil eder. Anıtın arka tarafında ise
“İnandılar dövüştüler öldüler. Bıraktıkları emanetin bekçisiyiz.”
cümleleri yazmaktadır.
Sıkıyönetim 28 Şubat 1931’de Manisa ve Balıkesir’den 8 Mart 1931'de de Menemen’den kaldırılmıştır.
Gazi`nin Orduya Taziyenamesi
Menemen’de ahiren vukua gelen irtica teşebbüsü esnasında Zabit Vekili Kubilay Beyin vazife ifa ederken duçar olduğu akıbetten Cumhuriyet ordusunu taziyet ederim. Kubilay Beyin şehadetinde mürtecilerin gösterdiği vahşet karşısında Menemen’deki ahaliden bazılarının alkışla tavripkâr bulunmaları bütün cumhuriyetçi ve vatanperverler için utanılacak bir hâdisedir. Vatanı müdafaa için yetiştirilen; dahilî her politika ve ihtilâfın haricinde ve fevkinde muhterem bir vaziyette bulunan Türk zabitinin mürteciler karşısındaki yüksek vazifesi vatandaşlar tarafından yalnız hürmetle karşılandığına şüphe yoktur.
Menemen’de ahaliden bazılarının hataları bütün milleti müteellim etmiştir. İstilânın acılığını tatmış bir muhitte genç ve kahraman Zabit Vekilinin uğradığı tecavüzü milletin bizzat cumhuriyete karşı bir suikast telâkki ettiği ve mütecasirlerle müşevvikleri ona göre takip edeceği muhakkaktır. Hepimizin dikkatimiz bu mes’eledeki vazifelerimizin icabatını hassasiyetle ve hakkile yerine getirmeğe matuftur.
Büyük ordunun kahraman genç zabiti ve Cumhuriyetin mefkûreci muallim heyetinin kıymetli uzvu Kublay Bey temiz kanı ile cumhuriyet hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır.
Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal
İsmet İnönü`nün Mesajı
Kubilay devrim uğruna vatan sevgisi ve bütünlüğü yolunda yalnız başına kuvvet hesabı yapmayan bir idealist vatanseverlik örneğidir. Kubilay millet yolunda canını her an fedaya hazır olan geleneksel Türk yaradılışının müstesna abidesidir.
İsmet İnönü
Cezalandırılanlar
İdam Cezası Alanlar
Manisa'dan Manifaturacı Osman
Manisa'dan Hafız Cemal
Manisa'dan Tabur İmamı İlyas Hoca
Manisa'dan Alipaşazade Ragıp Bey
Manisa'dan Şeyh Hafız Ahmet
Manisa'dan Giritli İbrahimoğlu İsmail
Menemen Bozalan'dan Koca Mustafa
Menemen Bozalan'dan Hacı İsmail
Menemen Bozalan'dan Hacı İsmailoğlu Hüseyin
Menemen Bozalan'dan Göriceli Abdülkerim
Menemen'den Yukarıcumalı Ramiz
Menemen'den Çıtaklı Molla Süleyman
Menemen'den Hayimoğlu Jozef
Menemen'den Şımbıllı Ali Osmanoğlu Memet
Menemen'den Arnavut Yusufoğlu Kâmil
Menemen'den Kerimoğlu İbrahim
Menemen'den Selimoğlu Boşnak Abbas
Alaşehir'den Şeyh Ahmet Muhtar
Alaşehir'den Esat’ın oğlu Memet Ali (Mehmet Ali Erbil'in dedesidir dedesinin babası Şeyh Esat -aşağıda- çok yaşlı olduğu için onun yerine oğlu Mehmet Ali idam edilmiştir.)
Manisa Hastanesi imamlığından mütekait Laz İbrahim Hoca
Manisa'dan Emrullahoğlu Memet
İdam Cezası Hapis Cezasına İndirilenler
Manisa'dan Nalıncı Hasan idama bedel (24) yıl hapis (20) yaşında
Manisadan Çoban Ramazan idama bedel (24) yıl hapis (20) yaşında
Manisadan Giritli Küçük Hasan idama bedel (24) yıl hapis (17) yaşında
Menemenden Harputlu Ömeroğlu Memet idama bedel (24) yıl hapis (65)i mütecaviz
İzmirden Laz Mehmet Ali Hoca idama bedel (24) yıl hapis (65)i mütecaviz
Erbilli Şeyh Esat idama bedel (24) yıl hapis (65)i mütecaviz
Hapis ve Ağır Hapis Cezalarına Mahkûm Edilenler
Horus köyünden Selâhattin oğlu Naşit (15 yıl ağır hapis)
Horus köyünden Yakupoğlu Ali (15 yıl ağır hapis)
Horus köyünden Muhittinoğlu Ali Koç (15 yıl ağır hapis)
Horus köyünden Hasanoğlu Ahmet (15 yıl ağır hapis)
Horus köyünden Neciboğlu Mevlût (15 yıl ağır hapis)
Horus köyünden Ragıboğlu Osman (15 yıl ağır hapis)
Horus köyünden Mümtazoğlu Haşim 65 yaşını mütecaviz olduğundan 125 yıl ağır hapis
14 kişiye 3'er yıl hapis
20 kişiye 1'er yıl hapis
Menemen Olayı (Kubilay Olayı)
Menemen Olayı ya da Kubilay Olayı 23 Aralık 1930 günü gerçekleşen Cumhuriyet tarihinin ikinci önemli irtica hadisesidir. İzmir'in Menemen ilçesinde askerliğini yedek subay olarak yapmakta olan öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay'ın ve yardımına koşan bekçiler Hasan ve Şevki'nin şeriat isteyen bir grup tarafından öldürülmesiyle başlayan olaylar zinciridir. Olayların ardından bölgede sıkıyönetim ilan edilmiş kurulan Divanı Harp'te failler idam dahil çeşitli cezalarla cezalandırılmışlardır.
Olayların Siyasi Boyutu
Siyasi bağlamda Kubilay Olayı 1930'da Ali Fethi Okyar tarafından Atatürk'ün tavsiyesiyle kurulmuş olan ve Menemen Olayı'ndan hemen önce 17 Kasım 1930'da kendi kendini fesheden Türkiye Cumhuriyeti'nin ikinci ana muhalefet partisi Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın 99 günlük varlığı ile bir arada değerlendirilmektedir.
Olayın zamanın Nakşibendi tarikatının lideri Şeyh Esat ve yandaşları tarafından planlandığı ve Menemen'de uygulamaya konulduğu iddia edilmiştir. Ancak Şeyh Esad'ın Nakşibendilikle alakası bulunmadığı yönünde görüşler de vardır.
Olaylar Menemen'de cereyan ettiği için genellikle "Menemen Olayı" olarak anılmaktadır ve bu durum günümüzde bazı Menemen vatandaşlarını huzursuz etmektedir. Olaylardaki faillerin yaklaşık üçte ikisi Menemen dışındandır.
Olayların Gelişimi
Mustafa Fehmi Kubilay 1930 yılında Menemen'de yedek subay sıfatıyla askerlik görevini yapmaktadır. 23 Aralık 1930 sabahı Menemen'de cereyan eden hadiseler genel anlatıma göre şu seyri izlemiştir:
Şeyh Esat’ın Manisa’da Nakşibendi tarikatını yaymakla görevlendirdiği Laz İbrahim tarafından yönlendirilen Manisa tarafından gelen çember sakallı sarıklı ve cüppeli dördü silahlı 6 meczup 23 Aralık 1930'da sabah namazından sonra camiden aldıkları Yeşil Sancağı yola dikerek silah zoruyla etraflarına adam toplamaya çalışırlar. Elebaşılar arasındaGiritli Derviş Mehmet Şamdan Mehmet Sütçü Mehmet Emin Nalıncı Hasan Küçük Hasan vardı. Derviş Mehmet camide namaz kılanlara kendini "Mehdi" olarak tanıtır ve dini korumaya geldiklerini söyler.
Arkalarında 70 bin kişilik Halife ordusu olduğunu öğle saatlerine kadar şeriat bayrağı altında toplanmayanların kılıçtan geçirileceğini söylerler. Camideki yeşil bayrağı alıp uzun bir sopaya takarlar ve Menemen şehir meydanında kazdıkları bir çukura dikerler. Bayrağın çevresinde dönmeye tekbir getirmeye zikretmeye ve
"Şapka giyen kafirdir! Yakında yine şeriata dönülecektir."
diyerek bir isyan hareketi başlatmak isterler. Bayrağın altından ahaliden bazı kişileri (bir fabrikada çalışan Hayimoğlu Jozef de dahil) geçirirler. Kasabaya halife ordusunun geleceği iddiası halkı korkutur.
Olaylara Müdahele
Olayların ilçedeki askeri birlikte duyulmasıyla bir bilgiye göre alay komutanı yedeksubay Kubilay'ı olay yerine gönderir.
Kubilay bu hareketi bastırmak için bir manga askerle olay yerine gelir. Askerlerin yanından ayrılarak tek başına onların arasına girip teslim olmalarını ister. İçleriden biri ateş ederek Kubilay’ı yaralar. Karşıdan bunu gören askerler ateş açarlar. Fakat tüfeklerinde öldürücü etkisi olmayan manevra fişekleri vardır. Eylemciler "bize kurşun işlemiyor” diyerek halkı kandırmaya çalışışırlar.
Kubilay yaralı halde cami avlusuna sığındıysa da Derviş Mehmet ve arkadaşları peşisıra gelirler. Derviş Mehmetçantasını açıp testere ağızlı bağ bıçağını çıkarır ve yaralı Asteğmen Kubilay'ın başını keser.
Kesik başı yeşil bayrağın sopasına dikmeye çalışırlar ancak başaramazlar. Birisi ip getirir ve Kubilay'ın başı yeşil bayrağın dikili olduğu sopaya iple bağlanır. Olay yerine yetişen Bekçi Hasan ateş edip gruptan birini yaralar. Ancak açılan ateş sonucu o da ölür. Arkadaşının yardımına koşan Bekçi Şevki de açılan ateş sonucu ölür.
Bu aşamada askeri birlik yetişir. Komutan "Teslim olun!" diye bağırır. Ancak olay çatışmaya dönüşür ve askeri birlik ateş eder. Göstericilerden Derviş Mehmet de dahil bazıları yere serilirken bazıları kaçar. Daha sonra hepsi birden yakalanır.
Olayın `da Duyulması
Kubilay Olayı genç Türkiye Cumhuriyeti'nin 1925'deki Şeyh Said İsyanından sonra tanık olduğu ikinci önemli irtica olayıdır.
Devlet sert tepki gösterir. 27 Aralık 1930 günü Dolmabahçe Sarayı’nda Mustafa Kemal Paşa’nın başkanlığında bu konuda bir toplantı yapılır. Kaynakların ifadesine göre Atatürk Kubilay Olayı'na çok kızmıştır. Daha birkaç yıl önce Yunan İşgali'nin acısını tatmış bir muhitte bu olayın meydana gelmesi üzerine bazı kaynaklara göre ilçenin haritadan silinmesini emretmiştir. Ertesi gün de "Böyle emirler verirsem uygulamayın sonra bir daha sorun" demiştir.
28 Aralık 1930'da orduya gönderdiği başsağlığı telgrafında "Mürtecilerin gösterdiği vahşet karşısında Menemen’deki ahaliden bazılarının alkışla tasvipkar bulunmalarının bütün cumhuriyetçi ve vatanperverler için utanılacak bir hadise" olduğunu belirtmiştir.
Sıkıyönetim ve Mahkeme
31 Aralık 1930 günü Menemen ilçesi ile Manisa ve Balıkesir’in merkez ilçelerinde 1 Ocak 1931’den itibaren 1 ay süre ile Fahrettin Altay komutasında sıkıyönetim ilan edilmiş ve 1. Kolordu Komutan Vekili General Mustafa Muğlalı başkanlığında bir Divanı Harp kurulmuştur.
7 Ocak 1931'de bu kez İzmir'de yine Mustafa Kemal Paşa başkanlığında ikinci bir toplantı yapılmıştır. Olaya doğrudan veya dolaylı katılan 105 sanık (anayasayı cebren tağyir eyleme iştirak azmettirme veya Mehdi Mehmedin Mehdiliği için harekete geçtiğini bildikleri halde zamanında Hükümete haber vermedikleri ve tekkelerin seddinden sonra ayini tarikat icra ettikleri suçlamalarıyla) 15 Ocak 1931'den itibaren Divanı Harp’te yargılanmaya başlamıştır.
Divan-ı Harp Mahkemesi
General Mustafa Muğlalı başkanlığında kurulan Divan Harp Mahkemesinde 24 Ocak 1931 günü iddianame okunmuş ve 29 Ocak 1931 günü mahkeme 36 (ölmüş olan bir sanık ile 37) kişinin idama mahkum edilmesine 40 kişinin sorumsuzluğu nedeniyle salıverilmesine 27 sanığın beraatine 41 kişiye çeşitli hapis cezaları verilmesine hükmetmiş ve karar Meclis’in onayına sunulmuştur. İdam hükümlülerinin 6'sının yaşı küçük olduğundan onların ölüm cezaları ağır hapse TBMM Adalet Divanı ayrıca iki idamlığın cezasını 2 yıl hapse çevrilmiştir.
Kalan 28 sanık 3 Şubat 1931 gecesi Menemen'de idam edilmiştir. Bazıları Kubilay'ın başının kesildiği yerde asılmıştır. Mahkumlardan biri idam sehpasının önünden kaçmiş iki hafta sonra yakalanıp ertesi gün idam edilmiştir.
Olayın hemen ardından Menemen'de devrim şehidi iki bekçi ve Kubilay adına anıt dikilmiştir.
Şehit Kubilay Anıtı
Heykeltraş Ratip Aşir Acudoğlu (1898 - 1958) tarafından 1932 yılında yapılan anıt Kubilay Kışlası (57. Topçu Tugay Komutan Yardımcılığı) içerisindeki etrafı çam ağaçlarıyla çevrili en yüksek rakımlı tepenin üzerinde ve tüm Menemen'e hakim bir konumdadır. Anıt Manisa yönüne doğru bakar. Elinde mızrağıyla ufka doğru bakan genç heykeli Türk gençliğini temsil eder. Onun altında ise Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'nin bir bölümü yer alır. Arka alanda yan yana yükselmekte olan üç sütundan soldaki Şehit Bekçi Şevki ortadaki Şehit Asteğmen Kubilay ve sağdaki ise Şehit Bekçi Hasan'ı temsil eder. Anıtın arka tarafında ise
“İnandılar dövüştüler öldüler. Bıraktıkları emanetin bekçisiyiz.”
cümleleri yazmaktadır.
Sıkıyönetim 28 Şubat 1931’de Manisa ve Balıkesir’den 8 Mart 1931'de de Menemen’den kaldırılmıştır.
Gazi`nin Orduya Taziyenamesi
Menemen’de ahiren vukua gelen irtica teşebbüsü esnasında Zabit Vekili Kubilay Beyin vazife ifa ederken duçar olduğu akıbetten Cumhuriyet ordusunu taziyet ederim. Kubilay Beyin şehadetinde mürtecilerin gösterdiği vahşet karşısında Menemen’deki ahaliden bazılarının alkışla tavripkâr bulunmaları bütün cumhuriyetçi ve vatanperverler için utanılacak bir hâdisedir. Vatanı müdafaa için yetiştirilen; dahilî her politika ve ihtilâfın haricinde ve fevkinde muhterem bir vaziyette bulunan Türk zabitinin mürteciler karşısındaki yüksek vazifesi vatandaşlar tarafından yalnız hürmetle karşılandığına şüphe yoktur.
Menemen’de ahaliden bazılarının hataları bütün milleti müteellim etmiştir. İstilânın acılığını tatmış bir muhitte genç ve kahraman Zabit Vekilinin uğradığı tecavüzü milletin bizzat cumhuriyete karşı bir suikast telâkki ettiği ve mütecasirlerle müşevvikleri ona göre takip edeceği muhakkaktır. Hepimizin dikkatimiz bu mes’eledeki vazifelerimizin icabatını hassasiyetle ve hakkile yerine getirmeğe matuftur.
Büyük ordunun kahraman genç zabiti ve Cumhuriyetin mefkûreci muallim heyetinin kıymetli uzvu Kublay Bey temiz kanı ile cumhuriyet hayatiyetini tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır.
Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal
İsmet İnönü`nün Mesajı
Kubilay devrim uğruna vatan sevgisi ve bütünlüğü yolunda yalnız başına kuvvet hesabı yapmayan bir idealist vatanseverlik örneğidir. Kubilay millet yolunda canını her an fedaya hazır olan geleneksel Türk yaradılışının müstesna abidesidir.
İsmet İnönü
Cezalandırılanlar
İdam Cezası Alanlar
Manisa'dan Manifaturacı Osman
Manisa'dan Hafız Cemal
Manisa'dan Tabur İmamı İlyas Hoca
Manisa'dan Alipaşazade Ragıp Bey
Manisa'dan Şeyh Hafız Ahmet
Manisa'dan Giritli İbrahimoğlu İsmail
Menemen Bozalan'dan Koca Mustafa
Menemen Bozalan'dan Hacı İsmail
Menemen Bozalan'dan Hacı İsmailoğlu Hüseyin
Menemen Bozalan'dan Göriceli Abdülkerim
Menemen'den Yukarıcumalı Ramiz
Menemen'den Çıtaklı Molla Süleyman
Menemen'den Hayimoğlu Jozef
Menemen'den Şımbıllı Ali Osmanoğlu Memet
Menemen'den Arnavut Yusufoğlu Kâmil
Menemen'den Kerimoğlu İbrahim
Menemen'den Selimoğlu Boşnak Abbas
Alaşehir'den Şeyh Ahmet Muhtar
Alaşehir'den Esat’ın oğlu Memet Ali (Mehmet Ali Erbil'in dedesidir dedesinin babası Şeyh Esat -aşağıda- çok yaşlı olduğu için onun yerine oğlu Mehmet Ali idam edilmiştir.)
Manisa Hastanesi imamlığından mütekait Laz İbrahim Hoca
Manisa'dan Emrullahoğlu Memet
İdam Cezası Hapis Cezasına İndirilenler
Manisa'dan Nalıncı Hasan idama bedel (24) yıl hapis (20) yaşında
Manisadan Çoban Ramazan idama bedel (24) yıl hapis (20) yaşında
Manisadan Giritli Küçük Hasan idama bedel (24) yıl hapis (17) yaşında
Menemenden Harputlu Ömeroğlu Memet idama bedel (24) yıl hapis (65)i mütecaviz
İzmirden Laz Mehmet Ali Hoca idama bedel (24) yıl hapis (65)i mütecaviz
Erbilli Şeyh Esat idama bedel (24) yıl hapis (65)i mütecaviz
Hapis ve Ağır Hapis Cezalarına Mahkûm Edilenler
Horus köyünden Selâhattin oğlu Naşit (15 yıl ağır hapis)
Horus köyünden Yakupoğlu Ali (15 yıl ağır hapis)
Horus köyünden Muhittinoğlu Ali Koç (15 yıl ağır hapis)
Horus köyünden Hasanoğlu Ahmet (15 yıl ağır hapis)
Horus köyünden Neciboğlu Mevlût (15 yıl ağır hapis)
Horus köyünden Ragıboğlu Osman (15 yıl ağır hapis)
Horus köyünden Mümtazoğlu Haşim 65 yaşını mütecaviz olduğundan 125 yıl ağır hapis
14 kişiye 3'er yıl hapis
20 kişiye 1'er yıl hapis