OxyjeN
Admin
Helal ve Haram Olan Gıda Maddeleri - E Kodu Bilgi
Helal ve Haram Olan Gıda Maddeleri - E Kodu Bilgi
Helal ve Haram Olan Gıda Maddeleri - E Kodu Bilgi
Son günlerde, tüketici haklarını ilgilendiren ve en çok tartışılan konuların başında hergün tükettiğimiz gıdalarda bulunan gıda katkı maddeleri gelmektedir. Günümüzde hemen hemen her gıda maddesini elimize aldığımda içindekiler listesinde bir çok E numaraları ve kimyasal terimler görmekteyiz. Bu maddelerin ne anlama geldiği, hangi kaynaklardan elde edildiği ve sağlığımıza ne gibi etkisi olduğu soruları tüketicilerin en çok cevap aradığı soruların başında gelmektedir. Dolayısıyla bu yazımızın amacı gıda katkı maddeleri hakkında genel bir bilgi vererek sizleri bilgilendirmektir.
Gıda Katkı Maddeleri Niçin Kullanılır
Gelişen gıda sanayisi ve nüfusun artmasıyla beraber gıdaları büyük hacimde üretmek ve uzun süre dayanıklı kalmasını sağlamak ihtiyacı, gıda katkı madelerinin sayısının da hızla artmasına neden olmuştur. Gıda katkı maddeleri sayesinde bir çok gıda bozulmadan uzun süre saklanabilmekte ve çeşit çeşit gıdalar üretilebilmektedir.
Gıda katkı maddelerinin kullanılma nedenlerinden bir kaçı şunlardır:
*
Gıdanın besleyici değerini korumak, dayanıklılığını artırmak ve raf ömrünü uzatmak.
*
Gıdanın dokusal özelliklerini geliştirmek.
*
Gıdanın lezzetini ve rengini çekici hâle getirmek ve korumak.
*
Gıdanın işlenmesi sırasındaki teknolojik nedenler.
*
Gıdada hastalık yapıcı mikroorganizmaların gelişmesini ve bozulmalarını önlemek.
*
Gıdada lezzet kayıplarını önlemek ve besin değereini korumak.
*
Gıda çeşitliliği sağlamak.
Katkı Maddelerinin Tanımı
Gıda katkı maddeleri Türk Gıda Kodeksi Mevzuatı'nda şöyle tarif edilmektedir: Tek başına gıda olarak tüketilmeyen, gıda hammaddesi ve/veya yardımcı maddesi olarak kullanılmayan, tek başına besleyici değeri olan veya olmayan; seçilen teknoloji gereği kullanılan işlem sırasında kalıntı veya türevleri mamul maddede bulunabilen, gıdanın hazırlanması, tasnifi, işlenmesi, ambalajlanması, taşınması, depolanması ve dağıtımı sırasında gıda maddesinin tat, koku, görünüş, yapı ve diğer niteliklerini korumak, düzeltmek veya istenmeyen değişikliklere engel olmak amacıyla kullanılmasına izin verilen maddeler olarak ifade edilmektedir.
Katkı maddeleri gıdaların duyusal özelliklerini geliştirmek, kalitelerini korumak, hazırlanmalarına yardımcı olmak, besleyici değerlerini korumak gibi amaçlarla katılırlar. Gıda katkı maddeleri kötü kalite ve bozulmuş gıdaları maskelemek, taklit gıda yapımı, üreticiyi aldatma gibi nedenlerle kullanılamazlar.
Katkı Maddelerinin Tarihçesi
Gıda katkı maddelerinin yiyeceklerde kullanılması insalık tarihi kadar eskidir. Tuz, odun tütsüsü ve baharatlar insanoğlunun kullandığı ilk doğal katkı maddeleridir. Günümüzden 3000 yıl önce ki insanlar etleri tuzlayarak bozulmalarını önlemiş ve dayanıklığını artırmıştır. Tarihi kaynaklara ait bilgilerden Orta Asyada yaşayan Türklerin kışa hazırlık olarak çeştili şekilde tuzlanmış, kurutulmuş ve dumanlanmış et ürünü yaptıkları belirtilmektedir. Günümüzdeki teknik sistemlerin olmadığı zamanlarda tuz ve baharat kullanılarak kurutulmuş et ve balıklar uzun süre bozulmadan muhafaza edilmiştir. Yiyecek ve içecekler bitkilerdeki doğal boyalarla renklendirilmiştir. On dokuzuncu yüzyıla gelindiğinde ise insan nüfüsunun artması, tüketimde artışla beraber yeni gıdalar üretilmiş bunun paraleninde de gıda katkı maddelerinin kullanımı hızla yaygınlaşmıştır. Günümüzdeki bir çok gıda katkı maddesi gelişen teknolojiyle beraber 19 y.y. başlarında bulunmuştur. Katkı maddelerin ticari anlamda işlem görmesine dair ilk kayıt ise 1800’lerde kalsiyum fosfatlarla olmuştur.
Yasal Düzenlemeler
Katkı maddelerinin sistematik bir şekilde ilk ele alınması 1956’da WHO ve FAO tarafından, 43 dünya ülkesini kapsayan bir tarama çalışması ile gerçekleşmiştir. 1962’de FAO ve WHO kuruluşlarının bu konularda uzmanları bir araya gelerek oluşan JECFA, bugün de katkı maddesi olarak kullanılan her kimyasal madde için toksikolojik çalışmaların düzenlenmesini, yürütülmesini ve sonuçlarının değerlendirmelerini üstlenmiş uluslararası bir kurumdur.
Her ülkede gıda katkı maddelerinin kullanımını düzenleyen ulusal mevzuat ve bunu uygulayan resmi kuruluşlar bulunmaktadır. Gıda katkı maddeleri ile ilgili çalışmalar Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) oluşturduğu gıdalarla ilgili komisyonu (CAC) ve bu kuruluşun alt komitesi olan Birleşik Gıda Katkı Uzman Komitesi (JECFA) tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu kurumlar katkı maddelerinin insan sağlığı açısından güvenilirliği konusunda çalışmalar yapmakta ve belirli dozlarda kullanımında sakınca olmadığı belirlenen katkı maddeleriyle ilgili listeleri hazırlanmaktadır.
Gıda katkı maddeleri ile ilgili yasal düzenlemeleri aşağıdaki birimler yapmaktadır:
Uluslararası Gıda Kodeksi Komitesi (CAC): Gıdalarla ilgili standartları oluşturur ve düzenlemeleri yapar, konuyla ilgili dökümanları hazırlar.
Gıda katkı ve Kontaminantları Kodeksi Komitesi (CCFAC): Gıda katkıları ile ilgili sınırlamalar getirir ve bu maddelerin gıdalarda bulunmasına izin verebilecek maksimum miktarları belirler.
Birleşik Gıda Katkıları Uzman Komitesi (JECFA): Gıdalardaki toksikolojik değerlendirmeleri ve katkı maddelerinin listelerini hazırlar, gıdalarda katkı maddelerinin analizleri ile ilgili analiz yöntemleri geliştirir.
ADI Acceptable Daily Intake Değeri Nedir
JECFA komisyonunda görev alan uzmanlar tarafından gerçekleştirilen uzun süreli ve ayrıntılı toksikolojik çalışmalar sonucunda, söz konusu katkı maddesinin deney hayvanlarına zarar vermeyen dozu tesbit edilir. Bu değer, insanlar için bir ömür boyu vücut ağırlığının kilogram başına mg olarak alındığında, zararlı etki yapmayacak doza (ADI- Acceptable Daily Intake) çevrilirken komisyon tarafından güvenlik faktörü olarak kabul edilen olan 100 rakamına bölünmektedir. Bu verilere dayanarak hazırlanan listelerde katkının adı ve değişik gıdalarda izin verilen maksimum miktarları belirlenir. Kısaca ADI bir katkı maddesinin kabul edilebilir günlük en yüksek tüketim miktarıdır.
Bazı katkı maddeleri için ADI değerleri geçici olarak tesbit edilir ve yeni toksikolojik araştırmalar sonunda degiştirilebilinir. ADI değerleri uluslararası boyutta olduğundan ülkeden ülkeye farklılık göstermez. Ancak katkı maddesinin söz konusu ülkede kullanılabilecek değişik gıdalardaki maksimum düzeyi, bir yetişkinin bu gıdaları günlük olarak tüketebileceği miktar dikkate alınarak ADI değerini aşmayacak şekilde ayarlanır. ADI değerleri gıda etiketlerinin üzerinde yazmaz bu değerler ilgili yasalarda belirtilmiştir ve gıdayı üreten üreticiler tarafından bilinmelidir. Sonraki çalışmalarda farklı neticelere ulaşılması halinde, katkı maddelerinin listelerdeki yerleri çıkarılabileceği gibi, günlük izin verilen miktarları da azaltılıp çoğaltılabilir.
E Kodunun Anlamı Nedir
Avrupa Birliği ülkelerinde kullanılmasına izin verilen her gıda katkı maddesine bir "E" numarası verilmiştir. Numaranın başındaki "E" harfi Avrupa Birliği`ni simgelemektedir. E harfinin yanındaki rakam ise katkı maddesinin kimyasal adı yerine kullanılan tanıtıcı bir işarettir. Bir gıda maddesinin üretiminde kullanılan katkı maddeleri etiketin üzerindeki içindekiler listesinde yazılıdır. Ancak bu katkılar E-kodlarıyla yazılabileceği gibi, katkının açık kimyasal ismi de yazılabilmektedir.
Örneğin: Pektinin E kodu 440`dır. Eğer ürün pektin içeririyorsa etiketinde ya E 440 yada bu numaranın kimyasal ismi olan pektin yazmaktadır. Avrupa Birliği ülkelerinde kullanımına izin verilen katkı maddelerinin sayısı yaklaşık 400`e yakındır. Katkı maddelerinin sayısı ülkelere göre değişebilmektedir. Halen kullanılmakta iken zararlı etkileri ortaya çıkanlar iptal edilmekte, yeni bulunan katkı maddeleri de listeye eklenebilmektedir. Her katkı maddesinin E numarası olmayabilir mesela aromalarda olduğu gibi. Aroma maddelerinin sayısı 1700`ü geçtiği için E kodu verilmemiştir. Jelatin ise bir gıda maddesi olarak kabul edildiğinden E numarası bulunmamaktadır.
E Maddelerin Kullanımı Ülkelerin Kanunlarına Göre Değişir mi?
Evet, E maddelerinin kullanımı ülkelerin kanunlarına göre değişiklik gösterebilir. Mesela E 952 Cyclamat yapay bir tatlandırıcıdır ve Amerika Birleşik Devletlerinde 1969 yılından itibaren kullanımı yasaktır. Avrupada ise belirli bazı diyet yiyeceklerde kullanımına izin vardır.
Gıda katkı maddeleri hangi koşullarda insan sağlığını tehdit edebilir?
Gıda katkı maddelerin kullanım izni uzun araştırmalar sonucu gerçekleşsede yapılan deneyler hayvanlar üzerinde olduğundan zaman içinde insanlarda izin verilen miktar azaltılmakta hatta katkı maddesinin kullanımı yasaklanabilmektedir. Kullanımı yasak olan ve üçüncü dünya ülkelerinde kontrollerin yapılmadığından dolayı gıdalara yasal olmayan yoldan katılan katkı maddeleride vardır. Mesela Sudan kırmızı boyaları kimya sanayiinde kullanılan, gıdalara katılması yasak olan bir boya maddesidir. Fakat buna karşın Asya ülkelerinden ithal edilen ürünlerde özellikle kırmızı biber tozlarında ve bunlardan yapılan yiyeceklerde Sudan kırmızısı bulunmuştur.
Gıda katkı maddeleri aşağıdaki konulara dikkat edilmeden kullanılırsa insan sağlığına zararlı olabilir.
*
Hile amaçlı, yasak olan bir gıda katkı maddesi kullanılıyorsa.
*
Katkı maddeleri yasalarca belirlenen limitlerin üzerinde kullanılıyorsa.
*
Katkı maddeleri kullanılırken ADI değerine dikkate edilmeyip, bilinçsiz üretiliyorsa.
*
Katkı maddesi saf olmayıp kimyasal kirlilik taşıyorsa.
*
Katkı maddeleri eğitimsiz kişilerce teknolojisine uygun olmayarak yalnış kullanılıyorsa.
Tüm bu maddelerden anlaşıldığı üzere gıda üreticilerine büyük görev düşmektedir. Gıda üretiminde büyük bir sorumluluğu üstlenen üretici firmalar kullanacağı gıda katkı maddelerini iyi tanımalı ve hangi miktarlarda kullanılacağını bilmelidirler. Gıda katkı maddeleri çoğunlukla kimyasal bileşiklerdir ve izin verilen miktarlardan fazla kullanıldığında insan sağlığına zarar verebilir. Bilinçsiz gıda katkı maddelerinin kullanımı ancak üreticilerin eğitilmesi, uzman gıda mühendisleriyle çalışmaları ve ilgili makamların gıda üreticilerini düzenli olarak kontrolleriyle önlenebilir. HACCP gibi tehlike önleme sistemlerinin uygulanması, katkı maddelerinden gelebilecek tehlikeleri engellemede çok yararlı olabilir.
Gıda katkı maddelerinden E 120, E 127, kükürt dioksit gibi katkı maddeleri bazı kişilerde alerji yapabilir. Ancak doğal olarak tükettiğimiz fındık, çilek, domates ve kereviz gibi gıdalarda alerjiye neden olabilmektedir. Yapılan araştırmalarda katkı maddelerinden oluşan alerji durumlarının, doğal gıdalardan oluşan alerji durumlarından daha fazla olmadığını ortaya koymuştur. Her hangi bir katkı maddesine alerjisi olan kişi o katkı maddesini içeren gıdaları tüketmemelidir.
Helal ve Haram Olan Gıda Maddeleri - E Kodu Bilgi
Helal ve Haram olan gıda maddeleri nelerdir - haram helal almanya - Gıda Katki Maddeleri Hakkında
Son günlerde, tüketici haklarını ilgilendiren ve en çok tartışılan konuların başında hergün tükettiğimiz gıdalarda bulunan gıda katkı maddeleri gelmektedir. Günümüzde hemen hemen her gıda maddesini elimize aldığımda içindekiler listesinde bir çok E numaraları ve kimyasal terimler görmekteyiz. Bu maddelerin ne anlama geldiği, hangi kaynaklardan elde edildiği ve sağlığımıza ne gibi etkisi olduğu soruları tüketicilerin en çok cevap aradığı soruların başında gelmektedir. Dolayısıyla bu yazımızın amacı gıda katkı maddeleri hakkında genel bir bilgi vererek sizleri bilgilendirmektir.
Gıda Katkı Maddeleri Niçin Kullanılır
Gelişen gıda sanayisi ve nüfusun artmasıyla beraber gıdaları büyük hacimde üretmek ve uzun süre dayanıklı kalmasını sağlamak ihtiyacı, gıda katkı madelerinin sayısının da hızla artmasına neden olmuştur. Gıda katkı maddeleri sayesinde bir çok gıda bozulmadan uzun süre saklanabilmekte ve çeşit çeşit gıdalar üretilebilmektedir.
Gıda katkı maddelerinin kullanılma nedenlerinden bir kaçı şunlardır:
*
Gıdanın besleyici değerini korumak, dayanıklılığını artırmak ve raf ömrünü uzatmak.
*
Gıdanın dokusal özelliklerini geliştirmek.
*
Gıdanın lezzetini ve rengini çekici hâle getirmek ve korumak.
*
Gıdanın işlenmesi sırasındaki teknolojik nedenler.
*
Gıdada hastalık yapıcı mikroorganizmaların gelişmesini ve bozulmalarını önlemek.
*
Gıdada lezzet kayıplarını önlemek ve besin değereini korumak.
*
Gıda çeşitliliği sağlamak.
Katkı Maddelerinin Tanımı
Gıda katkı maddeleri Türk Gıda Kodeksi Mevzuatı'nda şöyle tarif edilmektedir: Tek başına gıda olarak tüketilmeyen, gıda hammaddesi ve/veya yardımcı maddesi olarak kullanılmayan, tek başına besleyici değeri olan veya olmayan; seçilen teknoloji gereği kullanılan işlem sırasında kalıntı veya türevleri mamul maddede bulunabilen, gıdanın hazırlanması, tasnifi, işlenmesi, ambalajlanması, taşınması, depolanması ve dağıtımı sırasında gıda maddesinin tat, koku, görünüş, yapı ve diğer niteliklerini korumak, düzeltmek veya istenmeyen değişikliklere engel olmak amacıyla kullanılmasına izin verilen maddeler olarak ifade edilmektedir.
Katkı maddeleri gıdaların duyusal özelliklerini geliştirmek, kalitelerini korumak, hazırlanmalarına yardımcı olmak, besleyici değerlerini korumak gibi amaçlarla katılırlar. Gıda katkı maddeleri kötü kalite ve bozulmuş gıdaları maskelemek, taklit gıda yapımı, üreticiyi aldatma gibi nedenlerle kullanılamazlar.
Katkı Maddelerinin Tarihçesi
Gıda katkı maddelerinin yiyeceklerde kullanılması insalık tarihi kadar eskidir. Tuz, odun tütsüsü ve baharatlar insanoğlunun kullandığı ilk doğal katkı maddeleridir. Günümüzden 3000 yıl önce ki insanlar etleri tuzlayarak bozulmalarını önlemiş ve dayanıklığını artırmıştır. Tarihi kaynaklara ait bilgilerden Orta Asyada yaşayan Türklerin kışa hazırlık olarak çeştili şekilde tuzlanmış, kurutulmuş ve dumanlanmış et ürünü yaptıkları belirtilmektedir. Günümüzdeki teknik sistemlerin olmadığı zamanlarda tuz ve baharat kullanılarak kurutulmuş et ve balıklar uzun süre bozulmadan muhafaza edilmiştir. Yiyecek ve içecekler bitkilerdeki doğal boyalarla renklendirilmiştir. On dokuzuncu yüzyıla gelindiğinde ise insan nüfüsunun artması, tüketimde artışla beraber yeni gıdalar üretilmiş bunun paraleninde de gıda katkı maddelerinin kullanımı hızla yaygınlaşmıştır. Günümüzdeki bir çok gıda katkı maddesi gelişen teknolojiyle beraber 19 y.y. başlarında bulunmuştur. Katkı maddelerin ticari anlamda işlem görmesine dair ilk kayıt ise 1800’lerde kalsiyum fosfatlarla olmuştur.
Yasal Düzenlemeler
Katkı maddelerinin sistematik bir şekilde ilk ele alınması 1956’da WHO ve FAO tarafından, 43 dünya ülkesini kapsayan bir tarama çalışması ile gerçekleşmiştir. 1962’de FAO ve WHO kuruluşlarının bu konularda uzmanları bir araya gelerek oluşan JECFA, bugün de katkı maddesi olarak kullanılan her kimyasal madde için toksikolojik çalışmaların düzenlenmesini, yürütülmesini ve sonuçlarının değerlendirmelerini üstlenmiş uluslararası bir kurumdur.
Her ülkede gıda katkı maddelerinin kullanımını düzenleyen ulusal mevzuat ve bunu uygulayan resmi kuruluşlar bulunmaktadır. Gıda katkı maddeleri ile ilgili çalışmalar Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) oluşturduğu gıdalarla ilgili komisyonu (CAC) ve bu kuruluşun alt komitesi olan Birleşik Gıda Katkı Uzman Komitesi (JECFA) tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu kurumlar katkı maddelerinin insan sağlığı açısından güvenilirliği konusunda çalışmalar yapmakta ve belirli dozlarda kullanımında sakınca olmadığı belirlenen katkı maddeleriyle ilgili listeleri hazırlanmaktadır.
Gıda katkı maddeleri ile ilgili yasal düzenlemeleri aşağıdaki birimler yapmaktadır:
Uluslararası Gıda Kodeksi Komitesi (CAC): Gıdalarla ilgili standartları oluşturur ve düzenlemeleri yapar, konuyla ilgili dökümanları hazırlar.
Gıda katkı ve Kontaminantları Kodeksi Komitesi (CCFAC): Gıda katkıları ile ilgili sınırlamalar getirir ve bu maddelerin gıdalarda bulunmasına izin verebilecek maksimum miktarları belirler.
Birleşik Gıda Katkıları Uzman Komitesi (JECFA): Gıdalardaki toksikolojik değerlendirmeleri ve katkı maddelerinin listelerini hazırlar, gıdalarda katkı maddelerinin analizleri ile ilgili analiz yöntemleri geliştirir.
ADI Acceptable Daily Intake Değeri Nedir
JECFA komisyonunda görev alan uzmanlar tarafından gerçekleştirilen uzun süreli ve ayrıntılı toksikolojik çalışmalar sonucunda, söz konusu katkı maddesinin deney hayvanlarına zarar vermeyen dozu tesbit edilir. Bu değer, insanlar için bir ömür boyu vücut ağırlığının kilogram başına mg olarak alındığında, zararlı etki yapmayacak doza (ADI- Acceptable Daily Intake) çevrilirken komisyon tarafından güvenlik faktörü olarak kabul edilen olan 100 rakamına bölünmektedir. Bu verilere dayanarak hazırlanan listelerde katkının adı ve değişik gıdalarda izin verilen maksimum miktarları belirlenir. Kısaca ADI bir katkı maddesinin kabul edilebilir günlük en yüksek tüketim miktarıdır.
Bazı katkı maddeleri için ADI değerleri geçici olarak tesbit edilir ve yeni toksikolojik araştırmalar sonunda degiştirilebilinir. ADI değerleri uluslararası boyutta olduğundan ülkeden ülkeye farklılık göstermez. Ancak katkı maddesinin söz konusu ülkede kullanılabilecek değişik gıdalardaki maksimum düzeyi, bir yetişkinin bu gıdaları günlük olarak tüketebileceği miktar dikkate alınarak ADI değerini aşmayacak şekilde ayarlanır. ADI değerleri gıda etiketlerinin üzerinde yazmaz bu değerler ilgili yasalarda belirtilmiştir ve gıdayı üreten üreticiler tarafından bilinmelidir. Sonraki çalışmalarda farklı neticelere ulaşılması halinde, katkı maddelerinin listelerdeki yerleri çıkarılabileceği gibi, günlük izin verilen miktarları da azaltılıp çoğaltılabilir.
E Kodunun Anlamı Nedir
Avrupa Birliği ülkelerinde kullanılmasına izin verilen her gıda katkı maddesine bir "E" numarası verilmiştir. Numaranın başındaki "E" harfi Avrupa Birliği`ni simgelemektedir. E harfinin yanındaki rakam ise katkı maddesinin kimyasal adı yerine kullanılan tanıtıcı bir işarettir. Bir gıda maddesinin üretiminde kullanılan katkı maddeleri etiketin üzerindeki içindekiler listesinde yazılıdır. Ancak bu katkılar E-kodlarıyla yazılabileceği gibi, katkının açık kimyasal ismi de yazılabilmektedir.
Örneğin: Pektinin E kodu 440`dır. Eğer ürün pektin içeririyorsa etiketinde ya E 440 yada bu numaranın kimyasal ismi olan pektin yazmaktadır. Avrupa Birliği ülkelerinde kullanımına izin verilen katkı maddelerinin sayısı yaklaşık 400`e yakındır. Katkı maddelerinin sayısı ülkelere göre değişebilmektedir. Halen kullanılmakta iken zararlı etkileri ortaya çıkanlar iptal edilmekte, yeni bulunan katkı maddeleri de listeye eklenebilmektedir. Her katkı maddesinin E numarası olmayabilir mesela aromalarda olduğu gibi. Aroma maddelerinin sayısı 1700`ü geçtiği için E kodu verilmemiştir. Jelatin ise bir gıda maddesi olarak kabul edildiğinden E numarası bulunmamaktadır.
E Maddelerin Kullanımı Ülkelerin Kanunlarına Göre Değişir mi?
Evet, E maddelerinin kullanımı ülkelerin kanunlarına göre değişiklik gösterebilir. Mesela E 952 Cyclamat yapay bir tatlandırıcıdır ve Amerika Birleşik Devletlerinde 1969 yılından itibaren kullanımı yasaktır. Avrupada ise belirli bazı diyet yiyeceklerde kullanımına izin vardır.
Gıda katkı maddeleri hangi koşullarda insan sağlığını tehdit edebilir?
Gıda katkı maddelerin kullanım izni uzun araştırmalar sonucu gerçekleşsede yapılan deneyler hayvanlar üzerinde olduğundan zaman içinde insanlarda izin verilen miktar azaltılmakta hatta katkı maddesinin kullanımı yasaklanabilmektedir. Kullanımı yasak olan ve üçüncü dünya ülkelerinde kontrollerin yapılmadığından dolayı gıdalara yasal olmayan yoldan katılan katkı maddeleride vardır. Mesela Sudan kırmızı boyaları kimya sanayiinde kullanılan, gıdalara katılması yasak olan bir boya maddesidir. Fakat buna karşın Asya ülkelerinden ithal edilen ürünlerde özellikle kırmızı biber tozlarında ve bunlardan yapılan yiyeceklerde Sudan kırmızısı bulunmuştur.
Gıda katkı maddeleri aşağıdaki konulara dikkat edilmeden kullanılırsa insan sağlığına zararlı olabilir.
*
Hile amaçlı, yasak olan bir gıda katkı maddesi kullanılıyorsa.
*
Katkı maddeleri yasalarca belirlenen limitlerin üzerinde kullanılıyorsa.
*
Katkı maddeleri kullanılırken ADI değerine dikkate edilmeyip, bilinçsiz üretiliyorsa.
*
Katkı maddesi saf olmayıp kimyasal kirlilik taşıyorsa.
*
Katkı maddeleri eğitimsiz kişilerce teknolojisine uygun olmayarak yalnış kullanılıyorsa.
Tüm bu maddelerden anlaşıldığı üzere gıda üreticilerine büyük görev düşmektedir. Gıda üretiminde büyük bir sorumluluğu üstlenen üretici firmalar kullanacağı gıda katkı maddelerini iyi tanımalı ve hangi miktarlarda kullanılacağını bilmelidirler. Gıda katkı maddeleri çoğunlukla kimyasal bileşiklerdir ve izin verilen miktarlardan fazla kullanıldığında insan sağlığına zarar verebilir. Bilinçsiz gıda katkı maddelerinin kullanımı ancak üreticilerin eğitilmesi, uzman gıda mühendisleriyle çalışmaları ve ilgili makamların gıda üreticilerini düzenli olarak kontrolleriyle önlenebilir. HACCP gibi tehlike önleme sistemlerinin uygulanması, katkı maddelerinden gelebilecek tehlikeleri engellemede çok yararlı olabilir.
Gıda katkı maddelerinden E 120, E 127, kükürt dioksit gibi katkı maddeleri bazı kişilerde alerji yapabilir. Ancak doğal olarak tükettiğimiz fındık, çilek, domates ve kereviz gibi gıdalarda alerjiye neden olabilmektedir. Yapılan araştırmalarda katkı maddelerinden oluşan alerji durumlarının, doğal gıdalardan oluşan alerji durumlarından daha fazla olmadığını ortaya koymuştur. Her hangi bir katkı maddesine alerjisi olan kişi o katkı maddesini içeren gıdaları tüketmemelidir.